Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

True Martial World - Bölüm 562: Yıkım'ın Kanı


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 

 


“Xintong, sence hayatı uzatabilecek ama maliyeti az bir hap olabilir mi?” diye sordu Yi Yun. Hayatı uzatan haplar çok önemliydi. Ömür Uzatan Haplar’la, Savaş İttifakı Tian Yuan Dünyası’nda büyük ölçüde söz sahibi olurdu. Tian Yuan Dünyası’ndaki birkaç büyük oluşumu komuta edebilirdi ve çok az oluşum onlara meydan okuyabilirdi.


Lin Xintong bir süre düşündükten sonra ses iletimini kullandı. “Daha önce böyle bir hap duymadım, ama Tian Yuan Dünyası’nın Yüce Krallar’ı On İki Semavi Cennet’te hiçbir şey değiller. Bazı hapların savaşçının ömrünü uzatabilmesinin, dövüş sanatları sürecini kesintiye uğratması ya da düşük seviyeli savaşçılarda ters etki göstermesi gibi etkileri olması şaşırtıcı olmaz. On İki Semavi Cennet’te çok az kişi bu tür haplar kullanırdı. Ama Tian Yuan Dünyası’ndaki eski nesil savaşçılar bu tip şeyleri önemsemezler. Genellikle dövüş sanatlarında daha fazla ilerleyemeyecek noktadalar.”


Yi Yun, Lin Xintong’un analizini dinledikten sonra hafifçe başıyla onayladı.


Ömür Uzatan Hapları ellerinde bulundurmaları, çay partisi düzenlemeleri ve gizemli bölge seferleri tertipleyip diğer büyük oluşumlara liderlik etmeleri, Savaş İttifakı’nın nüfuzunu sabit bir şekilde arttırmıştı. Bu, iyi bir haber değildi.


Yi Yun, ardından Zhou’ya dönüp sordu: “Başka önemli olay oldu mu? Mesela, Metruk Irk...Onlardan gelen anormal hareketler var mı?”


Metruk Irk ile İnsan Irkı, Azure Yang Lordu Tian Yuan Dünyası’na gelmeden önce ezeli düşmanlardı.


Daha sonra Metruk Irk, Tian Yuan Dünyası’na girip Kanlı Ay ile savaşmış ve kandan nehirler akmasına neden olmuştu.


Azure Yang Lordu, Tanrıların Mezarı’nı koruma görevini Metruk Irk’a emanet etmişti. Tanrıların Mezarı’na gömülmüş antik şeytanın tekrar ortaya çıkışını engellemek zorundaydılar.


Ama milyonlarca yılın ardından, Metruk Irk’ın hâlâ bu görevi sürdürüp sürdürmediğini söylemek zordu.


Ve görevlerine hâlâ sadık olsalar bile, bu büyük felakette ne kadar büyük bir rol oynayacakları belli değildi.


“Metruk Irk mı? O vahşiler boş durmadı! Son yıllardaki eylemleri kayda değer. Belki de çok geçmeden Tian Yuan Dünyası’na saldıracaklar. Ama bu önemli değil. Tian Yuan Dünyası, Savaş İttifakı’nın liderliği altında bir araya gelirken, o vahşilerin gelmemesi daha iyi olur. Gelirlerse, hiçbiri evlerine dönemez!”


Metruk Irk’tan bahsedildiğinde Zhou heyecanlanmıştı. Tüm İnsan Irkı’nda, Metruk Irk nefreti derinlere kök salmıştı.


Yi Yun iç geçirdi. Bunun beklenmesi gereken şey olduğunun farkındaydı.


Metruk Irk ile İnsan Irkı arasındaki pek de hoş olmayan ilişkiler göz ardı edilse bile, milyonlarca yıl öncenin tarihi gerçekleri tahrip edilmişti. Kanlı Ay yavaş yavaş insanları kontrol ederken, tarihi kendilerine göre yeniden yazmayacak mıydı sanki?


Bu, antik Büyük İmparatoriçe ortadan kaybolduktan sonra onun hakkında çok az kayıt kalmasının sebebiydi. Bu, Lin Xintong’un antik Büyük İmparatoriçe’nin meridyenlerini nasıl iyileştirdiğini bilmemesinin sebebiydi.


Mutlak güce sahip eşsiz Büyük İmparatoriçe’nin yeri ve önemi düşünüldüğünde, bu kesinlikle abes bir durumdu.


Shen Tu Aşireti, Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesini keşfeden kadar çok az insan onun hakkında bir şeyler biliyordu. Ve bu, aynı zamanda gizlenen Kanlı Ay’ın da kendini göstermesine neden olmuştu. Tanrı’ya Dönüşüm Kulesi’ne karşı komplolar kurarak organizasyonlarının gizemli figürlerini göndermişlerdi.


Tanrıların Mezarı’nda uyumakta olan Yıkım’ın Gözü bile bundan dolayı hareket geçmişti!


Meseleye bu açıdan bakılırsa, antik Büyük İmparatoriçe’ye ilişin tarihi kayıtların Kanlı Ay tarafından kasten silinmiş olduğu açıktı!


Ve hiç kimse on milyonlarca yıl önce yaşanan büyük savaşı bilmiyordu. Azure Yang Lordu ise, zamanın nehrinde tamamen kaybolmuştu. Herhangi bir tarikatın tarihi kayıtlarında bile ismi geçmiyordu.


On milyonlarca yıl önce, tarih çok daha ayrıntılıydı ve dövüş sanatları uygarlığı çok daha parlaktı. Ama o kıyametvari savaşın ardından ne kadar çok dövüş sanatı mirasının kaybolduğu bile belirsizdi. Kanlı Ay’ın kasıtlı tahrifi, bu dünyanın dövüş sanatları uygarlığının yavaş yavaş zayıflamasına neden olmuştu…


Yi Yun tüm bunları anladığında sorularının çoğu cevap buldu.


“Tian Yuan Dünyası’nın en iyi oluşumları arasında son zamanlarda sıkıntılar yaşayan var mı?” Yi Yun bu soruyu elbette Lin Ailesi’nin durumunu öğrenmek için sormuştu.


Fark etmeden elini yumruk hâline getiren Lin Xintong’un göz bebekleri daraldı. Lin Ailesi hakkında pek iyi anıları olmasa da onlara bir şey olmasını istemiyordu.


“Hayır.” diyerek başını salladı Zhou. “Tian Yuan Dünyası geçtiğimiz yıllarda çok sakindi. Hiçbir büyük oluşum sıra dışı bir hamle yapmadı, ama...gelecekte neler olur bilemem…”


“Oh? Neden öyle dedin?” Yi Yun rahat bir nefes almasının hemen ardından gerildi.


“Şey...Duyduğum bir şey yüzünden…” Zhou daha kısık bir sesle konuşmaya başladı. “Kıdemli, bilmiyor olabilirsiniz, ama birkaç yıl önce, Tian Yuan Dünyası’nın en büyük oluşumlarından birkaçının Tanrıların Mezarı’nı keşfetmek için güçlerini birleştirdiğini duydum. Tanrıların Mezarı’nın yakınında inanılmaz bir gizemli bölge var. Orada eşsiz bir Büyük İmparatoriçe’nin mezarı varmış, ama orayı keşfettikten bir süre sonra tahmin edilmesi imkansız şeyler olmuş!”


Zhou, Yi Yun’un onu öldürmeyeceğini düşünmeye başladıktan sonra rahatlamış gibi görünüyordu, bu yüzden daha rahat konuşuyordu. “Söylentilere göre, Tanrıların Mezarı’nda devasa bir göz ortaya çıkmış! Tüm Tanrıların Mezarı’nı dolduruyormuş. Ona bakan Yüce Krallar bile ruh denizleri parçalanıyormuş gibi hissediyormuş. Bu, önemsiz bir konu değil!”


“Tian Yuan Dünyası’nda yaşayan insanlar, o göze, ‘Yıkım’ın Gözü’ ismini verdi. Bu konu, sonraki yıllarda da önemini kaybetmedi...Takip eden birkaç yıl içinde, Tanrıların Mezarı’ndaki fırtına daha şiddetli bir hâle geldi. Kimse oraya yaklaşmaya cesaret edemiyor. Büyük aşiretlerin liderleri bile...Ondan sonra...Tanrıların Mezarı’ndan bir şey çıkmış!”


Zhou’nun sözleri, Yi Yun ile Lin Xintong’un kalplerini sıkıştırdı.


“Tanrıların Mezarı’ndan dışarı çıkan şey neymiş?”


“Ayrıntılarını bilmiyorum. Öldürme niyetiyle dolu olduğunu duydum, ama aynı zamanda büyük bir fırsat sunan bir nesneymiş. Bazı insanlar...Yıkım’ın Gözü’nden çıkan kan olduğunu söylüyor…”


“Kan?”


Yi Yun afalladı. Antik şeytanın kanı mı dökülmüştü?


“Kim bilir? Duydum ki, Yıkım’ın Gözü ortaya çıktığında devasa bir tapınak üzerine düşmüş ve ona zarar vermiş. Yıkım’ın Gözü ciddi bir hasar gördüyse kanının dökülmesi şaşırtıcı olmaz.” Zhou’nun sözleri, Yi Yun’un ifadesinin çarpılmasına sebep oldu.


Yıkım’ın Gözü, Tanrı’ya Dönüşüm Kulesi tarafından mı yaralanmıştı?


Yi Yun bunu pek olası bulmadı. Mantıken, Azure Yang Lordu ve antik Büyük İmparatoriçe’nin her ihtimale karşı hazırlayıp Tanrı’ya Dönüşüm Kulesi’nde bıraktığı eylem planlarının, ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar,  o gizemli antik şeytanı yaralayamaması gerekirdi.


Bununla beraber, Yi Yun milyonlarca yıl önceki büyük savaştan sonra Azure Yang Lordu ile antik Büyük İmparatoriçe’nin kendilerini feda ederek yaptıkları girişimde Yıkım’ın Gözü’ne ne kadar zarar verdiklerinden emin değildi.


Hiç kuşkusuz Yıkım’ın Gözü şu an aşırı zayıftı, yoksa büyüyü kırıp zincirlerinden kurtulur ya da Azure Yang Lordu ile antik Büyük İmparatoriçe’nin geride bıraktığı son gücü de püskürtürdü.


Yıkım’ın Gözü’nün kan kaybetmesi ne anlama geliyordu?


Yi Yun’un bu konuyla ilgilendiğini görünce Zhou ekledi: “Kıdemli, bilmiyor olabilirsin ama Yıkım’ın Kanı önemsiz bir mesele değil. Söylentilere göre, Yıkım’ın Gözü bir tanrıymış. Bir tanrının kanını kim istemez ki?”


“Ama, Yıkım’ın Kanı’nın iki parçasını da Savaş İttifakı ele geçirdi ve kimse onlar için Savaş İttifakı’na meydan okumaya cesaret edemez!”


“Ama Savaş İttifakı Lideri, Yıkım’ın Kanı’nın tekrar ortaya çıkabileceğini ve öyle bir şey olursa Savaş İttifakı’nın onun için mücadele etmeyip diğer insanlara haksızlık yapmayacağını söyledi. Ve dedikleri gibi olursa...kim bilir kaç büyük oluşum onun için mücadeleye katılır! Bu durum, Tian Yuan Dünyası’nda büyük bir savaşı bile tetikleyebilir!”

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1067

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 971

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 813

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 580

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 512

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 168

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11600 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr