Bölüm 113

avatar
1491 0

Xian Ni - Bölüm 113


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Si Tu Nan genç adama Ruh Değişimi aşamasındayken, Kadim Ruh’un değiştiğini ve büyüdüğünü söylemişti. Ancak, beden pek büyümüyordu ve Kadim Ruh bu boyuta sadece bedenin dışındayken ulaşıyordu.

 

Wang Lin bağdaş kurarak zemine oturdu, su kabağını çıkarıp büyük bir yudum aldı ve orta aşama Temel Oluşum’a atılım yapmak için enerjisini harekete geçirdi. Si Tu Nan bir keresinde Wang Lin’e burada atılım yapmasının, başarısız olduğunda yenilenmesine yardımcı olacağını söylemişti, bu yüzden boncuğun içinde atılım yapacaktı.

 

Zaman yavaşça geçmiş ve göz açıp kapayıncaya kadar, dış savaş alanının açılma zamanı neredeyse gelmişti. Ölümsüzlük yoluna adım atmış bir sürü kişi aylar önce Jue Ming Vadisi’nin çıkışına gelmişti. Hepsi Jue Ming Vadisi’nini tek çıkışını izlemek için en iyi konumu bulma derdindeydi.

 

Daha da fazla gelişimci geldikçe, Jue Ming Vadisi’nin dışındaki alan daha fazla canlı bir hal almıştı. Tabii ki, eğer aralarında anlaşmazlık olan kişiler karşılaşırsa, anında büyük bir kavgaya tutuşuluyordu.

 

Her 100 yılda bir dış savaş alanı açıldığı için, Jue Ming Vadisi’nin bulunduğu 1000 kilometrelik alanda binalar hazırlanmıştı. Dış savaş alanının açılması Zhao ülkesinin zirvesindeki kişilerin toplandığı bir olay olduğunu söylemeden geçmemek gerekirdi.

 

Dış savaş alanının açılma zamanı yaklaştığında, bu binalar Zhao ülkesindeki en büyük market haline gelirdi. Bütün gelişimciler bu binalarda toplanarak, son derece canlı bir ortam oluştururdu.

 

Birçok materyal ve nadir büyülü hazineler burada belirirdi.

 

Bu gün, sayısız gelişimci Jue Ming Vadisi’nin dışında toplanmıştı. Zhao ülkesindeki sayısız tarikattan gelen bir sürü gelişimci vardı.

 

Kendi bölgesine sahip çok büyük tarikatlar dışında, herkes gruplar halinde toplanmıştı. Kalan insanlarsa çok küçük ailelerden, küçük tarikatlardan veya hiçbir yerle bağlantısı olmayan gelişimcilerden oluşuyordu.

 

Bu küçük aileler, küçük tarikatlar ve hiçbir yerle bağlantısı olmayan gelişimciler dış savaş alanına girme hakkına sahip değildi. Bir şey bulma umuduyla gelmişlerdi. Dış savaş alanı her açıldığında, büyük miktarda ruhsal enerji sızdırıyordu. Bu ruhsal enerjiden sadece biraz özümsemek bile haftalarca yapılan meditasyona eş değerdi.

 

Jue Ming Vadisi’nin açılmak üzere olduğu görülünce, herkes açılmasını beklemek için bir yer buldu.

 

Öğlen civarı, gökyüzü masmaviydi ve güneş gökyüzünün tepesindeydi. Hava yavaşça sıcaklaşıyordu.

 

Hava aşırı derecede sıcaktı, ancak hiçbir gelişimci umursamıyordu, tüm dikkatleri Jue Ming Vadisi’nin çıkışına odaklanmıştı.

 

Tecrübeli olanlar, Jue Ming Vadisi’nin tam öğlen açılacağını biliyordu.

 

Eğer birisi Jue Ming Vadisi’nin üzerindeki gökyüzüne bakarsa, şeklinin bir sukabağı gibi olduğunu fark ederdi.  Sukabağın ağzı tek girişti. Girişin iki tarafında da çok yüksek iki dağ vardı ve girişte sekizgen bir formasyon bulunuyordu.

 

Formasyon aniden parlamaya başladı.

 

Girişten çok uzak olmayan bir noktada, şeytani tarikatlardan Kadim Ruh gelişimcileri toplanmıştı. Aralarında, Teng Huayuan’ın ince figürü de bulunuyordu.

 

Gözleri, formasyonun girişine odaklanmışken tamamen coşku ve öldürme arzusuyla doluydu.

 

Formasyon daha da ışıldadı, ardından sekiz kişi yavaşça dışarı çıktı.

 

Teng Huayuan’ın gözlerindeki ifadeler hayal kırıklığıyla yer değiştirirken sağ eliyle bir bayrak çıkardı. Hemen ardından bayrağı sıktığı gibi üzerindeki ruhlardan birisi kayboldu.

 

Sekiz kişinin çıktığını görünce, Jue Ming Tarikatı’ndan gelişimciler işaret etmeye ve konuşmaya başladılar.

 

‘’Dışarı çıktılar. Bak, dışarı çıktılar. Normalde, ilk çıkanlar nişanlarını kaybedenler oluyor. Merak ediyorum acaba hangi tarikattanlar?’’

 

‘’Bu da ne? Neden bu kadar çok insan var? Normalde, ilk çıkan tarikat en az insan sayısına sahip olan olur.’’

 

‘’Dışarı çıktılar. Zhou You’yu görebiliyorum, bunlar Piao Miao Tarikatı öğrencileri.’’

 

‘’Piao Miao Tarikatı geçen seferde nişanlarını kaybetmişlerdi ve şimdi bir kez daha kaybettiler. Görünüşe göre büyük tarikatlardan birisi o kadar da iyi değilmiş. Eğer benim Fu Tian Tarikatı’m girmiş olsaydı, muhtemelen daha iyi olurdu.’’

 

‘’Kardeş Zhang, senin tarikatındaki en güçlü adam sadece erken aşama Merkez Oluşturma seviyesinde. Piao Miao Tarikatı herhangi bir atayı gönderirse senin tarikatı rahatlıkla yeryüzünden silebilirler, daha neyine konuşuyorsun be adam? Eğer bana sorarsan, Piao Miao Tarikatı şeytani tarikatların öğrencileri aşırı güçlü olduğundan kaybetti."

 

Sekiz zirve tarikat arasından, Kadim Ruh gelişimcisi ölmüş olan Jie Mie Tarikatı dışında, Kadim Ruh gelişimcisi olmayan tüm tarikatlar katılma haklarını kaybetmişlerdi ve bütün Kadim Ruh ataları kalan yedi tarikattandı.

 

Şu anda, Piao Miao Tarikatı’nın tarikat lideri, Xin Hai’nin yüzü sessizce girişe bakarken kasvetliydi.

 

Piao Miao Tarikatı’nın sekiz üyesi yüzlerindeki garip ifadelerle formasyondan dışarı çıktı. Vadinin dışındaki bütün bu insanları görünce ve konuşmalarını duyunca, yüzleri kırmızıya dönerken kafalarını eğerek Xin Hai’ye doğru ilerlediler.

 

Xin Hai öfkesini frenlemek için elinden geleni yapıyordu. Dış savaş alanına girme hakkı için bir sürü kaynak harcamıştı ve toplamda 25 öğrenci göndermişti. 3 tanesi geç aşama ve sekiz tanesi orta aşama Temel Oluşturma seviyesindeydi. Kalan öğrenciler erken aşamada olsalar da, ellerinde bir sürü büyülü hazine vardı. Ne olursa olsun bu sefer giriş hakkını kazanmak istiyordu, ancak şu anki duruma bakmak ne kadar zor geliyordu; 25 insandan sadece sekizi geri dönebilmişti, resmen dalga geçiliyordu!

 

Xin Hai sekiz öğrencisine bakarken, yakındaki Yuan Tian Tarikatı’nın atası Shangguan Yun kahkaha atıp konuşmaya başladı, ‘’Kardeş Xin, dış savaş alanına girme hakkını kaybetmek o kadar da büyütülecek bir olay değil. Dış savaş alanını temizlemek oldukça tehlikeli. Normalde, 10 öğrenciden sadece bir tanesi canlı geri dönebilir. Şimdi öğrencileriniz konusunda daha fazla endişelenmenize de gerek kalmadı. Sıradakine yüz yılcık kaldı, az sabredersiniz artık.’’

 

Xin Hai alayla gülümsedi, ‘’Kardeş Shangguan, burada alaylı konuşmanıza hiç gerek yok. İddiayı kaybettiğime göre, anlaşmamızda döneklik yapmayacağım.’’ Bununla birlikte, sekiz öğrencisine baktı ve hüzünle söylendi, ‘’Kıdemli kardeşiniz öldü mü?’’

 

Öğrencilerden birisi diz çöktü ve fısıldayarak yanıt verdi, ‘’Hepsi öldü… diğer öğrencilerin hepsi öldü.’’

 

Kalan yedili de hemen diz çöktü. Yüzleri korkuyla kaplanmıştı.

 

Shangguan Yun içinden alayla gülümsedi, ancak sessizce kafasını sallarken yüzünde merhametli bir ifade belirdi.

 

Xin Hai’nin yüzü çirkinleşirken söylendi, ‘’Bir sürü kişi öldü ha… İyi! Hangi tarikat öldürdü?’’

 

İlk diz çöken öğrenci tereddüt etti. Bunu gören Xin Hai, elini salladı ve bir bariyer  Piao Miao Tarikatı öğrencilerini çevreledi. Shangguan Yun kafasını kaldırdı ve içindeki alaylı gülümsemesi daha da genişledi.

 

Diğer insanların ilahi hissini engelledikten sonra, Xin Hai öğrenciye konuşmasını işaret etti, öğrenci de hızlıca her şeyi dökülüverdi. Xin Hai dinlemeyi bitirdikten sonra, şaşkınlıktan dili tutulmuştu ve gözleri soğuklaşmıştı. Bir süre sonra, soğukça homurdanıp söylendi, ‘’Siz çocuklar arkamda durun. Gerçekten bu kişinin kim olduğunu görmeliyim.’’ Bununla birlikte, elini salladı ve bariyer kayboldu.

 

Yan taraftaki Shangguan Yun, tam o sırada söylenmeye başladı, ‘’Neden ölümsüz kardeş Xu Mei burada değil?’’

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18324 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37546 Bölüm Sayısı


creator
manga tr