Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

True Martial World - Bölüm 528: Gizlenen Zehirli Yılan


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 



Boom!



Shen Tu Nantian sertçe siyah taş sütuna çarptı. Kılıç Qi’si meridyenlerini tahrip ediyordu ve sırtında büyük bir acı hissediyordu.



Bedeni siyah taş sütundan aşağı kayarken ağzı kan doluydu.



Ding!



Yi Yun tarafından kesilen kılıç bıçağı hızla dönerek yere çarptı. Ama siyah taş meydanın fayansları oldukça sağlamdı, bu yüzden bıçak yere çarptığında tekrar havaya fırladı. Yüksek bir hızla tekrar yere düştü ve yerin üzerinde döndü. Bu sahne yetişimcilerin çoğunun şaşkınlık içinde geri çekilmelerine neden oldu. İçinde hâlâ Kılıç Qi’si barındıran bu kırık bıçakla yaralanacaklarından korkuyorlardı.



Dehşet verici!



Bu sahneyi gören yetişimcilerin çoğu, sırtlarından soğuk terlerin aktığını hissetti. Yi Yun çok korkunçtu. Mavi kıyafetli kılıç ustasının gücü, en azından eşsiz Büyük İmparator seviyesindeydi. Yi Yun sadece bir düzen diski kullanarak bir eşsiz Büyük İmparator’un kılıç saldırısında ustalaşmayı nasıl başarmıştı?



Kılıç saldırısı ne kadar derinse öğrenmek de o kadar zor olurdu. Tian Yuan Dünyası’nın üst düzey kılıç ustalarından çoğu özel bir Kılıç Niyeti’ni anlamakta başarısız olur, orada sıkışır ve hayatını pişmanlık içinde geçirirdi.



Ama Yi Yun’un düzen diskini almasından itibaren sadece yarım yıl kadar geçmişti. Üstelik Yi Yun Büyük İmparatoriçe’nin mirasında yetişim yapmasının yanında, Tanrı’ya Dönüşüm Kulesi’nde eğitim de yapmıştı. Düzen diskindeki kılıç saldırısıyla ilgili anlayış sahibi olabilmek için ne kadar zaman harcamış olabilirdi ki?



Bu koşullar altında bile onda ustalaşabilmiş miydi?



Dahi! Ucube! Bu terimler bile Yi Yun’u tanımlamak için yetersizdi artık!



Bazı insanlar, Yi Yun’un bir eşsiz Büyük İmparator’un reenkarnasyonu olduğundan şüphelenmeye başlamıştı.



Gözlerini Yi Yun’a diktiler ve onun yüzünün daha da solgun bir hâle geldiğini fark ettiler. Nefes alışları da zayıflamıştı.



Dokuz Güneş Katili Yayı’nı kullanmak da, Azure Yang Lordu’nun Kılıç Niyeti’ni kullanmak da onu fazlasıyla tüketmişti.



Yi Yun’un en büyük sorunu, yetişim seviyesinin, yetiştirme tekniğine de anlayışlarına da denk olmamasıydı.



Dao Tohumu’nun başlangıç aşamalarındaki yetişim seviyesiyle Yuan temeli normal bir savaşçınınkinden on kat büyük olsa da, Dokuz Güneş Katili Yayı gibi ilahi bir silahla ok atmakta ya da Azure Yang Lordu’nun Kılıç Niyeti’ni tam anlamıyla sergilemekte zorlanıyordu. Hatta bunlar için çok yetersiz kalıyordu.



Tüm bunlarla üstünlük kurmuş olsa da, öyle görünüyor ki… Üstünlüğünü daha fazla koruyamayacak…



Oradaki elitlerin çoğu gelişmiş muhakeme yeteneklerine sahipti. Yi Yun’un solunumundaki değişikliği de fark etmişlerdi elbette.



Sonuçta yetişim seviyesi sınırlı. Böylesine güçlü bir hareketi sürdüremez. Shen Tu Nantian, Yi Yun’u yenemese de sonuçta Dao Tohumu’nun zirvesindeki en iyi savaşçılardan biri. Açlıktan ölen bir deve bile attan daha büyüktür. Böyle devam ederse bile Yi Yun yarı ölü olur. Ama… Muhtemelen daha fazla bekleyemeyiz…



Kalabalığın içinde, ince bir genç soğuk gözlerle Yi Yun’a baktı.



Cildi solgundu, hasta görünüyordu. Bitkin gözleri soğuk ve derindi, bir köşede saklanan zehirli bir yılan gibi görünüyordu…



Onun adı Shen Tu Ya’ydı ve Shen Tu Aşireti içinde Shen Tu Nantian’ın her bakımdan en güçlü rakiplerinden biriydi.



Shen Tu Ya, Yi Yun’la daha öne birkaç kez karşılaşmıştı. Onun Shen Tu Aşireti’ndeki ünü, Shen Tu Nantian’ın hemen ardından geliyordu. Ama şöhretinin büyük kısmı günahkar karakterinden geliyordu. Kana susamış biriydi ve insanları tüm aileleriyle birlikte öldürmekten hoşlanırdı. Hiç kimseyi hayatta bırakmazdı.



Baştan beri Shen Tu Nantian ile Yi Yun’un birbirlerini yaralamalarını ve böylece faydaları kolayca elde etmeyi umuyordu. Ama Shen Tu Nantian savaşma yeteneğini kaybederse en iyi kalkan olamazdı. Kaldı ki, Yi Yun’la tek başına başa çıkabilmek konusunda kendine güvenmiyordu.



Genç Efendi, niyetiniz ne?” Shen Tu Ya’nın bir de ona ses iletimi kullanarak düşüncesini soran bir takipçisi vardı.



İlk hareket eden biz olalım. Daha önce öldürdüğümüz Lin Ailesi öğrencisi gibi Yi Yun’u da öldürelim!” Shen Tu Ya’nın gözlerinde soğuk bir ışık parladı ve kayboldu. Daha önce Lin Ailesi’nin ismi Lin Ping olan bir öğrencisini öldürmüştü. Cesedi gizemli bölgeden dışarı atılmıştı. Bu durum, Lin Ailesi Kıdemlileri’ni hem üzmüş hem de kızdırmıştı. Ama Lin Ping’in Shen Tu Nantian tarafından değil de Shen Tu Ya tarafından öldürülmüş olmasını hiç beklememişlerdi.



Shen Tu Ya çabucak birkaç yetişimciye ses iletimi yoluyla bilgi verdi. Bu yetişimciler, gizemli bölgeye girdikleri andan beri Yi Yun’a öldürme niyeti göstermiş olanlardı.



Onlar, bir anlaşmayla birlikte Lin Ailesi’ne karşı Shen Tu Aşireti’nin yanında savaşacaklarına yemin etmişlerdi. Dahası, Shen Tu Nantian gizemli bölgeye girmeden önce Yi Yun’u öldürene ödül vereceğini söylemişti.



Ödülün cazibesine kapılan bu yetişimciler, Yi Yun bir kez elendiğinde ve gizemli bölgenin kurallarının korumasını kaybettiğinde ona saldırmayı planlamışlardı. Sonuçta onlar için, Yi Yun’u tamamen yok etmek kolay bir meseleydi.



Ama gelinen bu noktada, en başta söyledikleri sözler dandik bir şakadan farksızdı.



Daha önce Yi Yun’u öldürerek ödülü almak istemiş olan bu insanlar şimdi oldukça endişeliydi. Şimdi güçsüzlerdi. Gizemli bölgenin kurallarının kayboluşunun ardından gerçekleşecek şey, Yi Yun’un onları öldürmesi olacaktı!



Yi Yun’un yerinde onlar olsaydı, kendilerini canlı bırakırlar mıydı? Sonuçta işin ucunda intikam ve ölümden kazanılacak hazineler vardı, kim bu şansı kaçırırdı ki?



Zaten başka seçenekleri yoktu.



Tek neden bu da değildi, Yi Yun’un elde etmiş olduğu antik Büyük İmparatoriçe’nin mirası onların hayallerini süsleyen şeydi. O miras, bu çağın çok ötesindeydi. Onu bir kez elde ettiklerinde, Tian Yuan Dünyası’nın egemenleri olacaklardı. Kendi aşiretlerini Tian Yuan Dünyası’nın bir numaralı aşireti hâline getireceklerdi.



Kim böyle büyük bir fırsatı istemezdi ki?



Denir ki, kuşlar yiyecek peşinde, insanlar servet peşinde ölür. Önlerinde böyle eşsiz bir fırsat varken, savaşmak zorunda kalacaklarını ve hatta sonunda ölebileceklerini bilseler de açgözlülüklerini bastırmalarının hiçbir yolu yoktu.



Bu insanlar, bilinçsizce boyutlar arası yüzüklerine dokunalı çok olmuştu. Ani bir müşterek saldırıda bulunma fırsatı bekliyorlardı.



Bu yetişimciler arasında, Dao Tohumu Âlemi’nde olan birçok kişi vardı. Tian Yuan Dünyası’nın elitleri olarak Dao Tohumu Âlemi’nde Shen Tu Nantian’dan daha aşağıda olabilirlerdi ama yine de olağanüstü güçlere sahiplerdi. Sahip oldukları güçlerle, birlikte saldırırlarsa çok korkutucu olurlardı.



Shen Tu Ya, mümkünse hem Yi Yun’u hem de Shen Tu Nantian’ı öldürmek istiyordu.



Birçok kişi Yi Yun’u öldürme fırsatı beklerken, kanını ve Qi’sini yakmış Shen Tu Nantian’ın gözleri, çoktan kana susamışlığından dolayı kıpkırmızı olmuştu!



Bedeni yıldırımlarla çevrelenmişti. Onlar da mavimsi-mor renkten soluk kırmızı rengine dönüşmüşlerdi.



Kan kırmızısı yıldırım, kanının ve Qi’sinin gücünü içeriyordu. Bunu, çoğunlukla öldürmek için kullanırdı.



Yi Yun, ölmeni istiyorum!



Shen Tu Nantian ve Yi Yun zaten ebedi düşmanlardı. Yetişim seviyesi ve yaşı ondan daha küçük olan Yi Yun tarafından dövüldükten sonra, Shen Tu Nantian haset alevleriyle acı çekmeye başlamıştı. Öz saygısı ciddi derecede zarar görmüştü. Yaşadığı sayısız aksiliğin ardından delirmek üzereydi.



Shen Tu Nantian’ın tüm Yuan Qi’si, kanının ve Qi’sinin gücüne eşlik ederek gökyüzüne yükseldi ve kızıl bir bulut oluşturdu!



Kanımı feda ederek şeytani yıldırımı çağırıyorum, Göklerin Cezalandırıcı Kılıcı! Öldür!



Shen Tu Nantian kılıcını kaldırdı. Dünyanın yıldırımlarının gücü kılıcına toplanırken tüm kanı yanıyordu!



Bu sahneyi gören Yi Yun sağ elini çevirdi ve masmavi kılıç kaybolarak onun yerini paslı, kırık bir kılıç aldı.



Yi Yun daha fazla kılıcı ifşa etmekten kaçınamazdı. Büyük İmparatoriçe’nin mirasına kıyasla, bu kırık kılıç kimsenin dikkatini çekmedi.



Biriktirmiş olduğu nefret gereğinden fazlaydı. Bu, kırık kılıç için yeterliydi.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1125

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 697

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 451

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 92

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17465 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23510 Bölüm Sayısı


creator
manga tr