Bölüm 139: Yarı Merkez Oluşturma Aşaması

avatar
1621 0

Xian Ni - Bölüm 139: Yarı Merkez Oluşturma Aşaması


 

 

 

Uçan kılıçlar hızlıydı, lakin Yeryüzü Kaçış Tekniği daha hızlıydı. Wang Lin yüzü aşkın gelişimci gökyüzünde uçup ruh madeninin olduğu yere varırken mesafeden takip ediyordu.

 

Zemindeki birçok delikten güçlü ruhsal enerji dalgalanmaları yükseliyordu. Bütün zeminde uzuvlar vardı ve güçlü bir kan kokusu etrafı kaplıyordu.

 

100 gelişimci geldiği anda, Hou Fen’den sayısız gelişimci belirdi ve savaş başladı. 

 

Aynı esnada, sekiz ışık huzmesi atıldı ve güçlü bir aura bölgeyi sardı. Wang Lin’in gözleri kısıldı. Bu sekiz ışık huzmesi de Kadim Ruh gelişimcileriydi.

 

Işık huzmeleri yaklaştığında, devriye gezen Hou Fen Birliği’nin Kadim Ruh gelişimcileri tarafından hedef alındı. İki tarafın da Kadim Ruh gelişimcileri savaşmaya başladı. Yeryüzü sallandı ve gökyüzünün rengi değişti.

 

Çok geçmeden, mesafede 100 takım daha belirdi ve bu savaşa katıldı.

 

Genç adamın gözleri soğuklaştı. Bir süre gözlemledikten sonra, Ji Alemi İlahi Hissi zeminden atıldı ve savaş alanına hücum etti.

 

Xuan Wu’dan bir Temel Oluşturma öğrencisi az önce Hou Fen’den Qi Yoğunlaştırması’nın 15.katmanında olan birini öldürmüştü. Tam tekrardan saldırıya geçecekken, kırmızı bir şimşek yanıp söndü. Kafasına devasa bir çekiçle vurulmuş gibi hisseden figür, bilincini kaybetti. Ruhu dirençle karşılaşmadan yok edildi ve gökyüzünden düştü. 

 

Xuan Wu’dan sekiz Temel Oluşturma gelişimcisi Hou Fen’den bir Merkez Oluşturma gelişimcisini yakalamak için bir kılıç formasyonu kullanıyordu, lakin kırmızı bir ışık ışıldadığında, sekizi de titredi ve yüzleri dondu. Ruhlarının karmaşaya kapıldığını hissediyorlardı, ve çok geçmeden bozulan ruhları vücutlarından fırlayınca, bedenleri gökyüzünden düşmeye başladı.

 

Tuzağa düşmüş Merkez Oluşturma gelişimcisi afalladı, lakin şu anki durum rakiplere doğru atılırken düşünmek için zaman olmadığı bir durumdu.

 

Xuan Wu’dan bir yarı Merkez Oluşturma gelişimcisi kendisiyle aynı seviyedeki birkaç gelişimciyi bir Kadim Ruh seviye uçan kılıç sayesinde öldürmüş, ve erken aşama Temel Oluşturma seviyesindeki bir kadının boğazını kavramıştı. Kıyafetlerini yırtarak, kadının pembe göğüslerini açığa çıkardı. Kadın çığlık atıyordu, ancak bu acımasız savaşta çığlıklarını kimse umursamıyordu.

 

Yarı Merkez Oluşturma gelişimcisi dudaklarını yaladı. Yakaladığı kadınla birlikte hızlıca geri çekilirken ifadesi şeytani bir hal almıştı. Ne var ki, kırmızı bir şimşek ortaya çıktı ve bedeni figürün bedeni titredi. Kadın gelişimcinin gitmesine izin verirken, gökyüzünden düştü.

 

Öldükten sonra, uçan kılıcı durmayarak, zemine doğru atıldı. Tam zemine yaklaşmıştı ki, bir el dışarı çıkarak, kılıcı kavradı ve geri çekildi.

 

Xuan Wu’dan daha da fazla Temel Oluşturma gelişimcisi sebepsizce gökyüzünden düşerken, Xuan Wu gelişimcileri bu konuya dikkat etmeye başladı. Mor cübbeli bir gelişimci zemine dik dik baktı ve parmağıyla işaret etti. Bir mesaj göndermek için bilinmeyen bir yöntem kullandı. Ardından, on geç aşama Temel Oluşturma gelişimcisi işaret ettiği yöne doğru atıldı.

 

Wang Lin’in ifadesi sakindi. Yavaşça ayrılmak için Yeryüzü Kaçış Tekniği’ni kullanarak arkasını döndü. On gelişimciden birisi bir pusula çıkardı ve Wang Lin’i takip etti.

 

On kilometre civarında ilerledikten sonra, Wang Lin durdu ve Ji Alemi’ni gönderdi. Temel Oluşturma gelişimcileri önünde, Wang Lin yaşamları ve ölümleri üzerindeki kontrolüyle, kraldı! On figür ruhları yok olurken tepki bile veremedi.

 

Şu anki Wang Lin artık o saf, doğal veya nazik mizaçlı köy çocuğu değildi; yoluna çıkmaya cesaret eden kim olursa olsun öldürürdü!

 

Savaş alanında doğru veya yanlış yoktu; sadece yaşam ve ölüm vardı. Eğer bir parça merhamet gösterirse, o zaman ölen kişi kendisi olurdu. Ji Alemi getirdiği gücün yanı sıra, doğasını da yavaşça değiştirmişti. Ji Alemi sınırların üzerine çıkmaya odaklıydı. Eğer kişi iyi yolda yürümeyi planlıyorsa, o zaman neslinin bütün iblislerle savaşan kahramanı olurdu.

 

Eğer birisi kötülük yolunda yürürse, o zaman o kişi kesinlikle Şeytan Kral olurdu; şeytan olmak bile şeytani gelişimcilerin ondan korkmasına ve Şeytan Kral adı altına girmelerini sağlamak için bile yeterliydi.

 

Ji Alemi’nin etkisi altında, iyiyle kötü arasında değişen bir kişiliğe sahip olmak mümkün değildi.

 

Wang Lin, dürüst kişiliğiyle, ölümsüz bir kahraman olmak ve adil yaşamıyla atalarını onurlandırmak istemişti. Ne yazık ki, Si Tu Nan’ın ortaya çıkışı kişiliğinin yavaşça değişmesine ve sonunda felaketle sonuçlanmasına neden olmuştu. 

 

Ailesi yok edildiğinde hangi aileyi onurlandırabilirdi? Ji Alemi kişiliğinin değişmesine neden oldu. Neslinin kahramanı olamayacağına göre, o zaman Şeytan Kral olacaktı!

 

Wang Lin’in gözleri, bedenlere bir bakış bile atmadan boyutsal çantaları toplarken ifadesizdi. Genç adam zemine geri döndü ve savaş alanının başka bir kısmına doğru ilerlemeye başladı.

 

Lakin çok geçmeden, tekrar dışarı çıktı. Savaş alanına baktı, ardından birkaç ruh taşı çıkararak, bir formasyon oluşturdu, ve on bedeni içine fırlattı. Her beden formasyon tarafından emilmeden önce patlayarak kanlı bir hamur haline geldi.

 

Son beden de patladığında, Wang Lin parmağının ucunu ısırdı ve bir ruh taşına bir damla kan akıttı.

 

Aniden, formasyondan mor bir duman şeridi yükseldi ve bir kere daire çizdi. Mor duman ruh taşlarıyla birlikte kayboldu. Dikkatle bakılmazsa, fark görmezdi.

 

Bütün bunları hallettikten sonra, Wang Lin yeraltına indi ve savaş alanına geri döndü.

 

Herkes savaşırken savaş daha da gergin bir hal alıyordu. Kadim Ruh gelişimcileri arasındaki savaş da gerginleşerek, kalan gelişimcileri kaçınmaya zorluyordu.

 

Tam o anda, Xuan Wu ülkesinin Temel Oluşturma gelişimcileri gizemli bir şekilde gökyüzünden düşmeye başladı. Düşen bedenler yere çarptığında kanlı ceset torbalarına dönüyorlardı.

 

Xuan Wu’dan daha da fazla Temel Oluşturma gelişimcisi bu gizemli olay yüzünden öldükçe, Xuan Wu gelişimcileri panikledi. Hou Fen gelişimcileri de bu fırsatı saldırmak için kullandı.

 

Wang Lin’i öldürmek için on Temel Oluşturma gelişimcisi gönderen mor cübbeli orta yaşlı adam kaşlarını çattı. Gözleri yıldırım gibi zemini süpürüp bir noktaya kilitlendi. Konumu işaret etti ve bir erken aşama Merkez Oluşturma gelişimcisi tek kelime etmeden harekete geçti.

 

Merkez Oluşturma gelişimcisi harekete geçtiği anda, Wang Lin hızlıca kaçtı. Merkez Oluşturma gelişimcisi elini zemine vururken alayla gülümsedi. Zeminde devasa bir el izi belirerek, Wang Lin’i dışarı çıkmaya zorladı. Wang Lin yeraltından çıktı ve hızlıca kurduğu formasyona doğru atıldı.

 

Merkez Oluşturma gelişimcisi alayla gülümsedi. Güçlü bir büyülü hazine kullandığı için Wang Lin’in sadece birçok Temel Oluşturma gelişimcisini öldürebildiğini düşünüyordu. Biraz dikkatle, kolayca Wang Lin’i öldürebileceğine inanıyordu.

 

Kafasındaki bu düşünceyle, elini salladı ve altın bir tığ önünde belirdi. Tığ, Wang Lin’e doğru atılmadan önce bir anlığına durdu. Tığın hızı aşırı yüksekti. İlerlerken havada dalgalanmalar oluşturuyordu.

 

Wang Lin Hou Fen’den verilen ülkeyi fırlatırken arkasına bile bakmadı. Hazine gümüş bir yumruğa dönüştü ve tığa saldırdı.

 

Çarpıştıkları anda, tığ daha da hızlı döndü ve gümüş yumruğu delip geçti. Tığ sönükleşti, lakin yavaşlamadı. Wang Lin’i takip etmeye devam etti.

 

Wang Lin skindi. Tığ neredeyse kendisine yetiştiğinde, tekrardan zemine atıldı. Yeryüzü Kaçış Tekniği’ni aktif ederek birkaç düzine metre ilerleyip bir kez daha dışarı çıktı. Wang Lin bunu yerleştirdiği formasyona varmadan önce birkaç kez daha yaptı.

 

Merkez Oluşturma gelişimcisi rahatça genç adama yetişti. Gözleri küçümsemeyle kaplıyken bağırdı, ‘’Seni küçük fare! İnsanları pusuya düşürmek dışında başka bir şey yapamıyor musun?’’

 

Wang Lin tek kelime etmedi. Durmadan formasyona doğru atıldı. Formasyonu geçtikten sonra, durdu ve arkasına dönerek Merkez Oluşturma gelişimcisinin formasyonun üzerinde olduğunu gördü.

 

Wang Lin’in gözleri soğukaştı ve genç adam bağırdı, ‘’Açıl!’’

 

Bağırdığı anda, formasyondan mor duman yükseldi ve Merkez Oluşturma gelişimcisini içeride tuzağa düşürdü. Eğer birisi mesafeden baksaydı, kalın, mor duman yüzünden neler olduğunu göremezdi.

 

Wang Lin Yang Sen’in verdiği hazineyi fırlatırken bağdaş kurarak oturdu. Aniden, hazineden bir enerji halkası yükseldi ve Wang Lin’i çevreledi. Tığ enerji halkasına çarptı, lakin sadece hafifçe dalgalanmasına neden olabildi.

 

Wang Lin mor dumana bakarken tığa dikkat bile etmedi ve uçan kılıcını çıkardı. Kılıca dokunduktan sonra, kırmızı duman sızdı ve şeytan ortaya çıktı. Şeytan açgözlülükle mor dumana bakıyordu. Gidip içerideki figürü yutmak istiyordu, lakin Wang Lin yüzünden tereddüt ediyordu.

 

Wang Lin derin bir nefes aldı ve tek kelime etmeden gözlerini kapattı. Kırmızı ışık huzmeleri bir araya gelerek, Wang Lin’in bilincine atılan kırmızı bir bulut oluşturdu.

 

Bu bütün Ji Alemi’nin Wang Lin’in bedeninden ayrıldığı ilk seferdi. Şeytan kırmızı bulutu gördüğü anda, yüzü korkuyla kaplandı ve yan tarafa doğru geri çekildi. 

 

Kırmızı duman hemen bir çember oluşturdu ve çember şeytanı mor dumana sürüklemeden önce bir kez daire çizdi. Merkez Oluşturma gelişimcisi yüzündeki karanlık ifadeyle formasyonun içinde bağdaş kurmuş oturuyordu. Figürün etrafında süzülen bir su kabağı vardı. Sukabağı yavaşça mor dumanı özümsüyordu. 

 

Bu oldukça vahşi bir formasyon olan Gökyüzü Yutan Şeytan Formasyonu’ydu.  Anahtar malzemeler, formasyonun temeli olarak kullanılan gelişimci bedenleriydi. Wang Lin bu formasyonu kurmak için on Temel Oluşturma gelişimcisi kullanmıştı, bu yüzden bir Merkez Oluşturma gelişimcisini bir süre yakalamak için çok da büyük bir miktar değildi. 

 

Eğer Merkez Oluşturma gelişimcisi cesetlerine sahip olsaydı, sadece beş tane orta veya daha düşük aşama Merkez Oluşturma gelişimcisi öldürmesi gerekirdi. Lakin bu formasyon bedenler konusunda yüksek bir gereksinime sahipti. Bu formasyonu kullanmayı oldukça zahmetli kılan şey, formasyon için kullanacağı kişileri kendisi öldürmek zorundaydı.

 

Wang Lin’in Ji Alemi mor kafese girdiği anda, Merkez Oluşturma gelişimcisi bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti ve gözlerini açtı. Su kabağını tamamen görmezden gelirken, Wang Lin şeytanla çabucak figürün bilincine atıldı.

 

Merkez Oluşturma gelişimcisinin bilincinin içinde, gelişimcinin ruhu bir dev formu aldı ve Wang Lin’e öfkeyle kükredi. Ji Alemi İlahi Hissi gelişimcinin ruhuna karşı tam gücüyle aktifleşti. Wang Lin kırmızı buluta figürün ruhuna saldırmak için sayısız kırmızı yıldırım göndermesini emretti.

 

Devin yüzünde acı dolu bir ifade belirdi ve bedeni küçüldü. Elini hızlıca salladı ve bir yığın kırmızı yıldırım ikiye bölündü.

 

Çok geçmeden, kırmızı bulut bir sürü kırmızı yıldırıma dönüştü ve bir kere daha deve doğru atıldı. Devin bedeni gittikçe küçülüyordu, lakin yumruğu da daha fazla ölümcül bir hal alıyordu. Her yumruk atışında, büyük miktarda kırmızı yıldırım yok oluyordu.

 

Wang Lin’in gelişim seviyesiyle, genç adam zar zor erken aşama Merkez Oluşturma gelişimcileriyle mücadele edebiliyordu. Yarı Merkez Oluşturma aşamasında olsaydı, işi daha kolay olurdu.

 

Lakin Wang Lin pervasız birisi değildi. Neden sadece kazanma şansı varken kavga çıkarmayacaktı ki? Savaş zirveye ulaşırken, şeytan Wang Lin’den bir emir aldı ve isteksizce saldırdı.

 

Dev panikledi. Hemen eliyle şeytana vurdu ve şeytan parçalara ayrıldı. Dev rahat bir nefes aldı, ancak bu rahatlığı şeytanın elinde tekrardan belirdiğini görene kadar sürmüş ve tekrar paniklemişti. Şeytan figürün ruhundan büyük ısırıklar almaya başladı.

 

Dev ne kadar güçlü kolunu sallarsa sallasın, şeytan sanki bedeninin bir parçasıymışçasına yapışmıştı. Sonunda, şeytan kırmızı yıldırımlarla savaşmaktan vazgeçti ve diğer eliyle durmadan şeytana vurmaya başladı. Her darbe şeytanın bedeninin biraz solgunlaşmasına neden oluyordu, lakin şeytan sadece bırakmamakla kalmadı, daha da hızlı tüketmeye başladı.

 

Gerçek şu ki şeytan da çok zavallı bir durumdaydı. Eğer şimdi figürü bırakırsa, Wang Lin kesinlikle onu öldürürdü. Eğer bırakmazsa, ölürdü, lakin devam ederse, hayatta kalması için bir şansı olacaktı. Bu Merkez Oluşturma gelişimcisini tüketebilirse, Wang Lin’le ilgilenebilecek kadar güçlenme şansı olurdu. Wang Lin’le ilgilenince, özgürce istediğini yapabilecekti. 

 

Kafasındaki bu düşünceyle, şeytan daha da kararlı bir tavır takındı ve daha da hızlı yutmaya başladı. Şeytanın tüm gücünü yutmaya odakladığı söylenebilirdi.

 

Dev güçsüzleşmeye başladı. Saldırıları zayıfladıkça zayıfladı. Devin bedeni şeytan tarafından yutulan küçük altın bir ruh halini alana kadar hızla küçüldü.

 

Şeytan çabucak bu ruhu yutmaya çalışırken adeta kendinden geçmişti, lakin kırmızı bulut birdenbire şeytanın etrafını sardı. Şeytan yavaşça Merkez Oluşturma gelişimcisinin ruhunu tükürürken hayal kırıklığıyla kükrüyordu.

 

Şeytanın bedeninden çıktıktan sonra, ruhun bilinci silinmişti. Artık sahibi olmayan bir ilahi his idi. Wang Lin ilahi hisle birlikte çöken bilinçten ayrılmak için Ki Alemi’ni kontrol etti ve bedenine döndü.

 

Wang Lin aniden gözlerini açtı ve soğukça gülümsedi. Merkez Oluşturma gelişimcisinin ilahi hissi bilincinde süzülüyordu ve yavaşça Ji Alemi tarafından tüketiliyordu.

 

Wang Lin’e saldıran altın tığ ışıldamayı kesmiş ve yere düşmüştü. Wang Lin onu koruyan hazineyi kaldırdı. Tığı kavradı ve, inceledikten sonra, onu da kaldırdı.

 

Ardından öne doğru yürüdü ve formasyonun bir köşesinde durdu. Yeraltından ruh taşının bir parçasını çıkardı ve ezdi. Mor duman dağılarak, Merkez Oluşturma gelişimcisinin cesedini gözler önüne serdi.

 

Wang Lin cesedin yanında durdu. Eliyle cesedin kaşlarını işaret etti ve bağırdı, ‘’Ya şimdi dışarı çıkarsın ya da seni direkt öldürürüm!’’

 

Gelişimcinin kafasından kırmızı bir ışık huzmesi isteksizce çıktı ve şeytanın şeklini aldı. Gözleri nefretle doluydu, lakin çok geçmeden iç çekmiş ve itaatkarca Wang Lin’in boyutsal çantasındaki uçan kılıca dönmüştü.

 

Wang Lin gelişimcinin bedenine baktı. Zihninde fikirler uçuşuyordu. Gelişimcinin boyutsal çantasını aldı ve elini salladı. Beden alev adlı ve küllerine kadar yandı, lakin külleri arasındaki parlak altın çekirdek etkilenmedi. Altın çekirdek hızla küçüldü ve rengi de soluklaştı. Kaybolmak üzereymiş gibi gözüküyordu.

Wang Lin altın çekirdeği aldı ve tereddüt etmeden ağzına attı. Ardından bir adım geri çekildi ve yeraltına girdi.

 

(Ç.N:Bu çekirdek dediğim şeyi muhtemelen biliyorsunuzdur ama yine de yazacağım. Böyle küçük top gibi bir şey, aslında çekirdek yerine merkez olarak da çevrilebilir ama ben başından beri çekirdeği kullandığım için böyle devam edeceğim. Bilgilendireyim dedim…)

 

Wang Lin bin metreyi aşkın mesafe yeraltına indi ve bağdaş kurarak oturdu. Çekirdeği hazmetmeye başladı. Çekirdek hemen dağıldı ve ruhsal enerji bütün vücudunda dalga dalga ilerledi.

 

Bu ruhsal enerji Wang Lin’in bedeninin baş etmesi için aşırı güçlüydü, bu yüzden genç adamın ağzından ve burnundan kan sızdı. Wang Lin kaşlarının arasını işaret etti ve Cennet’e Başkaldıran Boncuk ortaya çıktı. Genç adam boncuğu kavradı ve Cennet’e Başkaldıran Boncuk’un boşluğunda kayboldu.

 

Cennet’e Başkaldıran Boncuk’un boşluğunda, Wang Lin hemen Si Tu Nan’ın Kadim Ruh’una uçtu ve meditasyon yapmaya başladı. Bedeninin her yerinden kan sızmaya başlamıştı ve damarları cildinin üzerinde belirginleşmişti.

 

Wang Lin’in eli bir mühür oluşturdu. Bir eli alnında, diğer eli karnındayken garip bir pozisyon aldı. Bu eksiksiz bir döngü oluşturdu.

 

Büyük miktarda ruhsal enerji bedeni boyunca hızla dönüyordu, ve her dönüşüyle bedeni güçleniyordu.

 

Cennet’e Başkaldıran Boncuk’un içinde iki ay geçtikten sonra, Wang Lin aniden gözlerini açtı. Ancak, gözleri bulanıktı ve tekrar eski hallerini alması biraz zaman almıştı.

 

‘’Şeytan İblis Tarikatı’nın yeşimine göre birisi çekirdekleri yutarak gelişim seviyesini yükseltebilir. Görünüşe göre mührü takip ve yeşimdeki ilahiyi takip ettiğim sürece doğru. Ne yazık ki, çekirdeğin ruhsal enerjisinin %20’den fazlasını özümseyebilmek için aynı gelişim metodunu kullanmam lazım. Şu anda, sadece %10’unu özümseyebilirim.’’

 

Wang Lin ayaklandı ve gelişimini kontrol etti. İçinden düşündü, ‘’Sadece çekirdeğin ruhsal enerjisinin %10’unu özümsedim, yine de orta aşama Temel Oluşturma’yı aşmamı ve geç aşama Temel Oluşturma’nın zirvesine ulaşmama izin vererek, yarı Merkez Oluşturma aşamasına girmemi sağladı.’’

 

Cennet’e Başkaldıran Boncuk’un içinde geçen iki ay dışarıda geçen on güne eşdeğerdi. Wang Lin Cennet’e Başkaldıran Boncuk’un alanından ayrılınca, Yeryüzü Kaçış Tekniği’yle hemen uzaklaştı. Şu anda, gecenin son saatlerindeydi.

 

Wang Lin savaşın yaşandığı yere vardı. Yerde birçok ceset yatıyordu ve ruh madeni birisi tarafından, arkasında dipsiz bir uçurum bırakarak yerden çekilmişti.

 

Biraz kontrol ettikten sonra, hızlıca Hou Fen Birliği’nin olduğu dağa doğru fırladı. Dağın eteklerine gelince, yerden çıktı ve uçan kılıcına atladı.

 

Bölgede birçok gelişimci devriye geziyordu, lakin Wang Lin’in öldürdüğü kişi sayısını kayıt eden yeşimi kullandığını gördüklerinde hiçbiri genç adamı durdurmamıştı. Wang Lin doğruca dağın zirvesinin yan tarafındaki binalardan birine ilerledi. Burası Fen Luo’nun geçen sefer çağırdığı yerdi.

 

(Ç.N:Fen Luo=Fen Luan İng çeviri yüzünden hepsi isimleri değiştirip duruyorlar.)

Dışarıda meditasyon yapan iki kadın Merkez Oluşturma gelişimcisi vardı. Genç adam onlara doğru yürürken gözlerini açtılar, lakin gelenin Wang Lin olduğunu fark edince, gözleri geri kapattılar.

 

Wang Lin binanın dışında durdu ve yüksek sesle söylendi, ‘’Öğrenciniz ustasını selamlıyor.’’

 

‘’İçeri gel.’’ Fen ou’nun nazik sesi binanın içinden yükseldi.

 

Wang Lin tek kelime etmeden içeri girdiğinde, taştan bir bankta oturan Fen Lou’yu gördü. Güzel kadın dışında birisi daha buradaydı, Yang Sen. Orta yaşlı adam tekrardan dışarıya bakmaya başlamadan önce Wang Lin’e kafa salladı ve kaşlarını çattı.

 

 Feng Luo, Wang Lin’e bakıp söylenirken yorgun duruyordu, ‘’Ne vardı?’’

 

Wang Lin tek kelime etmedi, sadece yeşimi fırlattı. Feng Lou şaşırdı. Yeşimi daha kontrol etmemişti, yani içindekini sadece Wang Lin biliyordu. İlahi hissi yeşime girdikten sonra, ifadesi garipleşti. 

 

Yang Sen yeşimi Feng Lou’dan aldı ve ilahi hissiyle taradı. Yüzü aydınlanırken orta yaşlı adam gülümsedi, ‘’Fena değil. 61 Temel Oluşturma gelişimcisi ve bir Merkez Oluşturma gelişimcisi öldürmüşsün. Eğer böyle devam edebilirsen, o zaman Göyküzü İlerleyiş Hapı’nı almak için bir şansın olur. Ancak son derece meraklıyım; daha önce sadece basit bir orta aşama Temel Oluşturma seviyesindeydin. Nasıl oldu da yarı Merkez Oluşturma’ya bu kadar çabuk ulaştın? Ve bir şekilde bunu başarsan bile, bir Merkez Oluşturma gelişimcisini öldürmen neredeyse imkansız olmalıydı. Nasıl başardın?’’ Konuşmasının sonuna doğru, sesi daha da ciddileşti.

 

Wang Lin buraya gelmeden önce zaten bu sorulara hazırlanmıştı. Sade bir şekilde konuşurken ifadesi sakindi, ‘’O Merkez Oluşturma gelişimcisi kaçmadan önce zaten başkaları tarafından ağır yaralanmıştı. Onu savunmasızken yakalayacak ve çekirdeğini alacak kadar şanslıydım. Ardından Şeytan İblis Tarikatı’nın çekirdek yutma tekniğini Yarı Merkez Oluşturma aşamasına ulaşmak için kullandım.’’

 

‘’Yutma tekniği…’’ Yang Sen’in gözleri Wang Lin’i deldi geçti. Orta yaşlı adam Wang Lin’in içindeki çekirdeğe ait ruhsal enerji izlerini fark etti. Bu Wang Lin’in hikayesine biraz inanmasını ve sessiz kalmasını sağladı. 

 

Feng Lou Wang Lin’e anlamlı bir bakış attı, ardından yeşimi genç adama geri fırlattı. ‘’Bu haritanın ikinci parçası. Merkez Oluşturma gelişimcilerini on Temel Oluşturma gelişimcisine denk sayacağım. Eğer 150 Temel Oluşturma gelişimcisi öldürmeyi başarırsan, o zaman üçüncü parça için bana gelebilirsin.’’

 

Wang Lin onayladı. İlahi hissiyle yeşimi kontrol etti ve içindekinin gerçekten harita olduğuna emin oldu. İki haritayı bir araya getirirse, Hou Fen’in çevresi konusunda net bir anlayışa sahip olurdu.

 

Hou Fen Şeytanlar Denizi’ne sınırdı. Haritaya göre, Hou Fen’in etrafında Zhao diye bir yer yoktu. Haritadaki açıklamalara göre, Şeytanlar Denizi’nin diğer tarafında başka bir kıta vardı. Genç adam 3.haritanın diğer kıtayla alakalı birkaç bilgi vereceğine inanıyordu.

 

Ayrıca Şeytanlar Denizi’yle alakalı detaylı bir açıklama vardı, ancak Wang Lin ilahi hissini geri çekerken çok da dikkat etmedi.

 

Yang Sen Wang Lin’e olumlu bir ifadeyle bakarken konuşmaya başladı, ‘’Xuan Wu gelişimcileri büyük bir savaş için toplandı. Eğer kazanç sağlamak istiyorsan, o zaman bu en iyi şansın olacaktır.’’

 

Wang Lin tam konuşmak üzereydi ki, aniden dışarıdan bir çığlık duyuldu. Yang Sen ve Feng Lou dışarı atılırken anında kayboldular. 

 

Wang Lin de hızlıca dışarı çıktı ve birçok yarası olan bir Kadim Ruh görüşüne girdi. Kadim Ruh, her yere ruhsal enerji sızdırıyorken, konuşmaya başladı, ‘’Ölümsüzlük yoluna adım atmış dostlarım, ülke mühürleme düzeni kırıldı… ateş yaratıkları yola çıktı…’’








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr