Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 141: Cisimleşen Sembol Dizisi


Çeviri: Deuce

 

Sembol Usta Kulesinin dışarısında, yedinci seviyedeki ışık beneklerden biri kaybolunca normalde gürültüden geçilmeyen koca meydan bir anda sessizliğe gömülmüştü.

 

Bu garip sessizlik bir süre devam daha etti ve hummalı bir yaygaranın ardından sessizlik tamamen bozuldu.

 

“Işık beneği kayboldu!”

 

“Acaba birisi sekizinci seviyeye mi girecek?”

 

“Nasıl mümkün olabilir ki? 3. Mühür Sembol Usta Seviyesindeki biri bile son derece zorlanarak yedinci seviyeye girerken, sekizinciye nasıl girebilsin?”

 

“Kim acaba? Zhou Tong mu yoksa Lin Dong mu?”

 

“Bence büyük ihtimal Zhou Tong…”

 

“Saçmalama! Lin Dong, Zhou Tong’a kaybetmez bir kere…”

 

“…”

 

Etrafındaki şamatayı ve tartışmaları işitmesi üzerine, normalde taş sandalyede sakince oturan Büyük Usta Yan birden ayağa kalkmıştı. Gözleri sımsıkı bir şekilde Sembol Usta Kulesinin sekizinci seviyesine odaklamıştı. Şu an, uzun yıllardır kimsenin adımını basmadığı sekizinci seviyeden sahiden de bir ışık beneği yayılıyordu.

 

“Kim ki bu? Gerçekten Lin Dong olabilir mi?”

 

O esnada, Büyük Usta Yan’ın bile gözlerinde son derece gergin ve heyecanlı bir bakış vardı. Sekizinci seviyeye girmenin ne kadar zor olduğunun farkında olan Büyük Usta Yan, genel düşüncelerine göre Lin Dong ile Zhou Tong her ne kadar yetenekli birer genç olsalar da sekizinci seviyeye geçemiyor olmaları lazımdı. Ancak gözlerinin önündeki bu gerçeklik, Büyük Usta Yan’ın ve beraberindekilerin bu konuda yanıldıklarını bir tokat gibi suratlarına vuruyordu.

 

Ancak o anda Büyük Usta Yan’ın kendisi bile sekizinci seviyeye kimin geçtiğini bilmiyordu. Lin Dong mu yoksa Zhou Tong mu? Şu zamana kadar içerde tam olarak neler olduğunu kimse bilmiyordu.

 

Aslında, galibin belli bir sürenin geçmesiyle belirleneceğini düşünüyorlardı. Neticede, yedinci seviyede sadece iki tane ışık beneği vardı ve hal böyleyken, galibi belirlemeyenin tek yoluysa, kimin daha uzun dayanabileceğiydi. Fakat az önce yaşananlar, bu düşünceleri tamamen yok etmişti.

 

Kule Savaşının kurallarına göre eğer birisi senden daha yüksek bir kattaysa, orada birkaç dakika geçirse dahi, aşağı katlarda ne kadar kaldığının bir anlamı yoktu ve kazanan yüksek katta kalan kişi oluyordu. Ve bu, Lin Dong ve Zhou Tong’un neden hayatlarını riske attığını açıklıyordu. Sekizinci seviyeye çıkıldığı andan itibaren mücadelenin sonucu belli oluyordu.

 

Fakat ne var ki, Büyük Usta Yan ile geri kalanların aklını kurcalayan şey; kimin sekizinci kata ulaştığıydı.

 

Eğer Zhou Tong kazanırsa, Yan Şehri tamamen kaybedecek ve Sembol Usta Kulesinin sahibini değiştirecekti. Şayet Lin Dong kazanırsa Sembol Usta Kulesi önceden olduğu gibi Yan Şehrinde kalacak!

 

Büyük Usta Yan endişeli haldeyken, yan taraftaki Han Yun da aynı şekilde endişeliydi ve elbisesinin içindeki ellerini yumruk haline getirmiş, yüz ifadesi de biraz çirkinleşmişti. Zhou Tong’un sahip olduğu yetenekleri biliyordu ve eğer konu yedinci seviyede uzun süre dayanmak olsaydı hiç şüphesi yoktu ki, bu mücadeleyi kazanabilirlerdi. Fakat mesele, sekizinci kata çıkmak olunca Han Yun şanslarının çok az olduğunu hissediyordu.

 

Etrafta söylenenlerden anlaşılıyor ki, sekizinci seviyeye ulaşan kişi kuvvetle muhtemel daha önce göz ardı ettiği isimsiz genç; Lin Dong idi.

 

Bu düşüncelere dalmışken Han Yun’un gözlerinin kenarı gayri ihtiyari seğirmişti. Zira dikkat etmediği bu isimsiz gencin yüzünden istemediği olaylar cereyan etmesiyle beraber az önceki tüm heyecan ve hevesini de kursağında bırakmıştı.

 

“Bu sadece bir tahmin. Tam tersi de olabilir. Belki de Zhou Tong şans eseri bir atılım gerçekleştirmiştir ve sekizinci kata ilerlemiştir. Lin Dong denen veledin herhangi bir yeteneği yok, nasıl sekizinci kata girebilmesi mümkün olsun ki…”

 

O esnada Han Yun’un yapabildiği tek şey; kendi kendini avutmaktı. Nedenini bilmiyordu ama kendini avuturken içinde tarif edemediği bir huzursuzluk giderek büyümeye başlamıştı.

 

 

Sembol Usta Kulesinin dışında bir curcuna bir kıyamet devam ederken Lin Dong’un ise şu an biraz aklı karışıktı.

 

Sekizinci seviye de tıpkı diğer katlar gibi diğerlerine nazaran biraz daha küçüktü. Sekizinci seviyenin alanı büyük sayılmadığından buradaki Zihinsel Enerji baskısı çok korkutucuydu. Ancak buradaki en olağandışı şeyse; hayatını bir anda almaya yetecek kadar güçlü olan Zihinsel Enerji baskıyı şu an kendisini çok fazla rahatsız etmiyordu.

 

“Bunun sebebi Kader Ruh Sembolleri olabilir mi…?”

 

Lin Dong kısa bir süre bu meseleye kafa patlatmasının ardından sonunda bunun Niwan Sarayındaki iki Kader Ruh Sembolünün sayesinde olduğuna kanaat getirdi. Hemen ardından gözlerini hafifçe kapadı ve bilincini Niwan Sarayına gönderdi. Hakikaten de iki Kader Ruh Sembolü çoktan kendiliğinden iki Ruh Sembol girdabına dönüşmüşlerdi.

 

Ancak Lin Dong’u asıl şaşkınlığa uğramasına neden olan şey; Kader Ruh Sembolü Lin Dong’un bedeninin çevresindeki yarı akışkan, balçık gibi olan Zihinsel Enerji baskısını tıpkı bir girdap gibi içine çekiyor olmasıydı.

 

“Bu Ruh Sembolü sahiden de çok garip…”

 

Bu durumun karşısında Lin Dong bir süreliğine donakalmıştı. Önceki Zihinsel Enerji duvarından, aslında Ruh Sembolünün özel gücü sayesinde geçtiğini anlayınca kafasını çaresizce iki tarafa sallarken donuk ve mat bir şekilde gülüyordu. Şayet bu özel güç olmasaydı, Zihinsel Enerji duvarında yürümeye çalıştığı esnada kesinlikle bunu başaramayacaktı.

 

“Çok düşüncesizdim…” Az önce yaşananları tekrar hatırlarken Lin Dong çoktan baş dönmesinden kurtulmuş fakat hala kendini biraz halsiz hissediyordu. Eğer Zihinsel Enerji duvarından geçerken Kader Ruh Sembolünün özel dönüşümü olmasaydı muhakkak ki ölümcül derecede yaralanmış olurdu.

 

Ancak o an, başka seçeneği yoktu. Eğer duvarı geçmeye çalışmayıp Zhou Tong da birazcık şansın yardımıyla sekizinci kata geçmiş olsaydı, Yan Şehri Sembol Usta Kulesini sonsuza dek kaybetmiş olurdu. Ancak hayatını riske atmasının bir diğer nedeniyse…

 

“Hala şu bahsi edilen Qi seviye Gizli Ruh Yeteneğini bulmam gerek…” Acı bir kahkaha koyvermesinin ardından Lin Dong bakışlarını kaldırdı. Kader Ruh Sembolünün bedeni korumasıyla birlikte, önceki gibi artık hayatını tehdit eden Zihinsel Enerji baskısından korkmuyordu. Durum böyle olunca, öncelikle etrafa göz atıp kendisine vaat edilen bu yeteneği bulmaya koyuldu.

 

Sekizinci seviye çok geniş bir yer değildi ve etrafta göze çarpan sadece birkaç şey vardı. Bu yüzden Lin Dong gözleriyle etrafı şöyle bir süzerken birden bakışları hemen önündeki bir yerde duruvermişti. Orada, yüksekçe bir taş kitabe duruyordu.

 

Lin Dong yavaşça taş kitabeye doğru yürüdü. Kader Ruh Sembolünün yardımıyla yürürken artık eskisi gibi çok zorlanmıyordu. Bu yüzden de çok vakit geçmeden anında taş kitabenin yanında belirmişti.

 

Taş kitabe, bir buçuk metre civarındaydı ve üzerinde çok fazla dikkat çekici bir şey yoktu. Ancak Lin Dong, taş kitabenin yüzeyinden yayılan Zihinsel Enerji dalgalarını kısa süreliğine de olsa hissetmişti.

 

Taş kitabeye bakarken Lin Dong, bir anlık tereddütün ardından gözlerini usulca kapadı ve parmağını taş kitabeye dokunmak üzere uzattı.

 

“Bıızzz!”

 

Lin Dong, parmağını taş kitabeye değdirdiği anda birden taş kitabenin üzerindeki Zihinsel Enerji dalgası etrafa yayıldı. Kısa sürede, havada daire şeklinde dönen bir takım geniş ve gizemli desen haline dönüştü. Yakından bakan bir kimse, daire çizerek uçan desenin içinde dizi dizi sıralanmış gibi görünen Zihinsel Enerji harflerini görebilirdi.

 

“Cisimleşen Sembol Dizisi…”

 

Lin Dong bakışlarını havada uçuşan Zihinsel Enerji harflerine yoğunlaştırmıştı. Kısa bir sürenin ardından gözlerinde kocaman bir mutluluk belirdi. Büyük Usta Yan kendisine yalan söylememişti. Burada sahiden de Qi seviye Gizli Ruh Yeteneği varmış!

 

Sadece uçuşan harflere bakarak bile, şimdi elde ettiği Gizli Ruh Yeteneğinin önceki Gizli Ruh Yeteneğinden kat be kat daha üstün olduğunu söylenebilirdi.

 

En ufak bir hata yapmaksızın Lin Dong bütün cümleyi okumasının ardından bir süre kendi kendine tekrar etti. Ardından avucunu ileriye uzatmasıyla, uçuşan gizemli harf dizilimi önce eline oradan da zihnine aktılar.

 

Bu harf dizilimi Lin Dong’un zihnine vardığı anda, üç metre genişliğinde sembol dizisine ait bir resim ortaya çıktı. Bu sembol dizisi oldukça şifreli ve gizemli görünüyordu ve Lin Dong buna kısa bir süreliğine bakış atmış olsa da hemen başına bir ağrı girmişti. Ama aynı zamanda Lin Dong eğer bu sembol dizisini başarıyla inşa eder ve tekrar düzenleyebilirse; ortaya çıkacak gücün, Öz seviyesindeki Gizli Ruh Yeteneği olan “Delici Sarmal Vuruş” tan çok daha üstün olacağını hissedebiliyordu.

 

Ardından Lin Dong gözlerini kapadı ve bir süre elde ettiği ‘Cisimleşen Sembol Dizisi’ ne çalıştı. Gözlerini tekrar açıp bir müddet kendi kendine konuşasıya kadar neredeyse bir saat geçmişti. Bir zihin hareketiyle, Niwan Sarayından bir parça Zihinsel Enerji çıktı ve Lin Dong’un önünde kendisini düzenleyerek garip figürlere dönüştü. Görünüşe bakılırsa bu, Cisimleşen Sembol Dizisinin ta kendisiydi.

 

“Chi!”

 

Lin Dong’un çizimi küçük bir hata yapana dek çok uzun sürmemişti. Birden tüm dizi hızlıca ortadan kaybolmuştu.

 

Bu sonucu gören Lin Dong acı acı kahkaha atmaktan kendini alamadı. Bu şey, hakikaten de Öz seviyedeki bir Gizli Ruh Yeteneği ile kıyas dahi kabul etmiyordu. Şimdiden bile ne kadar çok güçlü olduğu her halinden belli oluyordu.

 

“Her seferinde, tek bir adım. Seni elde ettikten sonra öğrenemeyeceğime inanmıyorum!”

 

İlk seferdeki başarısızlık, Lin Dong’un hevesini kaçırmamıştı. Hafif kendisine çeki düzen vermesinin ardından tekrar tüm dikkatini toparladı ve Zihinsel Enerjisini çok dikkatli bir şekilde garip Zihinsel Enerji Sembol Dizisini çizmek için yönlendirdi.

 

Sekizinci ile yedinci seviyelerin arındırma özellikleri arasında, dağlar kadar fark vardı. Dolayısıyla tüm bu zaman boyunca Lin Dong’un Zihinsel Enerji yavaşça gelişiyordu. Buna ek olarak, Kader Ruh Sembollerinin sayesinde de çevresindeki Zihinsel Enerji baskını sürekli içine çekiyordu ve bu da gelişim hızını katlayarak arttırıyordu.

 

Buradaki bir günlük kalmanın etkisi, sıradan gelişim yapmasından birkaç kat daha fazlaydı!

 

Yukarıdaki dokuzuncu seviyeye gelirsek, Lin Dong oraya girmeyi aklının ucuna dahi getirmiyordu. Kader Ruh Sembollerinin yardımı sayesinde çoktan mücadelenin kazananı olmuştu ve üstüne üstlük bir de Qi seviye bir Gizli Ruh Yeteneği elde etmişti. Bundan iyisi Şam’da kayısıydı o yüzden o seviyeye girmeye hiç de niyeti yoktu.

 

Son derece yoğun ve başarılı bir tırmanışın ardından haliyle Lin Dong sonunda sakinleşebilmiş ve sekizinci seviyenin güzelliklerinden, faydalarından artık istifade etmeye başlayabilecekti…

 

 

Kule Savaşının en yoğun aşaması bitmiş ve tüm Sembol Usta Kulesi artık biraz daha sessizleşmişti. Sembol Usta Kulesi açılmasından başlayarak içindeki Zihinsel Enerji baskısı günden güne artarak Sembol Ustalarının dayanamayacağı noktaya ulaşıp eleninceye dek, içerideki Sembol Ustaları olabildiğince bu yerden yararlanmak istiyorlardı. Kule Savaşındaki gerçek mücadele asıl şimdi başlıyordu.

 

Bu tür bir sessizlik, dışarıda bekleyen Büyük Usta Yan ve diğerleri için tam bir işkenceydi. Şimdiye kadar, sekizinci kata ulaşanın kim olduğunu hala öğrenememişlerdi…

 

Bu işkence dolu bekleyişin altında zaman su gibi akıp geçti. Her gün, birçok Sembol Ustası kuleden akın akın çıkmaya başlamıştı. Sembol Usta Kulesinin içerisindeki Zihinsel Enerji baskısı günden güne artmasından dolayı daha fazla dayanamamışlardı.

 

Sembol Usta Kulesinden çıkan Sembol Ustaları; Büyük Usta Yan, Han Yun ve diğerlerinin suratındaki ciddi ifadeleri görmeleri üzerine oldukça ürkmüşlerdi. Başta, beklenmeyen bir kaza meydana geldiğini düşünmüşlerdi fakat işin aslını sorduklarında onlar da şok olmuş bir halde gözlerini hemen sekizinci seviyeye dikmişlerdi. Birçok seneler boyunca, kimsenin adımını atamadığı bu yere birisi girmeyi başarmış mıydı yani?

 

Ama… ama bu kişi kimdi ki?

 

Kuleden çıkan her kalabalık bu gerçek karşısında birbirlerine dehşet içerisinde bakakalıyordu. Şok olmuş ifadelerinde, hem merakın hem de kuşkunun izleri görülebiliyordu.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16140 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34267 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr