Bölüm 80: Kan Rafine Etme Tekniği

avatar
1966 1

Xian Ni - Bölüm 80: Kan Rafine Etme Tekniği


 

Çevirmen Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Üç kez ışınlandıktan sonra, uçan kılıcın rengi açık yeşile dönmüştü. Kılıçtan yayılan ışık da ses de, açıkça daha zayıf olduğunu belli ediyordu.

 

Kısa süre sonra, bir süreliğine ışınlanamayan uçan kılıç iki altın sembol tarafından köşeye sıkıştırıldı. Wang Lin başka bir ağız dolusu daha ruhsal enerji tükürdü. Uçan kılıç aşırı yavaşlamıştı ve ruhsal enerjiyle çevrelenmişti. İki altın sembolde uçan kılıcın etrafında tıpkı iki altın ejderhaymışçasına dönüyordu. Uçan kılıç her kaçmayı denediğinde, zorla geriletiliyordu, bu yüzden uçan kılıç kaçamıyordu.


Zaman geçse de, uçan kılıcın mücadele gücü tükenmemişti, hatta daha da şiddetlenmişti. Uçan kılıcı kuşatan ruhsal enerji zayıfladığında, Wang Lin dişlerini sıktı ve başka bir ağız dolusu kanı tükürerek rafine etmeye devam etti.

 

Ay insanlara el sallayarak kaybolduğunda ve güneş yüzünü gösterdiğinde, nihayet uçan kılıç biraz zayıflamıştı. Genç adamın yüzü solgundu. Çoktan düzinelerce kez ağız dolusu ruhsal enerji tükürmüştü.

 

15.katmandaki gelişimiyle ve ruhsal sıvının yardımıyla bile, zar zor dayanabiliyordu.

 

Wang Lin kılıcı rafine etmeye devam ederken, günün ilk ışıkları odayı aydınlattı. Uçan kılıç artık mücadele etmiyordu. Wang Lin’in ruhsal enerjisinden oluşan şeritler kılıca girdiği anda uçan kılıç havaya fırladı.

 

Wang Lin’in ifadesi değişmişti ki, birinin kapıyı tıklattığını duydu, ardından da Zhang Hu’nun sesi kulaklarına ulaştı.

 

‘’Wang Lin, benimle silah dükkanına gitmek istiyor musun?’’

 

Wang Lin derin bir nefes alarak yanıtladı, ‘’Zhang Hu, rafine etmenin tam kritik noktasındayım, yani gelemem.’’

 

Zhang Hu afalladı. Bir süre düşündü, ardından, bir şey demeden, Wang Lin’in kapısının önünde bağdaş kurarak oturdu.

 

Genç adam, daha fazla Zhang Hu’ya dikkat etmedi ve rafine etmeye devam etti. Zaman yavaşça geçerken, güneş ufukta kaybolmuş ve ay sahte ışıklarıyla insanları selamlamıştı. Bu zamana kadar, Wang Lin çoktan üç su kabağı ruhsal su içmişti, ancak halen kılıcı rafine etmeyi bitirememişti.

 

Çaresizce Wang Lin, Si Tu Nan’dan bir tavsiye istemek zorunda kaldı.

 

Si Tu Nan yavaşça konuştu, ‘’Velet, sonunda bana gelmen gerektiğini anladın mı? Hmph, bunu bekliyordum. Eğer 10 yıllığına kapalı kapı eğitimi yapar ve bir sürü ruhsal enerji kullanırsan, belki başarıyla rafine etmek için bir şansın olur. Ha, on yıl derken gerçek dünyadaki on yıldan bahsediyorum, Cennet’e Başkaldıran Boncuk’taki rüya alanından değil.’’

 

Wang Lin kaşlarını çatarak söylendi, ‘’O kadar uzun süre mi?’’

 

Si Tu Nan’ın sesi yavaşça zihninde yankılandı, ‘’Tabii ki de. Bu uçan kılıç bir Merkez Oluşturma hazinesi hatta süper yüksek derece Merkez Oluşturma hazinesi. Çılgın bir Merkez Oluşturma gelişimcisi, Kadim Ruh gelişimcilerini yakalayabilmek için yapmış olmalı ve başarıyla Kadim Ruh aşamasına ulaşma şansını riske atarak, bu hazineyi rafine etmek için atılım anını kullanmıştır. Kılıcı yapan kişi gerçekten delinin tekiymiş. Ben de böyle bir şey yapmak istiyordum, ancak uzun süre düşündükten sonra vazgeçtim. Kadim Ruh aşamasına ulaşamamak çok kötü olmasa da, Kadim Ruh aşamasına adım atmak çok tehlikeli bir iştir. Bir yanlış adım atarsan ruhun tamamen kaybolur.

 

Bu Bai Zhan da uçan kılıcı kendinin yapmak için yaratıcısından yardım almış olmalı. Eğer hala bedenimde olsaydım, rafine etmek kolay olurdu, ama şimdi, fazla bir şey yapamasam da… ancak…’’

 

Wang Lin zaten bu yaşlı adamın huyunu ve insanları sinirlendirmeyi sevdiğini biliyordu, bu yüzden endişelenmeden bekledi.

 

Bir süre sonra, Si Tu Nan iç çekip mırıldandı, ‘’Unut gitsin. Söyleyeceğim şey şuydu: eğer normal rafine etme yöntemini kullanırsan, çok fazla zaman kaybedeceksin. Sana, Kan Rafine Etme Tekniği’ni öğreteceğim. Bu tekniğin avantajı, uçan kılıcı anında kendinin yapabilirsin, ancak, dezavantajı ise; uçan kılıç ve de sen hasar almanızdır. Ancak,  rafine etmen için gereken zaman yerine hasar alman, diğer yöntemleri kullanmandan birkaç kat daha iyi olacaktır.’’

 

Wang Lin biraz düşünüp söylendi, ‘’Dediğin Kan Rafine Etme Tekniği’ni nasıl kullanacağımı anlat.’’

 

Si Tu Nan sadece Wang Lin’i merakta bırakmak istemişti, ancak bu veledin muhtemelen onu görmezden göreceğini anladı, bu yüzden de konuşmaya karar verdi, fakat bir şartı vardı.

 

‘’Yıllardır elime bir kadın eli değmedi. Ne olursa olsun, sadece izleyecek olsam bile, beni tatmin olmama izin vermelisin.’’

 

Wang Lin belli belirsiz Si Tu Nan’a yanıt verdi. Ardından, Si Tu Nan’ın yönlendirmesi altında, eliyle garip mühürler oluşturdu. Dilinin ucunu ısırdı ve ruhsal güç dolu bir ağız dolusu kan tükürdü. Sonrasında, ellerini hareket ettirdi ve garip bir sembol havada belirdi.

 

Sembol belirdiği anda, kan, sembole girmeye başladı. Çok geçmeden, bütün kan özümsenmiş ve geriye kan renginde bir sembol kalmıştı. Wang Lin elini salladı ve sembol uçan kılıcın üzerine yerleşti.

 

Uçan kılıç titredi ve hemencecik beyaz gazı salmaya başladı.

 

Wang Lin anında başka bir ağız dolusu kan daha tükürdü. Zayıf görünüyordu, ancak gözlerindeki azim belli oluyordu. Kan özümseyen ve uçan kılıca doğru çekilen başka bir garip sembol daha oluşturdu.

 

Bu süreç birkaç saat daha devam etti. Daha sabah olmamıştı ki, keskin bir kılıç uğultusu Wang Lin’in odasından dışarı yayıldı. Wang Lin’in odasının önünde bunca zamandır oturan Zhang Hu, hemen ayaklandı.

 

Kapı sessizce açıldı. Dışarı çıkan genç adamın yüzünde ışıl ışıl bir gülümseme vardı. Şu anda oldukça iyi bir ruh halindeydi. Mırıldanarak, ‘’Teşekkür ederim, Zhang Hu.’’ Dedi.

 

Zhang Hu garip bir ifadeyle Wang Lin’e bakarken söylendi, ‘’Ne yapıyordun? Neden şu ana kadar duymadım da şimdi kılıç uğultusunu duydum?’’

 

Wang Lin ağzını açtı ve küçük, yeşil bir uçan kılıç anında dışarı çıktı. Kılıç belirdiği anda, kan kokusu bölgeyi çevreledi.

 

Zhang Hu şaşıp kalmıştı, ‘’Bu…bu ustamın uçan kılıcı mı? Başarıyla rafine ettin mi? Eh? Neden bu kadar güçlü bir kan kokusu yayıyor?’’

 

Wang Lin kafasını sallayarak onayladı. Sağ elini salladığında uçan kılıç yanına dönmüş ve tekrardan ağzına girmişti. Wang Lin de kılıcın üzerindeki bu güçlü kokudan rahatsız olmuştu. Ancak Si Tu Nan, sadece sonuna kadar, Kan Rafine Etme Tekniği ile rafine edilen hazinelerin böyle kanlı kokacağını ve gelecekte insanları öldürdüğünde, kokunun sadece daha da güçleneceğini söylemişti.

 

Zhang Hu uçan kılıca bön bön bakakaldı. Uzun süre sonra, derin bir nefes alarak söylendi, ‘’Wang Lin, gerçekten etkilendim. Bu uçan kılıçla, seninle aynı seviyedeki insanlar bir tehdit oluşturamaz. Bu kılıcın özel yeteneği ışınlanmak. Mesafe, kullanıcının ruhsal gücüne bağlı olarak değişiyor, ancak, beklenmedik bir şekilde kullandığında, birinci sınıf bir hazine haline geliyor."

 

İkisi birkaç kelam daha ettikten sonra, Zhang Hu ayrılmak üzereyken, aylık yapılan takas fuarının, 3 gün içinde olduğunu ve hazırlanması gerektiğini hatırlattı.

 

Zhang Hu ayrıldıktan sonra, Wang Lin kılıç kınını çıkardı. Si Tu Nan bile bu kılıca övgüler yağdırmıştı. Ayrıca o bile bu hazinenin hangi derecede olduğunu bilmiyordu.

 

Wang Lin başlangıçta uçan kılıçla kılıç kınının bir takımın parçası olduğunu düşünmüştü, ancak, uçan kılıcı rafine ettikten sonra, ikisinin farklı olduğunu fark etmişti.

 

Daha yakından incelediğinde, kılıç kını aşırı güçlü öldürme arzusunu serbest bırakıyordu. Wang Lin daha da yaklaştıkça, öldürme arzusu, zihnini boşaltana ve yalnızca bir kılıç illüzyonu görene kadar, artmıştı.

 

(1/1)

 

Bu akşam dönüyorum inşallah, yarın tam gaz devam!

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr