Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 102: Bahis


 

Çeviri: Deuce

 

 

Gök gürültüsünü andıran tehditkar kükreme, hareketli Qingyang Şehri boyunca yayılırken tüm şehir sessizliğe gömülmüştü. Birden tüm bakışlar Lin Ailesinin bulunduğu tarafa çevrildi.

 

“Kanlı Kumaş Tarikatı nihayet geldi…”

 

“Lin Ailesi sahiden de boğazına kadar felakete batmış durumda. Lei ve Xie Ailelerini hallettikten sonra başka bir acımasız kurt kapılarına dayandı…”

 

“Oooff of…”

 

Lin Ailesine ait malikanenin etrafı kırmızı elbiseli birliklerle çevrelenmişti. O kadar kalabalık ve sıkı bir araya gelmişlerdi ki aralarından su dahi sızmazdı. Delici parlak kırmızı renkleri ve tehditkar auraları görülmeye değerdi.

 

Kalabalığın önündeyse at üstünde bir adam vardı. Oldukça sıkı kaslara ve bronzlaşmış bir tene sahipti. Sükunetle dururken, tıpkı bir demir kuleyi andırıyordu. O esnada, bedeninden boğucu bir atmosfer usulca yayılırken oradaki herkes bu adamın hafife alınmaması gerektiğini anlamıştı.

 

Aynı adam kırmızı bir kaftan giymiş, yüzüne ise neler hissettiğini belli etmeyen soğuk bir ifade takınmıştı. Kıpkırmızı gözbebekleri ona daha fazla tehditkar bir hava katıyordu. Bu adam; Kanlı Kumaş Tarikatı’nın lideri, Gelişmiş Yuan Dan Seviyesinde uzman ve Yan Şehrinde oldukça ünlü biriydi: Wei Tong!

 

Bunun dışında Wei Tong, oldukça yaşlı bir adamdı. Bedeninin etrafında dalgalanan cılız Yuan Gücüne bakarak konuşacak olursak, sanki Kanlı Kumaş Tarikatına üye Başlangıç Yuan Dan Seviyesindeki bir adam gibiydi.

 

“Hehe, Kanlı Kumaş Tarikatımızın lideri bizzat kapınıza kadar geldi. Ancak ufak Lin Ailesi çenesini kapalı tutmayı seçmiş. Gerçekten sizi yok ederken klanımızın en ufak bir tereddüt edeceğini mi sanıyorsunuz?” Karga burunlu yaşlı bir adam yüzündeki kötücül ifadeyle Lin Ailesinin malikanesine bakarken garip bir kahkaha koyvermişti.

 

“Gıcııırtt!”

 

Adam güldükten sonra, Lin Ailesine ait malikanenin sıkı kapıları yavaş yavaş açılmaya başladı. Kısa bir süre sonra, Lin Ailesine ait büyük bir grup hemen karşılarındaki formasyona gergin bir şekilde bakarken dışarı çıktı.

 

“Bu, Lin Ailesi’nin Patriği*, Lin Zhentian, Usta Wei Tong’a selam eder.” Lin Zhentian, Lin Xiao ve diğerlerine önderlik ederken ellerini birleştirdi ve at üstündeki kırmızı elbiseli adamı selamladı.

*Deuce: Patrik: Aile reisi.

 

“Qingyang gibi küçük bir kasabada, Başlangıç Yuan Dan Seviyesinde birini görmeyi beklemiyordum.”

 

Wei Tong’un soğuk bakışları Lin Zhentian’ın üzerinde kitlenmişti. Hemen sonra, elini sallayıp: “Kanlı Kumaş Tarikatımın gelişi Lin Ailesi tarafından çok iyi biliniyor olsa gerek. Gu Ying, bu klanın yardımcı başkanıydı. Göze göz, dişe diş, kana kan. Ne yapacağınızı biliyorsunuz.”

 

Lin Zhentian dişleri görünecek şekilde sırıtırken yüz ifadesi hafifçe değişti ve cevap verdi: “Usta Wei Tong, o gün, Lin Ailem ile Lei ve Xie Aileleri arasında büyük bir anlaşmazlık vardı. Araya girip müdahale etmek isteyen kişiyse Gu Ying idi…”

 

“Buraya ben, neler olduğuna dair açıklama dinlemeye gelmedim!” Wei Tong kayıtsız bir tavırla araya girdi. Hemen ardından, Lin Zhentian’a bakarken bakışları daha da soğudu ve: “Daha önceden de dedim, intikam için burdayım. O yüzden bana gereksiz ayrıntıları anlatmaya zahmet etmeyin.”

 

Wei Tong’un ses tonu düz ve kontrollüydü. Ancak ses tonunda, vahşi bir saldırganlık vardı. Buna bağlı olarak, Lin Ailesinin birçok üyesi öfkeliydi, ancak yine de, seslerini çıkarmaya cesaret edemiyorlardı.

 

Lin Zhentian’ın yüz ifadesiyse dalgalıydı. Bir süre sonra, düşük bir sesle karşılık verdi: “Usta Wei Tong. O zaman lütfen lafı fazla dolandırmayalım. Lin Ailemin bu meseleyi halledebilmesi için ne yapması gerekiyor?”

 

Kanlı Kumaş Tarikatı, bu yolculuk için tüm üyelerini toplamıştı. Ancak, hemen saldırmayıp sadece malikanenin etrafını sarmışlardı. Eylemleri apaçık bir şeyler planladıklarını gösteriyordu. Lin Zhentian zeki biriydi. Bu yüzden Kanlı Kumaş Tarikatı’nın avantajı ellerine almayı planladıklarını doğal olarak tahmin etmişti.

 

“Zeki adamsın vessalam!” Lin Zhentian’ın sözlerini işitince, Wei Tong’un yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Bembeyaz dişleri herkesin tüylerinin ürpermesine yol açıyordu: “Çelik Koru Malikanesi’ni ve Gu Ying’in katilini teslim edin. Ve ardından eğer Lin Ailen, Kanlı Kumaş Tarikatına boyun eğip itaat ederse Gu Ying meselesini unutabilirim.”*

*Deuce: İstersen twerk, kucak dansı hatta direk dansı da yapsınlar reis..

 

Bu sözleri işittikleri anda, Lin Zhentian ve diğerlerinin kalpleri tekledi. Kanlı Kumaş Tarikatı’nın kendilerini yağmalayacaklarını tahmin emişlerdi fakat iştahlarını açıkça hafife almışlardı.

 

“Usta Wei Tong, biraz daha merhametli olur musunuz?” Lin Zhentian sorusunu sorarken sesi biraz kuru çıkmıştı.

 

“Heh heh, Lin Zhentian, sınırları zorlamayın! Liderimiz, ailenizi birden yok etmeyerek zaten yüce merhametini gösterdi. Dır dır etmeye devam edersen, Lin Ailen tamamen yok olur!” Wei Tong’un yanındaki yaşlı adam, cırtlak sesiyle oldukça küçümseyerek cevap verdi.

 

“Lin Ailemizi anında yok etmemenizin asıl sebebi bunun karşılığında ağır bir bedel ödeyeceğinizi bildiğinizdendir!” Yaşlı adamın sözlerinin hemen ardından bir ses yankı buldu. Aniden, Lin Ailesinden bir figür ileri atılıp malikanenin duvarlarına indi. Bu kişi ise Lin Dong idi.

 

“Sen, Gu Ying’i öldüren Lin Ailesindeki şu çocuk olmalısın.” Wei Tong, bakışlarını anında Lin Dong’un üzerine sabitledi. Yavaşça konuşurken gözleri daraldı ve soğuk bir parıltı meydana geldi.

 

“Lin Aileni gözünde çok fazla büyütüyorsun.”

 

“Usta Wei Tong, inanın bana, eğer burada gerçekten savaşırsak Lin Ailesi büyük ihtimal yok olacak. Ancak yanı başınızdaki yaşlı adam da muhtemelen ölecek. Yan Şehrinde rekabet, çok serttir. Eğer ardı ardına hem sağ hem de sol kolunuz olan adamları kaybederseniz bu, Kanlı Kumaş Tarikatı için büyük bir darbe olacaktır.” Lin Dong, Wei Tong’a bakarken ciddiyetle konuştu.

 

“Seni!”

 

Bu sözler üzerine, uğursuz bakışlı yaşlı adam çileden çıkmıştı. Tam bağıracaktı ki Wei Tong eliyle engelleyip durdurdu. Aniden kıkırdayarak: “Demek öyle evlat, sence Kanlı Kumaş Tarikatım Lin Ailesine karşı bir şey yapmaya cesaret edemez mi?”

 

“Eğer Kanlı Kumaş Tarikatı, Lin Ailemi yok etmeyi isterse bunu kesinlikle yapabilir. Ancak şu kadar var ki bunun bedeli ağır olur. Eminim Usta Wei Tong da bunun farkındadır. Bunun yanı sıra, eğer bugün Lin Ailemi yok ederseniz, buradan kaçabileceğime adım gibi eminim. Gelecekte, Usta Wei Tong’un sayısız uykulu geceleri olacaktır…” Lin Dong bunları söylerken bakışları Wei Tong ile karşılaşmıştı.

 

“Ya?”

 

Wei Tong, Lin Dong’a bakarken şok olmuştu. Hemen ardından, gözlerinde öldürücü bir parıltı meydana geldi ve zemine sertçe basıp bir ok gibi ileriye doğru atıldı.

 

“Evlat, sırf Gu Ying’i öldürdün diye benim karşımda böyle küstahça konuşabileceğini mi sanıyorsun? Eğer aklında buradan kaçmak varsa, seni şuracıkta geberteceğim!”

 

Wei Tong’un eylemleri herkesin beklentilerinin dışındaydı. Kimse Kanlı Kumaş Tarikat liderinin genç bir çocuğa aniden saldırmasını beklemiyordu.*

*Deuce: Adam harbiden uykusuz gecelerden korktuğu için ciddi ciddi çocuğa saldırdı ya la

 

Lin Zhentian çabucak kendine geldi ve aniden gözleri kan çanağına döndü. Ancak Wei Tong’un yoluna çıkmadan önce uğursuz bakışlı yaşlı adam önünde belirdi ve onu engelledi.

 

“Çıınn… Çıınn!”

 

Ani gelişen bu olay, her iki taraftaki birliklerin anında silahlarını çekmesine neden oldu. Birden atmosfer oldukça gergin bir hale gelip her iki tarafı savaşın eşiğine getirmişti.

 

Lin Dong, kendisine doğru tehditkar bir şekilde gelen Wei Tong’a sakince bakıyordu. Wei Tong’un son hareketi onu şaşırtmamıştı. Ancak ne var ki, şuan onunla dövüşmeyi düşünmüyordu. Neticede, mevcut gücünün farkındaydı. Eğer ki onunla doğrudan dövüşecek olursa, Gelişmiş Yuan Dan Seviyesindeki bir rakibe karşı en ufak şansı olmazdı.

 

Bu sebepten ötürü, Wei Dong ona doğru fırlarken Lin Dong’un bedeni geriye doğru süzüldü. Ardından kolunun altındaki elbiseden birkaç siyah gölge dışarı çıktı. Fakat bu siyah gölgeler direkt ileri atılmayıp Lin Dong’un ayağının altına yöneldi. Lin Dong’un ayakları bu oluşumla buluşur buluşmaz havaya yükseldi. Bir takım zıplamaların ardından, gerçekten de gökyüzüne doğru yol alıyordu. Bu sahne, çevredeki birçok insanın soluğunun kesilmesine sebep olmuştu.

 

Gökyüzüne doğru yürümek… Yuan Dan Seviyesindeki uzmanların bile elde edemeyeceği bir başarıydı.

 

Lin Dong gökyüzüne yükselmesiyle birlikte Wei Tong’un saldırgan eylemlerinden kaçınmıştı. O esnada, Wei Tong’un durmaktan başka seçeneği kalmamıştı. Yüzündeki karanlık ifadeyle, Lin Dong’un kaçma konusunda neden bu kadar kendine güvendiğini sonunda anlamıştı. Eğer bu yetenek kendisinde olsaydı, önünde hiçbir engelin onu durduramayacağını fark etmişti.

 

Lin Zhentian ve diğerleri, Lin Dong’un Wei Tong’u çaresiz bırakan bu yeteneğini gördükleri anda derin bir oh çekmişlerdi.

 

Lin Dong’un figürü yavaşça yakınlardaki bir ağacın tepesine indi. Bulunduğu noktadan Wei Tong ve diğerlerine bakarak: “Usta Wei Tong, eğer ki Lin Ailemi yok ederseniz buradan kaçıp gizlice eğitim yapacağım. Ancak kendimi eğitirken eminim Kanlı Kumaş Tarikatın çok endişeleneceklerdir.”

 

“Beni tehdit mi ediyorsun?”

 

Wei Tong’un olağanüstü öfkesi kahkahalara dönüşmüştü. Hayatında ilk kez genç biri tarafından tehdit ediliyordu. Bununla birlikte, kendisini biraz rahatsız hissetmişti. Sonuçta, bu tehdidi bertaraf etmek hiç de kolay değildi. Gerçek şu ki, Lin Dong’un böyle bir yaşta Gu Ying’i öldürebilmesi muazzam bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlıyordu. Böyle bir rakiple karşılaştığında ondan çabucak kurtulması lazımdı. Eğer yapamazsa gelecekte onun için büyük bir tehdit olacaktı.



Lin Dong ise sakindi. Şu an Lin Ailesi, Kanlı Kumaş Tarikatına karşı mücadele edemezdi. Aynı şekilde, Lin Ailesindeki kimse de Wei Tong’u mağlup edemezdi. Bu yüzden, bu yöntemi kullanarak az da olsa Wei Tong’u dizginlemek istiyordu.

 

“Usta Wei Tong, benimle bir bahse girmeye cesaretiniz var mı?” Lin Dong aniden sormuştu.

 

“Ne bahsi?” Wei Tong, alay ederek gülümserken gözlerini hafifçe daraltmıştı.

 

“Üç ay içerisinde, seninle ben ölümüne bir karşılaşma yapacağız. Eğer kazanırsan, sadece Çelik Koru Malikanesini almakla kalmayıp bütün Lin Aile üyeleri de sana boyun eğip itaat edecek. Ancak ben kazanırsam, Gu Ying meselesini unutacağız. Ne dersin?” Lin Dong yavaşça açıkladı.

 

Lin Dong’un sözlerini bitirmesi üzerine, birçok kişi şok olmuştu. Hatta Lin Zhentian ve beraberindekilerin yüz ifadeleri belli belirsiz değişmişti. Dönüp birbirlerine baktılar fakat ne yapacaklarını bilemez halde tek kelime dahi edemediler. Ne de olsa, eğer bugün hayatta kalamazlarsa tüm Lin Ailesi mahvolacaktı. O vakit, Çelik Koru Malikanesi’nin onlar için bir değeri, kıymeti kalmayacaktı…

 

Eğer ki olacakları üç ay erteleyebilirseler, hiç şüphesiz ki bu Lin Ailesi için çok olumlu bir gelişme olucaktı.  Üç ay içerisinde Lin Dong’un Wei Tong’u yenip yenemeyeceğini ise sadece Lin Dong’un bileceği bir şeydi…

 

“Benimle ölümüne bir karşılaşma yapmak istiyorsun, öyle mi?” Wei Tong açıkçası bu bahisten ürküyordu. Lin Dong, Gu Ying’i öldürse bile bu onun kendisine karşı mücadele edebilecek niteliğe sahip olduğunu göstermezdi.

 

Gelişmiş Yuan Dan Seviyesi, 3. Mühür Sembol Ustası ile mücadele edebilirdi. 3. Mühür Sembol Ustası ise Yan Şehrinde bile oldukça nadir bir durumdu. Lin Dong’un bu seviyeye ulaşabileceğine inanmayı kesinlikle reddediyordu.

 

“Merak ediyorum acaba Usta Wei Tong, bahsi kabul edecek mi?” Lin Dong gülümseyerek sordu.

 

“Evlat, zaman kazanmaya çalışıyorsun, değil mi? Wei Tong kıkırdadı.

 

Lin Dong açıklama yapmayı reddetti ve Wei Tong’a bakarak: “İki seçeneğin var: Ya hiçbir kayıp vermeden Çelik Koru Malikanesin alıp tüm Lin Ailesinin sana itaat etmesini sağlarsın ya da şimdi savaşmayı seçer, Lin Ailem son damlasına kadar sizinle savaşır ve ben de kaçarım.”

 

Bu son üç kelimeyi duyar duymaz Wei Tong’un suratı gayri ihtiyari titredi. Bu kelimeler genellikle utanç verici kabul edilebilir ancak ne var ki Lin Dong bunları ciddi bir ifadeyle söylediğinde Wei Tong’un biraz rahatsız olmasına sebep olmuştu. Ne de olsa, bu sahiden de en çok korktuğu senaryoydu.

 

Lin Ailesini yok etmek için her türlü ağır bedeli ödemeye hazırdı. Lakin, karanlıkta gizlenen zehirli yılandan da korkuyordu. Özellikle bu yılan çok yetenekliydi. Bu ona gelecekte sayısız uykusuz gecelere neden olacaktı.

 

Eğer Lin Ailesinin kökünü kazımak istiyorsa, onların tamamını yok etmeliydi. Eğer ki biri yabani otlardan kurtulmak isterse, tamamen bütün köklerden kurtulması gerekir.  

 

Ancak şuan sadece bir tane “kök”ten kurtulmak için kendisine tam olarak güvenemiyordu. O kök ise; Lin Dong idi.

 

Wei Tong, seçeneklerini enine boyuna dikkatlice tartarken gözleri hızlı hızlı titriyordu.

 

Çevresindekiler onun bu ifadesini gördüklerinde, anında sessizleştiler. Tüm bakışlar Wei Tong’a dönmüştü.  Onun bugünkü kararı; kanın oluk oluk akacağını mı yoksa geri mi çekileceklerini belirleyecekti.

 

“Usta Wei Tong, kararınız nedir?” Uzun bir sürenin ardından, Lin Dong nazikçe sormuştu.

 

Wei Tong yavaşça başını kaldırıp Lin Dong’a delici bir bakış attı. Birden kıkırdadı ve ani bir hareketle atının sırtına zıpladı.

 

“Pekala, bu bahsi kabul ediyorum. Ancak üç ay çok uzun bir süre, sana iki ay veriyorum. İki ay sonra, Yan Şehri’nin Düello Arenası’nda ölümüne bir karşılaşma yapacağız. Seni orada bekliyor olacağım. Fakat bu süre zarfında, Lin Ailenin Qingyang Kasabasından ayrılması yasak. Kanlı Kumaştaki casuslarım sürekli sizi izliyor olacak. Eğer ayrılmaya kalkışacak olursanız, Kanlı Kumaş Tarikatım her birinizi teker teker katledecek!”

 

“Dönüyoruz!”

 

Wei Tong kararlı bir adamdı. Bir bağırışla atını çevirdi ve ayrıldı. Yola öncülük ederek, Qingyang Kasabasının eteklerine doğru yol almaya başladı. Hemen ardından, Kanlı Kumaş Tarikatındaki birliklerin tamamı bir tsunami gibi dalga dalga hareket edip onu takip etmeye koyuldular.

 

Ağacın tepesinde durmaya devam eden Lin Dong, bakışlarını hızla ayrılan birliklere dikti. Yüz ifadesi yavaşça ciddi bir hal alıyordu. İki ay…

 

İki ay içinde, kesinlikle 2. Mühür Sembol Usta seviyesine yükselmeliydi. Aksi takdirde, Lin Ailesinin üzerine büyük bir felaket çökecekti!

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1204

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 153

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15844 Üye Sayısı
    • 726 Seri Sayısı
    • 34125 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr