Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 1: Lin Dong


 

Çeviren: Mavimsigrii

Düzenleyen: Puakk

 

“Wuu”

 

Lin Dong gücünü son damlasına kadar kullanarak ağırlaşan göz kapaklarını açmaya çalıştığında, basit, yavan ama düzenli bir oda gözlerinin önünde belirdi. Bu tanıdık sahne onun buraya nasıl geldiğini anlamaya çalışarak gözlerini ardı ardına kırpıştırmasına neden oldu, ta ki kafasını hızlıca ardına çevirip anlayana kadar. Odada, masada oturmuş bir erkek ve bir kadın silueti görüyordu.

 

“Baba, anne…”

 

Lin Dong bu siluetlere dikkatlice bakarken duygulandı ve bir kaç gözyaşının süzülmesine izin verdi.

 

“Dong, uyandın mı?”

 

Uyandığını görüp ve ağladığını duyunca, önce kadın kafasını çevirdi, hemen mutluluğunu haykırdı.

 

Oldukça sadece giyinmiş ve otuzlu yaşlardaydı, yanaklarının çehresi yüzüne bir zariflik ve cana yakın nazik bir his katıyordu. Bu kadın, Lin Dong’un annesi Liu Yan’dı.

 

“Hem yeteneksizsin hem de başkalarıyla kavga çıkarıp resmen bela arıyorsun.”

 

Kadının yanında oturansa otuz ya da kırk yaşlarında bir adamdı. Vücudu hafifçe eğikti ama kaşlarının görüntüsünden bir katılık seziliyordu, ayrıca çok ciddi yaralar yüzünden acı çekiyormuş gibi bir hali vardı, yüzünün katılığını biraz olsun gölgeleyen bir beyaz kesilmişti. Bu adam, Lin Dong’un babası Lin Xiao’ydu.

 

Yüzünü babasına çevirince Lin Dong’u görünüşte ince bir korku kapladı, başını geriye yasladı ve sonunda şöyle dedi: “Babama benim önümde işe yaramaz demelerini, onlara kim dedi…”

 

Konuşurken hala ağrımakta olan görüş yarasına doğru elini uzattı ve dişlerini birbirine kenetledi. Bugün Lin ailesi için sadece bir testti ve o sadece kat ettiği aşamayı ölçmek için gitmişti. Günün yenilgisi kendine inancının kırılmasına sebep olmadı çünkü yalnızda yarım senedir eğitim alıyordu ve fazla yol kat etmiş olmayı zaten beklememişti. Aynı şartlar altında eğitime devam ederse kimseye yenilmeyeceğine olan inancını sürdürdü.

 

Ancak test bittiği sırada Lin Dong eve gitmeye hazırlanırken, önceden kötü şeyler yaşadığı birine rastladı. Aslında bu adamı görmemezlikten gelmeye karar verdi ama bir kaç baştan çıkarmadan sonra daha fazla dayanamadı ve bir anda, genç ve delikanlı Lin Dong, kendisini baştan çıkaran adama saldırdı. Ama aniden koca bir yumruk yiyince, sonuç gün ışığı gibi belli oldu.

 

“Lin Shan, bunu hatırlasan iyi edersin! Bir dahaki sefere, kafanı bir mezeye dönüştürmezsem adım Lin Dong olmasın!”

 

Lin Dong dişlerini gıcırdattı. Lin Shan'dan bahsetmişti, bu olayın suçlusu aynı zamanda Lin Dong'un bir numaralı düşmanıydı. Babalarının aralarında bir düşmanlık olduğu için Lin Shan sürekli Lin Dong’u rahatsız ederdi, ve son olay ise bir çoğundan sadece biriydi.

 

Lin Dong bazen kararlılıkla dişlerini kenetler ama bazen de keyifli bir şekilde başını iki yana sallardı. Lin Shan oldukça adi olmasına rağmen aynı zamanda Eğitilmiş Beden’de 4. Seviyedeydi. Lin ailesinde, bu tarzdan bir başarı normalin üzerinde sayılırdı. Lin Dong’un olduğu 2. Seviye ile karşılaştırıldığında, çok daha iyiydi.

 

Eğitime giden yolda her şey bir beden ile başladığı için vücut eğitilen ilk şey olmalıdır. Sonuçta insan bedeni dünyadaki en muhteşem ve gizemli şey.

 

Basitçe anlatmak gerekirse, Eğitilmiş Beden, birinin bedenin terbiye edilmiş halidir, bedenin aşamalı bir şekilde güçlenmesini sağlar bu sayede dıştan içe güçlenme sağlanır. Bedendeki kas ve kemikler yeteri kadar sertleştiğinde, tomurcuklanan bir Yuan Gücüne erişim gerçekleşir. Bu tomurcuklanan Yuan Gücü bedende doğal bir şekilde var olursa, biri ancak o zaman gerçek kullanıcı sayılabilirdi.

 

Eğitilmiş Beden 9 seviyeden oluşur, ilk 3 seviye arasındaki fark çok fazla değildir, sadece fiziksel temelleri sağlamlaştırırlar. Beden 4. Seviyeye hazır hale geldiğinde eğitimin avantajları yüzeye çıkar. Bu seviyede, deri bir tahta ya da kaya kadar sert olana kadar yavaşça sertleşmeye başlar, güç ve hız da önemli derecede artış gösterir.

 

Lin Shan bu seviyede olduğu için, Eğitilmiş Beden’in yalnızca 2 seviyesini tamamlamış olan Lin Dong’a açıkça üstünlük sağlamıştı.

 

Birbirlerine yakın yaşlarda olsalar da aralarındaki eşitsizliğin sebebi ise potansiyellerine dayanmamaktaydı. Eğitilmiş Beden seviyeleri için yetenek asıl nokta değildi, aslında herkesin kendini eğitebileceği söylenilebilirdi. Ne kadar aşama kaydedebilecekleri ise ne kadar servet ve ilgi sahibi olduklarına bağlıydı.

 

Ama 9. Seviyeye ulaşmak ciddi derecede zor ve yorucu bir meseleydi. Bunun nedeni ise ancak fiziksel limitler zorlandığında güçlenme sağlanabilmesiydi.

 

Fakat sınırları zorlamak tüm potansiyelini zorla dışarı atmaktan farksızdı. Eğer beden, ‘zorlama’dan sonra yeteri kadar yenilenmezse gerginlik nedeniyle incinirdi. İşte o zaman hem eğitim zarar görür hem de bütün beden yaralarla kaplanırdı. Büyük bir kayıp oluşurdu.

 

Bu yüzden, Eğitilmiş Beden’de ustalaşmaya çalışırken, eğitimde ilerleme kaydetmeden önce bedenlerine kaynak sağlamak için çok çeşitli beslenme iksirlerine ihtiyaç duyarlardı. Fakat bu iksirler genelde ortalama bir ailenin alamayacağı türden, çok pahalı ürünlerdi.

 

Servete ihtiyaç duyulmasının nedeni buydu!

 

Lin Shan’ın, Lin Dong’dan 2 seviye önde olmasının nedeni yarım sene fazla eğitiminden değil de, babasının Lin ailesinde finansal sorumluluğa bakmasıydı. Karşılaştırıldıklarında, Lin Dong bu şanstan yararlanamıyordu ve bu yüzden bedenini beslemek için bu iksirleri alamıyordu. Bu yüzden eğitimde kaydettiği aşama doğal olarak öncesinden katla azdı…

 

Lin Xiao, Lin Dong’un fısıldamalarını duyar duymaz masada duran elini yumruk yaptı ve ifadesi bir derece daha karanlıklaştı. Yanında bu ani değişimi fark eden Liu Yan, Lin Dong’a alelacele susması için gözleriyle işaret etti.

 

“Sızlanmana gerek yok, eğitimine odaklan ve diğerlerinin çenelerini kapat!”

 

Lin Xiao şunları söylerken ellerini salladı: “Liu Yan, o Kızıl Jinseng’i al da Dong’a ver, Kızıl Jinseng sayesinde eğitimi biraz daha hızlanır. Aile yarışmalarına yalnızca yarım sene kaldı, eğer bu sefer eğitimin için her şeyi yapmazsan bize sadece utanç getirirsin.”

 

“Xiao-ge, o Kızıl Jinseng senin yaraların için…” dedi Liu Yan, kadın sessizliğe düşmeden hemen önce.

“Ben işe yaramazın tekiyim zaten, ne tür ilaçlar kullanılırsa kullanılsın, boşa olur. Gelecekte, dağda Dong'a daha fazla iksir bulmak için daha çok zaman harcayacağım.” Dedi Xiao kafasını sallarken, kendiyle dalga geçer gibi bir ses tonuyla.

 

“Babam işe yaramaz değil, Babam önceden büyükbaba haricinde ailedeki en güçlü kullanıcıydı!” dedi Lin Dong kızarmış bir suratla, Lin Xia’nun kelimelerini duyar duymaz. Çocukken, babası onun için ailedeki en güçlü bireydi.

 

“En güçlü kullanıcı…”

 

Lin Xiao yüzüne derin bir acı çökerken şüpheyle yumruğunu sıktı. Biraz zaman geçtikten sonra ayağa kalktı ve yorgun adımlarla odayı terk etti.

 

“Liu Yan, evladımız için toniği demle, benim yaralarım iyi, onca yıl geçti bile, bir sap Kızıl Jinsengin ne yardımı dokunabilir ki?”

 

Oldukça eskimiş sırtına bakakalan Liu Yan’ın gözleri kızardı, bir zamanlar Qingyang Şehrindeki en yetenekli ve ünlü adamın böyle çökeceğini kim tahmin edebilirdi ki.

 

“Anne, ağlama. Dong sana söz veriyor ki eğitimde çok sıkı çalışacak. Zamanı geldiğinde, babam için tedavi bulacağım” dedi Liu Yan’ın kıyafetini çekiştirirken yumuşakça Lin Dong.

 

“Dong, baban sana sert davrandığı için kendini suçlama. Bunun nedeni her şeyi sana adamış olması, onun son umudu olduğunu unutma”

 

Liu Yan yavaşça fısıldadı başını eğerken, hafifçe gözlerini sildi ve Lin Dong’un hassas ve genç yüzündeki ciddi ifadeye bakarken onun küçük başını okşadı.

 

“Anne, yaklaşan aile yarışındaki ilk 3 katılımcının, üçüncü seviye parlak kırmızı kan pıhtılaştıran meyve denilen iksire sahip olacağını duydum. Bir keresinde amcamın bu iksirin yaraların tedavisinde çok iyi dediğini duymuştum. Eğer ona sahip olmayı başarabilirsem, Babamın vücudundaki yaraların iyileşmesine kesinlikle çok büyük faydası olur.” Sanki bir fikir bulmuş gibi parlayan gözlerle Liu Yan’a bakmak için kafasını kaldırdı Lin Dong.

 

“Parlak kırmızı kan pıhtılaştıran meyve…” bu sözleri duyan Liu Yan hafifçe geri çekildi. Ama umutsuzca başını iki yana salladı ve “Aile yarışmasında ilk 3’e girmek o kadar da kolay değil, bunun için yüreğinin olması iyi. Annen şimdi gidip senin için Kızıl Jinseng’i kaynatacak”
Sözlerini bitirir bitirmez, Yan odadan çıktı. Lin ailesindeki genç jenerasyonda çoktan düzgün başarılar sağlamış bir kaç kişi vardı bu yüzden Lin Dong için ilk 3’e girmesi ve parlak kırmızı kan pıhtılaştıran meyveyi alması hiç kolay olmayacaktı. Bundan dolayı kadın bu meseleyi çok ciddiye almadı.

 

Liu Yan’ın gidişini izleyen Lin Dong dudaklarını sımsıkı kapadı, küçük yumruklarını sıkarak şöyle dedi: “Anne, sen emin ol, parlak kırmızı kan pıhtılaştıran meyve iksirini kesinlikle alacağım ve babamın vücudundaki yaraları iyileştireceğim!”

 

Lin Dong, Lin Xiao’nun yaralarını düşünürken derin bir nefret gözlerini kapladı. Ailedeki çoğu kişinin babasıyla sık sık dalga geçmesinin sebebi o adam yüzündendi!
Lin Dong’un ait olduğu aile küçük bir aileydi, Qingyang Şehrinde bile en iyi sayılmazlardı. Ama bu özel gözükmeyen aile oldukça saygı duyulması gereken, bir çok insanı şok edecek bir tarihe sahipti: Onlar Lin Klanındandı.

 

Büyük Yan imparatorluğundaki 4 büyük klandan biri, koskoca Lin Klanı!

 

Belli bir noktadan bakılırsa, Qingyang Şehrinden Lin ailesi Lin klanının bir parçası sayılabilirdi, ama daha önce şehrin yüz mil uzağına bile gitmemiş olan Lin Dong için Büyük Yan İmparatorluğu ve Lin Klanı uzak ve tanıdık olmayan şeylerdi.

 

Zaman zaman babasından duyduğu parça parça bilgiler sayesinde Dong’un bildiği şey ise Lin klanın içinde bir ailenin uzaktan akrabaları olduğuydu. Sadece tek bir görev içindi. Bu görevde, Lin Dong’un büyükbabasının başarısızlığı Klan için çok büyük bir kayba sebep olmuştu, sonucunda, İç daireden kovulmuş ve Qingyang Şehrine sürülmüştü.

 

Burada, onlarca yıl içinde kendi küçük Lin ailesini kurmuştu, hayatı boyunca özlemini çektiği hayaline ulaşabilmek için yapabileceği her şeyi denedi, hayali Lin Klanının iç dairesine dönebilmekti.

 

Ama tüm çabaları çok da bir işe yaramadı. Kendi başarabildiği şeyler Lin Klanı önünde bahsetmeye değecek şeyler değildi. Bu nedenle, dikkatini sadece başka yerlere verebildi, On-Yıl Klanının Lin klanını toplaması gibi şeyler.

 

Bu Lin Klanının en büyük toplanmasıydı ayrıca Büyük Yan İmparatorluğunda en ünlü olaydı. Her on yılda bir yapılan, hep toplanmada genç jenerasyonun ışığı devralması ve isimlerini duyurmaları için mükemmel fırsat sunuluyordu. Dahası, bu devasa yarışmada ödüllerin bir çoğu oldukça cömertti, açgözlü bakışları üzerine çekecek türdendi. Ama Lin Dong’un büyükbabası için en çekici etken ise biri ilk ona girebildiği sürece, klan dışından da olsan, hiçbir kısıtlama olmadan ve eşsiz bir saygıyla iç daireye yükselebileceğin gerçeğiydi.

 

Bu yüzden, klan toplantısı Lin Dong’un uzun çaresiz gecede doğan bir şafak oldu. Ama yaşı nedeniyle, katılmaya uygun değildi bu nedenle bütün umudunu farklı annelerden olan 5 çocuğuna bağlamıştı. Doğal olarak, içlerinde en öne çıkan Lin Dong’un babası, büyükbabanın ve bütün Lin ailesinin umut ışığı olmuştu.

Ling Dong’un babası, omuzlarında bu ağır yükü taşımasına rağmen onların beklentilerine ihanet etmedi. 5 kardeş arasında Eğitilmiş Bedenin 9. Seviyesine ilk ulaşan ve ‘yuan’ seviyesine gelendi. Dahası, dört yıl içinde, yeniden ‘Yuan’ seviyesine ulaşarak Lin ailesinde büyükbaba Lin Zhentian’dan sonra İkinci Eşsiz Yuan Ustası oldu.

 

Bu muhteşem gelişme genelde sessiz ve katı olan büyükbabanın, babasıyla her karşılaştığında nazikleşmesine ve bir gülümsemeye sahip olmasına sebebiyet verdi. Bu zamanlar, o uzun 10 yıl içinde büyükbabanın en çok gülümsediği zaman olduğu söylenirdi.

 

Her nasılsa, on yıllık klan toplanma zamanı sonunda geldiğinde sonuç tüm Lin ailesi üyelerini şoke etti ve onları derin bir umutsuzluk uçurumundan itti.

 

Tek bir hamle!

 

Sadece tek bir hamlede, babası, Lin ailesinin umut ışığı, zalimce yenilmişti!

 

Dahası bu toplantının ilk maçının ilk hamlesiydi!
Yıllar boyu beklenti ve beslenme o küçücük anda bir toza dönüştü.

 

Kaybedenler için on ödül genellikle garip bakışlar ve bitmek tükenmek bilmeyen bir alay akımı olurdu. Tıpkı bir sokak köpeği sürüsü gibi, Qingyang Şehrine yenilgiyle döndüler.

 

O gece, büyükbaba Lin ailesinin iç kısmından ayrıldı ve Lin ailesine oldukça uzak, küçük, ıssız bir tepeye taşındı. O zamandan beri, Lin Klanından olan bir şeye asla el sürmedi. Ona göre, buna olan hakkını çoktan kaybetmişti.

 

Nasılsa, servet asla çift olarak gelmezken felaket asla tek kalmaz.

 

Bu yenilgiden sonra, Lin Xiao’ya bağışlanan tek şey sadece depresyon değildi. Sonrasında, savaştığı kişiyi bulup hem onu tek bir avuçla yenmek hem de en ufak bir merhamet göstermeden neredeyse canavarımsı Yuan gücünü kullanıp paramparça olana dek içten içe mahvetmek istiyordu.

 

Bu derece yaralanmalarıyla, Lin Xiao Eşsiz Yuan Seviyesindeki gücünü kaybetti ve dünyevi yuan gücüne geri döndü. Buna ek olarak, bu ciddi yaralanma ayrıca vücudundaki kanalların tıkanıp çökmesine neden oldu, ve nasıl eğitim alırsa alsın, kendinin geliştirmenin imkansız olduğunu gördü.

 

Aile içinde, bir zamanlar saygıyla dolu olan bakışların yerini iç çekişler ve hayal kırıklığı aldı…

 

Felaket ardına felaket ile karşılaşan Lin Xiao sonunda tamamen vazgeçti. Ne zaman sarhoş olsa, sinirli bir şekilde kendi göğsüne darbeler indirirdi. Kenarda sessizce oturup dökülen gözyaşlarını silen annesinin kalbini bu pat pat sesleri kırardı. Lin Dong bu sahneye tanık olduğunda, küçücük olmasına rağmen, kalbinin paramparça olduğunu hissetti. Aynı zamanda, bu küçük kalbe, babasını mahveden ve aşağılayan bu adama karşı nefret tohumları sessizce ekilmişti.

 

Hem babamı mahvetti hem de ailesimi!

 

Bahsi geçen adam için, daha sonra, Lin Dong amcasının ve diğer adamların ondan isteksizce ve güçsüz ses tonuyla bahsettiklerini duydu.

 

10 yaşında, eğitime başladı.

 

12 yaşında Eğitimli Bedenin 9. Seviyesine geçti ve Yuan sahibi oldu.

 

14 yaşında, dünyevi Yuan Gücünde ustalaştı.

 

17 yaşında, Eşsiz Yuan gücünde ustalaştı.

 

25 yaşında, bedenindeki Yuan Qi, bedendeki Yin ve Yangı değiştirdi ve Dan oluşturmada başarılı oldu. Tıpkı bir ejderhaya dönüşen sazan balığı gibi, merhametsiz bir baskınla, Büyük Yan İmparatorluğunda 30 yaşından önce Yuan Dan oluşturabilen bir avuç insan arasında yerini aldı.

 

Hayat hikayesi bir efsanevi başarı ardına diğerinden oluşmaktaydı.

 

Adı Lin Langtian’dı.

 

Odasında, derin öfke gözlerinde kaynarken Lin Dong yumruğunu sıkabildiği kadar sıktı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1485

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17301 Üye Sayısı
    • 778 Seri Sayısı
    • 35926 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr