Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 136: Beşinci Seviye


Çeviri: Deuce

 

(Deuce Not: Öncelikle merhaba arkadaşlar, sizlere söz verdiğim üzere mücadelenin olduğu kısmın tamamını attım. Daha fazla atmak isterdim lakin teknik arızalardan dolayı anca bu kadar çıktı. Neyse şimdilik bu minik, ufak toplunun tadını çıkarmaya bakın herkese keyifli okumalar :)

 

Lin Dong kulenin girişine adım atmaz son derece ağır bir Zihinsel Enerji baskısı bedenine hücum etti. Baskı, kısa sürede tüm bedenini çevreledi ve süratle yere doğru batmasına neden oldu.

 

Lin Dong başını kaldırmış Sembol Usta Kulesi’nin birinci seviye girişine bakarken, ayakları da zemine doğru hafif hafif batıyordu. Kulenin iç kesimi dışarıdaki meydanın yarısı kadardı ancak bu yer tıklım tıklımdı.

 

Kulenin havasında Zihinsel Enerji dalgaları, bükülüp şekil alıyormuş gibi görünüyordu. Bu durum, herhangi birinin bedeninin Zihinsel Enerji denizinde yüzüyormuş hissine kapılmasına sebep olurken herkesin yüzünde hayranlık dolu ifadeler oluşturuyordu.

 

Birinci seviyede çok fazla insan vardı fakat çoğu içeri girer girmez çoktan ter suyundan sırılsıklam olmuşlardı bile. Görünüşlerine bakılırsa, birinci seviyenin Zihinsel Enerjisine zar zor dayanabiliyorlardı.

 

Lin Dong ilk seviyede yaşanan hengameye bakarken, hızlıca etrafa göz atmadan önce çaresizce kafasını iki yana sallamaktan kendini alamamıştı. Birinci seviyenin Zihinsel Enerji baskısına dayanmaya çalışan Bazı Sembol Ustalarının yüzlerindeki heyecanlı ifadeyle birlikte kulenin merkezine doğru koşuştururlarken Lin Dong; Zhou Tong, Zi Yue ve diğerlerini görememişti. İnsanların heyecanlı bir şekilde koşturmalarının sebebiyse, ikinci seviyenin geçidinin orada olmasıydı.

 

Ancak Lin Dong ise ivedilikle onları yakalamaya çalışmadı Onun yerine, usulca gözlerini kapadı ve her yerine baskı yapan görünmez dalgaları hissetmeye çalıştı.

 

Bu dalgalar Zihinsel Enerjiye ait olsa da korkutucu derecede saftılar. Bu Zihinsel Enerji, tıpkı kulenin içindeki tüm alana yayılan ışık huzmeleri gibiydi. Bu sebeple kule içerisindeki herkes bu dalgalar ile sarılmıştı.

 

Lin Dong, bu dalgaların bedenini sarıp sarmalamasına izin verdi. Kısa bir sürenin ardından, bu dalgalarından aslında bedenini delip geçip doğruca zihnindeki Niwan Sarayında belirdiğini görünce oldukça şaşırmıştı.

 

Bu özel dalgalar Niwan Sarayını da aşıp ayrıca iki Kader Ruh Sembolünün içine de nüfuz etmişlerdi.

 

“Vızzz!”

 

Dalgalar iki Kader Ruh Sembolüne nüfuz ettiği anda Lin Dong, Kader Semboller eskisine nazaran biraz daha parlak olmaya başlarken onlardan yayılan hafif titreşimi de açıkça hissedebiliyordu.

 

Her ne kadar kendini çok fazla güçlenmiş hissetmese de Lin Dong, Kader Ruh Sembolünün az buçuk da olsa yoğunlaştığını çok net hissetmişti.

 

“Bu, Sembol Usta Kulesi’nin arındırıcı özelliği olmalı, değil mi? Gerçekten olağanüstü!” Lin Dong gözlerini tekrar açarken yüzünde hayret ve şaşkınlık tomurcuklanmıştı.

 

“Ancak, birinci seviyenin arındırma etkisi çok zayıf. Burası dişimin kovuğuna yetmez.”

 

Lin Dong bu düşüncelerdeyken, bakışları da ikinci seviyenin geçitine bakıyordu. Daha fazla tereddüt etmeden hızlıca ileriye doğru adımlamaya başladı. Hızı, diğerlerinin kıskanç bakışlarını üzerine çekiyordu. Millet daha yürümekte zorluk çekerken, o neredeyse hiçbir şey yokmuş gibi koşuyordu. Lin Dong ile onların arasındaki fark, haliyle biraz büyüktü.

