“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

WARLORD ONLİNE - Bölüm 49: Devrilen İlk Taş


 

“Kızıl Mamba baskına gelecek tüm hırsızları içeri getir. Kimin gelip kimin gelmeyeceğine bizzat karar vereceğim, işe yaramaz birkaç adamın bize ayak bağı olmasını istemiyorum”

 

Marvin edindiği bilgiler ışığında Ascheron çetesinin ana üssünün olası yerini bulduğundan ötürü daha önce etrafı soruşturmak için kullanmayı amaçladığı boş kalabalığa artık ihtiyacı olmadığını düşünmüştü.

 

Marvin’e göre bu baskında işini bilen kontrolü altındaki ufak bir ekip, düzensiz kuru bir kalabalığa göre çok daha etkili olacaktı. Hem, ne kadar az kişiyle giderlerse onun payına düşen deneyimde(exp) o kadar artacaktı



“Emredersiniz Üstad Saber”



Marvin’den aldığı emirlere artık çok daha hızlı cevap vermeye başlayan Kızıl Mamba, kısa bir süre içinde -halihazırda baskına gitmek için haber beklemekte olan- hırsızları toplayıp Marvin’in huzuruna çıkartmıştı



“Hepsi bunlar mı?..”



Marvin aldıkları cömert teşvikinde etkisiyle karşısında ona savaşma arzusu ile bakan gözleri gördüğünde mevcut durumdan oldukça memnun olmuştu sonuçta bir kişi ne kadar fazla şevkliyse yaşayacağı hayal kırıklığı da o kadar büyük olacaktı



“Sen, öne çık”



Marvin odayı büyük oranda dolduran önündeki kalabalığa bir süre göz gezdirdikten sonra grubun arka sırasında kalan sırtında topuz bulunan uzun boylu genç bir adamı işaret ederek seslendi.

 

Onu işaret ettiğini gören adam, Üstad Saber’ın diğer cılız hırsızların arasından onun gücünü fark ettiğini düşünerek gururlu bir şekilde büyük bir adımla öne çıktı.

Sonuçta guilde katılalı çok uzun bir süre olmasa dahi çoğu hırsızdan daha güçlüydü hatta topuzuyla bu cılız adamların bir çoğunu tek bir vuruşta öldürebileceğinden bile emindi. Bu gücü göz önüne alınırsa tabiki baskına gidecek ekipte yer almalıydı ama bunca adamın arasından ilk seçilen kişi olması yinede biraz şaşırtıcıydı

 

 

“Emredin Üstad Saber”



Adam ekibe seçilen ilk kişi olduğunu düşünerek  büyük bir gururlar arkadaşlarının önüne çıkmış ve göğsünü kabartmış bir şekilde duruyordu ancak yanına kadar gelen Marvin'in sesini işitmesiyle işlerin hiçte umduğu gibi olmadığını anlamıştı

 

“Bu boyunla bir hırsız olmak istediğine göre tam bir ahmak olmalısın. Birde baskına gelmek istiyorsun ha yoksa bu gece senin yüzünden düşmanın bizi erkenden keşfetmesini mi amaçlıyorsun?!”



“Ben,,ben,,”



Cevabı beklemeden öfkeli bir ifadeyle adamın etrafında dolanarak  bağırmaya devam eden Marvin 



“Şuna bak  birde silah olarak topuz kullanıyor,  Aptal herif! Topuz gibi ağır bir silahla nasıl çevik bir şekilde hareket etmeyi düşünüyorsun? Hırsız dediğin biraz zeki olur. Kas kafalı seni, düşünmeyide mi unuttun? Yoksa kanın o uzun boynunu geçip de beynine kadar ulaşamıyor mu?"

dedikten sonra daha önce iksirlerin  bulunduğu sandığı göstererek ekledi

 

"Hemen aldıklarını bırak ve defol bu odadan. Verilen bu ekipmanlar bu geceki baskına gelecek kahramanlara ait..Senin gibi işe yaramaz biri onları hak etmiyor.”



Marvin’in bu beklenmedik çıkışı karşısında şaşıran tüm hırsızlar bir yandan yüzünün seğirmesinden ufak bir şok geçirdiği belli olan arkadaşlarının haline üzülürken diğer yandan onun sandığa bıraktığı içi gümüş dolu keseye bakarak iştahla yutkunuyorlardı sonuçta bu para onlar arasında bölüştürülecekti en azından Üstad Saber’in sözleri bunu işaret etmiyor muydu?



“Sen, öne çık”

 

 

Marvin’in onu işaret ettiğini gören kilolu bir adam az önceki arkadaşına olanları düşünerek soğuk soğuk terlemeye başlamıştı anlaşılan şu an Üstad Saber tarafından seçilmek pek de iyi bir şey değildi



“Söylesene bu kiloyla seni nasıl loncaya kabul ettiler? Anlaşılan Walam iti hırsızlar guildini işe yaramazlar guildine çevirmeye çalışıyormuş, ki biraz daha geç gelsem başaracakmışta.

Birde utanmadan bizimle baskına gelmek istiyorsun demek ha.. Baskının bu gece olacağını düşünürsek senin bize yetişmen için dünden yola çıkman lazımdı, biraz geç kalmışsın."

 

"Çabuk aldıklarını bırak ve defol buradan, bu baskında senin de işin yok!”



Marvin’in ağır sözleri üzerine ağlamamak için kendini zor tutan adam, ona verilen gümüş kesesini ve ufak arbaleti sandığa atarak iri cüssesine nazaran büyük bir hızla odadan koşarak çıktı

 

Adamın gidişini acıma dolu bir ifadeyle izleyen odada kalan hırsız grubu ise bu durumdan her ne kadar hoşnut olmasalar da içten içe Marvin’in sözlerinin aslında doğru olduğunu onaylamaya ya da en azından hakaretleri dışındaki kısma hak vermeye başlamıştı çünkü ilk adam gerçekten de gizli bir baskın için çok dikkat çekici bir boydaydı, bu adamsa onları büyük ölçüde yavaşlatabilirdi.

Bu baskındaki rakipleri oldukça güçlüydü belki de Üstad Saber bu şekilde davranmasa bu iki zayıf halka yüzünden içlerinden birileri ölebilirdi. Üstad Saber sözlerini  gocunmadan söylüyor olsa da bunu onların hayatta kalması için yapıyordu

 

Ancak hırsızların iyi niyetli bu düşüncelerine rağmen beklemedikleri şey bariz eksikleri olduğundan içlerinden ayıklanan bu insanların buzdağının sadece görünen kısmı olduğuydu;

 

 

“Sen, ayağın çok büyük, ormanda çalıları ezerek gereksiz yere ses çıkarırsın hem olası tuzakları da tetiklersin..”

 

 “Sen kokuyorsun, bir hırsız için kokunun ne kadar hayati bir önemi olduğunu bile bilmiyor musun?..”

 

“Sen büyük burunlu olan çok sesli nefes alıyorsun, gecenin sessizliğinde senin yüzünden yakalanmamamızı mı istiyorsun?..”

 

 

“Sen..!”

“Sen..!”

“Sen..!”

 

“Bırak baskına gelmeyi bir hırsız olmaya bile layık değilsin, aldığın parayı ve ekipmanı bırakıp hemen defol gözümün önünden!”

 

“DEFOL!”

“DEFOL!”

“DEFOLL!!”

 



 

Marvin, daha önce yüzlerini gördüğü elit grup hariç odadaki neredeyse tüm hırsızları bir bahane ve çeşitli hakaretlerle kovduğunda önündeki sandığın artık ağzına kadar para kesesi ve ekipmanla dolmuş olduğunu gördü

 

Yine de Marvin buna rağmen içten içe hala bir iki kişiyi daha kovmayı istiyordu ancak ortamda baş gösteren gergin havanın iyice ağırlaşmasından dolayı daha fazla insanı kovarsa tepki göreceğini fark ederek bu isteğinden vazgeçmişti 



“Bu sandığı bu geceki performansınıza göre gecenin sonunda aranızda pay edeceğim. O ana kadarsa bende kalacak.”



Marvin olan biteni hayretle izleyen insanların şaşkın bakışları eşliğinde önündeki ufak çaplı hazine sandığını envanter çantasına atarken kulağına ürkek bir ses çalındı

 

“ama..sence de biraz ağır olmadı mı..”



Marvin yüzünü  bu sesin geldiği yöne çevirdiğinde karşısında üzerindeki deri kıyafetleriyle bütünleşmiş omzundan beline kadar boylu boyuna uzayan kalın bir kemere asılı ufak hançerler bulunan yaralı yüzlü buğday tenli bir suikastçinin olduğunu gördü.

Eş zamanlı olarak Marvin'in  ona baktığını gören suikastçi ise yanındaki arkadaşına söylemeye çalıştığı cümlesini bile tamamlayamadan -duyduğu korkuyla- anında susmuştu

 

Görünen o ki gerginlik gerçekten de tavan yapmıştı. Bu yüzden Marvin yola çıkmadan önce kalan grubu  biraz olsun rahatlatması gerektiğini düşündü, 



“Eminim içinizde bu eylemimi sert bulanlar olmuştur ancak beni yargılamadan önce bunu aslında sizin için yaptığımı bilmenizi isterim.”

 

“Bu eylemlerim bu gece hayatta kalma ihtimalinizi sadece birkaç kat arttırmakla kalmayacak ayrıca ben gittiğimde bu guildi daha kolay yönetebilmenizi ve guildi çok daha güçlü bir hale getirebilemenizi de sağlayacak”

 

“Çünkü kasıtlı olarak sert sözlerle fırçaladığım bu adamlar emin olun sözlerim üzerine düşündüklerinde yarına daha güçlü uyanacak ve çok daha azimli birer hırsız olacaklar. Bunu şimdi anlamasanız da yarın ne dediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.”



Marvin’in sakin bir tonda nasihat verir gibi söylediği bu sözlerini düşünceli bir ifadeyle dinleyen hırsız grubu arkadaşlarına yapılan muameleyi  kesinlikle tasdiklemeseler de  zaten olan olduğu için susmanın en doğru seçenek olduğunu düşünmüştü

Sonuçta meselenin üzerine gitmeleri Üstad Saber'ı gereksiz yere kızdırmalarıyla ve belki de onları da baskından alıp Ascheron çetesini tek başına yok etmeye gitmesiyle sonuçlanabilirdi. En nihayetinde bu adam çeteyi tek başına çökertmeye gelmemiş miydi? 

Hiç kimse baskından alınıp elindeki parayı ve değerli ekipmanları yok yere kaybetmek istemiyordu hem de bu baskından çok daha fazlasını kazanabilecekken..

 

 

Marvin, önündeki insanların kovulma işinin sonlandığını anlamasıyla rahatlayarak tekrar eski itaatkar tavrını almaya başlamasını memnun bir ifadeyle bir süre izledikten sonra konuşmasına daha coşkulu bir tonda devam etmeye başladı

 

 

“Bunun dışında bu geceki baskına dönecek olursak size iyi bir haberim var Ascheron çetesinin yerini çoktan buldum. Artık onları birkaç saat içinde Karlı Dağ kasabasından tamamen silip kardeşlerimizin intikamlarını almamızın önünde hiçbir engel kalmadı.

Ve bu intikamla birlikte Karlı Dağ kasabasının yönetimini de tekrardan devralacağız. Karlı Dağ kasabası Hırsızlar Guildinin malıdır ve her zaman öyle kalacaktır!”



Marvin sözlerini giderek artan bir coşkuyla  çantasından çıkardığı rastgele bir hançeri kaldırarak sonlandırırken onun sözleriyle şevke gelen hırsız grubu da birbiri ardına silahlarını havaya kaldırmaya başlamıştı



“Karlı Dağ kasabası Hırsızlar guildinin Malıdır!”

“Karlı Dağ kasabası Hırsızlar guildinin Malıdır!”

“Karlı Dağ kasabası Hırsızlar guildinin Malıdır!”

“Karlı Dağ kasabası Hırsızlar guildinin Malıdır!”

...

 

Bu grup odada Ascheron çetesini yıkıp arkadaşlarının intikamını alma ve çetenin sahip olduğu hazineleri yağmalama hayalleriyle coşkuyla bağırırken; odanın dışında kenarda köşede üzüntü ve öfke dolu ifadelerle oturmakta olan kovulan insanlarsa, duydukları her tezahüratta olan bitene daha da fazla sinirlenmeye ve içerideki insanlara daha da fazla bilenmeye başlamıştı

 

Dile kolay ilk defa bugün gördüleri bir adam tarafından onca insanın önünde acımasızca aşağılanmışlardı ancak onlara koyan asıl mevzu bu aşağılanmalarından ziyade çok uzun süredir birlikte yiyip içtikleri ve ustaları olarak gördükleri odada bulunan elit hırsız grubunun bu durumu umursamıyor oluşuydu, hatta şu an ardları sıra coşkuyla bağırmaya bile başlamışlardı. Peki bu ne anlama geliyordu? Yoksa bu adamlar Üstad Saber'ın sözlerini onaylıyorlar mıydı? Onlar gerçekten de bir hırsız olmak için yetersizler miydi? Öyleyse neden buradalardı.?

 

 

Hayatları ufak birer kasabadan ibaret olan bu çömez  hırsız grubu  bu ana kadar tüm dünyaya  *naif birer gözlükle bakarken kendi içlerinde yaptıkları bu kısa hesaplaşmadan sonra sonunda taktıkları gözlükleri bir bir çıkarmış ve hırsla paryan gözleriyle ayaklanmaya başlamıştı 

 

 

"Demek hırsız olmayı hak etmiyorum ha.."

"Üstad Saber piçi sana nasıl hırsız olunacağını göstereceğim"

"Buradan kesinlikle elim boş ayrılmıyorum"

 

 

Ayaklanan bu insanların akıllarında artık sadece tek bir düşünce vardı; ne pahasına olursa olsun Hırsızlar Guildini talan etmek, ve bunun için en uygun zamansa elit grubun baskına gideceği andı. Böylece tüm bu aşağılanmanın intikamını da almış olacaklardı.

 

 ... 

 

Marvin'in elit gruba dediği gibi sert sözleri üzerine düşünen bu insanlar yarını bile beklemeden gerçektende çok daha güçlü birer insan ve çok daha azimli birer hırsız olarak uyanmıştı.

 

Ancak Marvin'in bilmediği şey bu önemsiz görünen eyleminin hali hazırda aralarında büyük bir gerginlik olan iki büyük hırsız guildinin arasında çıkacak savaşın fitillerini ateşleyen kıvılcım olacağıydı.

 

Büyük bir kaosa gebe olan ilk domino taşı bu önemsiz kasabada bu önemsiz insanlar tarafından bu gece devrilecekti,

 

Ve bu taşla birliktede Peace of the Dark guildinin uzun yıllardır özenle sağladığı barış çok yakında sona erecek ve kıtadaki en büyük iki hırsız guildinin yani Xanathar'ın Hırsızları ile Gölge Hırsızlarının arasındaki kan davası çok daha gür bir şekilde tekrardan alevlenecekti..

 

Yine de bir çok krallığın huzurunu kaçıracak bu domino efektinin belirginleşmesi için henüz daha çok erkendi..

 

 

 

---------------------

Y.N.: https://www.youtube.com/watch?v=I7aqK_YSHe0

 *Naif: Saf,deneyimsiz

 

Ufak hırsız guildleri kendi içinde bağımsız olsa da aslında her biri daha büyük ve köklü bir guildin himayesi altında hizmet veriyor; ve bu köklü guildlerin bile hali hazırda bağlı olduğu birkaç tane çatı guild var ki Xanathar'ın Hırsızları ile Gölge Hırsızları da bu tepe noktadaki guildlerden biri. Çıkacak savaşı siz hayal edin artık :) 

 

Bu arada bu bölüm "hırsızlar loncası" arc'ının sonuydu. Bir sonraki bölümle birlikte bir çok düğümün çözüleceği aksiyonu bol yeni bir arc'a başlıyoruz şimdiden haberini vereyim istedim.

 

Okuduğunuz için teşekkürler :)

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1149

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1029

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 311

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13283 Üye Sayısı
  • 395 Seri Sayısı
  • 18131 Bölüm Sayısı


creator
manga tr