Bölüm 92: Ölü Yin Mezhebi (1)

avatar
1798 1

Xian Ni - Bölüm 92: Ölü Yin Mezhebi (1)


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Wang Lin kıkırdadı. Artık bu kişiye karşı düşmanlık hissetmiyordu. Vücudunu esnetmesi gerektiğini hissetti, bu yüzden bir tavşan gibi hızlıca öne atıldı.

 

İkili arasındaki mesafe çabucak kapanmıştı. Garip figür Wang Lin’in ona doğru hücum ettiğini görünce, bakışları genç adama kilitlendi; savaşmaya hazırdı. Ne var ki, Wang Lin’in yeşil kılıcı kullanmadığını fark etti; bir kahkaha savurarak durdu. İlk sırada yer alan buraya geliş nedenini tamamen unutarak dövüşmeye hazırlandı. Tereddüt etmeden, mavi bir gaz yayan bir tılsımı yırttı. Bedeni mavi gazı emdiğinde, aruası aniden daha da güçlü bir hal aldı.

 

Garip bir dilde birkaç şey sarf ederken gözlerinde ciddi bir ifade belirdi, sanki Wang Lin’e bir şeyler anlatmaya çalışıyordu.

 

Wang Lin mavi tenli adamın üzerindeki tılsımların aşırı garip olduğunu biliyordu. Wang Lin’den ağır bir yara aldıktan sonra bile, sadece bir tılsımla, tamamen iyileşebiliyordu. Bunun ardından, Wang Lin tılsımlar hakkında daha da meraklı bir hale gelmişti.

 

Şimdi, garip adam başka bir sarı tılsımı yırtmıştı ve gücü aniden ikiye katlanmıştı.

 

Tek kelime etmeden, Wang Lin elini salladı. Ruhsal enerjisi bedenini baştan aşağıya turladı ve aurası da aniden değişti.

 

Mavi enerji şeritleri etrafında süzülüyordu. Soğuk bir aura bedenini çevreledi ve aşırı derece soğuk bir ifade yüzünde yer edindi.

 

Garip adamın gözleri parladı. Ağzını açtı ve Wang Lin’in anlayabileceği bir şey söyledi: ‘’Kuvvet!’’ Bununla birlikte, bir yumruk oluşturdu. Kolu kızardı ve Wang Lin’e bir yumruk atarken kasları şişerek genişledi.

 

Genç adamın gözlerinde bir ışık yandı. Bedenindeki Yin ruhsal enerjisi yükselirken garip adamın yumruğuyla çarpışacak bir yumruk oluşturdu. Çarpışma anında, garip adam garip bir duruş sergiledi. Sola doğru eğilirken ayağını yere yatırmış ve garip bir nefes tekniği uygulamaya başlamıştı. Birdenbire, ani bir rüzgar etrafında dolaşarak, yakındaki bütün kayaları uzağa fırlattı; böylece etraflarında boş bir alan oluşmuştu.

 

Wang Lin’in yüzü kırmızıya döndü ve garip adama bakarken istemsiz olarak üç adım geri çekildi.

 

Garip adam içten içe Wang Lin’den daha fazla şaşırmıştı. Rahatça, Wang Lin’in yumruğundan garip Yin ruhsal enerjisinin bedenine aktığını hissedebiliyordu. Soğuk enerji beraberinde olağanüstü bir soğukluk getirirken bütün bedenine yayılıyordu.

 

Eğer vücudundaki bütün bu soğuk enerjiyi depolamasına yardım eden semboller olmasaydı, çoktan buzdan katılaşmış olurdu.

 

Tamamen donmuş sağ eline bakarken, tüm kaslarının ve kemiklerinin donduğunu buza dönüştüğünü fark ettiğinde dehşete kapıldı. Soluk yüzüyle Wang Lin’e baktı ve Wang Lin’in anlayabileceği başka bir şey daha dedi: ‘’Ji?’’

 

Wang Lin hiçbir şey söylemedi. Çünkü Ji’nin ne anlama geldiğini bilmiyordu, kafasını olumsuz anlamda salladı.

 

Garip adam şaşıp kalmıştı. Beyaz ve yeşil gaz belirmesini sağlayan, başka bir tılsımı yırttı. Gaz kaybolduktan sonra, sağ kolu normale dönmüştü, ancak Wang Lin kolunun titrediğini görebiliyordu.

 

Wang Lin’e bir bakıp homurdandı. Nihayetinde ayrılmadan önce, bir süre daha bir şeyler geveledi. Wang Lin gidene kadar garip adama baktı;, ardından oturarak dövüşü aklına getirdi.

 

Garip adamın yumruğundaki enerji aşırı garipti. Ruhsal enerji gibi gözükmüyordu, bunun yerine başka bir türden enerji gibiydi.

 

‘’Kuvvet?’’ Yumruk atmadan önce garip adamın bağırdığı şey aklına geldi.

 

Garip adamın attığı garip yumruğu görmezden gelirsek, Wang Lin Yin Ruhsal enerjisinin gücünden son derece mutluydu. Bir şeylerin yapısını değiştirebilecek bu tür ruhsal enerjiyi, ‘’Ji Yan Ruhsal Enerjisi’’ diye adlandırdı.

 

‘’Ji?’’ Bu, gücünü söyledikten sonra garip adamın dediği şeydi.

 

Wang Lin kendi kendine mırıldandı, ‘’Ayrılma zamanı yaklaşıyor. Bir kere Yeraltı Yükseliş Tekniği’nde 5.katmana ulaşayım, o zaman ayrılacağım.’’

 

‘’ Daha olağanüstü Yeryüzü Yin noktaları bulmalıyım, zorundayım!’’ Wang Lin, Yeraltı Yükseliş Tekniği’nde daha yüksek katmanlara atılım yapabilmesi için daha yüksek kaliteli Yin enerjisine ihtiyaç duyacağı için, olağanüstü Yin bulması gerektiğini biliyordu.

 

Kalıntılarda Yin enerjisi yoğun olsa da, Wang Lin burada Yin enerjisinin sadece derece on yoğun kalite civarında olduğunu biliyordu. Taş çatlasa ancak derece 1 olağanüstü kalitesine ulaşabilirdi.

 

Cennet Yin’i, yeryüzü Yin’i, Gizemli Yin ve Yeraltı Yin enerjileri arasında, gizemli ve yeraltı Yin’inin arasındaki farkın fazla olmadığı, ancak yeryüzü ve cennet arasındaki farkın muazzam olduğu belirtiliyordu. Derece 1 iyi kalite yeryüzü Yin enerjisi, derece 1 olağanüstü kalite gizemli veya yeraltı Yin enerjisine eşitti.

 

Cennet enerjisine gelirsek, sadece arzu edilebilen derece 1 sıradan kalitesi, derece 1 olağanüstü kalite gizemli veya yeraltı enerjisine denkti.

 

Düşünürken, kafasını kaldırdı ve garip adamın geri döndüğünü gördü. Garip adam döndükten sonra, Wang Lin’e bir süre el salladı. Garip adam çevresini işaret etti, derin bir nefes aldı, ardından şiddetle kafasını iki yana salladı.

 

Sonrasında, Wang Lin’i işaret etti, ardından kendini ve bir takım el hareketleri yaptı. Wang Lin yavaşça garip adamın ne istediğini anlamaya başladı. Görünüşe göre garip adam Wang Lin’in peşinden gelmesini istiyordu. Merakla, genç adam kafasını salladı.

 

Garip adam hızla ilerliyordu. Çevresini çok iyi tanıyordu ve bataklıktaki bütün tehlikeli çukurlardan kaçınıyordu.

 

Garip adam zemindeki bir çatlağa girdi ve yeraltındaki tünellerde ilerlemeye devam etti. Bir süre sonra, Wang Lin geniş bataklık alanını çok hızlı geçtikleri için şaşırmıştı.

 

İki gün sonra, ikili kalıntıların terk edilmiş bir köşesine ulaştı. Bu iki günde, ikili sadece bir kere dinlenmek için durmuştu.

 

Geldikten sonra, Wang Lin yakındaki sağlam kuleyi fark etti. Kulenin tepesinde, neredeyse iki metre genişliğinde taştan bir boncuk duruyordu.

 

Genç adamın gözleri parladı. Bu taş boncuk neredeyse kalıntılardakiyle aynıydı.

 

Garip adam durmadı ve kulenin tepesine tırmandı. Birkaç mühür oluşturdu ve taş boncuğa dokundu. Taş boncuktan kalıntıların merkezine doğru bir ışık huzmesi fırladı.

 

Mesafeden, ışık sütunu sonsuzmuş gibi gözüküyordu.

 

Bütün bunları yaptıktan sonra, garip adam aşağı atladı. Elini Wang Lin’e doğru uzattı ve ikili mekandan ayrıldı.

 

Zaman geçiyordu. Wang Lin garip adamı sıradaki boncuğa giderken takip ediyordu. Çoğu yer, kuleler çoktan çökmüştü, ancak taş boncuklar mükemmel durumdaydı.

 

Birer birer, taş boncuklar başlatıldı ve tüm ışıklar şehir merkezine doğru yöneltildi.

 

Wang Lin’in gördüğü ilk boncuk ve son olan boncukta başlatıldığında, bütün şehir değişmiş gibiydi.

 

Yol boyunca, Wang Lin gizlice sekiz boncuk olduğunu hesaplamıştı.

 

Garip adam gökyüzüne endişeli bakışlarıyla baktı. İkili durmadan şehir merkezine doğru ilerliyorlardı. 4.günün gün batımında, ikili şehir merkezinin dışına varmıştı.

 

8 ışık sütunu burada toplanmıştı. Garip adam durdu ve başıyla selam verdi. Şarkı vari sözler söylerken gözleri sadakat ile dolmuştu.

 

Sesi giderek artarken, yeryüzünden yüz metrelik bir heykel yerden yükselirken sarsıldı. Heykel durmadan önce yarıya kadar yükselmişti.

 

Uzun saçlarıyla bir adam heykele işlenmişti. Adam ilginç görünüyordu, bilgece bakışlara sahipti ve mesafeden görülebildiği kadarıyla eliyle yüz metre uzunluğunda bir mızrak tutuyordu. Bedeninin etrafında açık ağzıyla sanki saldıracakmış gibi duran kıvrılmış gibi duran bir ejderha vardı. Ejderhanın üzerindeki pullar o kadar detaylıydı ki neredeyse gerçek gibi duruyordu.

 

8 ışık huzmesi heykelde toplandı ve heykelin gözleri daha da parladı. Wang Lin sanki bu uzun saçlı adamın illüzyonu sanki yaşıyormuş gibi hissediyordu.

 

Heykel belirdikten sonra, garip adamın gözlerindeki saygı daha da derinleşti. Wang Lin’e el salladı ve aceleyle ejderhanın ağzını işaret etti.

 

Wang Lin az düşündü, ardından, tek kelime etmeden birkaç kez zıplayıp ejderhanın kafasının yakınlarına ulaştı. Buraya ulaştığı anda, güçlü Yin enerjisinin ayaklarının altından geldiğini hissetti.

 

Wang Lin hemen oturdu ve bir mühür oluşturarak kırmızı ışığı çağırdı. Kırmızı ışık anında dörde bölündü ve dördü de patlayana kadar ışıladı. Bunun, buradaki enerjisinin yeraltı Yin enerjisinin sınırlarına ulaştığı anlamına geldiğini biliyordu. Olağanüstü kaliteye ulaşmıştı.

 

Şaşırarak, hızlıca meditasyon yapmaya ve Yin enerjisini özümsemeye başladı. Ancak, bu sefer, özümseme menzili büyük değildi ve sadece çevresindeki birkaç metreye odaklanmıştı. Uzaktan bakıldığında, kırmızı bir küre ortaya çıkmış ve ejderhanın kafasını çevrelemiş gibi gözüküyordu.

 

Wang Lin burada 5 gün boyunca oturdu.

 

Bu 5 günde, garip adam bekledi ve her geçen gün daha da endişeli bir ruh haline büründü. Sanki heykel bir şeyi cezbedecekmiş gibi gökyüzüne baktı. Bedenindeki dokuz tılsım rüzgar olmadan kıpırdıyordu. Açıkça, her an tılsımları almaya hazırdı.

 

Qi Denizi nihayetinde 3.günde açılmıştı ve 5.günün sabahında iyileşmişti. Yeraltı Yükseliş Tekniği’nin beşinci katmanı, tamamlandı!

 

Bir adım daha, ve ikinci soğuk çekirdeği oluşturabilecekti. Bu tamamlandığında, son aşama Temel Oluşturma gelişimcilerinden daha fazla korkmasına gerek kalmayacaktı. Şimdi bile, orta aşama gelişimcilerden korkmuyordu.

 

Sonrasında, Yin ruhsal enerjisinin kalitesini arttırmak için olağanüstü kalite Yin enerjisiyle karıştırmaıy denedi.

 

Birleşmeyi kontrol ederken, ayrıca kendi ruhsal enerjisini de gözlemliyordu. Ruhsal enerjisinin daha da koyulaştığını ve maviden koyu maviye döndüğünü fark etmişti.

 

Ruhsal gücünün Ji Alemine daha da yakın olduğunu bilmiyordu.

 

O anda, dünya aniden değişti. Gökyüzü karardı ve sanki devasa bir el ittiriyormuş gibi bulutlar çekildi. Siyah sis, bir tabut şeklini alana kadar toplandı.

 

İllüzyon vari bir figür yavaşça tabutun üzerinde belirdi, bedeni hızlıca daha katı bir hal alıyordu.

 

Gökyüzünde boğuk bir ses yankılandı.

 

‘’Ustanın Kadim Ruhunun bu heykelin içinde mi saklandığını söylemek istiyorsun."

 

Garip adamın ifadesi, sesi duyduğunda muazzam bir değişim geçirmişti…

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18179 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37503 Bölüm Sayısı


creator
manga tr