Bölüm 217: Karşılaşma

avatar
1160 0

Xian Ni - Bölüm 217: Karşılaşma


 

 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace

 

Ana bedeni yavaşça kısıtlamadan belirirken, oda daha da soğuklaştı. Oda yeşimden yapılmış olsa bile, duvarların üzerinde ince bir buz katmanı oluştu.

 

Ana bedeni belirdikten sonra, klonu derin bir nefes aldı ve ilerledi. Klonu ana bedenine geçti ve birleştiler.

 

Kısa süre sonra, Wang Lin’in gözleri son derece soğuk bir ışık saçtı ve ana bedeni güçlü öldürme arzusunu saldı. Chu Ülkesi’nde olduğu bütün zaman boyunca, öldürme arzusu hiç de azalmamıştı. Şu anda, sadece küçük bir miktar öldürme arzusu salıyordu ve şeytani arzusuna gelirsek, hiç yaymıyordu.

 

Wang Lin bir süre düşündü. Harekete geçti ve yüzünde bir maske belirip kıyafetleri klonununkiler gibi oldu. Ardından, çabucak odadan ayrıldı. Bedeninin gelişiminin biraz arttığını hissedebiliyordu.

 

Merkez Oluşturma’nın zaten zirvesine ulaştığı söylenmeliydi. Aslında artması imkânsız olan yetişimi biraz yükselmişti. Çekirdeği Kadim Ruh’unu oluşturacak noktaya ulaşmamış olsa da, çekirdeğinde bir mor enejri ipliği vardı.

 

Wang Lin Kadim Ruh aşamasına atılım yapmaya çalışıldığında, mor enerjinin belirdiğini biliyordu. Bu mor enerjiye Kaidm Ruh aşamasına atılım yapmanın anahtar noktası olan Kadim Enerji denilebilirdi.

 

Bütün çekirdeği bu mor enerjiyle kaplandığında, bu, Kadim Ruh’unu oluşturacağı günün yakında geleceği anlamına gelirdi.

 

Geçmişte, Wang Lin ne kadar denerse denesin, bu mor enerji hiç belirmemişti. Wang Lin Kadim Ruh’u tükettikten sonra bile, enerji belirdiği anda Ji Alemi tarafından yok ediliyordu.

 

Lakin şimdi, bu mor enerji belirmiş ve Ji Alemi saldırmamıştı. Bu, Wang Lin’in teorisinin doğru olduğunu belirtiyordu. Eğer bu planıyla devam eder ve klonu Kadim Ruh’a ulaştığında bedeniyle birleşince, o zaman ana bedeni de Kadim Ruh aşamasına atılım yapabilecek ve Ruh Oluşturma aşamasının altındaki herkesin önünde yenilmez olacaktı.

 

Ve onca çeşitli tekniği, hazinesi ve Antik Tanrı’nın mirası eklenirse, bir Ruh Oluşturma gelişimcisiyle savaşmaktan korkmazdı, tıpkı şu anda bir Kadim Ruh gelişimcisiyle savaşmaktan korkmadığı gibi.

 

Wang Lin derin bir nefes aldı. Durmaya devam etmedi, bunun yerine ruh maymununun yanına ulaşıncaya kadar bir hayalet gibi hareket etti. Tam bedenle ilginecekti ki gözleri aniden maymuna odaklandı. Düşündü, ‘Üst derece bir ruh yaratığı olduğuna şaşırmamak gerek. Klonumun gelişimiyle, hala ruhunun burada olduğunu göremedim.’

 

Wang Lin sağ elini kullanarak, maymunun kafasının üzerine bastırdı ve söylendi, ‘’Seninle daha önce karşılaştığıma göre, seni bir kereliğine kurtaracağım. Bugünden itibaren, üçüncü şeytanımsın!’’

 

Wang Lin’in elinden siyah bir ışık huzmesi belirdi. Işık ruh maymunun kafasına girdi. Siyah ışık maymunun bedeni boyunca süzüldü ve kafasından geri çıktı. Bu sefer, ruh maymununun ruhu siyah ışığın içindeydi.

 

Ruh belirdiği anda, insanların titremesine neden olacak bir aura belirdi. Bahçenin etrafındaki bitkilerin yaydığı koku kayboldu. Bitkilerin birer birer solmaya başlayana kadar, titremeye başladılar.

 

Wang Lin’in gözleri ışıldadı. Yavaşça konuştu, ‘’Görünüşe göre bu ruhun özünde bir düşmanlık var. Çok güzel. Sadece bedenin değil, ölmeden önce ruhun da epey acı çekmiş gibi görünüyor.’’ Wang Lin etrafındaki aurayı hissetti. Bu, bu aurayı ilk hissedişi değildi. İlk kez 400 yıl önce Zhao Ülkesi’nde hissetmişti.

 

O zamanlar bu auranın sahibi Wang Lin’in kendisiydi. 

 

Şimdi bu ruh maymununun ruhunun onunla aynı auraya sahip olduğunu görünce, uzanıp ruhu kavradı ve ruh bayrağına koydu.

 

Bayrağa birkaç kısıtlama yerleştirdikten sonra, kaldırdı ve oluruna bıraktı. Bayrağın içinde yeni şeytanlar yaratmak için yedek olarak topladığı diğer birkaç güçlü ruh vardı.

 

Eğer bu ruh maymunu yutulmaz ve aksine içerideki diğer ruhları yutarsa, o vakit üçüncü şeytan olma hakkına sahip olurdu. Bunu yapamazsa, o zaman kendisine kalan tek yol yutulmak olurdu.

 

Yaratığın ruhunu aldıktan sonra, Wang Lin avludan ayrıldı ve güney avlusuna doğru ilerledi.

 

Wang Lin’in ana bedeninin belirmesiyle neredeyse aynı anda, Li Muwan’ın kaşları seğirdi. Bedeni titrediğinde çok önemli bir hapın arıtım sürecindeydi. Bütün dikkatini gerektiren önemli arıtım sürecini görmezden geldi ve odasından dışarı atılırken kazanı fırlattı.

 

Şu anda aklındaki kişiyi görmeye kıyasla bir grup dördüncü kademe haplar hiçbir şeydi.

 

Tam o anda, o kişinin ilahi hissinden bir şeritle birlikte alnındaki kan damlası birdenbire dalgalandı. Sahibine geri dönmek istediğini belirten bir his yaydı.

 

Adeta bu ilahi his şeridini çeken mesafede devasa bir mıknatıs varmışçasına, neredeyse bedeninden fırlayıp o yöne atılacaktı.

 

Bu tür bir şey geçmiş 200 yılda hiç meydana gelmemişti. Lakin, kalbinde ve zihninde bir şeyi anlamış gibi hissetti. İki yüz yılı aşkın süredir beklediği kişi yakında olabilir miydi?

 

Li Muwan derin bir nefes aldı ve çabucak odasından dışarı atıldı. Tam avlusdan ayrılmak üzereyken, nazik bir ses sordu, ‘’Küçük kardeş, nereye gidiyorsun?’’

 

Li Muwan’ın gözlerinde soğuk bir ışık yanıp söndü. İlerlemeyi denedi, lakin aniden beyaz bir figür önünde belirerek, yolunu kesti. Beyaz figür daha önceki orta yaşlı adamdı. 

 

Li Muwan’a baktı, biraz şaşırmıştı. Söylendi, ‘’Küçük kardeş, nereye gittiğini söylemedin. Eh? Seni böyle aceleci görmek tuhaf.’’

 

Li Muwan’ın gözlerindeki soğukluk daha da arttı. İlahi hissin dışarı atılmasına engel olurken orta yaşlı adama baktı. Kelime kelime, buz gibi bir tonla, konuştu, ‘’Sun Zhenwei, gerçekten geç aşama Merkez Oluşturma gelişiminle, beni durdurabileceğini mi düşünüyorsun? Eğer şimdi kenara çekilmezsen, o zaman küçük kardeşini acımasız olacağından dolayı suçlama!’’

 

Orta yaşlı adam tebessüm etti ve karşılık verdi, ‘’Küçük kardeş, burası Bulutlu Gök Tarikatı. Neden küçük kardeşi durdurmaya cüret edeyim ki? Küçük kardeş, nereye gidiyorsun? Sana eşlik etmekten mutluluk duyarım.’’

 

O anda, Wang Lin güney avlusuna ulaştı. Güney avlusunun etrafındaki beyaz sise duygusuz yüzüyle baktı.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr