Bölüm 127: Yanardağda İnziva Yetişimi

avatar
1570 0

Xian Ni - Bölüm 127: Yanardağda İnziva Yetişimi


 

 

 

Başından sonuna kadar, Wang Lin genç kadına hiç bakmadı. Genç kadın, şaşkınlıkla dolu gözlerle Wang Lin'in kaybolduğu yöne baktı. Önceki Mai Liang sürekli onu rahatsız ederdi. Ona bağırsa vursa bile durmak bilmezdi.

 

O ve Mai Liang aynı köyde büyümüştü. Aileleri çok yakındı ve ebeveynleri onları beşik kertmesi yapmıştı. Daha sonra, ikisi Savaş Tanrısı Tapınağı'na kabul edilmişti. Mai Liang'a ne kadar bakarsa onu o kadar çok bir köylü olarak görüyordu, bu yüzden ondan çok tiksiniyordu. Nişanlılardı ama bunu çok iyi sakladı. Nişanı, Mai Liang'ı dış savaş alanına gitsin diye kandırmak için kullandı. Ona, döndüğünde bir yetişim çifti olacaklarını söyledi.

 

Ama şimdi, Mai Liang döndü ve onu tamamen görmezden geldi. Bu konuda, Xu Si'nin içinde garip bir his vardı. Ani ürperti de buna eklenince, büyük zıtlık sersemlemesine sebep oldu.

 

Wang Lin'e gelince, uzun süre Hou Fen ülkesinde uçtu. Bir sıradağda durdu. Mai Liang'ın anılarına göre, bu dağ ünlü bir yanardağ sıradağıydı.

 

Hou Fen ismini bunun gibi büyüklü küçüklü yanardağlardan alıyordu. Yetişimcilerce izlenip mühürlenmiyor olsalardı, çoktan patlamış olurlardı.

 

Hou Fen tarihinde, asla büyük bir yanardağ patlaması olmamıştı. Bunun asıl nedeni yetişimcilerin onları kontrol altında tutmasıydı.

 

Etrafa baktıktan sonra bir köyün dışına geldi. Köy şu anda çok meşguldü ve çocuklar dışarıda oynuyordu. Wang Lin kalbine iğne batmış gibi hissetti. Uzun bir süre sonra yavaş yavaş köye girdi.

 

Metruk bir evde birkaç tane kova buldu. Onları suyla doldurduktan sonra hızla uçarak gitti.

 

Yanardağlara döndükten sonra doğal bir mağara buldu. Hemen mağarayı mühürledi ve savunma formasyonları yapmak için taşları kullandı. Ancak ondan sonra oturup bağdaş kurdu ve yetişime başladı.

 

Bunu yaptıktan sonra yüzü bembeyaz oldu. Dış savaş alanında ağır yaralar almıştı ve ilahi hissi tamamıyla parçalanmıştı. Ufacık bir Ji Alemi İlahi Hissi ile kaçtı ve sonra yaralarını görmezden gelip oradan ayrılması ve iyileşmesi kolay olsun diye o ufacık Ji Alemi'ni kullandı.

 

Yetişime başladıktan sonra derin bir nefes aldı, ruhunu yetiştirmek için gözlerini kapatıp düşüncelerini bilincine daldırdı.

 

Wang Lin'in Bilinç Denizi altın bir denizdi fakat bu denizin çoğu gri bir sisle engelliydi. Yalnızca çok küçük bir kısmı gri sisle kaplı değildi. Siyah ışık dikenleri gri sisi engelliyordu.

 

Yedi buçuk metrelik bir kılıç orada tek başına duruyordu. Bu ışık dikenleri kılıçtan geliyordu. Dikkatli bakınca, kılıçta derin çatlaklar vardı.

 

Bilinç Denizi'nin öteki tarafında beyaz bir uzay vardı. İçindeyse gri bir boncuk süzülüyordu. Gri sis üç metre yakınına yaklaşmaya cesaret edemiyordu.

 

Wang Lin'in Bilinç Denizi'nde, bu iki nokta dışında her yer gri sis ile kaplıydı.

 

Yoğun gri sisin aniden köpürmesiyle kırmızı bir şimşek parladı. Şimşek nereye giderse gri sis geri çekiliyordu.

 

Wang Lin'in ilahi hissi tamamiyle çökmüş olsa da, ufak bir Ji Alemi İlahi Hissi yoğunlaştırabiliyordu. Bu bir ilahi his tipiydi fakat kalitesi Wang Lin'in önceki ilahi hissinden çok daha iyiydi.

 

İlahi hissi büyük olsa da, Dünya yasasına kıyasla bir hiçti. Ufacık bir Ji Alemi İlahi Hissi'yle dünya yasalarına direnebiliyordu. O ufacık Ji Alemi İlahi Hissi kaçmasını sağladı. Gücünün sıradan olmadığı ortadaydı.

 

Bu kırmızı şimşek o ufacık Ji Alemi İlahi Hissi'ydi.

 

Kırmızı şimşek nereye giderse gri sis yolundan çekiliyordu. Önceden sakin olan altın okyanus çalkalanmaya başladı. Kırmızı şimşek kılıcın yanına ulaşıp içine girdi. Kılıç kırmızı bir ışıkla parladı.

 

Yeşil kılıç hemen uğuldadı ve ileri atılıp kırmızı şimşeği takip etti.

 

İki ışık ışını sisin içinden geçip altın okyanusun çalkalanmasına sebep oldu. Boncuğun yanına geldiler ve onları takip eden boncuk gri sisin içinden dışarı fırladı.

 

Wang Lin aniden gözlerini açtı. Elleri bir mühür oluşturdu ve alnına bastırdı. Aniden alnından iki ışık parladı, daha sonra önünde bir kılıç ve boncuk belirdi.

 

Wang Lin onlara hiç bakmadı. Çabucak tekrar gözlerini kapattı. Kırmızı şimşek bir süre Bilinç Denizi'nde dolandı. Anormal bir şey olmadığını fark edince altın okyanusa geri döndü.

 

Gri sis boşlukları kapadı ve sonra tüm Bilinç Denizi sakinleşip eski haline döndü.

 

Kırmızı şimşek altın okyanusun derinliklerinde dinlenip yavaşça okyanustan enerji emdi.

 

Wang Lin, Ji Alemi İlahi Hissi'nin altın okyanusun içinde büyüdüğünü hissedebiliyordu. Yavaş olsa da, hayatta kalmaya devam ederse on binlerce yıl içinde ruhunun önceki haline döneceğini hissedebiliyordu.

 

O gün gerçekten gelirse, o zaman dünya yasaları bile gözünde bir hiç olurdu. Çürük dünyaya istediği gibi girip çıkabilirdi.

 

Wang Lin bir süre düşünüp önündeki iki ışığa baktı. Elini salladı ve elinde iki boyutsal çanta belirdi. Elde ettiği üç boyutsal çantadaki büyülü hazinelerin hepsi dünya yasalarını engellemek için kullanmıştı.

 

Malzemelere gelince, kaplumbağa kabuğu formasyonlarını yaptığında onları üç kısma ayırdı. İlahi hissi bir boyutsal çantaya girdi. Yumruk büyüklüğünde siyah bir metal parçası çıkardı.

 

Bu metal parçası belli ki bir zırh parçasıydı. Wang Lin biraz düşündü. Şu anki zayıflığı, malzeme bilgisinin çok zayıf olmasındandı. Şu anda olduğu gibi, iki çanta dolusu malzemesi vardı ama onlarla ne yapacağını bilmiyordu. Çaresiz hissetti. Sanki hazineyle dolu bir dağa girmişti ama bu hazinelerin ne işe yaradığını bilmiyordu.

 

Bu metal parçası bildiği birkaç şeyden biriydi. Arıtılmış bir demir parçasıydı.

 

Arıtılmış demiri bilmesinin nedeni Heng Yue Tarikatı'ndaki iç tarikat öğrencileri arasındaki gizli takastı. Birinin takas etmek için tırnak boyutunda bir parça çıkardığını görmüştü. Uçan kılıç yapmak için önemli bir malzemeydi.

 

Boyutsal çantayı sakladı ve yetişimini bitirdiğinde malzemeler hakkında bilgi edinmek için çok çaba harcamaya karar verdi.

 

Arıtılmış demiri havaya attı ve uçan kılıç hemen hareket edip demire saplandı. Arıtılmış demirin merkezinden yeşil ışık zerresi çıktı. Yeşil ışık yavaş yavaş yayıldı ve nihayetinde bir kılıç Qi ışını ateşlendi.

 

Wang Lin, demir parçasına bakarken acı acı gülümsedi. Büyülü hazineleri nasıl arıtacağını bilmediğinden mutsuz hissediyordu. Bu yapabileceği en iyi şeydi.

 

Sonra, düşüncelerini yöneltti ve arıtılmış demir parçası yok olup arkasında belirdi. Ancak, arıtılmış demir parçası çok daha küçüktü ve kenarları, sıvı metal yere damlarken kırmızı bir biçimde parlıyordu.

 

Wang Lin sessizce iç çekti. Arıtılmış demirin ısısı düştükten sonra onu boyutsal çantaya koydu.

 

Sonra boncuğun görüntüsüne baktı ve ruhuyla bir bağlantı hissetti. Elini salladı. Boncuğun görüntüsü eline düştü, yavaşça katılaştı.

 

Boncuktaki desenler hala iki yapraktı. Tek kelime etmeden suyla dolu kovaları çıkartıp boncuğu içine attı.

 

Dakikalar sonra, boncuğu çıkartıp suyu içti. Aniden, ruhsal enerji vücuduna hücum etti. Bu yüzden, çabucak diğer üç kovayı çıkartıp boncuğu içine daldırdı. Sonra rüya uzayına girebilecek mi diye boncuğa baktı.

 

Rüya uzayının içine tekrar girdiğinde tanıdık bir manzarayla karşılaştı. Bir süre düşündü ve çabucak Situ Nan'ın Kadim Ruh'unun bulunduğu yere ulaşana dek hareket etti.

 

Situ Nan'ın Kadim Ruh'u hala oradaydı ama normal birinin onda birinden daha azına küçülmüştü. Öncekine kıyasla cennet ve yeryüzü gibiydi.

 

Kadim Ruh çok loş ve halsizdi, gözleri kapalıydı. Kadim Ruh'un yanında iki soluk ışık vardı.

 

Wang Lin iki gözyaşı döktü ve iki ışığa doğru secde etti. Daha sonra oturdu ve dört kova çıkardı. Büyük bir yudum su içti ve yetişime başladı.

 

Vücudunda en ufak bir yetişim dahi olmadığından Qi Yoğunlaştırması aşamasından başlayıp tekrar yetişim yapması gerekiyordu. İster Wang Lin'in ister Mai Liang'ın bedeni olsun, ikisi de Qi Yoğunlaştırması aşamasını zaten tecrübe etmişti. Bu sayede, yetişimini kolayca yeniliyordu.

 

Zaman geçti ve göz açıp kapayıncaya kadar bir yıl oldu. Bir yıl olsa da, rüya uzayında yedi yıl geçmişti.

 

Bu geçen yıllarda, rüya uzayının içinde ve dışında hep yetişim yapmıştı. Sadece birkaç kez ruh suyunu yenilemek için dışarı çıkmıştı.

 

Rüya uzayındaki üçüncü yılda, Qi Yoğunlaştırması'nın 15. katmanına ulaştı. Sonra Temel Oluşturma aşamasına ulaşmak için iki yıl daha harcadı. Yaklaşık bir yıl kala, sonunda yetişimine kavuştu ve Temel Oluşturma'nın orta aşamasına ulaştı.

 

Sadece Ji Alemi İlahi Hissi'yle bile tüm Temel Oluşturma yetişimcilerinin doğal düşmanıydı. Erken aşama Merkez Oluşturma yetişimcileriyle savaşmakta dahi kendine güveniyordu. Geç evre Temel Oluşturma'ya ulaştıktan sonra bir erken aşama Merkez Oluşturma yetişimcisini öldürmek konusunda %70 şansı olacağını hissetti.

 

Benzer şekilde, merkezini oluşturabilirse o zaman Kadim Ruh aşamasının altında yetişimciler arasında bir numaralı yetişimci olurdu.

 

Bu Ji Alemi'nin gücüydü.

 

Ji Alemi ve Wang Lin arasındaki ilişki balık ve su gibiydi. Ji Alemi güçlü olsa da, destekleyecek hiç yetişimi yokken fazla sürmezdi. Yalnızca yetişimdeki artışlar Ji Alemi'nin güçlenip dayanmasını sağlayabilirdi.

 

Yetişim ne kadar güçlüyse Ji Alemi'nin gücünü o kadar kullanılabilirdi.

 

Şu anki Wang Lin, bu yedi yılda Mai Liang'ın vücuduyla kaynaşmıştı. Artık hiç rahatsızlık yoktu ama vücudundan gelen soğukluk daha da güçlendi. Tıpkı hiç kimsenin eritemeyeceği 10.000 yıllık bir buz dağı gibiydi.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18125 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr