"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

White - Cilt 2 Bölüm 9:Ruh Tapınağı


White soldaki kuşun alnına elini koydu ve kan elementinden bir küre hayal etti.

Kırmızı küre yavaşça kuşun etrafını kapladı ve onu yuttu.

Ardından küre yavaşça küçülmeye başladı, ta ki bir bilye boyutunu alana kadar küçülmeye devam etti.

White küreyi eline alıp inceledi. Kokladıktan sonra ise kokusunda garip bir şey olmadığını fark etti.

''Bunu yiyebiliyorum, sanırım.''

Bilyeyi ağzını attı.

Zehirlenme ihtimalinden korkmuyordu çünkü Işık Elementi ile kendini iyileştirebilirdi.

Kaslarının çatırdamaya başladığını hissetti.

Kasları büyüyor gibiydi.

Değişik bir histi lakin kendisini tatmin ediyordu.

[Fiziksel Yatkınlık Puanı +0.03] 

White'in gözleri aldığı bildirim sonucu fal taşı gibi açıldı.

Diğer kuşun yanına geldiğinde onun kafasını karanlık elementi ile oluşturulmuş bir balta ile kesti.

[Fiziksel Yatkınlık Puanı +0.01] 

''...''

--------------------------------

White boş gözlerle öldürmüş olduğu kuşa bakıyordu.

'Vetray.'

[Efendim?]

'Yalnızca bir canlı türünden istediğim kadar Fiziksel Yatkınlık Puanı elde edebilir miyim?'

[Üzgünüm ama bu imkansız.]

[Her canlıdan alabileceğiniz Fiziksel Yatkınlık Puanı sınırlıdır.]

White bir süre daha kuşa bakmaya devam ederken Vetray tekrar konuşmaya başladı.

[Efendim sanırsam Güneybatı yönünde 1 kilometre uzağınızda bir Ruh Tapınağı var.]

White şaşırmış bir şekilde Vetraya cevap verdi.

'Ruh Tapınağı da ne ?'

[Efendim ilk anlaşma yaptığınız ruhları hatırlıyorsunuz değil mi?]

'Aşağı yukarı...''

[Kutsama Töreni amacıyla gittiğiniz evrende şansınıza veya yeteneğinize göre ilk ruhlarınız ile anlaşma yaptıktan sonra bir daha asla o evrene geri dönemezsiniz.]

[İnsan oğlu yalnızca Kutsama Töreninden elde etmiş olduğu güçle kalacak olsaydı şimdiye silinmiş olurdu.]

[Ruh Tapınakları da burada devreye giriyor.]

[Her ruh daha hızlı gelişmek ve kendi çapında en üst sıraya çıkmak için tapınak oluşturuyor.]

[Etrafındaki insanları, bitkileri ve dünyanın enerjisini kendi oluşturduğu uzay düzlemine aktararak düzlemini geliştiriyor.]

[Sizin anlaşma yaptığınız Işık Rahibesi ve Kara Katil yalnızca 1 elementli ruhlar arasında birinci bu yüzden ikisinin sahip oldukları zindanlar doğal olarak diğer ruhlardan daha iyi oluyor.]

'Bir dakika sen yalnızca 1 elementli ruh mu dedin?'

[Evet, ruhlarında 2-3 hatta 4 elemente sahip olanları var ki bunlara Ruh Valisi denmektedir.]

[Buna rağmen öyle ruhlar var ki sahip oldukları element sayısı 5 veya üzeri olabiliyor bunlara da Ruh Lordu deniliyor ama 2 asır boyunca bir tanesine bile rastlanılmamış.]

[Bu ruhlardan alacağınız yatkınlık puanı Kara Katil veya Işık Prensesine kıyasla çok daha iyi olacaktır.]

'Sanırım anladım.'

'Kısaca burada güçlenmek içi daha fazla Fiziksel Yatkınlık Puanı edinip antrenman yapmalı ve ruhların tapınaklarını ele geçirmem gerekiyor.'

'Peki, az önceki konuya dönecek olursak bana bahsettiğin tapınağa şu an ki gücüm yeterli mi?'

[Fazlasıyla.]

White, sırtında kan kırmızısı renginden kanatların oluştuğunu hayal etti ve ardından bu hayali gerçekleşti.

Sırtında ki kanadın boyu kendisinden uzundu ki bu White'in rahatsız hissetmesine yol açtı.

Birazcık daha düşünerek kanadın boyutunu küçültmeyi başaran White, yukarı baktı ve derin bir nefes aldı.

Kanatlarını çırptığı gibi havalanan White gökyüzünden dönüyordu ki bu da kanatlara hala alışmadığının göstergesiydi.

White yavaşça yukarı çıkmaya devam etti ve o sırada aşağı baktı.

Kanatları çırpmayı bıraktı ve yavaşça kanatlarını açarak süzülmeye başladı.

Bir süreliğine böyle idare etmek zorundaydı.

White etrafına göz gezdiriyordu ki manzaranın yukarıdan bakınca çok daha hoş olduğunu fark etti.

Kendini özgür hissediyordu. Bu güzel duygular ani bir kuş çığlığı tarafından yok oldu.

Arkasına baktığı anda siyah bir kuşun kendisine doğru dalışa geçtiğini gördü.

White parmağına kuşa doğru uzattı ve ince beyaz bir ışık topu oluşturdu.

Bu beyaz ışık topu bir merminin hızında ilerleyerek kuşun gözünü deldi.

[Fiziksel Yatkınlık Puanı +0.01] 

White kuşu daha fazla umursamadan yoluna bir süre daha devam etti ve gökyüzünden yere indi.

Karşısında mor bir portal vardı. Bu bahsettikleri Ruh Tapınağı olmalıydı.

White, etrafa kan elementinden yapmış olduğu parçacıkları dağıttı.

Yakında bir kaç kişinin olduğunu hissediyordu.

White daha fazla odaklandığında ise buraya ilk geldiğinde karşılaştığı çocukları gördü.

Ruh Tapınağının olduğu yeri güvence altına almazsa tapınaktan çıktığı vakit sürpriz bir saldırı ile karşılaşabilirdi.

Bu White'in asla istemediği bir şeydi. Bu yüzden mor portalın önünde beklemeyi tercih etti.

Bu sırada ise takım oluşturmayı teklif eden çocuk, altın sarısı saçları olan kıza bakarak konuştu.

''Vey, bana Ruh Tapınağının buralarda bir yerde olduğunu söylemiştin.''

Sarı saçlı kız bu soruyu daha öncede duyduğu için bıkmış bir şekilde cevap verdi.

''Atlas azıcık daha sabredersen oraya varacağız.''

''Sende Yevi gibi sabretsen ne olurdu sanki...''

Bunun üzerine Yevi denilen yapılı çocuk gülümsedi.

''Kendimi geliştirebileceğim sürece her şeye razıyım.''

Atlas, mor portalı gördüğü vakit gülümsedi lakin bu gülümsemesi kısa sürdü.

''Bu beyaz saçlı çocukta kim?''

Vey, beyaz saçlı çocuk lafını duyunca dondu.

Ruh Tapınağının girişi olan mor portala bakan Vey bir kez daha şok geçirdi.

Onunla karşılaşmak için en kötü zaman buydu.

Grup bir süre sessiz bir şekilde portala doğru yürüdü.

White ise eline cebine atmış bir şekilde gülümsüyordu.

Vey ise White gülümsedikçe içindeki korku büyüyordu.

Atlas öfkesini gizlemeden bağırarak konuştu.

''Sen, burada ne yaptığını zannediyorsun?!''

''Seni ilgilendirir mi ?''

Atlas bu cevap üzerine öfkelendiği için elinde mavi bir yay oluşturdu ve bu yaya aktardığı mavi enerji ile White'a ok atmaya hazırlandı.

Bunu gören Vey bağırdı.

''ATLAS DUR!''

''Kan Laneti.''

Atlas bunun üzerine yere düştü. Vücudunun herhangi bir uzvunu oynatamıyordu.

White bu hamlesinden sonra portalın etrafına bembeyaz bir duvar ördü ve duvarda bir delik açıp konuşmaya başladı.

''Lanet yaklaşık olarak 4 saat sürecek.''

''Ondan sonra düzelir.''

''Canını bağışladığım için minnettar olmalısın.''

White bu sözleri söyledikten sonra portalın içine girdi.

--------------------------------

Yatkınlık Puanı:

Fiziksel Yatkınlık Puanı(0.06)

Element Yatkınlık Puanı(350)

Karanlık(75)

Kan(250)

Işık(25)

????(?)

--------------------------------  

Y.N 1:Yazım hatası,mantık hatası vesaire varsa söylemeyi unutmayınız.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 816

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 356

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15174 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20081 Bölüm Sayısı


creator
manga tr