Bölüm 238: Merkez Aile Üyeleri

avatar
1079 0

Xian Ni - Bölüm 238: Merkez Aile Üyeleri


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Wang Lin durdu ve sesin sahibine doğru baktı. Uzak köşedeki orta yaşlı adamı gördü. Zayıf orta yaşlı adam Wang Lin’e eskileri hatırlatan bir bakışla baktı.

 

Wang Lin bu kişinin son derece tanıdık geldiğini hissetti. Bir adım attı ve orta yaşlı adamın önüne ulaştı. Diz çökerek sordu, ‘’Az önce ne söyledin?’’

 

Orta yaşlı adam biraz tereddüt etti. Acı acı gülümseyip konuştu, ‘’Kıdemli, küçüğünüz sizi başka birisiyle karıştırdı. Lütfen beni suçlamayın, kıdemli.’’

 

Wang Lin figürü dikkatle inceledi ve karşılık verdi, ‘’Oh, gerçekten mi? Beni kiminle kaırştırdın?’’

 

Orta yaşlı adam hüzünle gülümsedi ve açıkladı, ‘’Kıdemli, küçüğünüz bir keresinde küçük bir öğrenci kardeşe sahipti. Onu tarikata ben getirmiştim...’’

 

Wang Lin’in kalbi titredi. Sonunda bu figürün kim olduğunu hatırlamıştı. Bir anlığına düşündü, ardından kollarını salladı ve orta yaşlı adamın yanı sıra He Huan Tarikatı’ndan kayboldu.

 

Yüzlerce kilometre uzaktaki bir uçurumda, Wang Lin ve orta yaşlı adam belirdi. Wang Lin orta yaşlı adamı yere bıraktı ve dikkatle inceledi.

 

Orta yaşlı adam etrafına bakındı. Karmaşık bir ifadeyi gözler önüne serdi ve yumuşakça konuştu, ‘’Sen...’’

 

Wang Lin yumuşakça iç çekti ve söylendi, ‘’Kıdemli öğrenci kardeş Zhang, beni tanıdıysan, neden söylemiyorsun ki?’’

 

Orta yaşlı adam titredi. Biraz düşündükten sonra, acı acı gülümsedi ve konuştu, ‘’Ben.....şey.....’’

 

Wang Lin önündeki figüre baktı ve geçmişten manzaralar bir bir gözünün önüne geldi. Bir süre sonra, dalgın bir tonda, sordu, ‘’Heng Yue Tarikatı şimdi ne durumda?’’

 

Orta yaşlı adam fısıldadı, ‘’Yıllardır geri dönmedim...’’

 

‘’Kardeş Zhang neden He Huan Tarikatı’ndasın? Ve yetişimin...’’ Wang Lin kaşlarını çattı. Orta yaşlı adamın kolunu kavradı. Birazcık düşündü ve devam etti, ‘’Bedenindeki ruhsal enerji tamamen bir karmaşa içinde ve meridyenlerin epey ince.’’

 

Orta yaşlı adam hüzünlü gülümsemesini sergilemeye devam etti ve açıkladı, ‘’Sen ayrılıp hiç geri dönmedikten sonra, atalar bütün odaklarını bana çevirdiler. Yetişim seviyemi Merkez Oluşturma aşamasına yükseltmek için epey çaba sarf ettiler. Ardından dışarıda dolaşarak bir gün Kadim Ruh aşamasına ulaşıp Heng Yue Tarikatı’nı yeniden kurmak umutları içinde deneyim kazanmak için ayrıldım... Ne yazık ki, bütün yetişimimi kaybettim. Ancak, o kaltak geçmiş duygularımızdan dolayı beni öldürmedi ve bedenimi bir He Huan Hapı arıtmak için kullanıyor. Tamamen işe yaramaz hale gelsem de, hap bitene kadar hala yaşıyor olacağım. Bitmiş olsaydı çoktan bir kemik yığını haline gelirdim.’’

 

Wang Lin biraz düşündü. Boyutsal çantasına vurdu ve küçük, beyaz bir yeşim şişe çıkardı. Orta yaşlı adama verdi ve söylendi, ‘’Bu şişenin içinde yedi hap var. Ayda bir hap almalısın. Yedi ay sonra, yetişimin en azından yarısını yenileyebilmen lazım. Kıdemli öğrenci kardeş Zhang, hala yapmam gereken önemli şeyler var. Umarım bu vedadan sonra, karşılaşmak için bir şansımız daha olur.’’

 

Bununla birlikte, Wang Lin orta yaşlı adama derin derin baktı, ardından bedeni harekete geçti ve o noktadan kayboldu. Yeniden belirdiğinde, havada, arkasında bedenleri taşıyan sinek yaratığın üzerindeydi.

 

Orta yaşlı adam bir parça melankoliyle imrenerek baktı. Doğrusu, ismini söylediğinde Wang Lin’i tanımıştı, lakin Wang Lin’in değişimi basitçe aşırı muazzamdı. İçten içe Wang Lin olduğunu biliyordu, lakin yine de inanması zor geliyordu.

 

Elinde yeşim şişeyi tutarken, derin bir nefes aldı ve yavaşça uzaklaştı.

 

Wang Lin uçtuğu esnada, ilahi hissini yaydı. Zhao’daki bütün Teng Ailesi üyelerinin çeşitli yöntemler kullanarak tam da beklediği gibi harekete geçtiğini fark etti.

 

Hedefleri Teng Aile Şehri’ydi.

 

Wang Lin’in gözlerinde acımasız bir bakış belirdi. Düşündü, ‘’Hepiniz, istediğiniz gibi yapın! Herkes Teng Aile Şehri’ne geldiğinde, o gün Teng Huayuan’ı ziyaret edeceğim gün olacak.’’

 

Geniş göç Zhao boyunca devam ediyordu. Ancak, hala harekete geçmemiş yedi kişi vardı.

 

Katliamla geçen birkaç günde, Wang Lin çeşitli yöntemlerle Teng Ailesi’nin dokuz Merkez aile üyesine sahip olduğunu bulmuştu.

 

Teng Huayuan dışında, çok az kişi bu kişilerin olduğu yetişim seviyesini biliyordu. Bu kişilerin Teng Ailesi’nin kontrolünü almak için Teng Huayuan’ın eğittiği kişiler olduğu söylenebilirdi.

 

Bu dokuz kişinin yetişimine yardımcı olmak adına, Teng Huayuan dokuz ruh mağarası açmak için epey çaba ve kaynak harcamıştı. Dokuzu zamanlarının çoğunu ruh mağaralarının içinde yetişim yaparak geçirirlerdi.

 

İhtiyaç duydukları bütün haplar, büyülü hazineler ve teknikler aile tarafından karşılanırdı. Dokuzunun tek işi yetişim yapmaktı.

 

Arada bir, Teng Huayuan dokuzunu da eğitim için yakındaki ülkelerdeki tehlikeli bölgelere götürürdü. Yetişimleri veya savaş deneyimleri konusunda, ikisinin de zirvelerine ulaştığı söylenebilirdi.

 

Bu dokuzlunun Teng Ailesi’nin bütün kaynaklarından yaratıldığı söylense yanlış olmazdı.

 

Bütün bunlara ek olarak, dokuzlu hiç değişmiyor değildi. Her 50 yılda, Teng Ailesi üyeleri bu dokuzludan herhangi birine meydan okuma şansına sahip olurdu. Kazanırlarsa, hemen yendikleri kişinin pozisyonunu ele geçirir ve bu dokuz kişiden biri olmanın bütün yararlarına tam erişime sahip olur ve Teng Ailesi’nin tam desteğini alırdı.

 

Sonuç olarak, dokuz Merkez Teng Ailesi üyesi arasından, birisi hariç, diğer her pozisyon en azından üç kez el değiştirmişti.

 

Bütün bu meydan okumaların altında, Teng Ailesi’nin Merkez üyelerinin yetişim seviyelerinin ne kadar yüksek olduğu açıktı.

 

Wang Lin’in tespit ettiği hareket etmeyen yedi noktanın hepsi Teng Ailesi’nin Merkez üyeleriydi. Diğer ikili Teng Aile Şehri’ne geri çağrılmıştı.

 

Wang Lin gözlerinde vahşi bir ışık sergiledi. Şu anda, diğer tüm Teng Ailesi üyeleri tıpkı planladığı gibi Teng Ailesi şehrine gidiyordu. Şu anda, genç adamın hedefleri bu yediliydi.

 

Teng Ailesi’nin geliştirmek için sayısız yıl harcadığı yedi Merkez aile üyesi.

 

Bu yedili ölmeliydi!

 

Hedefine kilitlendiği esnada Wang Lin’den güçlü bir öldürme arzusu sızdı ve yavaşça yakındaki bir kum tepesine doğru uçtu.

 

Teng Dokuz bir isimdi ve aynı zamanda yüce bir unvandı.

 

Bu isim birçok kez sahip değiştirmişti. Tam olarak, altı kere.

 

Teng Dokuz gizli bir odada oturuyordu. Oda son derece gösterişsizdi, lakin Teng Dokuz bu gizli odanın herhangi bir Teng Ailesi üyesini kıskançlıktan delirteceğini biliyordu.

 

Sonuçta bir zamanlar o da bu kıskanç Teng Ailesi üyelerindendi.

 

Çocukluğundan beri bir dehaydı ve her zaman bir merkez aile üyesi olmayı hayal ederdi. Ancak bir merkez aile üyesi olarak ailenin desteğini alır, ataların dikkatini çeker ve Kadim Ruh aşamasına ulaşmak için bir şansa sahip olurdu.

 

Teng Ailesi’nde büyüdüğünden, Teng Ailesi’nin bütün soğuk ve kibirli tavırlarını görmüştü. Bir çocuk olarak deneyimlediği her şey kalbini soğuklaştırmış ve güç kazanmak için her şeyi yapacak hale gelmesine neden olmuştu.

 

Dokuz merkez ailesi üyesi olabileceği duyduğunda bu noktadaydı, ilk öldürdüğü kişi abisiydi, çünkü abisi ona karşı rekabet eden birisiydi.

 

Bütün Teng Ailesi’nde, dokuz merkez aile üyesine karşı meydan okuma sadece her elli yılda bir olurdu ve her seferinde, yalnızca dokuz kişi merkez aile üyelerine meydan okumak için seçilirdi.

 

Çeşitli yöntemlerle, adım adım dokuz merkez aile üyesinden birisi olmuştu. Bu pozisyon canla başla çalışmasının ardından, onuruyla insanlığından vazgeçerek elde edilmişti.

 

Başarıyla meydan okumayı kazanmak adına, Teng Ailesi’ndeki en vahşi sanatı çalışmıştı. Bu sanat kendi yetişim seviyesini arttırmak için diğerlerinin ruhsal enerjisini özümsemesini sağlıyordu. Bu ömrünü büyük ölçüde kısaltıyor olsa da, yetişim seviyesini epey hızlıca arttırmasını sağlamıştı.

 

Ne de olsa, rakibi çoktan yetişimi geç aşama Merkez Oluşturmaya ulaşmış, Teng Dokuz isminin önceki sahibiydi.

 

Teng Dokuz gizli odaya tatmin olmuş bir bakışla göz gezdirdi. Bu oda basit görünüyor olsa da, yakından incelemeden, tamamen yüksek kalite ruh taşlarından yapıldığı görülüyordu.

 

Bu odanın altında bir ruh damarı vardı. Bu ruh damarı büyük olmasa da, sadece tek bir kişinin yetişimi için kullanmak akıl almaz derecede bir lükstü.

 

Haplar? Teng Dokuz hiç hap eksikliği çekmiyordu. Bir hap isterse, Teng Ailesi ona gerekeni almak için ne yapılması gerekirse yapardı.

 

Teknik? Teng Dokuz bir sürü tekniğe sahipti. Hangi tekniği isterse, Teng Ailesi onun için alırdı.

 

Büyülü hazineler? Teng Dokuz birçok hazineye sahipti ve her biri Kadim Ruh seviye büyülü hazineydi.

 

Kadınlar? Bunun da eksikliğini çekmiyordu. İstediği sürece, Teng Ailesi en azından onun işine yarayacak belli bir yetişim seviyesinde bir kadın getirirdi.

 

Teng Dokuz’ın endişe etmesi gereken bir şey yoktu. Bu dokuz merkez aile üyesi olmanın yararıydı. Tek yapması gereken iş yetişim, yetişim ve yetişimdi!

 

Wang Lin’in bedeni havada süzülüyordu. İlahi hissiyle, kum tepelerinin altındaki gizli odayı açıkça görebiliyordu.

 

Bu kişi Teng Huayuan dışında Teng Ailesi’nden karşılaştığı ilk Kadim Ruh yetişimciydi ve bu kişi ayrıca gördüğü en güçlü ölüm saçan auraya sahipti.

 

Bu ölüm saçan aurasını bir sürü kişi öldürmeden elde etmek imkansızdı. Wang Lin’in öldürme arzusundan birkaç seviye aşağı olsa bile, yine de Şeytanlar Denizi’ndeki bazı şeytani yetişimcilerden bile biraz daha güçlüydü.

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi. Bu Teng Ailesi üyesi gözlerinin ışıldamasını sağlamıştı.

 

Bir şeytan olmak için vahşi bir doğaya sahip olma gereksinimi olduğu söylenmeliydi. Kişi ne kadar vahşi olursa, bir şeytan olarak o kadar güçlü olurdu.

 

Wang Lin sağ eliyle bir mühür oluşturdu ve yere bastırdı. Kum yığınında, bir el izi belirdi ve yavaşça yere gömüldü.

 

Gizli odada, Teng Dokuz aniden gözlerini açtı ve tereddüt etmeden, gizli odadan kayboldu. Kaybolduğu anda, gizli oda çöktü ve bir kum girdabı oluşturdu.

 

Teng Dokuz belirdiğinde, çoktan havada süzülüyor, ölüm saçan bir aura yayıyordu. Gizli odaya baktı, ardından ölüm saçan aurası sınırına ulaşırken Wang Lin’e döndü.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18329 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37558 Bölüm Sayısı


creator
manga tr