Bölüm 114

avatar
1423 0

Xian Ni - Bölüm 114


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Xİn Hai, Shangguan Yun’a bakıp söylendi, ‘’Kıdemli kardeş Gökyüzünün Kulesi’ndeki elçiyi karşılamak için gitti. Yakında geleceğine inanıyorum.’’

 

O anda, formasyon bir kez daha ışıldadı. Vadinin dışındaki herkes konuşmayı kesti ve izlemek için döndü. Tenh Huayuan öfkeyle formasyona bakarken yumruklarını sıktı. Çoktan Wang Lin belirdiği anda yapacaklarını planlamıştı; ilk ışınlanmayı önünde belirmek için kullanacak ve dünyadaki bütün işkenceleri tecrübe edeceğinden emin olacaktı.

 

Formasyon parlakça ışıldadı ve 13 kişi ortaya çıktı.

 

Teng Huayuan’ın yüzü daha da öfkeli bir hal alırken bayraktaki başka bir ruhu daha parçaladı. İçinden alayla gülümsedi, ‘’Wang Lin, eğer gerçekten aileni umursamayacak kadar soğukkanlıysan ve ortaya çıkamayacaksan, o zaman seni hafife aldığımı itiraf edeceğim. Ancak şimdilik kaçmayı başarsan bile, orta aşama Kadim Ruh seviyesine ulaşınca, seni bulmak için lanetin gücünü arttırabilirim.’’

 

Vadinin dışındaki gelişimciler tekrardan konuşmaya başladılar.

 

‘’Olanlar sadece bana mı garip geliyor? Geçmişte, ilk ortaya çıkanlar her zaman en kalabalık olanlardır ve ardından dışarı çıkan insan sayısı azalır. Neden bu ikinci grup ilk gruptan daha kalabalık?’’

 

‘’Tuhaf. Ben de olanların bu sefer garip olduğunu hissediyorum.’’

 

‘’Şimdi hangi tarikat çıktı? Eğer bilen varsa, durmasın da söylesin yahu!’’

 

‘’Bunlar He Huan Tarikatı öğrencileri. Şu sürtük Wang Ying’i tanıyorum.  100 metre yakınımda belirdiği sürece, pis kokusunu fark edebilirim…’’

 

‘’Doğru. Onlar He Huan Tarikatı’ndan.’’

 

İnsanlar konuşurken, He Huan Tarikatı’ndan iki Kadim Ruh gelişimcisinin, Chen Huan ve Cheng Yan’ın, yüzü kasvetliydi. Birbirlerine bakarken iç çektiler, ardından ifadeleri normal hallerine döndü.

 

He Huan Tarikatı öğrencileri, yüzlerindeki karmaşık ifadeyle, üzgün bir şekilde Chen Huan ve Cheng Yan’a doğru ilerlediler. En öndeki kadın öğrenci, iki Kadim Ruh gelişimcisinin yanına vardıklarında, çabucak bir ses aktarım yeşimi fırlattı.

 

Cheng Yuan kaşlarını çattı. Yeşim taşını yerleştirdiği gibi zihnine akın eden bilgiler şaşırmasını sağladı. Ardından, Wang Yin’e hızlıca bir bakış atıp söylendi, ‘’Bu doğru mu?’’

 

Wang Ying saygıyla yanıtladı, ‘’Saygıdeğer atamız, kendi gözlerimizle gördük.’’

 

Arkasındaki öğrenciler zaten yeşimin içindeki biliyormuş gibi görünüyordu, hepsi hızlıca onayladı.

 

Cheng Yan herkese baktı, sonrasında da Chen Yuan’dan yeşimi aldı. Uzun süre yeşim taşını inceledikten sonra, soğuk bir kahkaha atıp yeşimi parçaladı.

 

Aniden, akılcı tarikatların birinden bir çift göz onlara odaklandı. Chen Huan ve Cheng Yan hemen döndüklerinde, Xin Hai’nin kafa salladığını fark ettiler.

 

Chen Huan ve Chen Yan Piao Miao Tarikatı öğrencileri dışarı çıktığında Xin Hai’nin tepkisini fark etmişlerdi, fakat neden olduğunu tahmin edememişlerdi. Ancak, yeşimi inceledikten sonra, neler döndüğünü anlamışlardı.

 

//Bu Chen Yan mı adamın ismi bilmiyorum yukarıda Cheng Yan denmiş anlamadım gitti, bu yüzden İngilizcesinde gördüğümü yazıyorum direkt.//

 

Chen Huan, Chen Yan ve Xin Hai’ye bakarken, Teng Huayuan kaşlarını çattı. Aniden büyük bir şeyin yaşandığını hissetmeye başladı, ancak sorunun ne olabileceğini bilmiyordu. Bir süre varsayımlarda bulunduktan sonra, neyin yanlış olduğunu bulamadı, bu yüzden soğukça homurdanıp bayraktaki ruhlardan birini daha yok etti.

 

O anda, sadece Teng Huayuan değil, bütün tarikatlar bir şeylerin yanlış olduğunu anlamıştı. Öğrencilerin, üç Kadim Ruh gelişimcisinin yüzlerinin bu kadar kasvetli olmasını sağlayacak ne söyleyebileceğini bilmiyorlardı.

 

Küçük aileler, küçük tarikatlar ve hiç kimseyle bağı olmayan gelişimciler bile bir şeylerin yanlış olduğunu fark etmişti, bu yüzden hepsi bir araya toplanıp konuşmaya başladı.

 

Tam o anda, gökyüzü aniden karardı ve bir ışık halkası sessizce belirdi. Işık halkası gökyüzünün ortasına doğru süzülüverdi, ardından 10 metre genişledi. Hemen sonrasında da dört kişi ortaya çıktı.

 

Öndeki figür yüzündeki gülümsemeyle tıpkı bir top gibi duran şişkoydu, ancak ortaya çıktığı anda, bütün Kadim Ruh gelişimcileri uçarak yanına gittiler ve saygıyla yanında dikildiler.

 

Bu kişi Zhao’da kalan elçi, Lin Yi’den başkası değildi.

 

Li Yin bir kahkaha patlatıp konuşmaya koyuldu, ‘’Millet, bugün yüksek ölümsüz ülkelerindeki elçilerine dış savaş alanına olan kapıyı açmalarında yardım etmek için buraya geldim. Giriş hakkınıza karışmayacağım, yani keyfinize bakın.’’

 

Li Yin’in arkasında üç kişi vardı; Punnan Zi, Piao Miao Tarikatı’ndan beyaz saçlı bir figür ve Tian Dao Tarikatı’ndan sıska bir figür.

 

Bu üçlü Li Yin’e eşlik ediyordu, birlikte boş alanın ortasına indiler. Takiben de diğer Kadim Ruh gelişimcileri hızlıca harekete geçip yanlarında durmaya başladı.

 

Xin Hai beyaz saçlı yaşlı adamın yanında durma şansını yakaladığı gibi birkaç ses aktarımı gönderdi. Bu beyaz saçlı yaşlı adam Piao Miao Tarikatı’nın bir numaralı uzmanı Xue Mei idi.

 

Xin Hai’nin mesajını dinledikten sonra, sakince onayladı.

 

Formasyon bir kez daha ışıldadığında, beş kişi dışarı çıktı. Bu beşli belirdiği anda, soğuk bir enerji dalgası yayılmıştı.  Beşli kızarmış gözleriyle etraflarına bakındılar ve oturmak için bir köşe seçtiler.

 

‘’Bunlar hangi tarikattan yahu?’’ Herkes anında konuşmaya başladı.

 

Uzunca bir süre sonra dahi, kimse bulamamıştı, bu yüzden herkes bu beşlinin hangi tarikattan olduğunu anlamak için varsayımda bulunmaya başlamıştı.

 

Li Yin’in yanında duran, Xu Mei aniden kahkaha atıp söylendi, ‘’Elçi hazretleri, şu kinle dolu Ceset Tarikatı’nın öğrencilerine bakın. Ceset Tarikatı’nın, ölü kuklalarıyla öğrencilerinin birleşmesine olanak sağlayan gizli bir teknikleri olduğunu duymuştum. Sanırım bu beşi insan kuklası olarak adlandırılmalı.’’

 

Lin Yi onayladı, ‘’Bu beşli gerçekten insan kuklaları.’’

 

Tian Dao Tarikatı’ndan sıska adam etrafına bakınırken kaşlarını çatarak söylendi, ‘’ Neden kardeş Ye burada değil…’’

 

Lin Yi kafasını hoşnutsuz bir şekilde kafasını sallayarak homurdandı, ‘’Ölü Tarikatı nişanı Jue Ming Vadisi içinde tutma kuralına uymadı, yani elendiler. Gelmese bile, önemli değil.’’ Bununla birlikte, üstünkörü bir şekilde kuzeybatıya baktı ve içinden düşündü, ‘’Ceset Tarikatı… Bu sefer birkaç kişi daha bedenleri ele geçirmeyi bitirecek ve gelişimini yenileyecek…’’

 

Bunu düşünürken, Lin Yi aniden Wu Feng Vadisi’nin Kadim Ruh gelişimcisine döndü, ‘’Wu Feng Vadisi de nişanını elinde tutmadı, bunun yerine başka bir tarikata verdiler, yine de o tarikat elenmeyecek, çünkü sahip olacağınız nişanlar konusunda bir sınır yok. Ancak Wu Feng Vadisi kesinlikle elendi.’’

 

Wu Feng Vadisi’nin Kadim Ruh aşamasındaki gelişimcisi siyahlar içindeki bir yaşlı adamdı. İfadesi, Teng Huayuan’a bakarken değişmedi.

 

Teng Huayuan da sessizdi. Misafir bir üstat olsa da, nişanı almak için yüksek bir fiyat ödemekten kurtulamamıştı.

 

Formasyon tekrardan ışıldadı. Aniden, Teng Huayuan’ın kalbi teklerken laneti hissetti. Formasyona dik dik bakarak, Wang Lin’in belirmesini bekledi. Wang Lin belirdiği anda, anında yanına ışınlanacaktı.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18125 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr