Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 99: Taş Tılsım’daki “Fare”


 

Çeviri: Deuce

 

Aydınlık odadaki atmosfer hafif boğucuydu. Lin Zhentian, Lin Xiao ve birkaç kişi odada yüzlerinde oldukça ciddi ifadelerle oturuyorlardı.

 

“Baba, daha önce ihmal ettiğimiz tüm işleri başarıyla başlattık. Yakında, tüm işler rayına oturacaktır.” Lin Xiao, yüzünde sert bir ifade bulunan Lin Zhentian’ a bakarken usulca söyledi.

 

“Evet.”

 

Lin Zhentian, dalgın bir şekilde başıyla onayladı. Bir süre sonra, birden başını kaldırıp Lin Xiao ve diğerlerine baktı ve iç çekerek: “Başlarda, Lei ve Xie Ailelerini yendikten sonra Lin Ailemizin refah içersinde yaşacağını sanmıştım. Lakin maalesef, başka bir güçlü grubu rahatsız ettik gibi görünüyor: Kanlı Kumaş Tarikatı.”

 

“Baba, Dong-er aceleci davrandı. Öğretilerimde başarısız oldum…” Lin Xiao aniden konuştuktan sonra bir süre sessiz kaldı. Çünkü biliyordu ki; bu süre zarfında Lin Zhentian bu konuda oldukça fazla kafa patlatıyordu. Neticede, Lie ve Xie Aileleri, Kanlı Kumaş Tarikatı ile kıyas dahi edilemezdi.

 

“Bu, Dong-er’in suçu değil. Gu Ying, iğrenç ve açgözlü biriydi. Onu canlı bıraksaydık bile bizi tehdit etmeye devam ederdi. Bu yüzden, onu öldürmemiz veya yaşamına izin vermemiş hiç önemli değil.” Lin Zhentian bunları söylerken elini savurmuştu.

 

“Eğer birini suçlayacaksak o da kurnaz yaşlı osuruk Lei Bao’dur. Bu herif, Yang Yuan Cevher Madeni’nin varlığını o çakala söyleme cesaretinde bile bulunmuş.”

 

“Baba, ne yapmalıyız şimdi? Ben, birkaç kişiyi Kanlı Kumaş’ı araştırması için göndermiştim. Ancak şuan, harekete geçmemelerinin tek sebebi büyük ihtimal onların da bizim, Lin Ailenin, gücünü araştırıyor olmaları. Araştırmayı bitirdiklerinde ise…” Lin Ken’in sesi derinden geliyordu.

 

“Kanlı Kumaş Tarikatı’nın lideri, Wei Tong, “Yuan Dan Küçük Tam Çember” Seviyesinde.  Emri altında da, bir tane son zamanlarda ilerlemiş “Başlangıç Yuan Dan” biri var. Aynı zamanda, 10 tane Göksel Yuan Son Aşama’ya sahip uzmanları var. Güçleri, Lin Ailesi’nin üstesinden gelemeyeceği düzeyde.” Lin Zhentian sakince belirtti. Bu süre zarfında, Lin Zhentian elindeki tüm varlığını Kanlı Kumaş’ı araştırmak için kullanıyordu. Ancak, onlar hakkında bilgi edinmesi sadece kalbinin biraz daha endişe ile dolmasına neden oluyordu.

 

“Yuan Dan Küçük Tam Çember…”

 

Bu ifadeyi duyan Lin Xiao ve diğerlerinin surat ifadeleri kötü biçimde değişmişti. Başlangıç Yuan Dan ile aralarında sadece bir seviye olsa da bu iki şey kıyas kabul etmezdi. Bu sebepten ötürü, Lin Zhentian bile Wei Tong ile mücadele edemezdi. Dahası, Kanlı Kumaş Tarikatı’nda Başlangıç Yuan Dan Seviye’sine ulaşmış biri daha vardı. Tüm bunları hesaba katınca, bu düzeydeki bir seviye kesinlikle Lei ve Xie Ailelerini aşardı.

 

Potansiyel düşmanlarının uyguladığı bu amansız baskı altında Lei Xiao ve diğerleri suskunlaştı.

 

“Lei Xiao, bu süre boyunca bazı genç nesli gizlice başka yere gönderin. Herhangi bir aksilik durumunda, ailemizin kan bağı bu şekilde korunmuş olacak.” Lin Zhentian, ellerinin tersini sallarken kırışmış yüzü apaçık yorulduğunu gösteriyordu.

 

Bu sözler üzerine Lin Xiao ve diğerleri yumruklarını sıktılar. Bu noktada her türlü kötü sona hazırlıklı olmalıydılar.

 

“Yang Yuan Cevher Madeni; inanılmaz derecede değerli bir hazine. Kanlı Kumaş Tarikatı buranın varlığından haberdar olur olmaz, burayı ele geçirmek için her türlü yolu deneyeceklerdir. Dahası, şuan, bunun için ellerinde çok mükemmel bir bahane var…” Lin Zhentian, soğuk ve donuk bir şekilde gülümsedi ve ekledi: “Bu yüzden, harekete geçmeleri sadece zaman meselesi.”

 

“Lin Xiao, kesinlikle unutmamalısın. Eğer Kanlı Kumaş Tarikatı fiili olarak bize saldırmaya başlayacak olursalar, mutlaka, hayatına mal olsa bile Dong-er’i korumalısın. Yetenekleri olağanüstü ve ilerde kesinlikle muhteşem biri olacak.”

 

“Pekala, geç oldu. Haydin gidin dinlenin bakalım.”

 

Lin Zhentian iç çekti ve besbelli ki daha fazla konuşmak istemiyordu. Eliyle işaret etmesiyle birlikte diğerlerine müsaade etti.

 

“Tamamdır.”

 

Yaşlı adamın yorulmuş ifadesine gören Lin Xiao ve diğerleri, başlarıyla onayladıktan sonra sessizce odayı terk ettiler. Görünüşe göre aile lideri olmak hiç de göründüğü gibi kolay bir iş değildi…

Lin Xiao ve diğerleri odayı terk eder etmez, Lin Ailesi’nin malikanesinin derinlerdeki odalardan birinde yatağın üstünde oturan Lin Dong yavaşça gözlerini açtı. Şu anki gücü göz önüne alındığında, yakalanmadan herhangi bir konuşmaya “istemeyerek” kulak misafiri olmak onun için artık çok zor değildi.

 

“Yuan Dan Küçük Tam Çember…”

 

Lin Dong dudaklarını sıkıca büzdü.* Şuan, mevcut gücü baz alındığında, eğer bütün Zihinsel Enerjisini kullanacak olsa Başlangıç Yuan Dan seviyesinde olan biriyle mücadele edebilirdi. Ancak eğer Yuan Dan Küçük Tam Çember seviyesindeki biriyle karşılaşacak olursa kazanma ihtimali inanılmaz derecede düşüktü.

*Deuce: Biz sinirlenince diş gıcırdatırız bu elemanlar da dudak büzüyor. Farklı coğrafya farklı hareketler, ilginç…

 

“Kanlı Kumaş Tarikatı’nın Lin Ailesi’ni araştırması, taş çatlasa, en fazla 15 gün sürer. O sürede, Yang Yuan Cevher Madeni’nin cazibesiyle kesinlikle bize saldıracaklardır.”

 

Lin Dong’nin gözleri titreşip alevlendi. Yarım ayda, tam olarak ne başarabilirdi? Büyük olasılıkla, Göksel Yuan Son Aşama Seviyesi’ne geçebilirdi. Ancak Wei Tong’un gücüyle kıyaslanınca, onunla mücadele etmeye yeterli değildi.

 

“Huff….”

 

Lin Dong derin ve uzun bir soluk verdi. Belki de bu yarım ay içersinde bir şey başaramayacaktı, ancak yine de, öyle kolayca pes etmeye niyeti yoktu. Sonuçta Lin Ailesi şu anki bulundukları noktaya özenle, çok çalışarak gelmişlerdi ve bu yüzden ailesinin tamamen yok olmasını görmek istemiyordu.

 

Parmak uçları hafifçe sağ yumruğuna vururken Lin Dong yavaşça gözlerini kapadı. Her iki gözü de kapanınca, ufak bir hareketle, aşina olduğu o karanlık Ruhsal Alan bir kez daha meydana çıkmıştı.

 

Şu anda, Taş Tılsım’ın içindeki Ruhsal Alan’da, birkaç parıldayan gölge vardı. Bununla birlikte tamamlanmayan Dövüş Sanatı; Mucize Geçit Mührü’nün parlayan gölgesi artık mükemmelliğe ulaşmıştı.

 

Şu an, Mucize Geçit Mührü’nün 4 bölümü de tamamlanmıştı. Lin Dong’un hesaplarına göre, bu yetenekle 5.Seviye Dövüş Sanatlarına karşı mücadele edebilirdi. Bu yüzden, Zihinsel Enerji’nin yanı sıra, bu yetenek elindeki en güçlü silahıydı. Her ne kadar bu yeteneğe Kanlı Kumaş Tarikatı’nın liderini, Wei Tong’u, yenmek için güvenemese de elinde gizli bir koz olarak kullanmaya değerdi.

 

Lin Dong, parlayan gölgelerin karşısında durdu ancak daha önce olduğu gibi her hangi bir harekette bulunmadı. Bunun yerine bu sefer, araştırmacı gözlerle birlikte etrafındaki karanlık alanı taramaya başladı.

 

Şu anki Lin Dong, Zihinsel Enerji’de oldukça güçlü bir ustalığa sahipti. Bu yüzden eskiden ona akıl almaz gelen şeyler artık şaşırtmıyordu. Mesela, Lin Dong’un tahminince; Ruhsal Alan, Taş Tılsım’ın içindeki büyülü bir alandı. Aynı zamanda, Ruhsal Alan’daki bedeniyse gerçek bedeni değil Zihinsel Enerji’den meydana gelen kopya bir bedendi.

 

Bu arada Lin Dong’un Zihinsel Enerji gücü ne kadar büyürse, o kadar Taş Tılsımı’na ait gizem ortaya çıkıyordu. Bu yüzden, dövüş sanatlarını mükemmelleştirmek ve ilaçları arıtmanın yanı sıra Lin Dong, Taş Tılsımın sahip olduğu diğer yeteneklerin neler olduğunu merak ediyordu.

 

Lin Dong, ısrarla ve ciddiyetle karanlığa doğru baktı. Ancak zaman geçtikçe, beklenmedik hiçbir şey olmadı. Karanlık, her zamanki sakinliğini koruyordu.

 

Ancak Lin Dong yere oturarak yarım saat boyunca karanlığı gözlemlemeye devam etti. Zihinsel Enerjisi’nin akıntıları karanlığın her santimetresini karış karış tararken etrafa yayılıyordu.

 

Fakat bu alanın garipliğinden midir bilinmez, Lin Dong karanlık bölgeyi tararken çok fazla Zihinsel Enerji harcamıştı. Zira sadece on dakikada, başının hafifçe döndüğünü hissetmişti.

 

Yine de bu durum Lin Dong’u durmasına sebep olmadı. Aksine, Zihinsel Enerji dalgalarını serbest bırakıp alanı taramaya devam eden inatçı seçimiyle birlikte gençliğin vermiş olduğu ısrarı ve azmi kendini göstermeye başlamıştı.

 

Zihinsel Enerji, tıpkı kokunun yayılması gibi sessizce yayılırken karanlık Ruhsal Alan ise sessizliğini muhafaza ediyordu.

 

“Huff….”

 

Lin Dong’un etrafı taraması çok uzun bir süre devam etmişti ve yüzündeki yorgunluk ifade ise yavaşça kendini göstermeye başlamıştı. Ancak ne var ki, “taraması” herhangi meyve vermemişti.

 

“Belki de çok fazla düşünüyorumdur…”

 

Kendi kendine mırıldanırken kaşları çatmıştı. Uzunca bir süre boşu boşuna uğraştıktan sonra, bu anlamsız çabadan vazgeçmekten başka şansı kalmamıştı.  Küçük bir hareketle, Zihinsel Enerjisini dağıttı.

 

Tam da Zihinsel Enerjisi’ni dağıttığı esnada karanlığın içinden neredeyse zar zor duyulan bir iç çekme sesi yankılandı.

 

“Kim o?”

 

Duyulması çok zor, zayıf bir sesti. Ancak Lin Dong, sesin geldiği yöne dönmüş seslenirken gözlerini dört açmıştı.

 

Seslendiği esnada ise, tüyleri diken diken olmuştu. Zira bu karanlık Ruhsal Alan’da, tek başına değilmiş gibi görünüyordu!

 

Lin Dong; Gizemli Taş Tılsıma daha çok aşinalık kazandıkça, bazı iksirleri Taş Tılsım’da damıtırken iksirin bir kısmının taş tarafından emildiğini hissedebiliyordu. Daha doğrusu, cevher madeninin derinliklerinde büyüleyici çiçeği soğurduğu o gün, çiçeğin muhtevasındaki tıbbi gücün çoğunu Lin Dong değil aksine Taş tılsım soğurmuş, içine çekmişti.

 

Lin Dong seslendikten sonra koca karanlık Ruhsal Alan tekrar sessizliğe bürünmüştü. Bu durum ona; sanki duyuları onunla oyun oynuyor, yanlış kanıya varmış hissi veriyordu.  

 

Ancak Lin Dong kesinlikle yanılmıyordu. Karanlık alana ciddi bir şekilde bakarken Zihinsel Enerjisi’nin akımları hızlıca önünde görünür hale geldi. Kaşla göz arasında, son derece kalın ve uzun bir iğne görünür hale gelmişti. Bu, Gu Ying’in daha önce sergiledi “Maddeleşmiş Ruh İğnesi” yeteneğiydi.

 

Her ne kadar bu, sıradan bir Gizli Ruh Sanatı olsa da Lin Dong’un ustalaştığı birkaç Gizli Ruh Sanatlarından biriydi.

 

“Eğer kendini göstermezsen, saldıracağım!”

 

“Maddeleşmiş Ruh İğnesi” Lin Dong’un önünde hafifçe parıldayarak turluyordu. Aynı zamanda ise sesi, yankı yaparak karanlığın içinde kayboluyordu.

 

Lin Dong, sözlerine karşılık alamayınca gözlerinde soğuk bir parıltı meydana geldi.  Daha fazla uzatmadan etrafında gezinen “Maddeleşmiş Ruh İğnesi”ni anında şiddetli bir şekilde sesin geldiği o karanlık bölgeye doğru fırlattı.

 

“Buzz…”

 

“Maddeleşmiş Ruh İğnesi” karanlığın derinliklerine doğru yol alırken, hemen akabinde, karanlığın içinde küçük bir ışık belirdi.

 

“Kaçmayı mı düşünüyorsun?”

 

Lin Dong bu sahneyi görür görmez hızlı bi şekilde kolunu kaldırdı. Zihinsel Enerjisi tıpkı sayısız iplik gibi parlayan gölgeyi takip etmiş anında yakalayıp geriye doğru zorla çekmeye başlamıştı.

 

“Boom!”

 

(Parlayan gölge ağır bir şekilde Lin Dong’un önüne düştükten sonra bir göz atmak istedi ancak baktığı şey yüzüne şaşkınlığın anında dalga dalga yayılmasına sebep olmuştu.*

*Deuce: Bu cümle benim üzerinde oynayarak çevirdiğim bir cümle.

 

Yüzünde şaşkın bakış meydana gelmeden önce, Lin Dong, önüne parlayan bir gölge ağır bir şekilde düştüğünde bir bakıverdi.*

*Deuce: Bu da aynı cümlenin üzerinde hiç oynamadığım hali. Aradaki farkı göresiniz diye örnek vereyim dedim.)

 

Parlayan gölge ağır bir şekilde Lin Dong’un önüne düştükten sonra bir göz atmak istedi ancak baktığı şey yüzüne şaşkınlığın anında dalga dalga yayılmasına sebep olmuştu. Parıltı yavaş yavaş zayıflarken, Lin Dong önünde beliren şeklin aslında baştan sona kadar kapkara, avuç içi kadar bir fare olduğunu gördü.

 

Ancak Lin Dong’u şaşkınlığa uğratan asıl şey; farenin gözlerinde korkunun değil de daha çok, insanvari bir kızgınlığın olmasıydı.

 

“Bu şey de ne böyle…”

 

Farenin kızgın ifadesine bakarken Lin Dong, gayri ihtiyari birkaç derin nefes almıştı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1387

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1169

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 963

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 890

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 783

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 742

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 596

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 528

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20455 Üye Sayısı
  • 582 Seri Sayısı
  • 28716 Bölüm Sayısı


creator
manga tr