“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

True Martial World - Bölüm 447: Bir Gencin Ölümü


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 


Kızın ardından bir yetişimci daha dışarı çıktı.


Aile Lideri Lin ile Yüce Kıdemli Tianzhu ona odaklanmış olsalar da birbirlerine baktılar.


En çok endişelendikleri şey, Yi Yun’un güvenliğiydi.


“Fengxian, Yi Yun suyun doğusundan geldiği için Tian Yuan Dünyası’na uygun değil. İlk testte elenmesi büyük ihtimal. Fırlatıldığında onu yakalamalısın, ben de Shen Tu Aşireti’nin bizi göz ardı ederek saldırmasını önlemek için onlara karşı tetikte olma sorumluluğunu üstleneceğim!”


Yüce Kıdemli Tianzhu’nun ‘Fengxian’ dediği kişi, Aile Lideri’ydi.


Aile Lideri, çok uzun zamandır Lin Fengxian ismini kullanmamıştı. Onun tüm ismini söyleyebilecek niteliklere sahip olanlarsa, sadece üç Yüce Kıdemli’ydi.


Aile Lideri başını salladı. Mevcut tüm oluşumlar arasında, Shen Tu Aşireti geride bir Yüce Kıdemli bırakan tek aşiretti. Diğer oluşumlar, daha fazla şey kazanmak umuduyla en güçlü kıdemlilerini Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesine göndermişti.


Yüce Kıdemli Tianzhu’nun varlığı bir sıkıntı çıkmasının önüne geçerdi ve diğerleri bir savaş başlatırsa, bu savaş kesinlikle kimin ölüp kimin kalacağının belirsiz olacağı bir savaş olurdu. Aile Lideri, Shen Tu Aşireti’nin Yi Yun gibi bir genç için böyle büyük bir bedel ödemeye hazır olduğuna inanmıyordu.


Birbiri ardına yetişimciler dışarı çıkarken Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesinin girişi de parladı. Şu ana kadar, Shen Tu Aşireti’nden tek bir genç bile dışarı çıkmamıştı.


Bu durum da Shen Tu Aşireti Kıdemlileri’ni sevindiriyordu.


“Ze Ze Ze, durum fena değil. Tian’er’in bu girişinde gizemli bölgenin daha önce ulaşılmamış yerlerine ulaşacağına inanıyorum. Önceki tecrübesiyle daha ilerilere gidebilir ve daha fazla fırsat kazanabilir!”


Bu tekinsiz sesin sahibi Bin Elli Nine’ydi.


Bin Elli Nine gizemli bölgeye girmemişti. Bin Elli Nine, uzaktan Aile Lideri Lin’e baktı ve onun konsantrasyonunu görünce alaycı bir yüzle gülümsedi.


O sırada Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesinin girişi parladı ve Lin Ailesi’nin kıyafetlerini giyen bir genç dışarı çıkarıldı.


Bu gencin vücudu deforme olmuştu ve kanla kaplıydı. Aile Lideri Lin hemen gözlerini kısarak onu korumak için ileri çıktı.


Bu adam yirmilerindeydi. Kıyafetleri parçalanmış, saçları dağılmıştı. Göğsünden ve karnından kanlar fışkırıyor ve her yere dağılıyordu.


Aile Lideri Lin adamın bileğini tuttuğunda ifadesi değişti.


Ölmüş…


Aile Lideri anlık bir şaşkınlığa kapıldı. Lin Ailesi genç neslinde olağanüstü olan biri, öylece ölmüştü.


“Lin Ping öldü mü?”


Kıdemli Tianzhu’nun sesi çatallaştı ve ifadesi çirkinleşti. Bir Yüce Kıdemli olarak zamanını genellikle kendi eğitimi için harcar, nadiren aile meselelerine karışırdı; ama aile içindeki, olağanüstü gençleri bilir ve onları yarım yamalak da olsa izlerdi.


Lin Ping’in yeteneği, Lin Xintong’u geç, Lin Fengyue ve Lin Xiaodie’den bile daha aşağıdaydı.


Ama daima sıkı çalışan biri olmuştu. Eğitimini, neredeyse kendini sakatlama noktasına vardırmıştı. Lin Ailesi gençleri arasında en iyilerden biri olmak için çok çalışmıştı. Ama yine de on kişilik yer için seçilen son kişiydi.


Ve Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesine girmesinin ardından bu kadar kısa sürede ölmesi beklenmedik bir durumdu.


“Sabre yaraları!”


Aile Lideri Lin konuşurken sesi buz gibiydi.


Lin Ping’in bedeni yaralarla kaplıydı. Bazıları metruk hayvan pençelerinden kaynaklanıyordu, ama ölümcül olanlar karnındaki yaralardı. Onların da hepsi sabre yaralarıydı!


“Ne?”


Aile Lideri’nin sözlerini duyunca, Kıdemli Tianzhu öfkelendi. Lin Ping’in çok zayıf olması sebebiyle Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesinde ölmesi düşüncesi kabul edilebilirdi. Ama sabre yaralarını duyunca, Lin Ping’in diğer oluşumlar tarafından öldürüldüğünden şüphelenmeye başladı.


Kıdemli Tianzhu arkasını dönerek öldürme niyeti dolu gözleriyle Shen Tu Aşireti’ne baktı.


Shen Tu Aşireti’nden insanlar ise, gülümsemekle yetindi.


Bin Elli Nine gülümsedi ve garip bir şekilde konuştu: “Ne oldu? Ölümcül bir sabre yarası var diye bizden mi şüpheleniyorsun? Lin Ping’in gücü çok az olduğu için gizemli bölgeyle başa çıkamadığını ve kılıç veya sabre kuklalarınca öldürülmediğini nereden biliyorsun?”


“Dahası, onu bir sabre kullanıcısı öldürmüşse bile nasıl oluyor da bunu Shen Tu Aşireti’nin yaptığından emin olabiliyorsun?”


Bin Elli Nine bu olaydan dolayı zevk aldığından kayıtsız bir kahkaha attı.


Bununla birlikte, hem sabre hem de pençe yaraları olan Lin Ping’in, aynı sınavda hem metruk hayvanla hem de sabre veya kılıç kuklalarıyla karşılaşması olası değildi. Üstelik elenmiş olan diğer oluşumların gençlerinden hiçbiri aynı durumda değildi.


Kıdemli Tianzhu tek kelime bile etmeden sessizce Bin Elli Nine’ye baktı.


Bin Elli Nine korkuya kapıldı. Lin Ailesi Yüce Kıdemlisi’nin dik bakışlarından kim korkmazdı ki? Dahası, Yüce Kıdemli Tianzhu’nun gözlerindeki öldürme niyeti çok büyük bir baskı yaratıyordu.


O sırada, siyah kıyafetli bir Kıdemli, Kıdemli Tianzhu’nun yaydığı baskıyı engelleyecek şekilde Bin Elli Nine’nin önüne geçti.


Bu siyah kıyafetli kıdemli, Shen Tu Aşireti’nin Yüce Kıdemlisi’ydi. Uzun boylu, geniş omuzlu ama zayıf biriydi. Uzun cübbe giymiş bir iskelete benziyordu.


Siyah kıyafetli Kıdemli’nin varlığıyla birlikte, Bin Elli Nine üzerindeki baskının azaldığını hissetti.


Ardından korkusundan kurtulup Aile Lideri Lin’e ve Kıdemli Tianzhu’ya tekrar alaycı ve kışkırtıcı bakışlar atmaya başladı. Bakışlarının ne anlama geldiği açıktı. “Bizim tarafımızdan öldürülmüş olsa bile ne yapabilirsiniz ki? Götünüz yiyorsa gelin de bizle savaşın!”


“Şu kevaşe!” Aile Lideri Lin öfkeden deliye döndü. Sahip olduğu kişilik düşünülürse, ağzından böyle küfürlerin çıktığının duyulması çok nadirdi.


Kıdemli Tianzhu’nun ise, Bin Elli Nine’yi boş verip geniş omuzlu Kıdemli’ye bakarken yüzü çarpıldı. “Shen Tu Jue, Shen Tu Aşireti’nin Lin Ailesi’ne savaş ilan etmeye karar verdiğini mi söylüyorsun?”


Kıdemli Tianzhu’nun sözleriyle tüm bağların kopma noktasına geldiğini gören Shen Tu Jue hafifçe konuştu: “Beni tehdit etmene gerek yok. Kalıntı denemesinde Lin Ailesi’nin, Shen Tu Aşireti Kıdemlileri’ne yaptığı şeyler savaşa girmek için yeterli. Ama henüz savaşamayız, zira ikimiz de diğerlerinin bu durumdan avantaj sağlayacağının farkındayız.”


“Ama...gizemli bölgede, ölüm ve yaşam gökler tarafından belirlenir. Kıdemli Tianzhu, Lin Ailesi öğrencileriyle Shen Tu Aşireti öğrencilerinin gizemli bölgede dostça geçinip, sınavları geçmek için el ele vereceğini düşünecek kadar saf olamazsın!”


Shen Tu Jue’nin sesi garip bir etki yaratıyordu. Sesinde Yuan Qi bulunmuyordu ama bu ses, duyanların kulak zarlarının titremesine ve hafifçe acımasına neden oluyordu.


Kıdemli Tianzhu gözlerini kısarak, “Peki!” diye bağırdı. Sesindeki öldürme niyeti herkes tarafından duyulabiliyordu.


“Haklısın, gizemli bölgede ölüm de yaşam da vardır. Lin Ailem ve Shen Tu Aşiretin’in gençleri arasında son gülenin kim olacağını göreceğiz!”


“Haha!” Shen Tu Jue kahkahalar atmaya başladı. “Bu güveni nereden aldığını anlamıyorum. Lin Ailesi gençlerinin, tanıdık olmadıkları bir gizemli bölgede, ondan fazla oluşumun öğrencileri arasından sıyrılabileceğini mi düşünüyorsun? Bu sözlerinin sebebi, sadece Lin Xintong mu? Yeteneği iyi ama hâlâ çok genç, onu Tian’er ile nasıl kıyaslayabilirsin?”


Shen Tu Nantian, Shen Tu Jue’nin doğrudan torunuydu ve onu çok takdir ediyordu. Lin Xintong’un gizemli bölgede Shen Tu Nantian ile rekabet edebileceğine inanmıyordu!


Lin Ailesi gençleri, eğer aklı başında insanlarsa erkenden pes ederlerdi. Yara almamışlarsa gizli saldırılardan korkmalarına gerek yoktu. Ölüm tehlikesi olmadan, güven içinde gizemli bölgeyi terk edebilirlerdi.


Ama kayıtsızca şanslarını denemek istiyorlarsa, hepsinin öldürülmesi olasıydı!


Kıdemli Tianzhu konuşmadı. Gençlerin ne kadar ilerleyebileceklerini bilemiyordu. Sonuçta bu, onlara bağlıydı!


Shen Tu Jue ve Bin Elli Nine ile tartışmanın bir anlamı yoktu, zira konsantre olmalı ve dışarı çıkarılan Lin Ailesi gençlerini, özellikle Yi Yun’u korumalıydı.


O sırada, girişten kısa boylu, şişman bir genç çıkarıldı. Çok sefil bir hâldeydi. Bir kolunu kaybetmişti ve Tanrıların Mezarı’nın çekim gücüne dayanamayacak bir durumdaydı. Bayılması uzun sürmedi.


Ama bayılsa bile sıkıca tuttuğu kolunu bırakmadı.


“Guo’er! Guo’er!”


Xu Ailesi’nden bir kadın hemen bağırdı. Gencin yakın aile üyelerinden biriymiş gibi görünüyordu, ama onun ‘Guo’er’ hitabını kullanması, insanların yüzlerinde garip ifadeler oluşmasına sebep oldu. Zira Guo’er ismi, bu kadar sefil görünen bir genç için çok sevecendi.


“16+ yaş grubundan elenenlerin sırası gelmiş gibi. Ze Ze Ze! Lin Ailesi’ni bir ceset daha kazandığı için şimdiden tebrik etmek istiyorum!”


Bin Elli Nine korkunç sesiyle alay etti.


16+ yaş grubu, Yi Yun’un dahil olduğu gruptu. Bir ceset daha kazanmaktan kastı da Yi Yun’du.


Bin Elli Nine, Shen Tu Nantian’ın vaadinden haberdardı. Ona göre, Yi Yun’un ‘Metruk Gök Tekniği’nde biraz yetenekli ve kalpsiz biri olmaktan başka bir özelliği yoktu. Büyük İmparatoriçe gizemli bölgesi gerçek yeteneğe bağlı bir yer olduğundan garip hileleri de işe yaramayacaktı.


Yi Yun elendiği anda, Shen Tu Nantian’ın vaatlerinden etkilenenler tarafından öldürülecekti.


O anda Lin Fengxian da umutla girişe bakıyordu.


Kasvetli bir yüze sahip olsa da Bin Elli Nine’ye cevap vermedi. O sırada gençler birbiri ardına gizemli bölgeden dışarı çıkarılmaya başladılar.


Bu gençlerin çoğu 16 yaşından büyük olduğundan bu grubun sırasının geldiği açıktı.


Aile Lideri Lin bekliyordu. Lin Ailesi’nin bu grupta toplam dört genci vardı. Lin Fengyue ile Lin Xiaodie sorunsuzca geçmiş olmalıydılar. Lin Yu ve Yi Yun’un ise, elenmeleri şaşırtıcı olmazdı.


Zaman ilerlerken dışarı çıkarılan gençlerin sayısı da arttı. Aralarında iki Shen Tu Aşireti genci de vardı. O ikisi on yedi yaşındaydı ve Yi Yun’un grubunda değildiler.


Sorun olmayacak hafif yaralanmaları vardı. Bin Elli Nine onlara baktı ve iğrenç bir gülümseme sergiledi.


Bu ikisi, Shen Tu Aşireti’nin gizemli bölgeye giren gençleri arasında en güçsüz olanlarıydı. Hafif yaralanmalarla elenmiştiler. Bu sonuç da Bin Elli Nine’yi memnun etmeye yetmişti. Lin Ailesi’nden olan gencin cesedine kıyasla, ikisi de çok iyi durumdaydı.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1258

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15561 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr