Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 54: İmha


 

Çeviren: Mavimsigrii

Düzenleyen: SağYanağım

 

Çelik Koruların yetiştirildiği alanda adım atacak yer olmaması gerekiyordu ama Lin Dong ve diğerlerinin baktığı alanın yarısından fazlası bomboştu. Kara Ağaçlar birer birer köklenmişti. Bir zamanlar ihtişamlı olan ağaçlarda şimdi çarpık balta izleri vardı. Aceleye gelmiş bir iş olduğu besbelliydi.

Ama Lin Dong ve diğerlerini asıl şaşırtan Kara Ağaçların büyük bir kısmının baltalanıp götürülmüş olması değildi. Yüzlerinin bembeyaz olmasına sebep olan asıl manzara, aceleyle toprağa zehirli ve yapışkan bir sıvı döken insan topluluğuydu.

Lei ailesi. Çoktan olgunlaşmış olan Çelik Koruları kestikleri yetmemiş gibi bir de verimli toprakları mahvetme niyetindeydiler. Kara Ağaçların bu toprakta bir daha asla yetişmemesi için çalışıyorlardı!

Kendine bir çıkar olmadan başkalarına zarar vermek ha, bu davranış affedilemez bir iğrençlikti!

“Bu lanet olası orospu çocukları! Lin ailesine işe yaramaz bir malikane teslim etmek niyetindeler ha!” Qin Ying dişlerini sıkıyor öfkeyle küfürler ediyordu.

Lin Dong’un benzi attı. Lei ailesinin böylesine alçakça bir davranışta bulunacağını tahmin etmemişti. Çelik Koru Malikanesi toprağa dökülen zehir yüzünden verimsiz hale gelirse gerçekten de işe yaramaz olurdu.

“Plan nedir şimdi?” Lin ailesinin korumalarından biri sordu. Lei ailesi henüz tüm ağaçları söküp götürememişler, zehirleme işlemini tamamlayamamışlardı. Sonuçta burada oldukça bol miktarda Çelik Koru yetişiyordu ayrıca Kara Ağaçlar çok dayanıklıydı. Bu yüzden ağaçları kesip götürmek o kadar da kolay değildi. Lei ailesi koca bir ay geçtikten sonra bile ağaç yetiştirme alanını tamamen boşaltamamıştı.

“Çelik Koruları kesmiş olsalar bile Kara Ağaçlar yeniden büyüyecektir. Ama toprak verimsiz hale gelirse Çelik Koru Malikanesinin bataklıktan bir farkı kalmaz.” Qin Ying gürledi.

“Doğru.”

Lin Dong cevap olarak başını salladı. Etrafına göz gezdirince çalışanların Lei ailesi tarafından görevlendirilmiş sıradan işçiler olduğunu gördü, bu sayede itibarlarının zarar görmesini engelliyorlardı. Etrafı incelemeye devam ederken gözü kalabalığın arkasında dikilen birkaç figür fark etti. Bunlar Lei ailesinin korumalarıydı.

“Lei ailesinin 30 tane koruması var ve içlerinden 2 tanesi Göksel Yuan Gücü kullanıcısı. Liderlerini tanıyorum, adı Dai En. Eskiden bir hayduttu. Daha sonra Lei ailesinde koruma olarak işe girdi. Gücü benimle boy ölçüşebilecek durumdadır, Dünyevi Yuan kullanıcı olduğunu tahmin ediyorum. Gördüğünüz diğer adam da bu güçtedir.” Qin Ying kaşlarını çatmış bildiklerini diğerlerine anlatıyordu. Lin Dong böyle bir olayla ilk defa karşı karşıya kalmaktaydı. Hayatlarını feda edecek gibi savaşırlarsa rakibi yenmek bir hayli zor olurdu.

“2 tanesi Dünyevi Yuan Gücünün ilk aşamalarında.” Lin Dong konuşurken gözleri parlıyordu: “Qin Ying amca, babamı ve diğerlerini harekete geçirecek işareti ver.”

“İşaret verdiğimiz anda yerimizi belli etmiş olacağız. Önce buradan çıkalım mı?” Qin Ying dikkatli davranıyordu. Rakip 2 Dünyevi Yuan kullanıcısı ve buna ek 10 tane daha tecrübeli kullanıcılardan oluşuyordu. Bizimkilerse sadece 4 kişiydi. Eğer geri çekilirlerse Qin Ying, Lin Dong’u korumayı başarabilirdi ama düşmana saldıracak olurlarsa Lin Dong’u bırakın kendi canının güvenliğini bile sağlayamayacak duruma düşebilirdi.

“Geri çekilmek için yeterli vakit yok. Onlar zehir dökmeye devam ettikçe Çelik koru Malikanesinin toprakları verimliliğini kaybediyor.” Lin Dong başını iki yana salladı ve devam etti: “Hamlemizi yapınca Dai En ve yanındaki adama bana bırakın. Sen ve adamların da diğerlerini halletmeye koyulun.”

Bu sözleri duyan Qin Ying’in yüzü değişti. Lin Dong sahiden de iki Dünyevi Yuan Kullanıcısını tek başına alt edebileceğini mi düşünüyordu?

“Endişelenmeyi bırak hadi, kendi ölüm fermanımı imzalayacak kadar aptal değilim.”

Lin Dong, Qin Ying ve diğerlerinin aklından geçenleri biliyormuş gibi onları yatıştırmaya koyuldu, durup açıklama yapacak vakti yoktu. Dünyevi Yuan Gücünün ortanca basamağına çoktan ulaşmıştı. Ayrıca Qin Tan’dan emdiği yüklü miktarlardaki Yin Enerjisini Yuan Gücüyle harmanladığı için, sıradan bir kullanıcıdan kat kat daha güçlüydü. Rakibinin sahip olduğu deneyime sahip değildi ama 4 tane 2. Seviye Dövüş Sanatları tekniğinde ustalaşmıştı. İkisiyle çarpışmak onun için çok büyük bir mesele olmazdı herhalde.

Lin Dong’un ısrar ettiğini gören Qin Ying durumu yeniden değerlendirdi ve çenesini sıkıca kenetledi, daha sonra işaret fişeğini çıkardı ve ucunu tutuşturdu. Canlı kırmızı renkte bir ışık gökyüzünü yararak patladı. 1 kilometre civarında olan herkes göz alıcı kırmızı rengi görebilirdi.

“Bu kim be?!”

İşaret verilince Lei ailesi korumaları da onların varlığından haberdar oldu. Liderleri yüzünde karanlık bir ifade taşıyan bir adamdı. Ani bir dönüşle Lin Dong ve adamlarının saklandığı yere dikti gözlerini. Eliyle işaret verdi ve etrafa dağılmış on adam liderin etrafında toplandı.

“Rwaaar!”

Bir daire oluşturmak üzereydiler ki bir kükreme yankılandı. Alev kırmızısından bir gölge hızla koşuyordu.

“Alev Pitonu Kaplanı mı?!”

Lei ailesi adamlarının gözleri tanıdık bir sima görmüş gibi parlıyordu, Alev Topu’nu hatırlamışlardı. Dehşete düşmüş çığlıklar atıyorlardı, daha çekingen olanlarsa donlarına işemek üzereydiler.

“Panik yapmaya gerek yok, bu sadece yavru bir Alev Pitonu Kaplanı!” Dai En olarak bilinen adam da en başta çok şaşırdı. Daha sonra Alev Topunun henüz bir yavru olduğunu fark etti ve endişelenmemeleri için adamlarına bağırdı.

“6. Kardeşim sen benimle gel. Şu canavarı parçalarına ayıralım. Diğerleri, siz de gidin ve kaçakların canına okuyun. Çelik Koru Malikanesinde huzursuzluk çıkarmaya cüret eden hangi pezevenkler bilmek için can atıyorum!”

Dai En’in korumalar üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu belliydi. Emirler yağdırınca adamların korkusu bir anda yok oldu ve diğer Dünyevi Yuan Gücü kullanıcısı Liderin yanında yerini aldı.

“Gidin!”

İkili birbirine kısa bir bakış attıktan sonra Alev Topu’na doğru atıldılar. Alev Topu’nun yanına ulaşmalarına birkaç metre kalmıştı ki önlerine aniden biri çıktı. Buz gibi soğuk ve hazin bir Yuan Gücü dalgası acımasızca ikiliye saldırdı.

“Dikkat et!”

Ani saldırı Dai En ve ortağı harekete geçirmişti, ikilinin bedenlerinden Yuan Gücü fışkırmaya başladı.

“Bam!”

Üç figür vahşice çarpıştı. Çarpışmadan yükselen Yuan Gücü yerdeki taşların savrulmasına sebep oluyordu. Alev Topu’nun sırtına atlayan figür başta eğri dursa da hemen kendini toparlardı ve doğruldu. Ama Dai En ve ortağı herkesin şaşkın bakışları altında birkaç adım gerilemeye zorlanmıştı.

“Ssssss!”

Gerekli olursa Lin Dong’u desteklemek için hazırlıklı bekleyen Qin Ying ve adamları bu manzara karşısında nefessiz kalmışlardı. Sersemlemiş bakışlarını gence diktiler. Lin Dong’un ikiye karşı bir olan bu çarpışmada böyle kolayca öne çıkacağını düşünmemişlerdi!

“Lin ailesinin en yetenekli üyesi lakabını gerçekten de sonuna kadar hak ediyor.”

Hayatını riske eden savaşlara sürekli katılan bir adam olan Qin Ying bile Lin Dong’a bakarken hayranlık duyuyordu. Aralarındaki yaş farkını çoktan unutmuştu sanki. Bu topraklarda saygıya layık tek şey güçtü sonuçta.

“Saldırın!”

Dai En ve ortağını başarıyla durduran Lin Dong’u gören Qin Ying adamlarına emretti. Etraflarını sarmış olan Lei ailesi korumalarına saldırdılar. Qin Ying Dünyevi Yuan Gücüne sahip olduğu için sayılarının rakipten daha az olmasını hiç dert etmiyordu.

“Rwaaaar!”

Alev Topu da yeniden kükredi adeta alev saçan bir gölgeye dönüştü. Hala zehir dökmekte olan işçilerin etrafını kuşattı, işçiler ellerindeki kovaları fırlattılar ve canlarını kurtarmak için kaçıştılar.

“Bu Lin ailesi!” Dai En ileri atılan Qin Ying’i görünce benzi attı. Gözlerine ölümcül bir bakış hakimdi, Lin Dong’u bir kaşık suda boğacak gibi dik dik bakıyordu.

“6. Kardeş, aynı anda saldıralım bu veledin canını alalım!”

Dai En dudaklarını ıslattı, yüzü ölüm saçıyordu adeta. Dai En’in onu çağırdığını gören Dünyevi Yuan kullanıcısı kardeşi de karanlık bir ifadeyle başını salladı. İkili tıpkı yırtıcı kurtların yaptığı gibi ayrıldılar ve biri sağa giderken diğer sol tarafa gitti. Bu hamleyi daha önce binlerce kez çalışmışlardı. Sinsice Lin Dong’a adım adım yaklaştılar.

İkilinin etrafını sarıp aynı anda kendisine yaklaşmakta olduğunu gören Lin Dong derin bir nefes çekti.
Ölüm kalım meselesini tadacağı ilk çarpışma olacaktı bu…

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1436

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1192

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 790

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 771

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 571

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14277 Üye Sayısı
  • 668 Seri Sayısı
  • 31678 Bölüm Sayısı


creator
manga tr