“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 101: Kanlı Kumaş Tarikatı’nın Gelişi


 

 

Çeviri: Deuce

 

Muazzam bir acı!

 

Lin Dong’un bedeni; iki devasa kristal değirmentaşının etkileşime geçtiği bölgeye girdiğinde, durdurulamayan yoğun bir güç anında bedenini çepeçevre sardı. Bu korkunç güç yüzünden Lin Dong anında vücudunun kontrolünü kaybetti. Ardından, bedeninin santim santim parçalara ayrıldığını hissetmeye başladı.

 

Bedeni yıkılırken, tarifsiz bir acı hızla onu takip ediyordu.

 

İki devasa kristal değirmentaşı, sanki onu bu dünyada hiçbir şey durduramayacakmış gibi, yavaşça ve sabit bir hızla dönmeye devam ediyordu.

 

Lin Dong’un bedeni bu iki devasa kristal değirmentaşları yüzünden güçsüz düşmüştü. Yoğun acı bedeninin sıkıca bükülmesine neden oluyordu. Cildinin tüm kısımları parçalara ayrılırken bedeninin her yerinde gözle görülür çatlaklar meydana gelmişti.

 

Bu muazzam acıyı ilk elden tecrübe ederken Lin Dong, Zihinsel Enerjisini geliştirmek için Zihnin Değirmentaşlarına gideceğini söylediğinde küçük sansarın* neden öyle tepki verdiğini sonunda anlamıştı. Çünkü bu acı çok yoğun bir düzeydeydi.

*Deuce: Arkadaşlar İngiliz çevirmen karar verememiş olacak ki bu faremsi yaratığa bir türlü ne diyeceğini bulamamış habire değiştirmiş. Bundan sonra “sansar” olarak devam edeceğim.

 

Kendisini taşkın sel gibi akıp gelen acıdan korumak için, bilincini sonuna kadar açık tutabilmek adına enerjisinin her zerresini kullanırken dişleri sımsıkı birbirine kenetlenmişti.

 

“Çatırt, çatırt, çatırt…”

 

Zorla tutunmaya çalışırken, Lin Dong’un bedeninde daha fazla çatlaklar ortaya çıkıyordu. Bir süre sonra, bedeni patlamadan önce şiddetle titredi ve sayısız Zihinsel Noktalar haline döndü.

 

Zihinsel bedeni, Zihnin Değirmentaşları tarafından zorla parçalanmıştı.

 

Zihinsel bedeni paramparça olduğu gibi, iki kristal değirmentaşlarından birden beyaz bir ışık ortaya çıktı ve Zihinsel Noktalarının etrafını sarmaya başladı.

 

Lin Dong’un bilincine ait bir iz, bu Zihinsel Noktalara doğru yüzüyordu. Bu sayede beyaz ışığın içerdiği esrarengiz enerjiyi hissedebiliyordu. Bu enerji sayesinde, dağınık haldeki Zihinsel Noktalar Lin Dong’un bilincinde toplanmaya başladı.

 

“Buzz… Buzz…”

 

Daha fazla Zihinsel Nokta bir araya geldikçe Lin Dong’un zihinsel bedeni sahiden de onarılmıştı. Bu sahneye tanıklık eden Lin Dong’un suratında kocaman bir şaşkınlık peyda olmuştu. Ancak bu mucizevi Zihnin Değirmentaşlarında hayret etmeye vakit bulamadan önce bir insanı deli etmeye yetecek kadar muazzam acı bir kez daha saldırmıştı.

 

“Booom!!”

 

Kristal değirmentaşlarına uzak bir mesafede, küçük sansar dudaklarında istemsizce tıslama sesleri çıkarırken Lin Dong’un zihinsel bedeninin tekrardan zorla parçalara ayrılışını seyrediyordu. Pençelerini göğsünün üzerinde birleştirmiş soğukkanlılıkla ve sanki gösteri seyredermiş gibiydi: “Hehe, şu çocuğun buna daha ne kadar dayanabileceğini görmek istiyorum…”

 

Önceleri, Taş Tılsım eline geçtiğinde, sansar da bahsi geçen zihin değirmentaşlarını kullanmaya çalışmıştı. Şuan bile, o muazzam acı tüylerinin diken diken olmasına neden oluyordu. Bu nesne gerçekten Zihinsel Enerjiyi attırabilse de sıradan bir insanın dayanabileceği bir şey değildi.

 

Boşlukta parlayan ışık altında, iki değirmentaşı usulca dönmelerine istikrarlı bir şekilde devam ediyordu. Taşlar dönmeyi sürdürürken, korkunç enerji kanalları değirmentaşlarının kesiştiği noktadaki gence amansızca akıyordu.

 

“Bang… Bang…”

 

Zihinsel Bedenin belirmesi sebebiyle ortaya çıkan hafif patlama sesi bölgede yankı buluyordu. Ancak, sesin her seferinde yankılanması küçük sansarın pençelerini titretiyordu.

 

Hiç sona ermeyecekmiş gibi görünen bu sonsuz döngü tekrarlanırken Kristal Değirmentaşları yavaşça dönüyordu. Kristal Değirmentaşlarının altında, güçsüz bir figür bütün kararlılığını sergilerken güçlenmek için defalarca parçalara ayrılıp tekrar bir araya geliyordu.

 

“Sekizinci kez…”

 

Gence saygıyla bakarken, farkında olmadan, sansarın gözlerinde hafif sadistik bir parıltı meydana gelmişti. Gencin çoktan kendinden geçtiğini ve saf iradesine tutunduğunu açıkça görebiliyordu.

 

“Bang…”

 

Başka bir açık ve yüksek bir ses alanda yankılandı. Ufak sansarın gözlerindeki korkuyla karışık saygı giderek artıyordu. Ancak, gözlerindeki saygı başka bir yankılanan sesi duyduktan sonra ciddi bir ifadeye bürünmüştü.

 

Onuncu kez…

 

Lin Dong, Kristal Değirmentaşlarında patlayan ve tekrar bir araya gelen bu döngüye tam on kez dayanabilmişti.

 

“Bu çocuk oldukça inatçı…” Ufak sansar pençelerini göğsünde birleştirdi. İlk defa keşfetti ki bu çocukta kendisini kitlelerden ayıracak özelliklere sahipti.

 

Ufak sansar kalbinden bunları geçirirken, neredeyse şeffaf bir figür Kristal Değirmentaşlarından yavaşça dışarı çıkıp eski yerinde durdu. Bu son derece yorgun surat Lin Dong’a aitti.

 

Şu anda Lin Dong, Kristal Değirmentaşlarını terk etmiş olsa da hala içinde o yoğun acının kalıntılarını hissedebiliyordu.

 

“Fena değil evlat! İlk seferinde bu döngüye tam on kez dayanabildin.” Çelimsiz ve güçsüz Lin Dong’a bakarken ufak sansar gülümseyerek söylemişti.

 

Lin Dong, buna karşılık zar zor gülümseyebildi. Her ne kadar aşırı derecede kendisini güçsüz hissetse de hisleri hala açıktı; Zihinsel Enerjisi oldukça güçlenmişti. Gerçekten bu Kristal Değirmentaşları birinin Zihinsel Enerjisini güçlendirmesine yardımcı oluyordu.

 

“Şuan sınırına ulaştın ve daha fazla devam etmemelisin. Evine dönüp dinlenmen senin için en iyisi. Ayrıca, bu büyükbaba sana; eğitiminin etkilerini büyük ölçüde artıracağından dolayı Zihinsel Enerjiyi besleyen iksirleri temin etmeyi öneriyor. Aksi takdirde, zayıflayan yaşamından ötürü Zihinsel Enerjin zarar görebilir ve bu da ilerde bir takım problemlere sebep olabilir.” Ufak sansar gelişigüzel bir şekilde açıkladı.

 

“Tamamdır, teşekkür ederim.” Lin Dong ciddi biçimde başıyla onayladı. Her ne kadar ufak sansarın kökeni gizemli olsa da çok bilgili görünüyordu. Bu nedenle tavsiyesine kulak vermek mantıklıydı.

 

Ufak sansar elini sallayıp, daha fazla oyalanmadan, anında bir ışık haline dönüp karanlığın içinde kayboldu. Lin Dong buna pek aldırmadı ve bilincini hafifçe dürtmesiyle Ruhsal Alan’dan ayrıldı.

 

...

 

Odasının içinde gözlerini açmasıyla Lin Dong, anında baş ağrısı çekmeye başladı. Başını sallayıp acı bir kahkaha koyverdi. Eğitimi boyunca fiziksel bedeni herhangi bir zarar görmese de Zihinsel Enerjisi ciddi bir şekilde kasılmıştı.

 

Usulca iç çekerken, Lin Dong’un zihninin bir kısmı Niwan Sarayı’na geçmesiyle gördü ki Kader Ruh Sembolü şuan ürkütücü derecede koyulaşmıştı. Ancak, eskisine nazaran daha bi katıydı. Zihinsel Değirmentaşlarındaki önceki eğitiminin sonucu olmalıydı.

 

“Doğru, eğitimimden en yüksek derecede istifade etmek için iksirlere ihtiyacım olacak. Gelecek birkaç gün içerisinde biraz iksir alınca bakalım neler olacak…”

 

Bu sahneyi gördükten sonra Lin Dong başını onaylarcasına salladı. Ardından vücudunu gerip yorgunluğunu hissetmesiyle başını yastığa koyar koymaz uykuya daldı.

 

 

Sonraki günlerde, Lin Dong Zihin Enerjisini kuvvetlendirmek için hemen hemen her gün Taş Tılsım’ın Ruhsal Alanına girdi. Eğitimi; gerçek bir işkence olsa da, şu an, Zihinsel Enerjisini güçlendirmesinin tek yolu buydu.

 

Birinin Zihinsel Enerjisini yenileyen iksirlere gelecek olursak, bunlar sahiden çok nadirdi. Lin Dong, tüm Qingyang Şehir pazarını dolaşmasına rağmen en fazla iki tane 2. Seviye İksir elde edebilmişti. En azından hiç yoktan iyidir.

 

Lin Dong aralıksız eğitimine devam ederken göz açıp kapayıncaya kadar yedi gün geçmişti.

 

Bu yedi gün içinde, Lin Dong’un Zihinsel Enerji eğitiminde iyi bir ilerleme kaydederken Kader Ruh Sembolüyse giderek maddeleşiyordu. Aslında daha çok cisimleşmiş bir sembol gibi görünüyordu. Ancak 2.Seviye Mühür Sembol Ustası olabilmesi için önünde daha çok yol vardı.

 

Neyse ki Lin Dong sonuçları tahmin etmişti. Sonuçta 2.Seviye Mühür Sembol Ustası olmak o kadar kolay olsaydı hiçbir değeri kalmazdı.

 

Lin Dong antrenmanına devam ederken, Lin Ailesi de ailenin genç nesillerini olabilecek en kötü senaryodan korumak için gizlice başka yere nakliye ediyorlardı.

 

Günlerin gelip geçmesiyle Lin Ailesi’ndeki atmosfer giderek gergin bir hal almaya başlamıştı. Aynı zamanda, Qingyang Şehrindeki diğer gruplar dikkatlerini Lin Ailesine çevirmeye başladı. Bazıları Lin Ailesinin karşılaştığa talihsizlikten memnun kalmışken, bazıları da onlar için endişeleniyordu. Ve bazıları da sadece gözlemciydi.

 

 

Lin Ailesinin mülküne ait bir ormanın derinliklerinde, Lin Dong sıkıca kapattığı gözlerini yavaşça açtı. Zihninde küçük bir hareketle, “Maddeleşmiş Ruh iğnesi” hızlıca önünde belirdi.

 

Şu anki Lin Dong bu yetenekte ustalaşmıştı. Ancak bu sadece sıradan bir Gizli Ruh Tekniği idi. Bu yüzden gücü şok edici değildi.

 

“On gün oldu…”

 

“Maddeleşmiş Ruh İğnesi” dağılırken Lin Dong’un yüz ifadesi giderek ciddileşiyordu. Bu on gün içinde, Zihnin Değirmentaşları sayesinde Zihinsel enerjisi muazzam derecede artmıştı. Fakat hala 2. Mühür Sembol Ustası olamamıştı. Ancak Lin Dong’un tahminlerine göre, Zihnin Değirmentaşlarının yardımıyla,  2. Mühür seviyesine ulaşabilmesi için iki veya üç aya ihtiyacı vardı.

 

Yine de zaman çok önemliydi. Eğer 2. Mühür seviyesine ulaşmada başarısız olursa “Gelişmiş Yuan Dan Seviyesi”ndeki Wei Tong ile karşılaşmayı hayal dahi edemezdi.

 

“Onların gelişini geciktirecek bir yol düşünmeliyim.”

 

Usulca iç çekti. Bu kritik durum başına ağrı girmesine sebep olmuştu.

 

Lin Dong iç çektiği esnada, birden zeminin hafifçe sarsılmaya başladığını hissetti. Anında yüz ifadesi değişti. Ayağını yerden kesip en yakınındaki ağacın tepesine doğru zıplarken Zihinsel Enerjisini de etrafa yaymaya başladı. Birden elini sıkıca yumruk haline getirdi.

 

Lin Dong’un görüş alanına giren kısımda, Qingyang Şehrinin girişinin hemen dışında birden kızıl bir deniz meydana çıkmaya başlamıştı. Bir tayfun gibi, Lin Ailesinin bulunduğu noktaya doğru ilerlerken çok korkutucu görünüyorlardı.

 

“Kanlı Kumaş Tarikatı…”

 

Kırmızı elbiseli ölüm saçan birliğe bakarken Lin Dong hafifçe iç çekmişti. Sonunda gelmişlerdi…

 

“Kanlı Kumaş Tarikatı geldi. Lin Ailesinin üyeleri, ölmeye hazır olun!”

 

Devasa ordu Lin Ailesine ilerlerken, yoğun bir Yuan Gücü’nün yardımıyla şiddetli bir ses yankılandı. Gök gürültüsü gibi, apaçık tüm Qingyang Şehrinde duyulmuştu.

İngiliz Çevirmen Notu:

Yuan Dan Küçük Tam Çember SeviyesiGelişmiş Yuan Dan Seviyesi

Bazı şeyleri açıklığa kavuşturacak olursak;

Lin Zhentian ile Lei Bao; Başlangıç Yuan Dan Seviyesindeyken

Kanlı Kumaş Tarikatı’nın lideri, Wei Tong ise; Gelişmiş Yuan Dan Seviyesindedir.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 532

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20556 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28837 Bölüm Sayısı


creator
manga tr