Bölüm 220: Haplar

avatar
1142 1

Xian Ni - Bölüm 220: Haplar


 

 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace

 

Li Muwan Wang Lin’e bakarken kafasını kaldırdı. Konuştuğu esnada yüzü yavaşça kırmızıya döndü, ‘’İçeri...içeri gelebilirsin.’’ Kapının önünden çekilmek için hareketlendi.

 

Wang Lin yürürken bir şey söylemedi. Li Muwan’ı geçtiğinde, burnuna birisinin kalp atışlarını hızlandırabilecek bir koku geldi. Wang Lin duraksadı ve Li Muwan’a baktı. Birbirlerine çok yakındılar. Wang Lin güzel kadının yüzünün daha da kızardığını, hatta boynunun bile kızarmaya başladığını açıkça görebiliyordu.

 

Wang Lin’in gözleri, kolunu Li Muwan’ın beline sardığı esnada daha fazla soğuk kalmadı. Li Muwan’ın bedeni tekrardan yumuşadı ve Wang Lin’in göğsüne gömüldü. Wang Lin Li Muwan’ın hızlı kalp atışlarını net bir şekilde hissedebiliyordu. 

 

Uzun bir zaman sonra, Li Muwan alt dudağını ısırdı ve Wang Lin’i itti. Wang Lin’e bakıp sordu, ‘’Neden öncesinden farklı görünüyorsun?’’

 

Wang Lin Li Muwan’ın gitmesine izin verdi. Odayı inceledi, ardından bir sandalyeye oturdu. Li Muwan onun için çay koydu, sonra da orada cevabını bekleyerek durdu.

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi ve söylendi, ‘’Mai Liang ele geçirilmiş bir bedendi. Bu gerçek bedenim.’’

 

Li Muwan gözlerini kırptı ve hızlıca sordu, ‘’Gerçek ismin Wang Lin mi? Ayrıca, neden şu anki gelişim seviyen bir süre önce gördüğümden çok farklı?’’

 

Wang Lin kafasını salladı. Bir süre düşündükten sonra, yanıt verdi. ‘’Wan Er, zamanı geldiğinde, sana anlatacağım. Şimdi, bir Temel Oluşturma gelişimcisinin Kadim Ruh aşamasına iki ayda ulaşmasını sağlayacak bir hap var mı?’’

 

Li Muwan’ın güzel yüzünde düşünceli bir ifade belirdi. Fısıldadı, ‘’Sadece bazı antik kitaplarda Kadim Ruh’a kısa sürede ulaşılmasını sağlayan hapların kayıtları var, lakin bu hapların ya tarifleri kayıp ya da malzemeler tükenmiş, ve alternatif malzemeler bulmak da olağanüstü derecede zor.’’

 

Wang Lin’in ifadesi sakindi, ancak kalbi tekledi. Eğer böyle haplar yoksa, o zaman nasıl iki ayda Kadim Ruh aşamasına ulaşacaktı? Bu çok ciddi bir sorundu.

 

Li Muwan Wang Lin’in yanında oturduğu sırada dikkatle anılarını ararken kaşlarını çattı.

 

Wang Lin onunla uğraşmadı. İki yüz yıl üzerinde hiç iz bırakmamıştı. Bu, Wang Lin’in biraz garip hissetmesine neden oldu.

 

Sadece yaşlanmamakla kalmamış, bunun yerine öncesinden daha da çekici bir hale gelmişti. Ayrıca bir parça kibirle birlikte zarif bir mizacı da vardı.

 

Li Muwan’ın zihninde bir sürü farklı tarif ve kitap belirdi. Uzun bir süre sonra, gözleri aniden ışıldadı ve mutlu bir tonla, çabucak konuştu, ‘’Bir yol düşünüyordum. Eğer Temel Oluşturma’dan direkt Kadim Ruh’a geçilecekse, o zaman bütün gezegende, Suzaku Yıldızı’nda, aslen bunu sağlayabilen bir hap yok. Lakin bu sorunu bölersek, o zaman halledilebilir. İlk kısım Temel Oluşturma’dan Merkez Oluşturma’ya geçmek, Merkez Oluşturma’ya ulaştıktan sonra da, Kadim Ruh’a ulaşmak için bir yol bulmak.’’

 

Wang Lin onayladı.

 

Li Muwan gülümsedi. Gözleri öz güvenle kaplıydı. Güzel gözlerini birkaç kez kırptı ve devam etti, ‘’Merkez Oluşturma aşamasına yükselinecekse, Wan Er bunun için epey hapa sahip. Ma...errr kardeş Wang, bu zamana kadar hangi hapları aldın?’’

 

Wang Lin biraz düşündü, sonra yanıtladı, ‘’Bu klon çok hap almadı. Pei-Yuan hapları dışında, sadece Temel Oluşturma hapları aldım.’’

 

‘’Temel Oluşturma hapları mı?’’ Li Muwan devam ederken gözleri şaşkınlıkla doldu. ‘’Eğer sadece Pei Yuan hapları olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Ne de olsa, simyacıların yapmayı öğrendiği en temel hap türüler. Ama Temel Oluşturma hapı bir ruh hapı olarak görülebilir. Kardeş Wang, hapı kendi başına mı yaptın?’’ Bununla birlikte, hafifçe gülümsedi ve incelikle konuştu, ‘’Hmph, şimdi aklıma geldi. Ustan, Zhou Lin, hala kapalı kapı eğitiminde. Şu anda senin atasal ustanım.’’

 

Wang Lin’in yüzünde hafif bir kızıllık belirdi, lakin çok geçmeden kayboldu. Öksürdü ve söylendi, ‘’Temel Oluşturma haplarını ben yaptım, ama sana daha önce hediye ettiğim ruh sıvısıyla karıştırıldılar.’’

 

Li Muwan ciddi bir bakış sergiledi. Ayaklanıp sordu, ‘’O ruh sıvısından daha var mı?’’

 

Wang Lin onaylarken ifadesi sakindi.

 

Li Muwan derin nefesler aldığı esnada göğsü inip kalktı. ‘’Kardeş Wang, o ruh sıvısından ne kadar kaldı? Çok var mı?’’ diye sordu.

 

Wang Lin sağ eliyle boyutsal çantasına vurdu ve masaya beyaz bir şişe koydu.

 

Li Muwan’ın gözlerinde hayal kırıklığına uğramış bir bakış belirdi, mırıldanıverdi, ‘’Demek sadece bir şişe kaldı. Zaten bu kadar nadir bir şeyden muhtemelen çok olmazdı...’’

 

Sözlerini bitiremeden önce, Wang Lin’in elinde bir şişe daha belirdi. Şişe ardına şişe Wang Lin’in elinde belirdi ve sekiz şişe olana kadar onları masaya koydu.

 

Li Muwan aptallaşmıştı. Uzun süre sonra, hislerini geri kazandı. Konuşmadan önce, sekiz şişeye, ardından Wang Lin’e baktı, ‘’Kardeş Wang, bütün bu şişeler saf ruh sıvısıyla mı dolu yoksa su mu ekledin?’’

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi ve sordu, ‘’Su katmadım. Sana daha önce verdiğimle aynı ruh sıvısı. Bu kadarı yeterli mi? Eğer değilse, daha fazla verebilirim.’’

 

Li Muwan’ın yüzü aniden kızardı. Wang Lin’e baktı ve sordu, ‘’Daha fazla var mı?’’

 

Wang Lin onayladı ve gülümseyerek, konuştu, ‘’Ne kadar istersen, bende o kadar var.’’

 

Li Muwan’ın göğsü hızlıca yükselip indi. Şişelerden birini açtı ve dikkatle içindekini inceledi. Ardından inanamayarak Wang Lin’e baktı. Uzun bir süre sonra, sonunda bir cümle söylemeyi başardı.

 

‘’Kardeş Wang, bu ruh sıvısının ne etkileri olduğunu biliyor musun?’’

 

Wang Lin hiçbir şey gizlemedi ve yavaşça yanıtladı, ‘’Gelişimimi arttırmak için haplar yerine her zaman ruh sıvısını kullanıyorum. Daha sonralarda, bu ruh sıvısının simyada başarı oranını arttırmaya yaradığını da keşfettim.’’

 

Li Muwan bir kere daha sersemledi. Garip bir ifadeyle Wang Lin’e baktı. Uzun bir zaman zarfının ardından, güldü. ‘’Kardeş Wang, gerçekten... Göksel bir hazineyi boşa harcıyorsun. Bu ruh sıvısı nereden geliyor bilmesem de, bana bıraktığın şişeyle hayatımın büyük kısmı boyunca deney yaptıktan sonra, ruh sıvısını simya sırasında kullanırsan, hap yapmanın başarı oranını arttırabildiğini buldum. Ayrıca, eğer direkt tüketilirse, yaşlanmayı engelleyebilir. Uzun süre kullanılırsa, birisinin ömrünü arttırabilir. Hap yapmak için büyük miktarda ruh sıvısı kullanılırsa, sadece içmekten birkaç kat daha etkili güçlü bir ruh hapı yapılabilir. Eğer bu ruh sıvısından sadece 1 damla olursa, o kadar işe yaramaz, ama on damladan fazla varsa, gelişim dünyasında akılalmaz fiyata satılabilir.’’

 

Wang Lin bunu duyduktan sonra, gözleri hala sakindi, konuştu, ‘’Oh, bunları hap yapmak için kullanırsan, demek Kadim Ruh’a ulaşma şansım artacak ha?’’

 

Li Muwan derin bir nefes aldı ve güvenle, söyledi, ‘’Eğer ruh sıvısı olmasaydı, o zaman Kadim Ruh’a ulaşmana yardım etmede hiç kendime güvenmezdim. Tek yapabileceğim sana bir sürü hap verip en iyisini ummak olurdu. Ama bütün bu ruh sıvısıyla, %30 şansla iki ay içinde Kadim Ruh’a ulaşmanı sağlayabilirim.’’

 

‘’%30...’’ Wang Lin kafasını sallarken kaşlarını çattı. Çabucak boyutsal çantasına dokundu ve bir hap kazanı çıkardı. Bu hap kazanı Yun Fei’den aldığıydı.

 

‘’Wan Er, bu hap kazanının ne olduğunu biliyor musun?’’

 

Li Muwan sadece bir bakış attı ve birden ifadesi değişti. Gözlerinde inanamayan bir bakış belirdi. Uzun bir süre sonra, derin bir nefes aldı ve sordu, ‘’Kardeş Wang, geçen iki yüz yılda neredeydin?’’

 

Wang Lin hafifçe güldü, ‘’Ne? Bu bir hazine mi?’’ diye sordu.

 

Li Muwan durmadan kafasını salladı. Yüzü heyecanla doluydu ve bedeni karşı konulamaz bir aura yayıyordu.

 

‘’Kardeş Wang, bu hap kazanının kalitesi olağanüstü derecede yüksek. Aslında, Bulutlu Gök Tarikatı’ndaki devasa hap kazanıyla kıyaslanabilir. Wang Er bu hap kazanının o hap kazanlarından daha da iyi olduğunu düşünüyor. Eğer bu karmaşık çizgilere bakarsan, doğal olmadığını, aksine bu hap kazanında yapılan sayısız hapın izleri olduğunu fark edersin. Bu işaretler bazen bir hap kazanının değerini asıl gösteren şeylerdir. Wan Er doğruysa, o zaman bu bir simya tarikatının ana hazinesi.’’ 

 

Wang Lin gizlice onayladı. Analizleri kendi varsayımlarına çok yakındı.

 

Li Muwan sarı kağıda hülyalı gözlerle baktı ve yavaşça konuştu, ‘’Lakin, bu hap kazanına kıyasla, bu yeşil kağıt parçası daha da değerli. Bu sarı kağıdın üzerindeki mühre bak. Wang Er bu işaretleri sadece bazı eski kitaplarda gördü. Bu kağıda hap mührü deniyor. Özelliği dünyadaki ruhsal enerjiyi özümsemek. Hapı mühürlerken, aynı zamanda hapın gelişmesine de yardım ediyor. Bu teknik antik zamanlarda bile nadirmiş. Hap mühürlerinin oluşturulma süreci uzun zaman önce unutuldu. Daha nadir olan şeyse bu hap mührünün tam olması ve hala işlevini koruması. Bir hap mührünün altına normal bir hap bile yerleştirilirse, birkaç gün sonra, etkisinin bir kat artacağı söylenmeli. Daha uzun süre bırakılırsa, etkisi daha da çok artacaktır.’’

 

‘’Söylentilere göre efsanelerdeki bütün o göklere karşı çıkan haplar yüzlerce yıl bir hap mühründe bırakıldıktan sonra oluşturulmuş. Hap mührünün bu hapları yapmada anahtar rol oynadığı söylenebilir.’’

 

Wang Lin epey şaşırmıştı. Sarı kağıda baktı. Kağıdın hap kazanından daha değerli olmasını beklememişti. Tam olarak ne tür bir hap bu kadar nadir bir hap kazanının içine konur ve bu kadar değerli bir hap mührüyle mühürlenirdi? Bu mantığı takiben, hap, hap kazanı ve hap mührünün birleşiminden daha değerli olmaz mıydı?

 

Li Muwan derin bir nefes aldı. Hap kazanına baktı ve güzel sesiyle devam etti, ‘’Kardeş Wang, belki de çoktan tahmin ettiğin gibi asıl hazine hap mührü veya hap kazanı değil, kazanın içindeki hap. Bu tür bir hap kazanının içine sadece göklere karşı çıkan hapların yerleştirildiği ve bu tür mühürlerin kullanıldığı söylenir. Wan Er bunun içinde ne tür bir hapın olduğu konusunda şimdi çok meraklandı.’’








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr