Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Uzun ince bir yol [Kara El] - 1.Bölüm - Seçimler


Sene 2000 Nisan 17

Her zaman ki gibi ablasının defterlerinden birisinden bir sayfa koparan Araw o gün dokunmaması gereken bir defterin sayfasını kopartmıştı. 5 yaşında olunca pek tabi umursamadan yırtarak aldığı boş sayfaya dikdörtgen bir ev, üçgen bir çatı ve kare şeklinde pencereyi gönül rahatlığıyla çizebiliyordu Araw. Yüzünde gülücüklerle evin yanına bir tane ağaç, ağacın yanına ise annesi, ablası, kendisi ve hiç görmediği babasını çizmişti. En yukarıya büyük mü büyük bir güneş ve pasparlak olması için sarı pastel boyayı bastırarak güneşi boyuyordu küçük Araw. Sonra düz bir nehir ve üstüne bir köprü daha ne çizebilirdi ki bir çocuk bir kağıt parçasına.. Masumca mutlu bir şekilde resmini yatağının altındaki kutuya koymuştu ve gün Araw için bitmişti.

Sene 2000 Nisan 18

Dün gece günlüğünden bir sayfa yırtıldığını fark eden Ayşe kardeşi Araw'ın yırttığını anlamıştı. Günlüğünü doldururken içten içe kalemi bastırarak yazıyor, ayaklarını zemine hafif hafif sürtüyordu. Sabah ilk işi annesine durumu açıklamak olmuştu.

-Oğlum neredesin kahvaltı bitince hemen kaybolma demedim mi sana ben neredesin ? Arawww çabuk yanıma gel.

Annesinin sesini duyan Araw koşa koşa gelmişti yüzünde kocaman bir gülümsemeyle.

-Efendim anne

-Oğlum ablanın günlüğünden bir sayfa yırttın mı ? 

Günlük ? Araw daha günlüğün ne olduğunu bilmiyordu. Onun için içinde beyaz sayfaları olan her şey bir defterden ibaretti. Ancak 16 yaşındaki bir genç kız için günlük asla sıradan bir defter olamazdı. Anne Mary karşısında sessizce duran oğluna bakarken hafifçe kaşlarını kaldırmıştı. Kızının hızlı nefes alıp verişinden huzursuz halinin gayet farkındaydı

-Bilerek susuyor anne biliyorum başka kim yırtacak.

-Dün bir sayfa yırttım ama bugün daha yırtmadım anne, söz bugün bir sayfa yırtmayacağım

Tozlanmış ayakkabılarına bakarak kafasını hafifçe eğmişti araw.

-Bilerek mi yırttın Bilmeyerek mi ? Hadi söyle oğlum.

Mary'nin parmakları Araw'ın saçlarının arasında geziniyordu. Bilmeyerek yaptığını biliyordu ama duymak istiyordu. 5 yaşında bir çocuk bile isteye neden kötü bir davranışta bulunsun ki hem o kendi çocuğuydu. Ancak bilmediği bir şey vardı o da Araw'ın çok masum bir çocuk olmasıydı. El bebek gül bebek büyümüş olan Araw daha bilerek ve bilmeyerek ayrımını dahii yapamıyordu.

** Bilerek, bilmeyerek onlarda ne ? Hangisini desem acaba ? birini diyeyim yoksa annem bana üzülecek. Birini dememi bekliyor hangisini desem ? **

Yavaşça yere çömelen Araw ayakkabısının uçlarını silerken bir seçim yapmaya çalışıyordu. Hayat 5 yaşındaki bir çocuğa bile bir seçim yaptırtacak kadar acımasızdı o an. Kulaklarını annesinin ve ablasının sesleri dolduruyordu Araw sustukça kulaklarındaki sesin şiddeti de azar azar artıyordu. Bilmediği şeyler hakkında nasıl seçim yapacaktı ? Nasıl karara varacaktı ki küçücük bir çocuk ? 

-Oğlum lütfen konuşsana neden susuyorsun ?

-Ben, Ben bilerek yaptım.

-Biliyordum anne biliyordum işte hep bana zarar vermek için defterlerimi yırtıp koparıyor ama bu kadarı da fazla çok şımarttınız onu bu kad...

Ayşe nefesi tükenene kadar konuşuyor hızlıca tekrar nefes alıp konuşmaya devam ediyordu ancak annesi durgun bir şekilde oğluna bakıyordu. Anlamak istiyordu anlayamıyordu.

-Neden Oğlum neden bilerek yaptın ?

Araw'ı o sırada ne annesi ne de ablası anlayamazdı. Çocukluk çocuklukta saklı kalır her şeyiyle. Büyüdükçe insan oluruz. Medeniyet denilen insanlığın bir parçası haline geliriz. Büyüdükçe unuturuz. Aslında insan olmaya yakınlaştığımız her an, insan olmaya adım atmak zorunda kaldığımız her olayda yeni asfaltlanıp üstüne ziftlenmiş bir yol gibi kabuk bağlarız. Özümüz çocukluğumuz, masumiyetimiz büyüdükçe ölür. Çocukluğumuzun kaybı insanlığımızın kazanımı aslında kirlenmekten ibarettir pek çok kez. Mary ne kadar isterse istesin şuan oğlunu anlayamıyordu.

O sıra Araw bilmeyerek demesi gerektiğini düşünüyordu çünkü ablası yüksek sesle annesine ve kardeşine doğru konuşuyordu ve susmuyordu.  Araw ne yapacağını bilmemesi sebebiyle ayağa bile kalkamamıştı ya da ayağa kalkmak o an aklına dahi gelmemişti. Mary hafifçe eğilerek oğlunun omuzlarından tutmuş yüzünü kızına çevirerek bir bakış atmıştı.

-Madam Mary sesleri duyunca hızlıca geldim acaba yapabileceğim bir şey var mı ? dedi kahya 1.

-Kahya 1'in konuşmasıyla beraber Ayşe sonunda susmuştu.

-Kahya 1 gelmen iyi oldu kahya 3'e haber ver bundan sonra Eylül ayına kadar Araw yazlıkta kalacak. Bakımı, beslenmesi ve eğitimiyle kahya 3 ilgilenecek. Gidip hazırlıklara başlasın. Ayşe kardeşinin yaptığı doğru değil ancak son zamanlarda kardeşinle hiç ilgilenmemekle beraber Araw'ı dışladığının da farkındayım ergenliğine veriyordum bu hareketlerini. Kardeşini senden uzaklaştırıyorum bir süreliğine bu ceza uygundur değil mi ? Ha bir de bu ceza sebebiyle bu sene yazlığa gitmiyorsun gerçi bunu anlamış olman lazım. Eylül ayından itibaren okula başlayacaksın araw.

Kahya 1 şaşkın bir şekilde madam Mary'i dinlemişti. Şaşkındı. Ağzından sadece "Anlaşıldı." sözcüğü çıkmıştı.

Tüm bunları duyan Araw'ın gözleri dolmuştu ne olduğunu bile anlamamıştı. Kendisinden bir seçim yapması istenmişti ve seçimi sebebiyle annesi tarafından uzaklaştırılıyordu. Elmacık kemiklerinin üzerinde gözyaşları akıyordu. Hıçkırarak ağlamaya başlayınca yüzüde kıpkırmızı olmuştu. Yüzünün sıcaklığından dolayı akan gözyaşlarını Araw daha iyi hissediyordu. Ufacık elleriyle gözyaşlarını silerken ufak ufak ağzına gelen gözyaşları sebebiyle Araw o an gözyaşlarının tuzlu olduğunu farketmişti ama bunu umursamadan ağlamaya devam ediyordu.

Büyüyordu işte bu olay Araw'ın büyümeye başlamasının ilk adımıydı. Sadece bir seçim yüzünden insanlığın ufak çok ufak tadından bakmıştı. Ufacık bir parça başka bir çocuğun daha çocukluğunun yavaş yavaş unutulup ölmesine sebep olacaktı. Bütün çocuklukların ölüp gittiği gibi...

Sene 2000 Nisan 25

-"Madam Mary kahya 3 telefonla aradı yazlığa varmışlar." dedi kahya 1

Sadece başıyla onaylayacak şekilde kafasını sallamıştı Mary.

**Oğlum canım oğlum artık büyümenin vakti geldi önce kişiliğin gelişmeli. Ah hayatım nerelerdesin sen 4 yıl oldu oğlumuza ismini verdin ve gittin. Nerelerdesin ???

-------------------------------------------------------

Not : Yazmak hiç kolay değilmiş :D açıkcası şuan korktum 10 bölümü bile tamamlamakta zorlanacağımı hissettim :) biraz da şu 1000 kelime olayı için fazladan yazmaya çalıştım ama yinede galiba 1000 kelimeyi bulamadım word sağolsun yok abisi olmamış dedi :D  

devrik cümlelere takılan olursa malesef ben çok seviyorum devrik cümleleri.

bilmiyorum açıkcası nasıl olacak olmyacak bu yarışma ama beğenmeniz dileğiyle :)




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1434

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1190

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 635

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 620

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 569

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13889 Üye Sayısı
  • 661 Seri Sayısı
  • 31360 Bölüm Sayısı


creator
manga tr