“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 56: Topraktaki Yang Enerjisi


 

Çeviren: Mavimsigrii

Düzenleyen: Ichigollum

 

“Baba!”

Lin Dong önünde beliren figürün kim olduğunu görünce neşeleniverdi ve mutlulukla babasını selamladı.

“Seni hınzır çocuk. Sana geride kalıp sadece gözlemlemeni söylemiştim. Tek başına malikanenin içine sızmaya nasıl cesaret edersin!” Lin Dong’un önünde beliren kişi elbette ki Lin Xiao’ydu, işareti görür görmez malikanenin içine koşmuştu. Gözlerini Lin Dong’a dikmiş onu azarlamakla meşguldü.

“Üçüncü efendim, lütfen genç efendi Lin Dong’u suçlamayınız. Eğer malikaneye gizlice girmemizi istememiş olsaydı Lei ailesi Çelik Koru Malikanesinin tamamını yok etmiş olurdu.” Kenarda durmakta olan Qin Ying hızla yanlarına geldi ve eliyle harap olmuş ormanları gösterdi.

Bu sözleri duyan Lin Xiao neredeyse dilini yutacaktı. Qin Ying’in işaret ettiği yöne bakınca kötü bir koku yayan kara bir orman gördü. Yüz ifadesi hemen değişti.

“Lin Xiao, Çelik Koru Malikanesini bir iddia sonucu kaybetmiş ve size teslim edeceğimizi söylemiş olsak da bunu yapmadan önce mülk hala Lei ailesine aittir. Buraya gelip malikaneyi böyle işgal ediyorsun, Lei ailesine hiç saygın yok mu senin!”

Lin Xiao’nun yüzü renkten renge girerken yakınlardan gelen bir haykırış duyuldu. 10 adama liderlik eden Lei Ying de hemen olay yerine yaklaştı.

“İçeri dalmasaydık Lei ailesi Çelik Koru Malikanesinin tamamını yok edecekti be!” Lin Xiao Lei Ying ve diğerlerine bakarken yüzünde buz gibi bir ifadeyle gülümsüyordu.

Sözlerini duyan Lei Ying ve Lei Ruo şaşkındı. Çelik Koru Malikanesine şöyle bir göz gezdirince hepsinin kaşları çatıldı ve küfürler yağdırmaya başladılar.

“3. Kardeş, durum nedir?”

Lin Ken de yanına Lin ailesinin yetenekli kullanıcılarını katmış geliyordu, durumu görünce Lin Xiao’ya yaklaştı ve sessizce sordu.

Lin Xiao kısaca olayların üzerinden geçti. Lin Ken genelde sakin biriydi ama Lei ailesinin planladığı aşağılık planı duyunca kalbi nefretle doluvermişti. Çelik Koru Malikanesinin topraklarını verimsiz hale getirme niyetindeydiler. Bu gerçekten de alçak bir düşünceydi.

“Lei ailesi sahiden de inanılmaz be. Bunca zaman bizi oyaladınız şimdi de alandaki tüm ağaçları söküp toprağı verimsizleştirme niyetindesiniz ha!” Lin Ken, Lei Ying ve diğerlerine delici bakışlar atıyordu.

Bir köşede bekleyen Lei ailesinin adamları bu sözler üzerine bıçaklarına ve kılıçlarına sarılmış, yüzlerinde katı bir ifadeyle bekliyorlardı. Koca bir savaş çıkacağı belliydi.

Foyaları meydana çıkan Lei Ying ve diğerlerinin beti benzi atmıştı. Zaten ortada olan gerçeği saklamaya çalışmaktan vazgeçtiler. Lei Ying umursamaz bir ses tonuyla konuştu: “Çelik Koru Malikanesi Lei ailemizin emeklerinin bir meyvesidir. Ne diye Lin ailesine gümüş tepside sunacakmışız ki?”

Bu sözleri duyan Lin Ken ve diğerleri daha da hiddetlendi.

“Lei ailesinin kişiliği cidden de hayranlık uyandırıcıymış. Bundan böyle malikane Lin ailesine aittir. Herhangi bir itirazı olan varsa katlayıp kıçına sokabilir!” Lin Xiao tehditler savururken gözlerinde buz gibi soğuk bir ifade vardı.

“Bu ne cüret!”

Sözlerini duyan Lei Ying ve diğerlerinin yüzü titriyordu. Ama Lin Xiao’nun Göksel Yuan Gücünde ortanca basamağa ulaştığını hatırlayınca öfkelerini yutmaktan başka çarelerinin kalmadığını anlamışlardı. Şimdi savaşacak olsalar kısa çöpü çeken tarafın kendileri olacağı apaçıktı.

“Heh, Lin ailesi hala Çelik Koru Malikanesi için deli divane oluyorsa onu size veririz biter gider. Ama lütfen malikaneye gözünüz gibi bakın. Ne de olsa bir gün ait olduğu aileye geri dönecek”

Lei Ying kahkaha atıyordu, Lin Xiao ve diğerlerine tehditkar bakışlar attı. Daha fazla vakit kaybetmeden eliyle işaret verdi ve adamlarını alıp malikaneyi terk etti.

Lei Ying ve diğerlerinin gidişin izleyen Lin Xiao ve diğerleri biraz olsun gevşemişti. Çelik Koru Malikanesine verilen zarar yüzünden Kara Ağaçların büyük bir kısmı zarar görmüştü.

“Sülalesine tükürdüğümün pezevenkleri!” Lin Ken’in yüzü kıpkırmızı kesilmişti, küfürler savuruyordu.

Lin Xiao iç çekti ve şöyle dedi: “Kara Ağaç Ormanını bir inceleyelim ve alana verilmiş olan zararı hesaplayalım”

“Hemen!”

Sözlerini duyan Lin ailesi korumaları hızla dağılıp Çelik Koru Ormanına girdiler.

Yaklaşık yarım saat süren inceleme sonucunda gördüklerini rapor etmek üzere toplandılar. Verdikleri rapor Lin Ken ve Lin Xiao’nun yüzündeki ifadeyi daha da berbatlaştırmaktan başka bir işe yaramamıştı gerçi.

Yanlarında duran Lin Dong’da kaşlarını sertçe çatmıştı. Olgunluğa ulaşmış birkaç Kara Ağaç hala sağlamdı. En büyük kayıpsa Lei ailesinin toprağa döktüğü zehir olmuştu. Bu sebeple sökülen ağaçların yerine yenisini de diksiler hasat beklenenden çok daha düşük olurdu.

“Babamı bu durumdan haberdar edelim. Yaşlı adam Çelik Koru Malikanesine ne de çok değer veriyor. Bu olayı öğrenince sinirden küplere binecek kesin!”

“Aynen öyle.”

Lin Ken başını sallarken yüzüne acı bir gülümseme hakimdi. Ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı.

Öfkeden çılgına dönmüş ve hayal kırıklığına uğramış ifadelere bakarken Lin Dong da gizlice iç çekti. Lei ailesinin bu yaptığı oldukça ahlaksız bir davranıştı.

Lin ailesi olanları duyduktan sonra Lin Zhentian daha yarım gün geçmeden adamlarını aldığı gibi Çelik Koru Malikanesinin yolunu tuttu. Kendi gözleriyle görmek istiyordu. Çürümüş ve leş gibi kokan ormanlıklara bakarken gözleri git gide içe çöktü sanki.

Lin Dong uçurumun kenarında oturmuş devasa malikaneye bakıyordu. Lin Zhentian’ın öfkeli haykırışları malikanenin içinde yankılanıyordu. Lin Dong malikanenin içinde değildi ama yine de tüyleri diken diken oluyordu doğrusu. Lin Zhentian’ın bu kadar sinirlendiğini ilk görüşüydü. Lei ailesi bu defa sınırı aşmış gibi görünüyordu.

“Tüyler ürpertici!”

Yanında oturan Qing Tan dudaklarını ıslattı ve alçak bir sesle konuştu. Qing Tan da onlarla birlikte gelmişti.

Lin Dong kendini gülmeye zorladı: “Gel biraz etrafı dolaşalım. Büyükbabamın öfkesi hemen dinmeyecek gibi görünüyor. Bırakalım da babam ve diğerleri onunla ilgilensin”

“Peki” Qing Tan başını salladı ve neşeyle gülümsedi. Çelik Koru Malikanesinin etrafında gezmeye çıktılar, Qing Tan Alev Topunun üzerine binmişti.

Çelik Koru Malikanesi devasa bir alanı kaplıyordu ve göz alıcı bir çevreye sahipti. Etrafa yayılmış çürük kokusu olmasa yaz tatili için harika bir yer olurdu.

“Çelik Koru Malikanesinde Çelik Koruların yetişmesi için gerekli olan özel bir kara toprak bulunuyor. Çelik Koru Malikanesinin olduğu yerde önceden bir volkan varmış, buradaki kara toprakta volkan patlayınca ortaya çıkmış işte. Şimdi volkan yok olduğu için kara toprak oldukça nadir bir hammadde haline geldi. Çelik Koru üretimi büyük miktarlarda düşüş gösterebilir. Büyükbabamın bu denli kızgın olmasının sebebi bu işte.” Lin Dong yanındaki genç kıza durumu açıkladı.

“Öyle mi?” Qing Tan başını salladı ve etrafa bakarken şöyle dedi: “Buradaki hava dışardan daha sıcak!”

“Hı?”

Sözlerini duyan Lin Dong sersemlemişti. Dikkatle hissetmeye çalışsa da hava ona sıcak gelmiyordu. Birden kafasına dank etti, vücudundaki Dondurucu Soğuk yüzünden Qing Tan’ın bedeni sıcaklığa duyarlı hale gelmişti.

“Buradaki nem miktarı daha fazla. Nasıl daha sıcak oluyor?” ilk sorunun cevabını bulan Lin Dong başka bir noktaya değindi. Eğildi ve sağ eline bir avuç toprak doldurdu. Toprağa dokununca vücudu sevinçten titremeye başladı, gözleri heyecanla dolmuştu.

“Burada toprakta gizlenmiş bir Yang Enerjisi var!”

Lin Dong toprağı avucuna alınca eline gömülü Taş Tılsımdan gelen bir emme gücü hissetmişti. Emme gücü sayesinde toprağın içinden açık renkli bir hava akımı bedenine geçmişti. Sadece küçük bir miktar olmasına rağmen güneş kadar yakıcıydı. Bu Yin Enerjisinden çok farklıydı!

Bu enerji Yang Enerjisiydi ve Göksel Yuan Kullanıcıları tarafından emilirdi!

“Bu nasıl olabilir ki?”

Lin Dong şaşırmıştı. Ufak bir miktar Yang Enerjisi bulunduğundan, Taş Tılsımın yardımı olmasa varlığını fark edemezdi bile. Küçük miktarda da olsa vardı işte.

Lin Dong başını kaldırdı ve gözlerini uzaklara dikti, kaşları sertçe çatılmıştı. Birkaç yüz adım attı ve bir avuç kara toprak aldı.

“Ormanın derinliklerine gittikçe topraktaki Yang Enerjisi miktarı artıyor.” Bu değişimi fark eden Lin Dong sersemlemişti. Topraktaki Yang Enerjisi miktarı çok düşüktü evet ama toprağı içinde neden Yang Enerjisi vardı ki?

“Tabii eğer… yerin altında Yang Enerjisi yayan bir şey varsa… Yang Enerjisinin bir miktarı toprağa geçmiş olabilir…”

Lin Dong’un gözleri parlıyordu, aceleye toprağı kazmaya başladı. Çelik Koru Malikanesinin keşfedilmemiş bir sırrı olmalıydı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1436

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1192

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 790

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 771

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14277 Üye Sayısı
  • 668 Seri Sayısı
  • 31674 Bölüm Sayısı


creator
manga tr