Bölüm 268: Yağmur Kazanı

avatar
1039 0

Xian Ni - Bölüm 268: Yağmur Kazanı


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Kalan ikiliden, birisi Zhou Wutai’ye doğru kaçıyordu. Diğeriyse zıt yöne kaçıyordu.

 

Wang Lin Zhou Wutai’ye baktığı sırada gözleri soğuktu ve kaygısızca ileri adımladı. Bir adım, iki adım, üç adım, dört adım... On adım.

 

Her on adımda, birini öldürürdü!

 

Wang Lin siyah giyimli adama yetişmek için sadece on adım attı. İç çekerken gözlerinde garip bir ışık açığa çıktı. ‘’Ruh halimi mahvettiniz, bu yüzden ölmek zorundasınız.’’ Bununla birlikte, rastgele sağ elini sallayarak, Ji Alemi’nin atılıp yetişimcinin bedenine girmesini sağladı.

 

Gökyüzünden düştüğü sırada adam ses çıkaracak zamana dahi sahip değildi. Yere düştüğünde, tam Da Niu’nun demir işleri dükkanın dışındaki kar yığınına yığıldı.

 

Kadim Ruh’unun kaçacak zamanı olmamıştı. Ji Alemi tarafından yok edilmişti.

 

Wang Lin’in Ji Alemi Ruh Oluşturma yetişimcilerini Suzaku’nun gezegen hazinesini ele geçirmeden önce öldüremese de, Kadim Ruh yetişimcileri için yeterdi de artardı da.

 

Üçünü öldürdükten sonra, arkasını döndü ve Zhou Wutai’ye baktı.

 

Zhou Wutai’nin ifadesi normal olsa da, sırtı tamamen ter içinde kalmıştı. Wang Lin’in bakışlarını görünce, yolundaki siyah giyimli adamı durdurmak için tereddüt etmeden sağ elini kaldırdı.

 

Siyah giyimli adam panikledi ve bağırdı, ‘’Ne yapıyorsun, Zhou Wutai?!’’

 

Zhou Wutai adama ifadesizce baktı. Hafifçe gülümsedi ve fısıldadı, ‘’Dördünüz Kardeş Wang’ı öfkelendirdiniz. Nasıl gitmenize izin verebilirim?’’ Bununla birlikte, sol eli garip bir mühür oluşturdu. Garip, mor bir ışık elinde belirdi. O anda, geç aşama Kadim Ruh yetişimcisiyle Yarı-Ruh Oluşturma yetişimcisi arasındaki fark epey açıktı.

 

Zhou Wutai’nin yetişimi Wang Lin’inkinden yalnızca bir adım aşağıydı. O da Ruh Oluşturma alemine bir adım atmış ve etki alanını birazını kazanmıştı. Mor ışık belirdiğinde, siyah giyimli adam gençliğine, tarikata yeni katıldığı ve ustasıyla karşılaştığı zamana dönmüş gibi hissetti.

 

Bütün bunların sahte olduğunu bilse de, hissiyat olağanüstü derecede gerçekti. Baskıcı bir hissiyat bedeni boyunca yayıldı. Hislerini kazandığı zamana kadar, Zhou Wutai sağ elini çoktan alnına dayamıştı. Birazcık ruhsal enerjiyle, siyah giyimli adam kan kustu ve yere düşerek hayatını kaybetti.

 

Kadim Ruh’una gelirsek, Zhou Wutai’nin avucundaydı. Büyük kulaklı yetişimci Wang Lin’in gözleri önünde Kadim Ruh’u ezdi. Hareketlerini Wang Lin’e bu işte bir parmağı olmadığını anlatmak için kullanıyordu. Ayrıca Wang Lin’e bunu başka kimsenin bilmeyeceğini ve başka birisini öldürmesine gerek olmayacağını söylemek içindi.

 

Wang Lin’in üçünü temizce öldürme şekli gururlu Zhou Wutai’nin tamamen aptala dönmesine neden olmuştu. Onlardan sadece birisi olsaydı, o da kolayca öldürebilirdi. İkisi olursa, zar zor kazanabilirdi.

 

Ancak, üçü olursa, o vakit en fazla ancak berabere kalabilmelerini sağlardı. Dördü olursa, ancak kaçabilirdi. Lakin Wang Lin rahatça üçünü öldürebilmişti. Zhou Wutai nasıl şok olmazdı?

 

Wang Lin yavaşça gökyüzünden süzüldü. Kara indiği anda, figürü hemen çöktü. Bir canavardan, bir ölümlüye, son günlerini yaşayan bir ölümlüye döndü.

 

Kıyafetlerini silkeledi ve Zhou Wutai’ye fırlatmadan önce şarabından bir yudum daha aldı. Şu anki halinin bir ölümlüden farkı yoktu.

 

Zhou Wutai şişeyi yakaladı ve gözlerinde korkuyla Wang Lin’in dükkanına baktı. Wang Lin’i bir düşman değil, dost yapmak zorunda olduğuna karar verdi.

 

Büyük kollarını salladı ve siyah giyimli adamların bedeni toza döndü. Bunun ardından, çabucak harekete geçti ve Wang Lin’in caddesinden ayrıldı.

 

Wang Lin’in dükkanından çıkması ve geri dönmesi arasında çok kısa bir zaman zarfı geçmişti. Ayrıca bilerek kendisini kontrol etmişti ki çevredeki ölümlülerin hiçbiri yaşananı fark etmesin.

 

O noktada, dükkanına geri döndü ve sobanın yanına oturdu. O anda, sobadan ısınmak için ellerini kaldırırken gerçekten yaşlı bir adam gibi gözüküyordu.

 

Dört Kutsal Kapı anılarını bulmak için Antik Tanrı’nın anılarını hızlıca araştırırken sessizce dükkanda oturuyordu. Uzun bir süre sonra, bilgi zihninde daha da açıklaştı.

 

Tam o anda, dışarıda yağan karın sesi sakinleşti ve kapı itilerek açıldı. Dışarıdan kızartılmış tavuk kokusu geldi.

 

Aynı zamanda, uzun zamandır gözükmeyen kirli yaşlı adam titreyerek içeri girdi. İçeri girdikten sonra, kapıyı sağ ayağıyla tekmeledi ve kapattı. Çabucak Wang Lin’in yanındaki sobanın önüne geldi ve homurdandı, ‘’Gecenin ortasında bazı veletler kavga ediyor! Ve hatta birisi üzerime düştü! Bir de sonunda uyumaya güzel bir yer bulmuştum. Gerçekten şanssızım.’’

 

Wang Lin gülümsedi. Elini salladı ve başak bir şarap şişesi belirdi. Şişeyi yaşlı adam verdi.

 

Yaşlı adam şişeyi aldı ve kıyafetlerinin altından yarım bir kızarmış tavuk çıkartırken sinsice gülümsedi. ‘’Görünüşe göre yeterince zekisin, velet. Al, kızarmış tavuğu seninle paylaşacağım.’’

 

Konuşmayı bitirdikten sonra, Wang Lin’e baktı ve gözlerindeki övgü konuştuğu sırada derinleşti, ‘’Fena değil, genç adam. Yetişim seviyen yine artmış. Görünüşe göre Ruh Oluşturma aşaması uzakta değil. Bana söz verdiğin tahta oymayı unutamazsın, yoksa, nereye gidersen git, seni bulurum.’’

 

Wang Lin gülümsedi ve karşılık verdi, ‘’Tabii ki. Kıdemliye olan sözümü unutmayacağım.”

 

Yaşlı adam tavuk bacağını kopardı ve bir ısırık aldı. ‘’Genç adam, Dört Tarikat Birliği şu anda epey karmaşık. Acele edip Ruh Oluşturma aşamasına ulaşsan iyi olur. Yoksa, yetişim seviyenle, bir yarar elde edemezsin.’’

 

Wang Lin yaşlı adama baktığı sırada kalbi tekledi ve sordu, ‘’Kıdemli Dört Tarikat Birliği’ne ne olduğunu biliyor mu?’’

 

Yaşlı adam gururla çenesini kaldırdı ve sözlerine giriş yaparken Wang Lin’e baktı, ‘’Bu gezegende yaşlı adamın bilmediği şey yoktur. Bunun nedeni yalnızca şu; Dört Tarikat Birliği’nden küçük bir yetişimci bir şekilde bir Xue Yue yetişimcisinden bir Yağmur Kazanı çalmayı başarmış, bu yüzden geri almak için buradalar. Bu sadece küçük bir mesele.’’

 

‘’Yağmur Kazanı...’’ Wang Lin biraz düşündü. Aniden büyük kulaklı yetişimci, Zhou Wutai’yle olan konuşmasını hatırladı. Bir yerde Yağmur Kapısı geçmişti.

 

Yaşlı adam çabucak tavuk bacağını yedi, ardından söylenirken tavuğun boynunu yemeye başladı, ‘’Bu Yağmur Kazan’ından bahsederken söyleyeyim, aslında, birden fazla Yağmur Kazanı var. Tam olarak kaç tane olduklarını bilmiyorum, ama eğer birisinde Yağmur Kazanı olursa, o vakit Kutsal Kapılar açıldığında, girebilirler. Bu yüzden, çekişmelere neden olur, ama, ne kadar çabalasalar da, beşinci ve altıncı derece ülkeler fark edince hepsi işe yaramaz olur, her türlü onların eline geçmesiyle sonlanır.’’

 

Wang Lin biraz düşündü, ardından yavaşça konuştu, ‘’Söylentiye göre dört Kutsal kapı Kutsal Alem’e açılır, yani kazanlar için savaşmaya şaşmamak gerek.’’

 

Yaşlı adam sinsi sinsi güldü ve söylendi, ‘’Bu da ne, genç adam? Etkilendin mi? Ama ne yazık ki antik zamanlardaki bütün Kutsal Varlıklar gitti. Şu anki Kutsal Alem boş.’’

 

Wang Lin afalladı. Tu Si’nin anılarında bu belirtilmiyordu. Sormadan önce bir anlığına duraksadı, ‘’Hepsi öldü mü?’’

 

Yaşlı adam tavuğun boynunu yemeyi bitirdikten sonra, göğsünden büyük bir parça kopardı. Sözlerine devam ederken parçayı yedi, ‘’Tabii ki hepsi öldü. Yoksa neden Ruh Oluşturma yetişimcileri ve daha yüksek yetişimciler hala etrafta olurdu ki? Gidecek bir yer olmadığından etraftalar.’’

 

Wang Lin’in içi titredi. Antik yetişim dünyasının bir felakette yok olduğunu zaten biliyordu ve bu Yetişim Birliği’nin nasıl oluştuğuydu. Ne var ki, bütün kutsalların da öldüğünü düşünmemişti.

 

Yaşlı adam Wang Lin’in şokunu fark etti ve kendisiyle gurur duydu. Tavuğu yemeyi bitirdi, geğirdi ve şaraptan bir yudum aldı. Kaygısızca elini kıyafetlerine sildi ve söylendi, “Heh, şok edici, değil mi? Bütün antik tanrılar öldü ve aynı şekilde bütün antik Kutsallar da. Geriye pek antik yetişimci kalmadı, bu da Yetişim Birliği’nin bir kere daha nasıl belirip gelişme nedeni.’’

 

Wang Lin yaşlı adamın anlattığı sırları sindirirken sessizleşti. Uzun bir süre sonra, kaşlarını çattı ve sordu, “Bu doğruysa, o zaman neden hala dört Kutsal Kapı varlığını sürdürüyor?’’

 

Yaşlı adam güldü ve yanıtladı, “Antik Kutsallar gitti, ama Kutsal Alem hala yerinde. Ancak, tehlikeyle dolu. Aslında, Kutsal Alem parçalara ayrıldı. Dört Kutsal Kapı basitçe Kutsal Alem’in farklı bölgelerine bağlı. Ama, ne olursa olsun, içeride bir sürü güzel şey var. En önemli şey de Kutsal Qi.’’

 

‘’Kutsal Qi?’’ Wang Lin’in ifadesi değişti.

 

Yaşlı adam hüzünle dudaklarını yaladı ve söylendi, ‘’Evet. O şey kızarmış tavuktan çok daha leziz.’’

 

Wang Lin acı acı güldü.

 

Yaşlı adam dudaklarını yaladı ve söylendi, ‘’Ruh Oluşturma aşamasından Ruh Değişimi aşamasına atılım yaparken, nadir Ruh Değişimi Hapı’na sahip değilsen, o zaman atılım yapmak için bu Kutsal Qi’den yeterince özümsemelisin.’’

 

Antik zamanlarda, birisi Ruh Oluşturma aşamasına ulaştığında, doğal olarak Kutsal Aleme yükselirdi. Oraya gidince, yeterince Kutsal Qi özümsemek zorundaydılar. Başka bir yolu yoktu.

 

Wang Lin biraz düşündü. Hafifçe gülümsedi ve söylendi, ‘’Bu da Yağmur Kazanı’nın gerçekten savaşmaya değer olduğu anlamına geliyor, özellikle de Ruh Oluşturma yetişimcileri için. Kendi yetişim seviyeni arttırmak veya ülkenin derecesini arttırmak için, olması gereken bir şey. Diğer üç tür kazan da belirir mi?’’

 

Yaşlı adam şarap şişesini aldı ve bir yudum içti, ardından karşılık verdi, ‘’Bu dört tür Kazan uzun zamanda bir belirir. Göklerden oluşturulurlar, dolayısıyla elde eden kişiler büyük şansa sahip olur. Dört Kutsal Kapı bütün yetişim gezegenlerini kaplar, dolayısıyla hangi kapıya yakın olduğuna bakılarak, o tür Kazan belirir.’’

 

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18197 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37525 Bölüm Sayısı


creator
manga tr