"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 155: Eski Lahit


Çeviri: Deuce

 

Lin Dong’un meraklı bakışlarını gören Xuan Su’nun ağzının kenarı hafifçe kulaklarına varmıştı. Akabinde gizemli bir ses tonuyla: “Birkaç büyük şehirlerin çevresindeki sıradağlardan haberin var mı?”

 

“Gök Alev Sıradağları mı? Ne olmuş oraya?” Lin Dong sorarken konunun nereye varacağını merak ediyordu.

 

“Birileri Gök Alev Sıradağlarında bir lahit bulmuş.”

 

“Lahit mi? Kime ait?” Lin Dong hafif irkilmişti. Bir lahitin keşfedilmesi kesinlikle büyük bir olaydı ve en önemli soru ise şuydu; Kime aitti?

 

“Lahit oldukça eski zamanlara ait, antik dönemler gibi görünüyor. Ancak söylenenlere göre orada metfun kişi; Nirvana Seviyesindeki bir uzmanmış.” Xuan Su’nun güzel gözleri tüm odayı baştan aşağı süzerken çok düşük bir sesle konuşmuştu.

 

“Nirvana Seviyesi…”

 

Bu iki kelimeyi işitmesi üzerine Lin Dong önce şaşkınlıktan afallamış hemen ardından da ciğerlerine soğuk havayı çekmişti. Şok ifadesi tüm göz bebeklerini ele geçirirken Xuan Su’ya baktı ve sordu: “Bu nasıl mümkün olabilir?”

 

Nirvana Seviyesi… Tüm Büyük Yan İmparatorluğunda bile bu seviyeye ulaşmış kişiler son derece ender varlıklardı. Geçmişteki tüm Nirvana Seviyesindeki uzmanlar çok iyi bilinir ve tanınırdı. Nasıl oluyor da Nirvana Seviyesindeki birinin mezarı birden bugünlerde ortaya çıkıyordu?

 

“Biliyorum, hayal etmesi gerçekten biraz zor fakat bu bilgi doğru olabilir. Bin Altın Derneğimin oldukça iyi kişilerle bağlantıları var ve bu olanları onlardan öğrendik. Görünüşe göre tüm Tiandu Vilayetindeki uzmanlar yakın tarihte buraya akın akın gelmeye başlayacaklar gibi. Dahası, dört büyük klandan bazıları Yan Şehrine gelmişler bile…” şeklinde karşılık verdi Xuan Su.

 

“Dört büyük klan…” Lin Dong’un ifadesini ciddiyet bürürken göz kapakları seğirmeye başlamıştı. Bir Nirvana Seviyesindeki uzmanın mezarı, sıradan bir şey değildi. Geride bıraktığı en ufak eşya bile herhangi bir uzmanın sevinçten çılgına dönmesine neden olabilirdi.

 

“Demek son zamanlarda Yan Şehrinde yetenekli uzmanların ortaya çıkış sebebi buymuş. Bu olay her yere çoktan yayılmış olmalı.” Lin Dong durumu kavrarken başıyla onaylayarak konuşuyordu.

 

“Küçük kardeş Lin Dong, eğer ilgini çektiyse sen de gidip göz atabilirsin. Şayet şansın yaver giderse, belli mi olur, belki de Nirvana Seviyesindeki uzmanın geriye bıraktığı mirası sen bulabilirsin. Hıh, işte o vakit tam bir ejderhaya dönüşürsün.” Xuan Su konuşurken işveli bir şekilde gülüyordu.

 

“Nirvana Seviyesindeki uzmana ait bir lahit... Korkarım ki bu mücadele benim için fazla olur.”

 

Lin Dong çaresizlikle başını iki yana sallarken ümitsizliğin gülümsemesi yüzüne çoktan yayılmış. Her ne kadar Yan Şehrinde belli bir ün ve şöhrete sahip olsa da Nirvana Seviyesindeki uzmanın mezarında mücadele edecek uzmanların ya Tiandu Vilayetinde yada tüm Büyük Yan İmparatorluğunda adını duyurmayı amaçlayan son derece güçlü adamlar olacağına adı gibi emindi. O yüzden gitse bile Lin Dong çok fazla bir şey elde edemeyeceğini düşünüyordu.

 

“Aaa doğru ya küçük kardeş Lin Dong, hani az önce Yin özelliğine sahip nesnelerden bahsetmiştin ya, işte onları belki de o lahitin içinde bulabilirsin…” Xuan Su bir süre kendi kendine mır mır mırıldanmasının ardından sanki aklına bir fikir gelmiş gibi hemen konuşmaya başlamıştı.

 

“Yaa?”

 

“Ejderha Salyası Eşsiz Yin!”

 

“Huff….”

 

Bu ismi duymasının ardından Lin Dong elinde olmayarak dudaklarını büzmüş ve derin bir nefes almıştı. Bu eski lahit gerçekten de şöhretinin hakkını veriyordu. Ne de olsa, Yin nitelikli nesneler gibi nadir eşyaların bu gibi yerlerde bulunması olasıydı. Eğer Qing Tan bu eşyayı temin edebilirse, sürekli acılar çekmesine neden olan Yin nöbetlerinden kendini kurtarabilirdi. Hatta bununla da kalmaz başarılı bir şekilde Yin Dan bile oluşturabilirdi.

 

Lakin bu görkemli lahit beraberinde birçok uzmanın da ilgisini cezbediyordu. Dolayısıyla bu “Ejderha Salyası Eşsiz Yin” eşyasını elde etmek hiç de kolay olmayacaktı.

 

“Çok teşekkür ederim, Su abla.”

 

Lin Dong, gizliden gizliye iç çekerken Xuan Su’ya da teşekkür etmişti. Bir süre daha eski lahit hakkında konuşmasının ardından oradan ayrıldı.

 

“Nirvana Seviyesi…”

 

Bin Altın Derneğinden çıkmasının sonra, tıklım tıklım kalabalık cadde ve sokaklara bakarken Lin Dong hafiften bir iç daha çekti. Bu seviye, kendisine çok ama çok çok uzak geliyordu. Neticede, bir kez bu seviyeye ulaştığı andan itibaren bulunduğu çağın en zirvesinde etkili bir şekilde duruyordun.

 

Nasıl olsa Lin Klanının lideri bile sadece Oluşturma Seviyesindeydi!

 

“Ne kadar zavallıca…” Lin Dong kendi kendine söylenirken başını iyi yana sallıyordu. Eğer eski lahitten herhangi bir şey elde edecek olursa bu onun için harika kazanç olacağını çok iyi biliyordu. Ancak şu an bu lahit sayısız uzmanın da dikkatleri üstüne çekmişti ve hatta çetin mücadelelerin yaşanacağı bir yer olacaktı.

 

“Hey evlat! Bu şans, ömrü hayatında bir kez ayağına gelir. Bu kadar kolay vazgeçme derim…” Lin Dong için için dert yandığı esnada zihninin içinde bir ses yankılanmıştı. Bu, küçük sansarın sesiydi.

 

Lin Dong ise aciz bir şekilde başını salladı. Kendisini çamurlu sulara atmaya hiç niyeti yoktu.

 

“Bir Nirvana Seviyesindeki uzman öldüğü zaman, bedeninin içindeki tüm Yuan Gücü birden öylece kaybolmaz. Tam tersine zaman geçtikçe, giderek yavaş yavaş toplanıp bir araya gelir. Bir Nirvana Seviyesindeki uzman olduğuna delalet eden bir öz meydana gelir ve buna da Nirvana Kalbi denir.”

 

“Eğer sıradan bir uzman Nirvana Kalbini elde edecek olursa az buçuk yetenekli olsa dahi Oluşturma Seviyesine ulaşabilme potansiyeline sahip olur. Ancak yetenekli kimselerin eline geçerse, o kişi Nirvana Kalbin özüne dayanabildiği sürece Nirvana Seviyesine ulaşması imkansız olmaz…”

 

“Bu yüzden, bu nesne senin için gerçek bir mucize…”

 

Kalp atışları hızlanmaya başlarken Lin Dong’un adımları da yavaşlamaya başlamıştı. Dünyada böyle olağanüstü şeyler mi varmış?

 

“Her ne kadar eski lahitte bir Nirvana Kalbinin olduğunun garantisini veremesem de bence en azından denemeye değer. O esnada ben de şeytani ruhu beslemek için şans elde etmiş olurum…”

 

Küçük sansarın son söyledikleri onun neden buraya meraklı olduğunu da gösteriyordu. Lin Dong bunu fark edince acı acı gülmüş ve hemen bir kararda bulunmamıştı. Eski lahitin albenisi çok fazla olabilirdi lakin aynı zamanda da çok riskliydi…

 

Küçük sansar, sanki Lin Dong’un bu mesele hakkında iyice düşünüp taşındığını hisseder gibi konuşmasını bitirmesinin ardından tekrar sessizliğine geri döndü. Derin bir nefes vermesinin ardından Lin Dong yolculuğunu Lin Ailesinin yanına dönerek bitirdi.

 

 

İlerleyen birkaç gün boyunca, Lin Dong dışarıya hiç çıkmadı. Ancak biliyordu ki, Tiandu Vilayetinin her yerinden akın akın Yan Şehrine gelen uzmanların sayısı her geçen gün artıyordu. Aynı zamanda da, Gök Alev Sıradağlarında keşfedilen eski lahitin haberleri tüm Yan Şehrine yayılmıştı.

 

Kimselerin olmadığı gözlerden uzak bir odada Lin Dong bir yatağa oturuyordu. Kucağındaysa kıvrılmış bir kedi Qing Tan’ın minik bedeni bulunuyordu. Kan donduran soğuk Qi, kızın minik bedeninden bitmek tükenmeksizin dışarıya doğru akın ediyordu. Lin Dong her ne kadar bu soğuk Qi’yi bastırmak için çoktan Taş Tılsımı kullanıyor olsa da Qing Tan’ın şirin yüzünün son derece ölüm beyazlığına sarılmasına mani olamamıştı. Bu Lin Dong’un kalbini dağlayan oldukça hüzünlü bir sahneydi.

 

“Lin Dong abi, ben… iyiyim.”

 

Qing Tan’ın bedeni durmaksızın titrerken, küçük ve narin elleri Lin Dong’un kollarındaki elbiseden tutunuyordu. Parmakları sımsıkı tutunduğundan dolayı bembeyaz olmuştu. Ancak bu şirin kız, Lin Dong’u endişelendirmek istemiyordu. Bu yüzden, bedenini yiyip bitiren bu soğuk Qi’nin acılarına dayanmaya çalışırken, başını kaldırmış ve kendisini gülümsemeye zorlayarak Lin Dong’a bakmıştı.

 

Lin Dong ise elleri Qing Tan’ın buz soğuğu saçlarını nazikçe okşarken sessizliğini koruyordu. Kısa bir süre sonra, kararlı bir ışık gözlerinde peyda olurken kendi kendine mırıldandı: “Abisinin güzeli, endişelenme. Seni bu dertten kesinlikle kurtaracağım.”

 

Sanki Lin Dong’un sesini duymuş gibi Qing Tan’ın başı belli belirsiz oynadı. Akabinde, yorgunluktan dolayı anında uykuya dalarken gözlerini usulca kapadı.

 

Lin Dong, Qing Tan’ı kızın kendi yatağına kadar taşıyıp dikkatli bir şekilde yatağa bırakmasının ardından battaniyeyi üstüne örttü. Sonrasında ise odadan sessizce ayrıldı. Başını kaldırdığı gibi derin bir nefes koyverdi.

 

“Heh heh, ne oldu? Sonunda oraya gitmeye karar mı verdin?” birden küçük sansar Lin Dong’un omuzunda belirdi ve kıkırdayarak konuştu.

 

“Eski lahitte aradığım şeyi elde etmem hiç de kolay olmayacak. Bu yüzden yardımına ihtiyacım var.” Lin Dong mırıldanarak konuştu.

 

“Sorun değil. Ancak şeytani ruhumun yenilenmesine yardımcı olacak şeylerle karşılaşırsak, sen de bana yardımcı olacaksın!” Küçük sansar en ufak bir çekinme olmadan konuştu.

 

“Anlaştık.”

 

Lin Dong başıyla onaylarken gülüyordu. Küçük sansarın Şeytani Yeşim Su Pitonunun şeytani ruhunu içine çektiğinden bil itibar, şu anki gücü muhtemelen Kusursuz Yuan Dan Seviyesindeki bir uzmanla eşdeğer olmalıydı. Dahası, Lin Dong’un yetenekleriyle birlikte eğer ikisi güçlerini birleştirecek olursalar, herhangi bir Yuan Dan seviyesindeki rakipten korkmalarına gerek kalmazdı.

 

Küçük sansar ile aralarında görünmez bir müttefiklik yapmalarının ardından Lin Dong rahat bir nefes almıştı. Odadan ayrılmasının ardından, küçük avlunun dışına yürüdü ve Lin Ailesinin eğitim alanlarına doğru adımladı.

 

Lin Ailesinin eğitim alanları şu an deli gibi eğitim yapan genç nesil üyeleriyle doluydu. Lin Dong’un kendilerine doğru geldiğini gördüklerinde birden oradaki gençlerin gözleri saygı ve hayranlık ile dolmuştu. Lin Dong aile içindeki konumu an itibariyle çok yüksek bir yerdeydi. Üstelik Lin Dong ailenin genç üyelerine dövüş sanatlarını bizzat kendisi öğretiyordu. Bu da onların Lin Dong’a daha çok saygı duymasına neden oluyordu.

 

Lin Dong, eğitim alanında oturmadan önce yaklaşan kalabalığa doğru gülümsedi. Hemen ardından, orada eğitim yapan ailenin üyeleri derhal onun etrafında çevrelendi Lin Dong’dan kendilerine tavsiyelerde bulunmasını istediler. Lin Dong ise tavsiyelerde bulunurken oldukça sabırlıydı. Taş Tılsım sayesinde dövüş sanatlarındaki kavrayış ve idraki Lin Ailesinde tamamen eşsiz ve benzersizdi. Lin Zhentian ve diğerlerinin Lin Dong’un dövüş sanatlarında eğitmen olmasını istemelerindeki sebep de buydu.

 

Etrafındaki genç dimağlara tavsiyelerde bulunurken iki saat çabucak geçmişti. Lin Dong başını göğe kaldırdı gökyüzünü seyretti. Tam kalkmayı düşünüyordu ki, yakınlarda eğlenerek atılan kahkahaların sesleri yankılanmıştı.

 

“Lin Ailesinin sahip oldukları şeyler bunlar mıymış? Resmen dövüş sanatlarına eğitmen olarak yetişkin olmayan, sıbyan bir çocuk kiralamışlar. Onlar senelerden sonra neden hala klana dönemediklerine şaşmamak gerek…”

 

Ani yükselen kahkahalar, eğitim alanındaki tansiyonu da beraberinde yükseltmişti. Ardında kızgın bakışlar derhal kahkahanın yükseldiği yöne çevrildi.

 

Lin Dong, sesleri duyduğu esnada onun da kaşları hafif çatılmış ve eğitim alanlarının dışına baktığı esnada gözlerini hafifçe kısmıştı.

 

Şu an, iyi giyimli dört genç eğitim alanlarının yanına doğru farkında olmaksızın ilerliyordu. Lin Ailesinin genç üyelerine bakarlarken alayvari ve dalga geçer bir şekilde gülüyorlardı. Kendi aralarında yorum yaparlarken fazla su katılmış cacık gibi cıvık cıvık kahkaha atıyorlardı.

 

Lin Dong’un gözleri, dört genci baştan aşağı süzdü ve birden göğüs kafeslerinin olduğu tarafta durdu. Elbiselerinin göğüs hizasına iliştirilmiş iki işlemeli desen vardı.

 

Bu işlemeli desen, Lin Dong’un hiç de yabancı olmadığı bir desendi. Bunu, Lin Zhentian’ın özel eşyalarını saklandığı sandıktaki elbiselerin birinde görmüştü. Dolayısıyla bu desenlerin neyi temsil ettiğini de çok iyi biliyordu…

 

Bu, Büyük Yan İmparatorluğunun dört büyük klanından birinin sembolüydü; Lin Klanı!

 

----Deuce Notu-------

Evet arkadaşlar bir toplunun daha maalesef ki sonuna geldik. Bu zamana dek sabırla bekleyip desteklerde bulunduğunuz için teşekkür ederim. Eğer hatalarım kusurlarım olursa mazur görün.

Bu arada seriyi beğenip desteklemeyi unutmayın. Yeni hedefimi belirlediğimde tekrar sizleri haberdar edeceğim. Nice nice toplularda görüşmek dileğiyle…

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 530

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20553 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28834 Bölüm Sayısı


creator
manga tr