Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

WARLORD ONLİNE - Bölüm 44: Sisler İçindeki Kız(1)


 

Not:Bu bölüm 38. ve 39. bölümlerde anlatılan hikayenin perde arkasına dairdir. Hikayeyi hatırlamayanların önce o bölümlerde geçen hikayeyi tekrar okumasını tavsiye ederim.                                                                

                                                                      

 

Glup..

Glup..

Glupp..

Duvarlardan akan kanlar zemindeki kan gölüne farklı melodilerle damlamaktaydı. Kanların melodisini değiştiren şey kanın geliş hızının değişmesi değil, aktığı duvarın üzerindeki irili ufaklı boyutlardaki oyuklardı.

 

Bu oyukların bazılarının derinliği diğerlerine nazaran çok daha geniş olduğundan akan damlaların bir kısmı zemine diğerlerinden daha hızlı ya da daha yavaş düşüyordu. 

Odanın dört bir yanında binlercesi bulunan bu oyukların bazılarının karşısında ise kurumuş kanlarla bazı sözcükler kazınmıştı: “Usta”, “Pelerin”, “Neden?”



Bazılarının önündeyse derin göçükler vardı, belli ki duvarın bu kısımları şiddetli darbeler almıştı.



Bunca oyulmuş duvarın çevirdiği odanın tam merkezinde ise odanın içindeki kanların da kaynağı olduğu belli olan kemikleri sayılabilecek kadar cılız, yer yer derisi sökülmüş çıplak bir kadın dizleri üstüne çökmüş şekilde; hem anlaşılmaz sesler çıkartarak mırıldanıyor hemde neredeyse aralarında en ufak bir boşluk bile olmayan çizgilerin arasına tırnaklarıyla daha doğrusu eskiden tırnağın olduğu ama şimdi sadece taş gibi sertleşmiş et bulunan parmak uçlarıyla yeni çizgiler çizmeye çalışıyordu.

Ancak kadının çizdiği çizgiler o kadar sıklaşmıştı ki çizdiği kısımdaki taşlar birden dökülmeye başladı; ve döküntünün ardından artık orası da binlerce diğeri gibi bir oyuğa dönüştü. Bu sayede sonunda odada oyulmamış tek bir sağlam zemin bile kalmamıştı.

Artık kadın geçen zamanı daha fazla sayamayacaktı..




“AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!”




Duvarın döküldüğünü gören kadın, olanca gücüyle haykırdı ve kolları,bacakları hatta kafasıyla oyuğun olduğu duvara aralıksız bir şekilde vurmaya başladı, tekrar tekrar ve tekrar tekrar.. ancak duvar çökse de kadının kemikleri parçalansa da vurmayı kesmedi ta ki kopan uzuvları yüzünden hareket edemeyecek hale gelene kadar.



Vücudunun kontrolünü sonunda tamamen kaybetmiş olan kadın bir et parçası gibi yere düştüğünde, hareket ettirebildiği tek uzvu olan kanlı gözleriyle birini arıyor gibi son bir umutla etrafına bakındı ancak o günde diğerlerinden farklı değildi, beklediği kişi yine gelmemişti. 

 

“dikkat dağıtıcı” 

 

Çok geçmeden bu gerçeği farkeden kadının ağzından çıkan bu sessiz kelimelerle birlikte gözlerindeki son ışık dalgası da kararmıştı, tıpkı o gece Bane’in eline düştüğü an tüm dünyasının karardığı gibi..

 

...

 

Yıllardır bitmeyen bir karanlıkta  büyük tanrı “Karanlığın Efendisi” Bane’in elinde işkence görmeye devam eden bu kadının ismi Leira’ydı.

 

Leira, bir dönemin en iyi hırsızının bile önüne geçmiş ancak bu yeteneği yüzünden kaderi mühürlenmiş olan bir yarı elfti ve işte bu da onun saklı hikayesi..




-SİSLER İÇİNDEKİ KIZ-

Bölüm 1: "İntikam"

 

 

“Leira..Leira.. Cyric’i hatırlıyor musun ustanı Leira.. ?”



Leira o kanlı odadan ve o karanlıktan yani Bane’in ellerinden kurtulduğundan beri yıllardır bu adam onunla ilgileniyordu. Yüzüne hep aynı maskeyi taktığından Leira onun neye benzediğini hiç görememişti ama bu adamın ona yıllardır bizzat elleriyle işkence etmiş Bane’in bir adamı olduğundan emindi



“Leira..Leira.. Cyric’i hatırlıyor musun? Ustanı .?”



Tekrar tekrar aynı sorular.. Leira soruları ruhsuz gözler eşliğinde cevapsız bıraksa da Cyric isminin ustasının esas ismi olduğunu binlerce sorunun ardından sonunda öğrenmişti.

Cyric, yani ustası aslında bir Aldatma Tanrısıydı ve anlaşılan “Karanlığın Efendisi” Bane’den onu karanlığın içindeki gözlerden gizleyebilecek çok değerli bir pelerini çalmıştı. 

 

Adı üstünde bir aldatma tanrısı olan ustası bu hırsızlık için binlerce diğeri gibi onu da aldatmıştı; onun en masum duygularını kullanmıştı,

Bir yarı elf olarak ne insanların ne de elflerin arasında kendine yer bulamasa da ustasının yanında  her zaman bir yeri olduğuna onu inandırmış ancak sonuçta bir kumaş parçası için henüz yaşarken onu cehenneme atmıştı.

 

Gerçi söylenene göre onlarca yıldır bir cehennemde yaşasa da şu an kendisi de bir tanrıydı daha doğrusu bir yarı tanrı.. Bane onu sonsuz bir işkenceye maruz bırakmak için gücünden hiç de azımsanmayacak bir kısmını kullanarak onu bir yarı tanrıya dönüştürmüştü yani o artık ölümsüzdü.

Ancak Leira, çok uzun zamandır yaşadığını hissetmiyordu ki nasıl ölümsüz olabilirdi? Nefes almaya devam ediyor olmak ölümsüzlük müydü?





Yalan; Maskeli adam, yıllar sonra Leira’nın konuşmaya başlamasıyla birlikte söylediği her cümlenin sadece yalanlardan ibaret olduğunu fark etti; içinde tek bir doğru bile yoktu. Leira ustasını yok sayıyordu, sanki onun için hiç var olmamış gibi Leira’ya onunla ilgili sorduğu sorulardan cevap alması imkansızlaşmıştı ama yinede umut vardı; Leira iyileşmeye başlamıştı, en azından onunla konuşması bunu göstermiyor muydu? 





Geçen onca yılın ardından isminin “Yabancı” olduğunu öğrendiği maskeli adam tarafından beyni yıkanmaya devam eden Leira, artık Cyric’den intikamını almak için güç arzusuyla yanar olmuştu.

 

Leira zeki bir kızdı, bu yüzden Yabancı’nın tüm eylemlerinin ve bu dolduruşlarının farkındaydı ancak yinede sonunda yaşamaya devam etmek için bir amaç bulduğunu hissettiğinden evrendeki en tehlikeli varlıklardan biri olan büyük tanrı Cyric’i öldürmek için imkansız görünse de her şeyi kabullenmişti.

Buna güç için ona yüzlerce yıl işkence eden Bane’in emrine girmesi de dahildi. O artık kalan her nefesini intikamı için verecekti.





Devam eden yıllarda Maskeli Yabancı'nın rehberliği ve Bane'in desteğiyle diyar diyar gezip etkisini genişleterek sonunda on binlerce inanana sahip gerçek bir tanrı haline gelen Leira, artık çağın en hızlı büyüyen dahisi olarak bilinmeye başlanmıştı ve çok geçmeden de diğer büyük tanrılarla birlikte Ao’nun da dikkatini çekmeyi başarmıştı. 



Ao'nun onayını alan Leira’nın artık yeni bir ismi vardı “Yalancıların Koruyucusu” “İlizyonistlerin Annesi”

 

Leira tıpkı azılı düşmanı Cyric gibi sonunda bir Aldatma Tanrısına dönüşmüştü ve misyonları gibi portföyleri de büyük oranda çakıştığından Ao’nun verdiği izinle artık ikiliden birisinin bir diğerine boyun eğdirmesi şart olmuştu.

 

Her şey Leira’nın yıllardır ilmik ilmik ördüğü planlarına göre devam ediyordu, artık gereken tek şey zamanın çıldırtıcılığına biraz daha dayanmasıydı..

 

...

 

Leira sonunda gizlenme ustası olan Cyric'in izini bulmuştu artık her şey an meselesiydi çok yakında Cyric’i yok edecek ve ona yaşattıklarının intikamını geçte olsa alacaktı. Ardındansa onu yenerek elde ettiği güçle birlikte en çok nefret ettiği ikinci isim olan Bane’i öldürecekti. 

İki büyük tanrı çok yakında ellerinde acımasızca can verecekti.

 

İntikam ateşi artık Leira’nın gözleri de dahil tüm benliğini kaplamıştı. Gece gibi siyah gözleri geçen yıllar içinde kızıl bir renge boyanmıştı..



…..........

Ve günlerden bir gün,

 

Maskeli yabancı ve onun en büyük dostu olan Azuth ismindeki ulu büyücü ile işbirliği yapan Leira, uzun süreli bir kovalamacanın ardından sonunda Cyric’i bir köşeye sıkıştırmayı başarmış ve Cyric’le tarihte eşi benzeri pek de görülmemiş bir savaş vermişlerdi ancak gizem ustası Cyric bir şekilde hem Maskeli yabancıyı hem ulu büyücü Azuth’u hem de Leira’yı püskürtüp ellerinden zor da olsa kaçmayı başarmıştı.




Bu, Cyric’in binlerce yıllık hayatındaki en zor anlarından biriydi beki de ölüme en yakın olduğu an..

Hatta söylenirki Cyric o gün kaçabilmek için elindeki kozların hemen hemen hepsini tüketmek zorunda kalmış ve ciddi bir şekilde de yaralanmıştı.  

 

Artık o, bir büyük tanrı denmeye layık güce bile sahip değildi ve bu durum ondan hali hazırda ölesiye nefret eden büyük küçük diğer bir çok tanrıyı harekete geçirmeye yetmişti.

 

Güçten düşmüş bir avcı olan Cyric artık sadece savunmasız bir ava dönüşmüştü. Mabedleri yıkılıyor sahip olduğu düzlemler bir bir feth ediliyordu.

 

Bu, bir devrin sonu olacaktı. Cyric;   Bane ve Tempes gibi etkileyici bir güce ulaşmış bir savaş tanrısı olmadığı halde üstün kılık değiştirme yetenekleri ve kıvrak zekası yüzünden nerede olduğu ya da ne olduğu hiçbir zaman keşfedilemediğinden diğer tanrıların kalbinde her zaman bir karabasan olarak yaşamış ve onlara korku salmıştı ancak bu karabasan sonunda öldürülmek üzereydi ve bu durumun mimarı Leira ismindeki genç bir tanrıydı.





Cyric’in mabedlerinden dumanlar yükselirken Leira’nın gücü ise an be an artıyordu, Cyric’in sahip olduğu düzlemlerdeki inananları -Cyric’le benzer portföyleri olduğundan- bir bir Leira'nın saflarına geçiyordu.

Artık Leira’nın ismini bilmeyen kimse kalmamıştı ve gün gelmiştiki onun sahip olduğu etki ve güç Cyric’i bile geçmeyi başarmıştı. Artık Cyric ölmüş olmasa bile yerini Leira almıştı ve bu durum Cyric’den ölesiye korkan ve nefret eden  diğer tanrılar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanmıştı.

 

 

 

Dışarıdan mutlu bir sonla bitmiş gibi görünen bu hikayenin aslında bilinenin aksine gerçek seyri oldukça farklı gelişmişti ve bu gelişmeler, "Sisler İçindeki Kız"ın doğmasıyla sonuçlanacaktı..

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15206 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20132 Bölüm Sayısı


creator
manga tr