Bölüm 154: Büyük Savaş Ejderhası Formasyonu

avatar
1386 0

Xian Ni - Bölüm 154: Büyük Savaş Ejderhası Formasyonu


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Sonuç olarak, hızları arttı.

 

Wang Lin uçarken, Ji Alemi’ni ayarlıyordu. O kadar kullandıktan sonra, hasar görmüştü, bu yüzden bilincinin içinde oturuyor ve yavaşça kendisini yeniliyordu.

 

İkinci günün öğle vaktinde, Savaşan Şeytan Tarikatı görüşlerinde belirdi. Wang Lin’in Ji Akemi o noktaya yenilenmişti. Dağa bakıldığında, dağın tepesi bir ejderha şekline değişiyordu. Sanki dağın üzerinde bir ejderha oturuyordu. Ejderhanın kafasının tepesinde beyaz saçlı yaşlı bir adam dikiliyordu. Yüzü karanlıktı ve Wang Lin’e baktığı esnada bakışları soğuktu

 

Havada on Merkez Oluşturma gelişimcisi süzülüyordu. Birlikte, bir kılıç formasyonu oluşturmuştular. Wang Lin’i gördüklerinde, hepsi karmakarışık ifadeler takındı. Hepsi korkuyla ve şokla kaplıydı. On kişi ortada iç içe geçmiş on uçan kılıçla bir daire oluşturmuştu. Kılıçlar birbirlerine çarparlarken tıngırdayarak, kıvılcımların uçuşmasına neden oluyorlardı.

 

Ejderhanın kafasının üzerindeki figür elini salladı. Ejderhanın gözleri parladı ve ruhsal enerji dalgaları ejderhadan yükseldi. Ejderhanın her pulunda bir gelişimci duruyordu. Kılıçlarının ışıldamasıyla, ejderha canlıymış gibi görünüyordu.

 

Shan Guanma bir süre dikkatle inceleyip söylendi, ‘’Büyük Savaş Ejderhası Formasyonu!’’

 

Mu Bei hızlıca açıkladı, ‘’Bu Büyük Savaş Ejderhası Formasyonu Savaşan Şeytan Tarikatı’nın tarikat koruma formasyonu. Söylentilere göre sadece Kadim Ruh seviyesindeki gelişimciler aşabilirmiş, lakin buna inana çok tarikat yok. Sonuçta, bu bölgedeki hiçbir formasyon o kadar güçlü değil.’’

 

Wang Lin formasyon konusunda biraz bilgiliydi, ve biraz baktıktan sonra, Li Muwan aniden konuşmaya başladı, ‘’Bu bir formasyon değil. Aksine ejderhanın üzerindeki herkesin özünü kafanın üzerindeki figüre yollayarak, ona belli bir gelişim seviyesi veriyor.’’

 

O anda, ejderhanın kafasındaki figürün gözleri ışıldadı ve bağırdı, ‘’Cezalandır damgasına sahip ölümsüzlük yoluna adım atmış dostum, bendeniz Savaşan Şeytan Tarikatı’nın tarikat lideri, Ji Donglei, Savaşan Şeytan Tarikatı’nın 13.562 öğrencisiyle buradayım. Baş üstat Qian Kun sizi kışkırttığına göre, onu öldürmeniz büyük bir sorun değil, lakin ardından buraya geldiniz. Eğer bu savaşı kazanırsan bütün Savaşan Şeytan Tarikatı sözünü dinleyecektir, ancak kaybedersen, o zaman bu yaşlı adamı gelişim hapını aldığı için suçlama. Savaşmaya cesaret ediyor musun?’’

 

Gök gürültüsü vari bir kükreme savurdu ve kükremesi bölgede yayıldı. 13.562 öğrencinin hepsi aynı anda bağırarak, gökyüzünün bir kısmındaki bulutları bölecek bir ses dalgası oluşturdular. Ejderhanın dibinden başlayarak ve hızlıca tepesine yükselerek, on bini aşkın uçan kılıç parladı ve ruhsal enerji halkaları oluşturdu. Yukarı çıkıldıkça, daha yoğun kalkalar vardı, ve en tepedeki güçlü bir baskı yayıyordu.

 

Aynı zamanda, on Merkez Oluşturma gelişimcisi hızlıca Wang Lin’e doğru atıldı.

 

Wang Lin Li Muwan’ın gitmesine izin verdi ve gözlerinde yanıp sönen kızıl yıldırımla öne fırladı. On gelişimcinin bedeni titredi. Hareket etmeye cesaret edemiyorlardı. Bu on figür Wang Lin’in gücünü öğrenmek için geçen birkaç günde çeşitli yöntemler kullanmıştı, bu yüzden Wang Lin’in fırlayışını gördüklerinde, tereddüt etmeden edememişlerdi.

 

Wang Lin’in soğuk bakışlarıyla figürleri süpürüp geçtikten sonra arkasındaki ejderha tendonunu çekrek, binlerce bedenin ejderhaya çarpmasını sağladı.

 

On binlerce beden ejderhayla çarpıştığında, büyük bir kızıl sis duvarı oluşturdular.

 

Bu bir koruyucu bariyer sayesinde olmuştu. Ansızın, Savaşan Şeytan Tarikatı’nın bütün koruyucu formasyonu koyu kırmızıya boyandı.

 

Bütün halkalar ejderhanın kafasının üzerindeki yaşlı adamda toplandı. Güçlü bir aura figürün bedeninden yükseldi, ardından aniden orijinal boyutunun birkaç katı büyürken kıyafetleri parçalara ayrıldı.

 

Yaşlı adamdan güçlü ruhsal enerji dalgaları okyanus gibi yükseldi ve figürü direkt orta aşama Merkez Oluşturma’dan geç aşama Merkez Oluşturma’ya iteledi. Ardından sınırı aşmaya devam ederek, tıpkı Kadim Ruh’u olmayan bir aşamaya ulaşıyormuş gibi erken aşama Kadim Ruh’a yükseldi.

 

Bu yarı Kadim Ruh aşama normalde sadece yüksek ölümsüz ülkeleri tarafından oluşturulan kuklalarda olurdu.

 

Jei Donglei havaya zıplarken bir kükreme savurdu. Soğukça Merkez Oluşturma gelişimcilerine baktı ve bağırdı, ‘’Araya kaynamak istemiyorsanız, defolun!"

 

On Merkez Oluşturma gelişimcisi hızlıca yana çekilirken rahatlamış ifadeler takındılar, ve ardından soğukça Wang Lin’e baktılar.

 

Jie Donglei’nin bakışları Wang Lin’in üzerine yerleşti, ardından pis pis gülerek söylendi, ‘’Buraya gelirken senin hakkındaki bütün söylentileri toplamayı başarım. Görünüşe göre Kadim Ruh aşamasının altındaki kişiler seni incitemez, lakin şimdi ben bir Kadim Ruh gelişimcisinin gücüne sahibim, beni nasıl yeneceğini görmeme izin ver!’’

 

Li Muwan’ın yüzü solgunlaştı. Endişeli bakışlarıyla Wang Lin’e baktı. Ancak, Wang lin’in gözlerindeki bir parça küçümsemeyi gördüğünde, birkaç bilinmeyen nedenler sayesinde rahatladı.

 

Nan Mu ve Nan Bei gizlice sızlandılar. Başlangıçta Wang Lin’in kesinlikle kazanacağını düşünüyorlardı, lakin şimdi durumlar değişmişti. Onları bekleyen şey öfkeli tarikat lideri Jie Donglei’den başkası olmayacaktı, ayrıca hainlerle ilgilenmek için Savaşan Şeytan Tarikatı’nın oldukça şeytani bir yöntemi olduğu da söylenmeliydi.

 

Shang Guanmo’nun ruh kanı özü Wang Lin’in ellerindeydi, yani eğer Wang Lin ölürse, o da ölürdü. Bu durumdan kurtulmak için bir şeyler düşünmeye çabalarken içten içe sövüyordu.

 

Wang Lin öne atılırken içinden alayla sırıttı ve Jie Donglei soğukça ona bakarken 10 metre önüne indi.

 

‘’Ölümün Fısıltısı’nı bilmiyor muydun? Bu yaşlı adama Ölümün Fısıltısı’nın ne kadar güçlü olduğunu göster hadi!’’ Jie Donglei’nin bedeni kayboldu ve Wang Lin’den 100 metre uzakta yeniden belirdi.

 

Jie Donglei kaybolduğu anda, Wang Lin Jie Donglei’den 1500 metre uzaklaşana kadar geriledi. Jie Donglei tekrardan kayboldu ve Wang Lin bir kere daha geri çekilirken 200 metre uzaklaştı. O mesafede, genç adam düşünmeye başladı.

 

Jie Donglei Wang Lin’e bakarken kaşlarını çattı ve alayla gülümsedi, ‘’Bu ne anlama geliyor?’’

 

Wang Lin konuşmadan önce gözlerinde düşünceli bir ifade belirdi, ‘’Daha fazla savaşmayacağım.’’ Bununla birlikte, Li Muwan’ın yanına uçtu ve belini kavradı. 300 metre uzaktaki bir dağa ilerledi, oturdu ve alayla Jie Donglei’ye sırıttı.

 

Jie Donglei’nin kaşları daha da çatıldı ve ciddi bir ses tonuyla konuştu, ‘’Eğer böyleyse, o zaman bu mesele…’’ Konuşmasın bitirmeden önce, bedeni kayboldu. Yeniden belirdiğinde, Wang Lin’in tam önündeydi. Ağzını açtı ve beyaz bir ışık huzmesi tükürdü. Işık Wang Lin’e saldıran öfkeli bir kaplana dönüştü.

 

Aynı esnada, sağ elini salladı ve bir elektrik ağı belirdi. Ağ hızlıca Wang Lin’e doğru uçtu.

 

Wang Lin’in dudakları alayla kıvrılırken sakinliğini korudu. Kaplan ona doğru atıldığı esnada, ejderha tendonundaki şeytan fırlayarak kaplanı yedi.

 

Aynı sırada, kristal kılıç atıldı ve ağı çevreleyerek, patlama seslerinin yükselmesine neden oldu. Kılıcın birkaç saldırısından sonra, elektrik ağı parçalara ayrıldı.

 

Jie Donglei’ye gelirsek, soğuk enerji dalgaları yayan bir buz alevi Wang Lin’in elinde belirdi. Buz alevi belirdiği anda, Jie Donglei’nin ifadesi değişti ve hemen geriledi, lakin tam o anda, Wang Lin’in gözlerinde hareket eden kızıl yıldırımı fark etti ve ruhu sallandı.

 

Ruhunun sallanması bedeninin durmasına neden oldu. Sonuç olarak, buz alevi göğsüne çarptı. Buz hızla yayılırken, ağzından kan sızdı. Figürü hızlıca geriledi ve ejderhanın yüz metre yakınına gelene kadar da durmadı.

 

İki eliyle de mühürler oluşturup birçok kez göğsüne vurdu. Ardından birkaç hap yiyip kükredi. Sadece bunun ardından bedeninin yarısını çoktan kaplamış olan buz geri çekildi ve ardından zorla bedeninden dışarı atıldı.

 

Buz alevi titredi. Wang Lin’in eline geri uçarken rengi oldukça sönükleşmişti.

 

Başlangıçtan sona kadar, Wang Lin hiçbir şey yapmamış ve sadece alaylı ifadesiyle 300 metre uzakta durmuştu.

 

Jie Donglei’nin elleri göğsüne vurmayı kesti. Wang Lin’e bakmaya başladı ve aniden söylendi, ‘’Nasıl fark ettin?’’

 

Wang Lin sakince yanıtladı, ‘’Hiçbir şey fark etmedim. Sadece aura’nın 150 metreye kıyasla 100 metrede farklı olduğunu fark ettim, ve 300 metredeyken auran neredeyse Kadim Ruh aleminden düşüyordu."

 

Li Muwan gerçekten zekiydi ve hemen neler döndüğünü anlamıştı. Yumuşakça sordu, ‘’Yarası da mı sahteydi?’’

 

‘’Buz alevinden kaynaklanan yarası gerçekti, lakin 100 metreye geri çekildiğinde, ruhsal enerjisi çoktan tamamen iyileşmesini sağlamıştı. Açıkça ejderha kafasının 100 metre yakınına çekmeye çalışıyordu.’’ Bu Wang Lin’in Li Muwan’a karşı bu kadar çok konuştuğu ilk seferdi, lakin güzel kızla konuşuyor olsa da, bakışlarını Jie Donglei’den hiç çekmemişti.

 

Formasyonu ilk gördüğünde, şoke olmuştu. Eğer böyle bir şey  mevcutsa, o zaman bu bölgede yenilmez olmaz mıydı? Ruhsal enerjisini yollayan yeterince insan olduğu sürece, gerçekten bir Ruh Oluşturma gelişimcisi kadar yüksek bir güç seviyesi elde edebilirdi. Eğer böyle olsaydı, o zaman Savaşan Şeytan Tarikatı çoktan bu bölgenin hükümdarı olmaz mıydı?

 

Bunu dikkate alarak, bu tekniğin mutlaka birkaç vahim kusuru olmalıydı. Herkesin düşüneceği ilk şey zaman sınırlaması ve kullanıcının bunu iyi biliyor olması olurdu, bu yüzden bu kusuru kapatmak için birkaç yöntemden yardım alabilmeliydiler.

 

Eğer tek kusuru bu olsaydı, yine de aşırı güçlü bir teknik olurdu. Ne var ki, Wang Lin Jie Donglei direkt gelip genç adamı öldür yerine savaşmak için onunla alay etmişti. Bunun oldukça garip olduğunu keşfetmişti. Ardından o sırada ikisi arasındaki mesafeyi hesaplamıştı, yaklaşık 270 metre uzaktaydı.

 

Bu düşünceyle, Wang Lin 100 metreye yaklaşmış, sonra 150 metreye, 200 metreye gerilemiş, ve bu tekniğin gerçek kusurunu bulmadan önce 300 metre uzaklaşmıştı.

 

Ejderha kafasından ne kadar uzaklaşırsa, tarikat liderinin gelişim seviyesi de o kadar düşüyordu.

 

Jie Donglei’nin ifadesi oldukça hoşnutsuzdu. Gelişim seviyesinin bu kadar yüksek olduğu düşünülse bile, gerçekten kullanamıyordu. Wang Lin’in tahmini biraz yanlış olsa da, doğrudan da çok farklı değildi. Gelişim seviyesi 270 metreyi aşarsa düşecekti, ve bu sınırda, kazanma şansı düşüktü. VE Wang Lin daha fazla gerileyip, 300 metreyi aşarsa, o zaman gelişim seviyesi anında Kadim Ruh aleminden düşecek, ve direkt Merkez Oluşturma aşamasına ulaşacaktı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18179 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37504 Bölüm Sayısı


creator
manga tr