“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 13: Tedavi


 

Çeviren: Mavimsigrii

Düzenleyen: Puakk

 

Sonraki günlerde Lin Dong’un hayatı eskisine döndü. Gün içinde sıkı bir şekilde çalışmasını yapar, yorgunluğa dayanamayacak hale gelince de Kayalık Havuzuna gidip rahatlardı. Yaklaşık yarım saat sonra havuzdan tazelenmiş ve enerji dolu olarak çıkardı. Delip Geçen Yumruğu sergilerken oluşan sert yankılar ormanı inletirdi.

Muhtemelen, Lin ailesindeki gençler arasında bu kadar yoğun bir düzene uyabilecek birisi yoktu. Kaya Havuzunun etkileri 3. Sınıf iksirlerden bile daha iyiydi. Kırmızı sıvı seyreldikçe yumuşak ve hafifletici bir hale gelmişti. Bu yüzden vücudunda hiçbir acıya sebep olmuyordu artık. Lin Dong gibi eğitimin ilk aşamalarında olan biri için daha elverişli hale gelmişti.

Lin Dong gece olunca Ruhsal Etki Alanının karanlığına daldı. Yorulmak nedir bilmeden, gittikçe düzgünleşen Delip Geçen Yumruğunu tekrar tekrar sergiledi. Yemeden içmeden çalışmaya devam etti, Lin Dong Delip Geçen Yumrukta oldukça ustalaşmıştı, hiç zorlanmadan 9 yankı oluşturabiliyordu artık. 10. Yankının nasıl oluştuğunu giderek daha iyi anlamaya başlamıştı. Henüz başaramamıştı ama yakında ustalaşacağına emindi.

Dahası, Lin Dong’a bela olmayı çok seven Lin Shan son karşılaşmalarından sonra bir daha yoluna çıkmamıştı. Lin Dong’a bela olursa, mezarını kendi elleriyle kazmış olacağını anlamış olmalıydı.

Lin Dong bu sayede huzurluca kendini eğitime adayabilmişti, tüm enerjisini kullanıyordu.  

Huzur ve sakinlik dolu koca bir hafta göz açıp kapayıncaya kadar geçti.

Lin Dong bu hafta içinde Taş Tılsımın kırmızı sıvısını Lin Xiao’ya içirmenin fırsatını kollamıştı. Ama Lin Xiao hep dışarıda olduğu için Lin Dong’un çok az şansı oluyordu, bu fikri bir süreliğine rafa kaldırmaya karar verdi.

Bu durum sekiz gün daha devam etti ama Lin Dong daha fazla dayanamadı. Çünkü Lin Xiao yine yaralanmıştı…

Lin Dong eğitimine devam ederken Qing Tan’ın çığlıklarını duydu. Hemen eve koştu. Odaya dalınca Lin Xiao’nun yatağında yattığını gördü, yüzü kağıt kadar beyazdı. Kollarından süzülen kan yere damlıyordu.

Qing Tan kısık sesle: “Babam dağlarda iksir ararken çok güçlü bir yaratıkla karşılaşmış…” dedi, gözleri kederliydi.

Lin Dong bu sözleri duyunca kendini suçlu hissetti, gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

“Erkekler ağlamaz. Sadece küçük bir yara aldım.” Lin Xiao, Lin Dong’u kapıda görünce kalkmaya yeltendi. Sert bir ifade takınmaya çalıştı ama yaralarının sebep olduğu keskin acı yüzünden kıvrandığı suratından okunuyordu.

“Neden cesurca davranmaya çalışıyorsun. Bırak da senin için şu iksiri kaynatayım.” Liu Yan, Lin Xiao’ya baktı ve başucunda duran açık yeşil renkli bitkiyi aldı.

Bunu gören Lin Xiao “Hey, o Lin Dong-er için!” dedi hemen.

Lin Xiao bunu der demez Lin Dong:

“Anne, iksiri ben kaynatayım. Sen ve Qing Tan babama bakmalısınız.” Dedi,
Liu Yan’ın elinden iksiri kapıp koştu. Başka bir şey söylemeden odadan çıktı.

“Bu velet…”

Lin Xiao, Lin Dong’un tavşan kadar hızlı koştuğunu görünce gülse mi ağlasa mı bilemedi. Çaresizce başını salladı, göğsü kabarmıştı.

Lin Dong elinde yeşil renkli porselen bir kase ile içeri girdi. Kase koyu yeşil bir sıvıyla ağzına kadar doluydu, ilacın kokusu uzaktan bile duyuluyordu.

“Baba, bu ilacı iç lütfen.” Lin Dong ilacı getirirken gülümsedi.

Lin Xiao iç çekti, “Seni arsız çocuk.” yüreği sızlasa da kaseyi aldı. Bir şey söylemeden ilacını içti.

Lin Xiao’nun ilacı içtiğini görünce Lin Dong’un gözlerinde istekli bir ifade belirdi. Taş tılsımdan elde ettiği kırmızı damlaları ilacın içine koymuştu. Ama Lin Xiao’nun yaralarına ne kadar faydası dokunur bilmiyordu.

“Hüp”

Lin Xiao ilacı bitirip kaseyi bir kenara koydu, gözlerini kendini süzen Lin Dong’a çevirdi. Tam sert bir ifade takınacaktı ki vücudunun ateş gibi yandığını hissetti, yanakları kıpkırmızı olmuştu.

“Baba!”

Lin Xiao’daki değişimi gören Qing Tan’ın rengi soldu.

“Öhö, öhö”

Kenarda duran Liu Yan ve Qing Tan korkudan bembeyaz kesildiler, Lin Xiao’nun vücut ısısı giderek arttı ve yüzü daha da kızardı. Aniden bir ağız dolusu siyah kan kustu.

“Xiao’ge iyi misin?” Liu Yan, Lin Xiao’nun kan kustuğunu görünce gözlerinde yaşlarla kendini ileri attı. Lin Xiao ailenin direğiydi, ona bir şey olursa, çocuklar ne hale düşerdi?

Lin Xiao zorlukla nefes aldı, yanaklarında kızarıklık geçti. Onun yerine sağlıklı bir pembelik yerleşmişti.

“Yaralarım…”

Lin Xiao inanamayarak ellerine baktı. Yıllardır vücudunda taşıdığı yaraların çoğu yok olup gitmişti.

İç organları yeniden güçle ve dinçlikle çalışmaya başladı, önünde bir engel kalmaması onu tazeledi. Bu hissi uzun zamandır yaşamamıştı.

“Liu Yan, benim yaralarım, yaralarım…” Liu Yan’ın ellerini sıkıca kavrarken heyecandan titriyordu. Normalde katı olan yüz ifadesi yerini muazzam bir mutluluğa bıraktı.

Lin Xiao’nun yüzündeki ifadeyi görünce Liu Yan kendine geldi. Gözlerine inanamayarak sordu: “İyileştin mi?”

“Evet, evet, neredeyse, neredeyse…”

Lin Xiao o kadar duygulanmıştı ki iki kelimeyi bir araya getiremiyordu. Dayanamadı ve Liu Yan’a sıkıca sarıldı, içten ve sevinçli bir kahkaha attı. Bunca yıllık işkenceden kurtulmanın verdiği rahatlıktı bu. Bunca yıl, iç yaralanmaları yüzünden aşama kaydedemiyor. Dıştan dayanıklı gözükmeye çalışsa da, bir zamanlar Lin ailesinin en etkileyici üyesinin çürümekte olan bir kabuğa dönüştüğünü herkes biliyordu.

Ama istekliyseniz, bir yol bulurdunuz! Bunca yıl ona engel olan ve iyileşmek bilmeyen yaraları sonunda yok oluyordu!

Lin Dong neşeyle dolup taşan ebeveynlerine bakınca gözlerini ovuşturdu, ağzı kulaklarına varıyordu. Taş Tılsımın etkileri beklentilerinin üstündeydi. Babası birkaç damla daha ilaç içerse, yaralarından tamamen kurtulmak imkansız bir hayal olmaktan çıkardı.

Yaraları tamamen iyileşince Lin Xiao’nun gücü çarçabuk artacaktı!

Lin Dong’un yüreği rahatlayınca, mutlulukla gülümseyen Qing Tan’ın yanından geçti ve yavaşça odadan çıktı.

“Çıt”

Kapıyı yavaşça kapattı, yüzüne bir gülümseme hakimdi. Sessizce kendi kendine mırıldandı: “Rahat ol baba. Kesinlikle, yeniden Lin ailesinin dayanağı olacaksın!”

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 530

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20553 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28834 Bölüm Sayısı


creator
manga tr