"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

True Martial World - Bölüm 400: Zapt Edilemez Enerji


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 


“Küçük Kardeş Yun, bu kemikler basit değildir. Zihinsel enerjin bize nazaran biraz daha zayıf ve bunlarla başa çıkamayabilirsin. Yine de devam etmek istiyor musun?” Shen Tu Nantian, Yi Yun’a gülümseyerek sordu.


Yi Yun, o tehlikeyi vurguladıktan sonra bile devam ederse ve ardından başına bir iş gelirse, bundan Shen Tu Nantian mesul tutulamazdı. Lin Ailesi ona bir şey diyemezdi.


Tek sorumlu, aşırı güveninden dolayı Yi Yun olurdu.


Shen Tu Nantian’ın gülümsemesini görünce, Yi Yun da içinden küçümsemeyle gülümsedi.


Shen Tu Nantian tehlikelerden daha önce değil de, kemik arıtımına başladıktan sonra bahsetmişti. Shen Tu Nantian’ın amacı, onu bir ikilem içinde bırakmaktan başka bir şey değildi.


Shen Tu Nantian, Yi Yun’un devam etmesini istiyordu. Yi Yun’un zihinsel bir hasar almasını ve bir geri zekalıya dönüşmesini görmeyi istiyordu.


Yi Yun korkup çekilirse, biraz hayal kırıklığına uğrayacak olsa da yine de amacında başarılı olmuş olacaktı.


Yani her ne olursa olsun bu işten karlı çıkan Shen Tu Nantian olacaktı.


Yi Yun, Shen Tu Nantian’ın niyetini anladığından bunu Su Jie ile Lin Xintong’a söyledi.


“Evlat, mallık yapma.”


“Yi Yun, onun hilesine kanma.”


Su Jie ile Lin Xintong’un ses iletimleri aynı anda Yi Yun’a ulaştı.


Maskesinin altında, Yi Yun’un dudağının köşesi kıvrıldı. Shen Tu Nantian ona oyun yapıyorken o neden Shen Tu Nantian’a bir oyun çevirmeyecekti ki?


Yi Yun kindar biriydi. Fazlasıyla acı çekmişti, yoksa neden bir çıkar elde etmeksizin böyle bir şeyi kabul edebilirdi ki?


“Endişelenmeyin. Sınırlarımı biliyorum. Baş edemeyecek olursam hemen geri çekileceğim!”


Yi Yun, Su Jie ile Lin Xintong’a böyle bir yanıt verdi ve onların itirazlarını görmezden geldi. Shen Tu Nantian’a dedi ki: “Bir sorunum yok. Kemik arıtımına başladıktan sonra nasıl ayrılabilirim ki?”


Yi Yun bunları söyledikten sonra tüm Metruk Gök Ustaları şaşkına döndü. Bu çocuğun cidden cesareti vardı!


Lin Ailesi gençleri, Yi Yun için endişeliydi. On iki metruk kemik, neresinden bakarlarsa baksınlar kötücül görünüyordu. Yi Yun, Kadim Metruk Gök Tarikatı ile ilgili hiçbir şey bilmezken bunu kabul ettiğine göre, gerçekten de gözü pekti.


Ayrıca, Shen Tu Hai ile Shen Tu Feng’den üç yıl daha gençti. Bu durumda başkası olsaydı, hayatlarını tehlikeye atacak bu meydan okumayı kabul etmezdi.


“Bir kaza olmaz, değil mi…?”


Lin Ailesi üyeleri endişeliydi. Şimdi, ilgi odağı Yi Yun’du. Zira hem kendisi hem de Lin Ailesi için yeteri kadar itibar kazanmıştı.


Ama kemik arıtımı sırasında ruhu zarar görürse, yüzünü kaybederdi. Diğerlerinin, kendini bilmezliği, çılgınlığı ve aptallığı konusundaki alaylarına katlanmak zorunda kalırdı.


“Küçük Kardeş Yun’un cesareti bize de cesaret veriyor. O, gerçekten de Tian Yuan Dünyası’nda bu kuşağın en iyi elitlerinden biri. Tekniği muhteşem ve kendi kuşağı içinde eşsiz.” Shen Tu Nantian, övgü konusunda cimri değildi. Yi Yun’un meydan okumayı reddetmesini beklediğinden, kabul etmesi hoş bir sürpriz olmuştu.


“Sonuçta sadece bir çocuk. Çok genç.” diye düşünde Shen Tu Nantian.


Yi Yun sadece on beş yaşındaydı ve ona göre, bu yaş, insan en kibirli olduğu, kendini evrenin merkezinde sandığı bir yaştı.


Yi Yun’un az önce sergilediği yetenekleri, on beş yaşında başka bir çocuk sergileseydi koltukları o kadar kabarırdı ki, kendini kaybederdi.


Shen Tu Nantian’ın da görmek istediği buydu.


Shen Tu Nantian, sesini Shen Tu Feng ile Shen Tu Hai’ye iletirken dudakları hafifçe kıpırdadı.


İki kardeş gülümsedi. “Kıdemli Kardeş, merak etme. Bize bırak!”


“Öyleyse devam edelim.” Shen Tu Nantian güldü. “Chou!”


Shen Tu Nantian ikinci metruk kemiğin etiketini söyledi.


“Chou” etiketli metruk kemik, Shen Tu Feng’in elindeydi.


Shen Tu Feng, boyutlar arası yüzüğünden bir düzen diski çıkardı. “Chou” etiketli metruk kemik çok zor bir şey değildi, bu yüzden onunla başa çıkabileceğini düşünüyordu.


“Yin!”


Shen Tu Feng’in enerji çıkarmaya başlamasından hemen sonra, Shen Tu Nantian vakit kaybetmeden “Yin” etiketli metruk kemiğin ismini bağırdı. Bu metruk kemik, Yi Yun’un ellerindeydi!


Yi Yun sakince “Yin”’e karşılık gelen metruk kemiği aldı ve kendi düzen diskini çıkardı.


O sırada Shen Tu Nantian’ın dudaklarında alaycı bir gülümsemenin oluştuğunu fark etti. Shen Tu Nantian, onun ruhani tepkiyle karşılaşmasını dört gözle bekliyormuş gibiydi.


Birçok insan Yi Yun’a bakıyordu. Kimse Kadim Metruk Gök Tarikatı tekniklerine aşikâr olan Shen Tu Feng’e ilgi göstermiyordu.


Yi Yun, “Yin” etiketli metruk kemiği zihinsel enerjisiyle kontrol edip havaya kaldırırken aceleci değildi.


Aynı anda Mor Kristal’in enerji görüşünü açtı.


Enerji görüşünde, tüm yanılsamalar kayboldu.


Yi Yun, “Yin” etiketli metruk kemiğin tüm enerji yapısını açıkça görebiliyordu.


“Bunda gerçekten de zapt edilemez bir enerji var…”


Yi Yun enerjinin özünü ve doğasını da rahatça saptayabilirdi.


Bu dünyada, bazı enerjiler saf ve güçlüydü ve savaşçılar için çok yararlıydı. Örnek vermek gerekirse; ilkel tür kemiklerindeki enerjiler ya da Saf Yang Ruhu’nun enerjisi vs…


Ama bazı enerjilerin doğası da yok ediciydi. Kontrol edilip kullanılabilir hâle getirilseler bile savaşçılara pek yararları dokunmazdı. Örnek vermek gerekirse; ‘Çoban’ ile On Bin Yüce Kral savaşırken On Bin Yüce Kral’ın On Bin Hayalet Çanı’nın enerjisi de benzer şekilde çok güçlüydü ama insan öldürmekten başka bir şey için kullanılamazdı. Onun enerjisini özümsemek hiçbir işe yaramazdı.


Bu metruk kemik de benzer bir enerji içeriyordu. Başkalarına zarar vermekten başka bir amacı yoktu.


Muhtemelen Kadim Metruk Gök Tarikatı’nın “Yin” etiketli metruk kemiği işlemek için gizemli bir tekniği vardı.


Bir Metruk Gök Ustası bu kemikten enerji çıkarırken en ufak bir hata yapması hâlinde bile, bir geri tepmeyle karşılaşırdı.


Elbette Yi Yun için bu bir tehdit değildi.


Yi Yun ellerini kaldırdı ve mühürleri oluşturmaya başladı.


Tüm insanların dikkati, Yi Yun’un parmaklarına odaklandı. Kemik arıtımının sonucu, bu ana bağlıydı.


“Usta!”


Lin Xİntong, Su Jie’yi uyardı. Su Jie hafifçe elini salladı ve konuşurken odaklandı. “Zihinsel enerjimi çocuğa odakladım. Ufak bir anormallik olursa bile, hemen harekete geçeceğim ve metruk kemikle olan zihinsel bağlantısını keseceğim. Ama...ruhani tepki çok ani olur. Zamanında harekete geçsem bile ruhu biraz hasar görecektir ama kesinlikle tüm akli melekelerini kaybetmeden onu kurtarırım.”


Su Jie sadece bunu yapabilirdi. Yi Yun bu meydan okumayı, çay partisinde, bir sürü insanın önünde kabul etmişti, bu yüzden de ustası olarak ona itiraz edememişti. Yi Yun’u sadece başına bir şey gelirse kurtarabilirdi.


“Peki.”


Lin Xintong başını salladı. Şimdi sadece Su Jie’ye güvenebilirdi.


“Heh! Sonuçta bir acemi…” Shen Tu Nantian, Yi Yun’un enerji çıkarırken kendi ruhunu korumak için çok az enerji ayırdığını fark etti. Bu, büyük bir hataydı.


Shen Tu Hai, ‘Metruk Gök Tekniği’ni kullanırken ilk önce geri tepmeye karşı önlem olarak ‘Görünüş Totemi’ni yoğunlaştırmıştı. Ve diğer önlemlerle birlikte, o kadar çok enerji harcamıştı ki neredeyse kendini yaralıyordu.


Ama şimdi, Yi Yun fazlasıyla kaygısızca davranıyordu.


“Seni gözümde fazla büyütmüşüm. Aklını kaybetmesen bile çok acı çekeceksin. Muhtemelen yarım yıldan önce iyileşemeyeceksin.”


Shen Tu Nantian elbette Su Jie’nin ve Lin Ailesi Lideri de dahil, Lin Ailesi yetkililerinin hepsinin Yi Yun’un her hareketini dikkatle izlediğinin ve her an harekete geçmeye hazır beklediklerinin farkındaydı.


Lin Ailesi, çay partisinde hiçbir şey yapmadan kendilerine ait bir yeteneğin o kadar zarar görmesine izin vermezdi.


Shen Tu Nantian, böyle bir durumda Yi Yun’dan tamamen kurtulamayacağını biliyordu. Ama Yi Yun’un büyük bir aksilik yaşaması ve yetişiminin gecikmesi de yeterliydi.


O sırada, Yi Yun piyano çalıyormuş gibi parmaklarıyla metruk kemiğe vurdu ve run mühürleri havaya uçmaya başladı.


Bu run mühürlerinin çok basit bir aurası vardı. Ve bu sahneyi gören herkes afalladı.


Gizemli Kristal El mi?


Neden tekrar Gizemli Kristal El’i kullanıyor?


Lin Ailesi’nin Metruk Gök Ustaları, özellikle de genç nesilden olanlar o kadar şaşırmıştı ki, ağızları bir karış açık kalmıştı.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1264

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15606 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21057 Bölüm Sayısı


creator
manga tr