 

Kulenin içerisindeki alan öyle ucu bucağı görünmez değildi. Bu yüzden Lin Dong yarım dakikada ilk merdivenleri görebilmişti. Merdivenlerin girişindeyse bir Zihinsel Enerji duvarı vardı.

 

Lin Dong ileri adımlamadan önce, Niwan Sarayından güçlü ve şiddetli bir Zihinsel Enerjisi çıkartıp bedeninin etrafını sardı. Sayısız kıskanç bakışların altında, pürüzsüz bir şekilde ikinci seviyeye geçti.

 

İkinci seviyede diğer seviyeye kıyasla çok fazla insan yoktu ancak burası da oldukça canlı ve kalabalıktı. Lin Dong hemen üçüncü seviyeye yardırmadan önce sadece etrafa hızlıca göz gezdirmişti.

 

Lin Dong’un eşsiz Zihinsel Enerjideki yatkınlığı hasebiyle, Sembol Usta Kulesi’nin dördüncü seviyesi ona pek de zorluk çıkarmamıştı. Dolayısıyla, dördüncü seviyeye ilerlemesi onun için tereyağından kıl çekmek kadar kolay olmuştu.

 

Dördüncü seviyede, kulenin içi oldukça boşalmıştı. Bu seviyeye ulaşabilen nerdeyse bir avuç insan vardı. Beşinci seviyeye giden merdivenlerin başındaki Zihinsel Enerji duvarını incelediklerinde çoğu burada kalmayı ve yere kurulup kulenin arındırıcı özelliklerinden faydalanmayı seçmişlerdi. Öyle ya da böyle, bu seviyedeki arındırma özelliği diğer alt katlardan çok daha iyiydi.

 

“Bu seviyedeki Zihinsel Enerji baskısına dayanabildiklerine göre, buradaki Sembol Ustaları ya çoktan 2. Mühür Sembol Ustası ya da 2. Seviyeye ulaşmak üzere olmalılar. Buradakiler her iki şehrin uzmanları konumunda sayılabilir…”

 

Lin Dong önündeki alana bir bakış attı. Yan Şehri ile Gökyüzü Ateş Şehrinin Sembol Ustaları birbirlerine oldukça mesafeli duruyorlardı. Anlaşılan aralarındaki atmosfer oldukça gergin gibiydi.

 

Lin Dong’un birden ortaya çıkışı oradakilerin bir süre tırsmasına sebep olmuştu. Bakışları birden onun üzerine yoğunlaşmıştı ve gelen kişinin Lin Dong olduğunu anlamaları üzerine, iki tarafın tepkileri tıpkı siyah ve beyazın farkı gibiydi.

 

Yan Şehrindeki Sembol Ustalarının Lin Dong hakkındaki izlenimleri, birkaç gün önce Cao Zhu’yu yenmesinden dolayı oldukça güçlüydü. Birden hep birlikte derin bir oh çekmişlerdi. Ancak bunun aksine, Gökyüzü Ateş Şehrindeki Sembol Ustalarının Zihinsel Enerjileri sessizce dışarıya yayılırken yüzlerindeki gerginlikse giderek tırmanıyordu.

 

Lin Dong hızlı bir bakış atarak, sekiz Yan Şehri Sembol Ustasından üçünün Zihinsel Enerji dalgalarının oldukça kaotik bir durumda olduğunu gördü. Yüz ifadelerine bakılacak olursa,  yaralanmış durumdaydılar.

 

Bu durum karşısında Lin Dong ise son derece sakindi. Kule Savaşının zaten barışçıl ve sakin geçeceğini hiç düşünmüyordu. Tarafların birbirlerine karşı hamle yapmaları çok olasıydı. Görünüşe bakılırsa, her iki taraf çoktan birkaç darbe alışverişinde bulunmuş gibiydi.

 

Ancak hal böyleyken, Lin Dong herhangi bir durma veya yardım etme emaresi göstermemiş, doğruca beşinci seviyenin olduğu basamaklara doğru yönelmişti.

 

Onun bu hareketi, yan şehrindekilerin gözlerinde hayal kırıklığının oluşmasına sebep olurken, Gökyüzü Ateş Şehrindekilerinse içinden kutlama yapmasına yol açmıştı.

 

Her iki tarafın bakışları altında Lin Dong, adımlarını beşinci seviyenin basamaklarının önündeki Zihinsel Enerji duvarının önünde durdurdu. Buradakiler çoktan dördüncü seviyeye ulaştıklarından kendi şehirlerde uzman sayılırlardı. Eğer birisi beşinci seviyeye ulaşacak olursa, genç nesiller arasında zirve konumda olurdu. Ancak buradakilerin hepsi çoktan yorgun düşmüştü ve bu yüzden de beşinci seviyeye hiçbiri geçememişti.

 

Lin Dong, onların bakışlarına aldırış etmeden bedenini Zihinsel Enerjiyle sarmaladı. Tam ileriye doğru adım atmak üzereydi ki, arkasından bir ses işitti: “Lin Dong kardeş, senden önce Cao Zhu ve Liu Long çoktan beşinci seviyeye girdiler. Eğer yukarı çıkacaksan çok dikkatli ol!”

 

Bu sözleri işitmesi üzerine Lin Dong birden sersemlemişti. Ardından kafasını çevirdi ve kendisine seslenen kişiye baktı. Yan Şehri Sembol Ustalarının arasındaki yaralılardan biriydi.

 

Oldukça solmuş fakat ciddi bir ifade taşıyan Sembol Ustasına bakarken Lin Dong bir süre sessizliğini korudu. Adımları birden ileriye doğru hareket ederken konuşmaya başladı: “İsmin nedir? Hepiniz nasıl oldu da böyle yaralandınız?”

 

Lin Dong, borcunu fazlasıyla geri ödeyen biriydi. Eğer onlardan biri kendisini uyarmasaydı, beşinci seviyeye ilerlerken en ufak tereddütte bulunmazdı. Gökyüzü Ateş Şehri Sembol Ustaları tarafından kıstırılan insanlarsa umurunda olmazdı. Ancak birisinin onu uyarma nezaketinde bulunması, bu fikri daha fazla devam ettirememişine neden olmuştu.

 

Lin Dong’un sözlerini duymaları üzerine Yan Şehrindeki Sembol Ustaları oldukça afallamıştı. Hemen ardından sevincin izleri yüzlerinde belirmeye başladı. Lin Dong’u uyaran kişi bir süre çekinmesin ardından cevap verdi: “Bana, Li Hu derler. Yaralanmamızın sebebiyse; Cao Zhu ve Liu Long.”

 

Lin Dong’un bakışları hafif titremiş ve anında nedenini anlamıştı. Burada, Yan Şehrinden sekiz kişi varken ne tesadüftür ki; Gökyüzü Ateş Şehrinden de sekiz kişi vardı. Cao Zhu ve Liu Long, Yan Şehrinden olanlardan üçünü saf dışı bırakarak iki grubun arasındaki dengeyi bozmuşlardı. Bu sayede, ikisi burdan ayrılsalar bile, Gökyüzü Ateş Şehrinden olan sekiz Sembol Ustaları geriye kalan beş kişiyle kolaylıkla başa çıkabilirdi.

 

“Güzel yöntem.”

 

Lin Dong kafasını çevirip Gökyüzü Ateş Şehrinden olan Sembol Ustalarına bakarken hafifçe kıkırdadı.

 

“Lin Dong, ne yapmayı planlıyorsun?” Lin Dong’un bakışını görmelerinin ardından Gökyüzü Ateş Şehri Sembol Ustaları sert bir sesle bağırırken yüzdelerindeki ifade de birden değişmeye başlamıştı.

 

“Yaralı olmayanlar, şunların birkaçına mani olun.” Lin Dong, Gökyüzü Ateş Şehrindekilerin bağırışına aldırış etmeyerek avucunu kaldırdı ve Qiankun Çantasından üç buz gibi kılıç gölgesi çıkardı.

 

“Anlaşıldı!”

 

Lin Dong’un gerçekten saldıracağını anlayan Yan Şehrindeki yaralı olmayan beş Sembol Ustası, Gökyüzü Ateş Şehrinin Sembol Ustalarına saldırırken hep birlikte bağırmıştı.

 

Mücadele çok uzun sürmedi. Lin Dong’un şu anki gücü ve ‘Gizemli Buz Kılıçların’ yardımıyla, sadece 2. Mühür Seviyesinde olan veya olmaya yakın birkaç kişinin icabına bakmak Lin Dong için çocuk oyuncağıydı.

 

Bu yüzden on dakika oldu ya da olmadı, Lin Dong, Gökyüzü Ateş Şehrinin beş Sembol Ustasını ciddi bir şekilde yaralamıştı. Soğuk Qi bedenlerine nüfuz ettiğinden yüz ifadeleri renkten renge girmişti.

 

Geriye kalan üç Gökyüzü Ateş Şehri Sembol Ustasına bakarken Lin Dong elini sallamasıyla birlikte havada rakiplerinin başının etrafında daire çizen üç Gizemli Buz Kılıcını geri çağırdı. Ardından sakin bir sesle: “Geri kalanları size bırakıyorum beyler.”

 

Gökyüzü Ateş Şehrinin beş Sembol Ustası Lin Dong tarafından ağır bir şekilde yaralanmıştı. Geriye dövüşebilecek sadece üç kişi kalmıştı. Bunun karşısında, Yan Şehrinden tam beş kişi vardı. Az önceki durum şu an, tam tersine dönmüştü.

 

“Çok teşekkürler Lin Dong kardeş!”

 

Lin Dong’un kılıçlarını çantasını koymasının ardından, Yan Şehrinden olan sekiz kişi saygılı bir tonla Lin Dong’a teşekkürde bulundular. Şu anki durum, basitçe tamamen kendi kontrolleri altındaydı.

 

“Bana değil, Li Hu’ya teşekkür edin!”

 

Lin Dong parmaklarını şaklatmasıyla yaralı olan üç kişinin avuçlarına Zihinsel Enerjiyi yenileyen iksir hapları düştü. Ardından bir anda kaybolmadan önce, daha fazla orada oyalanmadan arkasını döndü ve doğruca beşinci katın önündeki Zihinsel Enerji duvarının içinden geçti.

 

Lin Dong’un başarılı bir şekilde beşinci seviyeye geçtiklerini gören Yan Şehrinden olan sekiz Sembol Ustasının gözlerinde kocaman bir hayranlık büyümüştü. Hemen ardındansa, şeytani bakışlarını Gökyüzü Ateş Şehrinden olan Sembol Ustalarının üzerine diktiler. Daha önce dalga geçip alay etmenin cezasını çekmenin vakti gelmişti.

 

Karşıdan gelen bu bakışları görmeleri üzerine, Gökyüzü Ateş Şehrinin Sembol Ustaları hayalet görmüş gibi bembeyaz kesildiler. Az önceki durumun kendi aleyhlerine döneceğini asla beklemiyorlardı.

 

Dördüncü seviyedeki mesele devam ederken, Lin Dong Sembol Usta Kulesinin beşinci seviyesine ulaşarak bir kez daha başarılı bir şekilde yükseldi.

 

Beşinci seviyeye ulaştığı anda, bacaklarının bağı hafif çözülmüştü. Buradaki Zihinsel Enerji baskısı diğerinin neredeyse birkaç katıydı.

 

“Ohh…”

 

Lin Dong sırtını duvara yasladığında derin bir nefes koyvermişti. Ağır adımlarla, altıncı seviyenin olduğu basamaklara doğru yola koyuldu. Beşinci seviye, durmayı hedeflediği yer değildi.

 

Ağır adımlarından çıkan ses, boş kulenin içerisinde yankı yapıyordu. On dakikalık bir sürenin ardından, Lin Dong altıncı seviyenin basamaklarını görmesinin yanı sıra merdivenlerin hemen önünde bağdaş kurup oturan iki kişinin figürünü de görmüştü.

 

Cao Zhu ve Liu Long.

 

O an, gözlerinin ucuna Lin Dong’un figürünün ilişmesiyle birlikte ona soğuk ve delici bakışlar attılar. Cao Zhu yumruklarını sıkarken kıtlayan sesler yankı yapıyordu.

 

Liu Long, Lin Dong’a alabildiğine sırıtırken sesi boş kulede yankı buldu.

 

“Lin Dong kardeş, Kule Savaşının çok tehlikeli olduğunu ve kendinize çok dikkat etmeniz konusunda sizi uyardığımı hatırlıyorum.”*

*Deuce: Lin Dong: Çelikten korksaydık kılıç kullanmazdık aslanım (cendere cendere cendere cendere…. :D )

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 530

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20550 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28833 Bölüm Sayısı


creator
manga tr