Korku dağları bekler. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 168: Mührü Kırma!


 

 

Çevirmen: Mehmet | Düzenleyici: Atakan

 

Kadın açık renkli bir elbise giyiyordu, kaşları yeşim tüyler gibi, cildi ise kar beyazıydı. Beli incecikti, yüzünü kapatan peçe bir tek gözlerini açıkta bırakıyordu. Güzelliği karşısında dünya rengini kaybetmiş gibiydi.

 

Böyle bir kadın, tavrıyla dünyada ender görülen biriydi.

 

Dağdaki gürültü kesilmişti. Her ne kadar kadının yüzü peçeyle kapatılmış olsa da, altından yüzü hafifçe seçilebiliyordu. Neredeyse mükemmel derecede orantılı yüzü, birinin peçeyi yırtıp yüzlerce çiçeğin karşısında donuk kalmasını izleme isteği uyandırıyordu.

“Ne kadar güzel bir kadın!”

 

Lin Dong karşısındaki açık renk giymiş kadına bakıyordu. Onun çıplak zambak beyazı renkli ayağı yeşil lotusun üzerindeydi, istemese de nefesi kesildi. Gördüğü tüm kadınlar içinde Xuansu en zarifiydi ancak bu gizemli kadının karşısında o bile sönük kalıyordu.

 

Her ne kadar bu kadının sesi melodik ve canlı olsa da, Lin Dong onun sesinde en ufak bir nezaket belirtisi duymadı. Aksine, o kadar soğuktu ki birini binlerce mil püskürtebilirdi.

 

Bu kadın dıştan sıcak, içten ise soğuk biriydi!

 

Bu tarz kadınlarla uğraşması, dıştan da soğuk olan kadınlarla uğraşmasından çok daha zordu.

 

“Kim bu kadın? Huangpu Klanından biri mi?” Lin Dong kafasını çevirip Lin Ke-er’e sordu.

 

“Hayır…”

 

Lin Ke-er’in toprak rengi siyah kaşları, bu sözleri duyunca çatılmıştı. O bile bu kadının tavrına ve duruşuna karşı kıskançlık hissediyordu.

 

“Huangpu Klanı onu davet ettiğine göre, bu kadının sıradan bir geçmişi olmamalı. Adı Ling Qinqzhu olmalı ve nereden geldiğine gelecek olursak, benim pozisyonumdaki birinin bilebileceği bir şey değil.” İhtiyar Tao araya girdi ve konuştu.

 

“Lin Langtian gibi birinin bu kadar saygılı konuşmasını sağlayan biri sıradan olamaz.” Lin Dong kafasını salladı ve mırıldanarak konuştu.

 

“Hehe, demek misafirimiz Hanımefendi Qinqzhu’ymuş. Qin Shi sizi selamlıyor.” QinShi de  yeşil lotusun üzerinde oturan kadına gülümsüyordu. Görünüşe göre kadın hakkında ufakta olsa bilgisi vardı.

 

“Hehheh, ben Büyük Yan İmparatorluğunda yaşanan olaylarla ilgileneceğinizi düşünmezdim.” Wang Yan gizemli kadına gizlemediği bir tutkuyla bakıyordu. Böyle bir kadının karşısında tüm erkekler etkilenirdi ve o bunu gizlememeye karar vermişti.

 

“Bu sadece bir tesadüf.”

 

Ling Qinqzhu nazikçe gülümseyerek konuştu. Sonrasında Lin Langtian’a bakıp konuştu: “Madem herkes burada, mührü kırmaya başlayalım mı?”

 

“Haha, tabii.” Lin Langtian nazikçe onayladı. Onun Ling Qinqzhu’ya bakışı biraz farklıydı ancak Wang Yan’ınki gibi tamamen kontrolsüz biçimde değildi.

 

“Mühür, Nirvana seviyesindeki bir geliştirici tarafından oluşturulmuş. Yıllar geçse de hala güçlü sayılabilir ancak tek bir noktaya saldırırsak, kırmak zor olmayacak.”

 

Lin Langtian’ın dediklerini duyunca Wang Yan ve diğer ikili kafalarını salladı.

 

“Az laf, çok iş!” Wang Yan en hızlı hareket eden oldu, ayağının altındaki devasa altın mızrak şiddetle titriyordu. Göz alıcı altın renkli ışınlar hızlıca mızrağın ucunda toplandı ve ışıktan oluşmuş, metrelerce uzunlukta ki muazzam altın mızrak, hızlıca ileriye atıldı.

 

“Boomboom!”

 

Mızrak ileriye giderken ardından küçük çapta patlama sesleri duyuluyordu. Gücü hayret vericiydi.

 

“Huahua!”

Wang Yan hamlesini yapmışken, efsanevi rüzgar kuşunun tepesinde ki Qin Shi elindeki yelpazeyi sallıyordu. Bir anda içinde Yuan Dan gücü bulunan mavi bir dalga önünde belirdi.

 

“İleri!”

 

Qin Shi elindeki yelpazeyi sallayarak mavi dalgayı yönlendirdi, sanki gökyüzünü yırtacak gibiydi.

 

“Buzzbuzz!”

 

Lin Langtian iki eli arkadayken hareketsiz duruyordu. Kafasının üstünde devasa bir fırtına oluştu. Korkutucu bir Yuan Dan gücü taşıyan bu fırtına, bir anda ateş kırmızısı devasa bir palaya dönüştü. Kırmızı ışık sanki yeryüzüne meteor düşmüş gibi bir izlenim yarattı.

 

Lin Langtian ve diğer ikisinin saldırılarına kıyasla Ling Qinqzhu’nun saldırısı daha sakin duruyordu. Elini sallamasıyla altındaki yeşil lotustan bir taç yaprağı düştü. Sonrasında, taç yaprağı bir deste haline dönüşüp oluşan yeşil ışınlar mührün olduğu noktaya hücum etti.

 

Dörtlü saldırısını yaptığında, alandaki Yuan Dan gücü şiddetle dalgalanmıştı. Kamp alanındakiler hayranlıkla izliyorlardı. Sadece Yaratma Evresine gelenler Yuan Dan’ı tanrısal ölçüde kullanabilirdi.

 

“Yaratma Evresine ulaştıktan sonra birinin Yuan Dan gücünü bu derecede kullanabilmesi…”

 

Lin Dong derin bir nefes aldı. Kullanılan Yuan Dan gücü gerçekten akıl almaz derecedeydi.

 

Bu gücün karşısında Lin Dong kendinden geçmişti. Her ne kadar şuan ki Lin Dong Muhteşem Yuan Dan Seviyesi uzmanlarını yenebilse de, Yaratma Evresindekilere karşı hala yetersizdi. Büyük Yan İmparatorluğundaki bu uzmanları yenmesi için hala kat etmesi gereken uzun  bir yol vardı.

 

Ancak, bir gün kesinlikle en tepedekileri yenebileceğine inanıyordu!

 

Lin Dong’un gözleri titrerken, sayısız kişinin altında müthiş saldırılar devam ediyordu.

 

Saldırılar arttıkça, gökyüzü bükülüyormuş gibi gözüküyordu. Neredeyse bir anda, ışıktan bir ekran ortaya çıktı, üzerinde sayısız desen ve çizgi vardı. Tuhaf sembollere benziyorlardı.

 

“Boomboom!”

 

İlk ulaşan Wang Yan’ın gururlu altın mızrağı olmuştu. Olağanüstü derecede yabani ışın mızrağı, dağın tepesindeki ekranı dövüyordu.

 

“Parçalan!”

 

Onu Yuan Dan Gücü dalgası takip etti. Her şey anında aynı noktaya doğru dökülüyordu. Işık ekranında dalgalanmalar artarken, parlaklığı yavaşça azalıyordu.

 

“BOOM!”

 

Sonrasında ateş kırmızısı pala, yangın içerisinde ilerledi. Acımasızca ışık ekranını parçaladı ve çok yavaş bir hızda kendini ekranın içine gömdü.

 

“Patla!”

 

Lin Langtian’ın sesi gökyüzünden duyuldu.

 

“Boom!”

 

Lin Langtian’ın sesi duyulduğu anda, çoktan ekranın içine geçmiş olan ateş kırmızısı palanın ucu gürültü çıkartarak olağanüstü derecede kuvvetli  Berserk Yuan Gücüne dönüşmüştü. Yuan gücü zorla ilerliyor, ekranın üzerindeki sembolleri yok ediyordu.

 

Uygulanan Yuan Dan gücü artarken, ekranın parıltısı git gide azalıyordu. Ancak hala sağlam bir şekilde durması, izleyenlerin heyecandan dudaklarını yemesine sebep oluyordu. Üç tane Yaratma Evresindeki geliştiriciden gelen saldırılara karşı hala bu derecede güçlü kalmasını beklemiyorlardı.

 

“Swish” *hışırtı sesi*

 

Herkes mühre hayranlıkla bakarken, sonuncu ve en güçsüz tüy gibi gözüken yeşil ışık hedefine doğru sürüklendi. Çok geçmeden lotus çiçeğinin taç yaprağı ekranın üzerindeydi.

 

Lotus çiçeğinin taç yaprağı ekrana değdiği anda koyu yeşil bir ışığa dönüşüp tüm ışık ekranını kaplama başladı.

 

“Kachakacha!”

 

Kırılma sesleri duyulurken yeşil ışık titriyordu. Kalabalık beklenmedik bir şekilde ışık ekranının üzerinde çatlaklar oluştuğunu gördü.

 

“Mühür kırılmak üzere!”

 

Bu sahneyi görünce birçok insan keyif aldı. Bazıları gizemli kadına hayranlıkla bakıyor, kullandığı metodun ne olduğundan habersiz hangi kutsal topraktan geldiğini merak ediyorlardı.

 

“Hehe, Qinqzhu hanımın Cennetsel Yeşim Lotusu gerçekten farklı…” Lin Langtian, Wang Yan ve Qin Shi üçü de eşit derecede şaşırmıştı. Hepsinin bakışları yeşil lotusunun üzerindeki kadına kaymıştı.

 

“Sadece mühre baskı yapacak kadar şanslıydım.” Ling Qinqzhu nazikçe konuştu.

 

“Bang!”

 

Tam LingQinqzhu konuşmasını bitirmişken, her tarafı çatlaklarla çevrili ekran bang sesiyle patlamıştı. Gökyüzünde kasırga şiddetinde çok güçlü rüzgarlar oluşmuştu.

 

“İleri!”

 

Kasırga dörtlüyü havaya uçurmayı başaramamıştı. Işık ekranının parçalanmasını izleyip bu dörtlü gökkuşağı misali aynı anda harekete geçmişlerdi. Göz açıp kapayınca kadar neredeyse dağın tepesine varmışlardı.

 

“Mühür kırıldı, çabuk içeri girin!”

 

Dörtlünün eski mezara doğru harekete geçtiğini görünce aşağıdaki insanlar delice sevindiler. Çabucak herkes Yuan Dan gücünü dönüştürüp parlayan gölgeler halinde dağa hücum ettiler. Bir anlığına rüzgar sesi dağlar boyunca yayıldı.

 

“Bizim de gitmemiz gerek!”

 

Sahneyi görünce Lin Ke-er ve diğerleri harekete geçmeyi planladılar. Çoktan dağa doğru harekete geçmiş olan Wang Klanı üyelerine doğru baktılar.

 

“Küçük Alev, ileri!”

 

Lin Dong Küçük Alevin arkasına otururken yüzünde gülümseme vardı. Çoktan buraya kadar gelmişken boş dönmek olmazdı. Lin Langtian gibi geliştiricilerin bile sabırsızca harekete geçtiği bu eski mezarda, ne tür hazinelerle karşılaşacağını merak ediyordu.

 

“Roar!”

 

Küçük Alev korkutucu bir kükreme yayarak çevredeki ormanları şoka uğratmıştı. O anda ateş kırmızısı gölgeye dönüşüp hızlıca dağın tepesine doğru hareket etti.

 

Eski mezar için olan savaş sonunda başlıyordu!






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 530

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20552 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28833 Bölüm Sayısı


creator
manga tr