Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 106: Xuan Su


 

Çeviri: Deuce

 

“Büyük Usta Ruo, ne oldu?”

 

Xuan Su olarak bilinen kadın, birden soru sorma gereği duymadan önce, genellikle sakinliğini koruyan yaşlı adamın bütün serinkanlılığını kaybettiğini görünce ilk şok olan kişi olmuştu.

 

“Bu, gerçekten de o…”

 

Büyük Usta Ruo, o kişiye bakarken küçük dilini yutmuştu. Kocaman bir tsunaminin kıyılara çarpması gibi dalga dalga yayılan heyecanın da kendi kalbine çarptığını hissediyordu. O kişiyi tanımıştı; Yan Şehrinde tanıştığı ve ona “Ruhsal İlerleyiş Bölümü”nün ilk üç bölümü verdiği gençti.

 

Lin Dong’u ilk gördüğünde onun Dünyevi Yuan Seviyesinde olduğunu ve Zihinsel Enerjisinin de, aynı şekilde, sadece basit seviyede olduğunu görmüştü. Bu yaşta bu yeteneğe sahip genci bulduğundan Büyük Usta Ruo, ona “Ruhsal İlerleyiş Bölümü”nün ilk üç bölümünü verme girişiminde bulunmuştu. Ancak Büyük Usta Ruo, asla ve asla bu gencin Zihinsel Enerjisini kısa sürede bu kadar geliştirebileceği aklının ucundan dahi geçmezdi.

 

Büyük Usta Ruo, derinlemesine araştırmadan o kısa süre öncesinde, Lin Dong’un Zihinsel Enerjisiyle etkileşim haline girmişti. O esnada Büyük Usta Ruo, Lin Dong’un Zihinsel Enerjisinin ne kadar güçlü olduğunu apaçık hissetmişti. Hatta Lin Dong’un kendi Niwan Sarayı’nı büyük ihtimalle çoktan açmış olabileceğini bile düşünmüştü.

 

Büyük Usta Ruo’nun şimdiki gücünü baz alırsak, birinin Niwan Sarayını açması yada 1. veya 2. Mühür Sembol Ustası’nın bunu başarabilmesi asla kendisine şaşırtıcı gelmezdi. Ancak, Lin Dong farklıydı. Aylar öncesinde, Zihinsel Enerjiye dair en ufak bir bilgisi olmayan bu gencin, sadece birkaç ay içerisinde, bu denli bir gelişim sağlayıp gerçek bir Sembol Ustası olması Büyük Usta Ruo’nun adeta endazesinin şaşmasına sebep olmuştu. Neticede, Lin Dong’un birkaç ay içerisinde elde ettiği bu gelişim; Büyük Usta Ruo’nun birkaç yılını almıştı.

 

Bu gencin yeteneği; bu dünyanın çok ötesindeydi.

 

“Usta Ruo, bu genci tanıyor musunuz?” Yanındaki yeşiller içerisindeki güzel ama biraz ilgisiz kadın şaşkın bir tonda sormuştu. Diğer kırmızılı kadın gibi, o da, bu yaşlı adamın tüm sakinliğini kaybetmesine ilk defa şahit oluyordu.

 

“Hmm, tanıyorum…” O esnada, Büyük Usta Ruo yavaşça sükunetini tekrardan kazanırken, gözlerindeki parıltıyla müzayede salonundaki gence bakmaya devam ediyordu ve ardından yumuşak bir sesle: “O genç, şuan ki haliyle gerçek bir Sembol Ustası olmalı.”

 

“Oh?”

 

Bunu duyması üzerine, yeşilli kadın önceki ilgisini az da olsa kaybetmeden önce kaşlarını hafifçe kaldırmıştı. Bin Altın Derneğinde, Sembol Ustaları her ne kadar abartılacak kadar çok fazla olmasa da en azından azımsanmayacak kadar da vardı. Bu yüzden ona göre, bu genç çok da dikkate değer biri değildi. Dahası bu genç, yetenekli olsa bile Niwan Sarayını daha yeni açmış gibi görünüyordu ve bu kişiler 1.Mühür Sembol Ustalarıyla kıyaslanamazlardı. Gerçek şu ki, bu genç büyük olasılıkla Göksel Yuan İlk Seviyesi’ndeki birini bile yenemezdi.*

*Deuce: Son paragraf, sadece yeşilli kadının Lin Dong ile alakalı düşünceleri.

“Haha Usta Ruo, bu Sembol Ustasında herhangi özel bir şey var mı?” Kırmızı elbise içerisindeki Xuan Su sorarken nazikçe gülümsüyordu. Büyük Usta Ruo’nun bu şekilde sakinliğini kaybettirebilecek bir Sembol Ustasının sıradan olma ihtimalinin olmayacağını bilecek kadar yüksek bir kavrayışa sahip biriydi.

 

“Sıradan bir Sembol Ustası olmasında tabii ki de özel bir şey yok. Fakat bu çocuk, daha birkaç ay öncesine kadar Sembol Ustası’nın ne demek olduğunu bilmiyordu…” Usta Ruo kayıtsız bir şekilde gülümserken cevap vermişti.

 

“O genç, Zihinsel Enerjiye sadece birkaç aydır çalışıyor…”

 

Bu sözleri duymalarının ardından, Xuan Su ile yeşilli kadın mevzuya daha yeni uyanmışlardı. Elbette ki Sembol Ustalığı hakkında bilgileri vardı lakin, yeni yetme birinin bu kadar kısa sürede bu denli gelişim kat edip gerçek bir Sembol Ustası olmasını ne duymuş ne de görmüşlerdi.

 

“Bu gençle Gizemli Nesneler Dükkanında ilk karşılaştığımda, kendisinden öğrencim olmasını istemiştim. Ancak ne var ki bu isteğimi geri çevirmişti.” Büyük Usta Ruo bunları söylerken gülüyordu. Çok nadir reddedildiğinden bu olayı anlatırken ifadesi hafif mayhoş olmuştu.

 

Tabi ki, Usta Ruo’nun ifadesinin yanı sıra, yeşilli kadın ile Xuan Su bile bu duruma oldukça çok şaşırmışlardı. Yan Şehrinde sayısız Sembol Ustası, Büyük Usta Ruo’nun öğrenci olabilmek için yanıp tutuşuyorlardı. Ancak bu genç, gerçekten de onu geri çevirmişti. Bu gencin ya inanılmaz bir arkaplanı vardı ya da inanılmaz derece bir aptaldı.

 

“Ayrılmadan önce ona “Ruhsal İlerleyiş Bölümü”nün ilk üç kısmını vermiştim. Yeteneklerine bakıp konuşursak, ilk başlarda bu gencin Niwan Sarayını açması en azından yarım yılda gerçekleşir diye düşünüyordum. Ancak görünen o ki; bu aşamayı çoktan geçmiş bile…” Büyük Usta Ruo tüm bunları biraz üzülerek söylemişti.

 

“Büyük Usta Ruo’nun sözlerine bakacak olursak, bu genç yetiştirilmeye oldukça müsait iyi bir fidan.” Xuan Su konuşurken oldukça ilgi doluydu. Xuan Su, olaylara uzun dönemli bakış açısıyla bakmayı tercih eden birisiydi. Eğer bu genç Büyük Usta Ruo’nun bahsettiği gibi yetenekliydi biriyse, gelecekte efsanevi bir figür haline gelebilirdi. Eğer bu nitelikte birini Bin Altın Derneğine bağlayabilirler, kazandırabilirseler gelecekte bu gencin onlara büyük yardımları dokunabilirdi.

 

“Kim bilebilir ki? Dünyada çok fazla yetenekli insan var ama tam potansiyellerine ulaşmaları onlar hiç de kolay değil. Su Teyze, onu himayemiz altına almayı planlamıyorsun değil mi?” Yeşilli kız bunu sorarken, küçük dudaklarını büzmüş yüzündeyse koca bir kibir belirmişti.

 

“Ah be kızım, çok gururlu ve kibirlisin. Başkalarına tepeden bakmak için bu kadar aceleci olma. Eğer bu şekilde düşünmeye devam edersen en nihayetinde kaybeden sadece sen olursun.” Xuan Su, olurunu bırakmış bir şekilde yeşilli kızın alnına parmağıyla hafifçe bir fiske vurmadan önce gözlerini yeşille kıza devirmişti.

 

“Haha, Xuan Su, Göksel Havuz dövüşüyle alakalı olarak, Bin Altın Derneğimizde hala bir kişi eksiğimiz var mı?” Büyük Usta Ruo gülümseyip sormadan önce gözlerini müzayede alanına çevirmişti.

 

“Evet, hala bir kişi eksik. Başlangıçta, bu pozisyonu Song Qing’e vermeyi düşünüyorduk. Ancak, Zhilan* olacak bu kız, onunla işbirliği yapmaktansa ölümüne dayak yemeyi tercih edeceğini söyledi.” Xuan Su, başıyla onaylarken cevapladı. Birden gözlerinde bir ışık parladı ve sorusunu sordu: “Büyük Usta Ruo, yoksa bu pozisyonu şu gence mi vermeyi düşünüyorsunuz?”

*Deuce: Zhilan’dan kastı yeşilli kız oluyor kafanız karışmasın.

 

“Xu Teyze, Göksel Havuz savaşı oldukça önemli bir olay. Bizi dibe çekecek birini öylece seçemezsin. Ayrıca o genç, sadece Niwan Sarayını açmış durumda. Bu yüzden gücü yetersizdir.” Yeşilli kız, Xuan Su’nun sözlerini duyduğu anda anında karşı çıkmıştı.

 

“O zaman partnerin olarak Song Qing’i seçelim.” Xuan Su dudaklarına küçük bir gülümseme kondurup konuşmuştu.

 

“Hayatta olmaz! Partnerimin o piçin olmasındansa dövüşe tek başıma gitmeyi tercih ederim!” Xuan Su’nun teklifini duyan, Zhilan adındaki yeşil elbiseli kız, yüzünde yapmacıksız, tamamen doğal bir iğrenme belirirken anında kaşlarını çatmıştı.

 

“Haha, endişe etme Zhilan. Bu yaşlı adamın iyi muhakeme yeteneği var. Şu bahsini ettiğimiz yetenekli genç, bu yaşıma kadar gördüğüm en yetenekli gençler arasında kesinlikle ilk üçe girer. Bence bu savaş için yeterince yetenekli. Bunun yanı sıra, Göksel Havuz dövüşü hızla yaklaşıyor ve Song Qing ile işbirliği yapmayı reddettiğinden elimizde sadece bu seçenek kalıyor.” Büyük Usta Ruo bunları söylerken gülüyordu.

 

“Büyük Usta Ruo, madem böyle düşünüyor o genci kısa bir sohbet için buraya davet etmeye ne dersiniz? Eğer Göksel Havuz dövüşü için Bin Altım Derneğimizi temsil etmeyi kabul ederse, kesinlikle onu en cömert şekilde ödüllendiririz.” Xuan Su bir yandan gülümseyip teklifte bulunurken diğer yandan da nazikçe somurtan Zhilan’a sataşıyordu.

 

“Anlaştık.” Büyük Usta Ruo, sakallarını sıvazlarken başıyla bu teklifi onayladı.

 

 

Müzayede salonunun içerisinde Lin Dong, Zihinsel Enerjisinin birileri tarafından taranmasından beri kendisini huzursuz hissediyordu.  Müzayede salonunda bir süre daha beklemesinin ardından ilgisini çeken başka bir eşya bulamayınca hemen ayağa kalkıp çıkışa doğru yöneldi.

 

Ancak Lin Dong tam salondan ayrılmak üzereydi ki bir kol aniden görüş alanına doğru girerken, cılız görünümlü orta yaşlı bir adam gülümseyerek kendisine doğru yaklaşıyordu: “Efendim, acaba birkaç dakikanızı rica edebilir miyim? Yöneticimiz sizleri odasına davet ediyor.”

 

Önündeki orta yaşlı adama bakarken Lin Dong belli belirsiz kaşlarını çattı. Gizlice çevresini taramasıyla kendisine doğru yavaşça yaklaşan bir düzine adam fark etti. Bu adamların güçlü auraları vardı ve adımları oldukça sağlamdı. Son derece yetenekli oldukları gün gibi ortadaydı.

 

“Yolu gösterin.”

 

Başıyla sakin bir şekilde onaylamadan önce Lin Dong’un gözleri hafif parlamıştı. Böyle bir karşılamaya bakacak olursak, kendisiyle görüşmek isteyen kişi muhtemelen önemli biri olmalıydı. Kendisine eşlik eden bu korumalar, Kanlı Kumaş Tarikatındaki üyelerden çok daha güçlüydü. Üstelik Zihinsel Enerjisinin taranmasının ardından kendiyle görüşmek isteyeni az çok tahmin edebiliyordu.

 

Lin Dong’un karşı koymadığını görünce orta yaşlardaki adamın yüzündeki gülümseme daha da nazikleşti ve arkasına dönüp Lin Dong’a önden giderek eşlik etti.

 

Pahalı zevklerle döşenmiş bir odaya girmeden önce Lin Dong, orta yaşlı adamın hemen berisinde onu takip ediyordu. O esnada, tam da tahmin ettiği gibi, gözlerinin önüne yüzünde kocaman bir gülümseme olan gri cübbeli yaşlı bir adam girdi.

 

“Haha, sevgili dostum, tekrar karşılaştık…” Lin Dong’un odaya girdiğini gören Büyük Usta Ruo gülümseyerek karşılamıştı.

 

“Anlaşılan sonunda kimliğim ortaya çıkmış gibi görünüyor.”

 

Kendisini karşılayanın sözlerini duyması üzerine Lin Dong, istemsizce acı acı gülmüştü. Hasır şapkasını başından çıkardı ve yaşlı adamın karşısına geçip ellerini birleştirerek: “Lin Don, Büyük Usta’yı saygıyla selamlar!”

 

“Hehe, bu genç sahiden de dikkate değer birisiymiş. Bu yaşta çoktan Sembol Ustası olmuş bile. Görünüşe göre önünde parlak bir gelecek seni bekliyor.” Odadaki kırmızı kadın, çekici bir şekilde gülümseyip yorum yapmadan önce meraklı gözlerle nasıl biri olduğuna dair Lin Dong’u ölçüp biçiyordu.

 

Kırmızı kadının yanı sıra Zhilan ise miskin bakışlarını geri çekmeden önce gözlerini Lin Dong’a dikmişti.

 

“Acaba bu üç değerli insanın benim gibi bir genci neden çağırdığını sorabilir miyim?” Lin Dong, karşısındaki bu üç şahsiyetin Yan Şehrinde ne kadar yüksek statüye sahip olduklarının çok iyi farkındaydı. Bu yüzden fazla oyalanmadan, hemen konuya girmişti.

 

“Lin Dong dostum, sana daha önce verdiğim “Ruhsal İlerleyiş Bölümü”nün ilk üç bölümünde ustalaşmış olmalısın, öyle değil mi?” Büyük Usta Ruo gülümseyerek sorusunu sordu.

 

“Aynen.”

 

Lin Dong, alçakgönüllü bir şekilde ellerini uzatıp başıyla onayladı. Aylar öncesi bu yetenekte çoktan ustalaşmıştı.

 

“Bu kişi, Bin Altın Derneğinin yöneticisi. Ona Yönetici Su diyebilirsin. Tüm müzayede evi, onun sorumluluğunda ve bu diğer bayan ise Bin Altın Dernek başkanı için son derece önemli bir şahsiyet, Xia Zhilan.” Büyük Usta Ruo, ikiliyi Lin Dong’a hemen takdim etti.

 

Lin Dong nazikçe başıyla onayladı ancak sakinliğini hiç kaybetmemişti. Birincisi, bu ikilinin göze çarpan bir arka plana sahip olabileceğini zaten tahmin etmişti. İkincisiyse, bu ikilinin kendisiyle herhangi bir bağı veya ilişkisi yoktu. Bu sebeplerden ötürü, Lin Dong her ikisine de bakış attıktan sonra başını Büyük Usta Ruo’ya çevirmişti. Ne de olsa biliyordu ki bu insanlar ona sudan bir sebepten dolayı yaklaşıyor olamazdı.

 

Lin Dong’un bozulmamış ifadesinin karşısında, Xuan Su bunu kafasına çok fazla takmadı ve karşılık olarak tatlı bir şekilde gülümserken diğer yeşilli bayan ise kaşlarını hafif çatmıştı.

 

“Seni buraya çağırmamızın sebebiyse, sana bir teklifimiz var.”

 

Büyük Usta Ruo kısa bir hoş beşin ardından hemen asıl meseleye geçti. Lin Dong’a doğru dönüp gülümsedi ve: “Sevgili dostum, şu an, Niwan Sarayını açmış olmalısın, doğru mudur? Eğer bize bir konuda yardım etmeyi kabul edersen, karşılığında sana Kader Sembol’ünü yoğunlaştırmanda yardımcı olurum.”

 

Bu sözleri duyması üzerine Lin Dong’un yüz ifadesi biraz garip olmuştu. Bir süreliğine nasıl cevap vereceğine düşündükten sonra nazik bir sesle: “Büyük Usta Ruo, nasıl bir teklifte bulunacağınızı her ne kadar bilmesem de bahsini ettiğiniz Kader Sembolü ile alakalı konuşacak olursak, ben zaten onu yoğunlaştırdım bile…”

 

Odanın içinde Lin Dong’un sesi nazikçe yankı bulup gülümserken Büyük Usta Ruo, Xuan Su ve Zhilan, hepsi, adeta put kesilmişlerdi…*

*Deuce: Arkadaşlar, siz habire keşke şu adamı ustası olarak alsa diyorsunuz ama ben bu adamın bizimkine pek de bişey öğreteceğini sanmıyorum :D  

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1036

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 786

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 549

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 504

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 468

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 243

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 197

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 112

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10634 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14916 Bölüm Sayısı


creator
manga tr