“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

True Martial World - Bölüm 352: Umut Kırıntısı


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 


Yi Yun, Jiang Xiaorou’nun odasına, basit bir ses izolasyon bariyeri kurdu. Sonra da hayvan sürüsü hakkındaki her şeyi anlattı.


Jiang Xiaorou, olan biteni dinledikçe tedirginliği daha da arttı. Yi Yun’un söyleyecekleri, gerçekten de inanılmaz şeylerdi.


100.000 feet uzunluğunda Long Gui canavarı mı? Nasıl o kadar büyük olabilirdi?


Jiang Xiaorou, Bulut Çölü’nde yaşarken pek çok kez hayvan sürülerini duymuştu. Ama onlarla hiç karşılaşmamıştı. Bugünse, Yi Yun ona Tai Ah Kutsal Krallığı’nı yok edebilecek muazzam bir hayvan sürüsünden bahsetmişti.


Jiang Xiaorou, geçtiğimiz sene boyunca Tai Ah Kutsal Krallığı’nın ne kadar büyük olduğu konusunda net bir fikir edinmişti. Böylesine engin bir ülke yok edilebilir miydi? Kulağa gerçekten inanılmaz geliyordu.


“Xiaorou Abla, bu söylediklerimi başkasına söyleyemezsin. Ordugâha kadar benimle gel ve Zho Xiaoke, Wang Teyze ve Zhou Amca’yı da getir...Muhtemelen daha fazla kişi götürmeme izin vermezler.”


Yi Yun, yasa uygulayıcının onun dört kişiden fazlasını götürmesine izin vermeyeceğini düşünüyordu.


Yi Yun, Bulut Çölü’ne dönmeyi dört gözle bekleyeceği zamanın geleceğini hiç düşünmemişti. Bu büyük Kutsal Krallık’ın Bulut Çölü gibi bir yerin bir köşesine saklanıp oradaki kabilelerden biri hâline geleceğini hiç düşünmemişti!


Geniş Kutsal Krallık’ın bir kabileye dönüşeceği fikri çok ironikti.


“Sadece dört kişi mi?” Jiang Xiaorou’nun kalbi buna dayanamazdı. Geride kalanlara ne olacaktı?


Ama ne söylerse söylesin durumu değiştiremeyeceğinin farkındaydı ve bu yüzden sadece başını salladı. “Tamam...Anladım…”


Jiang Xiaorou, Yi Yun ile beraber hareket etti ve Jin Long Wei ordugâhına geldi. Jin Long Wei ordugâhı, şu anda Tai Ah Kutsal Şehri elitlerinin geçici meskeniydi.


Yaklaşan hayvan sürüsüne karşı, Yan Menglong ve diğer Jin Long Wei üstleri, ön saflara gönderilmişti.


Yi Yun’u orada geçirdiği günler boyunca, ordugâhın atmosferi oldukça iç karartıcıydı. Herkes, kaderlerine yön verecek emri bekliyordu.


Ve nihayet bugün...emir gelmişti. Bulut Çölü’ne gitmeyeceklerdi, aceleyle...Chu Eyalet Şehri’ne gideceklerdi.


Chu Eyalet Şehri mi?


İnsanların kafası karışıktı, çünkü neden oraya gittiklerini bilmiyorlardı.


Chu Eyalet Şehri Bulut Çölü’ne yakın değildi, daha ziyade Kutsal Yaban’a yakındı. Tai Ah Kutsal Şehri başarıyla savunulmuş olabilir miydi?


İnsanlar, en çok görmek istedikleri sonuç bu olduğundan bu düşüncelere kapılmadan edemediler.


Yi Yun ise, varış yerlerini öğrendiğinde kaşlarını çattı. Chu Eyalet Şehri’ni duymuştu. Orası, Chu Kraliyet Evi’nin topraklarıydı. Chu Eyaleti’nin ve Chu Kraliyet Evi’nin en büyük şehriydi.


Yi Yun’un ise, Chu Kraliyet Evi hakkında iyi bir izlenimi yoktu. Yang Yuefeng, Yang Dingkun gibi düşmanları Chu Kraliyet Evi’ndendiler.


Ama emir emirdi. Yi Yun da herkesle birlikte Chu Eyalet Şehri yolculuğuna katıldı.


Jiang Xiaorou ve diğerlerini de yanında götürdü elbet.


Ve başka bir sıkıcı yolculuk daha yapıldı. Geleceklerini bilmeden durmaksızın yaptıkları yolculuklardan biri daha…


Hava aracı, birbiri ardına ışınlanma düzenlerinden geçerken Chu Eyalet Şehri’ne gittikçe yakınlaştılar.


Ama o sırada, hava aracının güvertesindekiler, yanları sıra seyahat eden bir başka hava aracı gördüler.


Bu, daha önce hiç görmedikleri türden bir hava aracıydı. Ne Tai Ah Kutsal Krallığı’na ne de diğer büyük oluşumlara aitti.


Hava aracı simsiyahtı ve üzerine, karmaşık kırmızı runlar oyulmuştu. Hava aracı uçarken, bu runlar uyum içerisinde parlıyordu. Gizemli ve tarihin tozlu sayfalarından çıkmış gibi bir hava yayıyorlardı.


Bu kırmızı runlar, özel bir tür düzendi; onlarla beraber seyahat eden ve düzenler konusunda bir uzman olan Tai Ah Kutsal Krallığı yasa uygulayıcısı bile onları anlayamıyordu.


Hava aracı bin feet kadardı ve çok absürt bir genişliğe sahip değildi. Ancak, ‘Metruk Gök Tekniği’nde uzman bir yasa uygulayıcı, hava aracının omurgasını gördüğünde şaşkınlığa kapılıp iç geçirdi.


“Bu omurga, ilkel tür kaburgasından!”


Hava araçlarının omurgaları, düz bir kiriş şeklinde olurdu. Ve o hava aracındaki düz kiriş boyunca hilal şeklinde birçok kemik vardı ve bir eğrilik oluşturuyorlardı.


Bu şekil, insanların göğüs kafesi ile kaburgalarına benziyordu.


Devasa bir ilkel türün göğüs kafesi ile kaburgaları o hava aracının omurgasını oluşturmak için kullanıldığına göre, herkes o hava aracının kalitesini anlayabilirdi!


Bununla birlikte, ilkel tür cesetleri oldukça değerli olurdu. Bu türlerin değerli kemikleri, genellikle metruk kemik kalıntıları için kullanılırdı; kim onları bir hava aracı inşa etmek için kullanmak isterdi ki?


Ayrıca hava aracının boyutuna bakılırsa, ilkel türün boyu da bin feeti aşıyor olmalıydı. Ve bunlara bakılırsa, bu ilkel tür, kesinlikle dağları düzleştirip denizleri alt üst edebilecek ve kıyameti getirebilecek korkunç bir varlık olmalıydı. Zirve seviyede bir Bilge bile böyle bir hayvanı öldüremeyebilirdi!


“Böylesine değerli kemikleri, bir hava aracı inşasında mı kullanmışlar?”


Birkaç yasa uygulayıcı paniğe kapıldı. Tai Ah Kutsal Krallığı da benzer seviyede ilkel tür cesetlerine sahipti, ama onların hepsi, yetişimcilerin eğitimi için Tai Ah Kutsal Şehri’ndeki Kutsal Yaban Göksel Salonu’na yerleştirilmişti.


Onlar, nasıl olur da bu kadar aşırı davranıp böyle varlıkların cesetlerini bir hava aracı yapmak için kullanabilirlerdi?


“Bu, hangi oluşum?”


İnsanlar meraklandı. Bununla birlikte, böyle tehlikeli bir zamanda gelmeleri, ne kadar güçlü olurlarsa olsun, insanlara umut verecekti.


O sırada siyah hava aracı hızlandı ve onları geride bırakıp Chu Eyalet Şehri’ne doğru yol aldı.


“Onlar da mı Chu Eyalet Şehri’ne gidiyorlar?”


“Bakın, hava aracının arkasında bazı kelimeler var!”


İnsanlar oraya odaklanıp hava aracının arkasındaki kadim yazı karakterlerine baktılar. İki büyük kan kırmızısı kelime şuydu: Shen Tu!


Shen Tu Aşireti mi?


Olabilir mi…


İnsanlar bu kelimeleri gördüklerinde nefeslerini tuttular.


Bu karşılaşma birkaç ay önce yaşanmış olsaydı, kimse onun Shen Tu Aşireti’nin hava aracı olduğunu anlamazdı.


Ama şimdi, ‘Çoban’ın hikayesinden dolayı, herkes bu ismi biliyordu!


Shen Tu Aşireti, Batı Diyarlar’ın kadim aşiretiydi. Mirasları, Tai Ah Kutsal Krallığı’nı aşacak kadar büyük ve derindi.


Ve ‘Çoban’ın ilk ortaya çıkışı Batı Diyarlar’da olmuştu. Batı Diyarlar’da muazzam bir hayvan sürüsü oluşturmuştu, ancak, Shen Tu Aşireti, bu hayvan sürüsüne karşı direnmişti!


Shen Tu Aşireti, hayvan sürüsü nedeniyle büyük ölçüde zayıflamış olsa da yine de tutunmayı başarmıştılar.


‘Çoban’a karşı kendilerini savunmayı başarabilmiş bir aşiret!


“Gerçekten de Shen Tu Aşireti!”


“Shen Tu Aşireti’nden insanlar geldi. Doğru ya, onlar ‘Çoban’la düşmanlar. Kurtulabiliriz!”


Geçmişi düşünen insanlar keyiflenmişti. Shen Tu Aşireti ile ‘Çoban’ın sonuna kadar savaşacakları söylenebilirdi. ‘Çoban’ bir kez daha ortaya çıktığında, Shen Tu Aşireti inisiyatif kullanıp birilerini göndermişti!


Düşmanımın düşmanı, dostumdur. Shen Tu Aşireti’nin ortaya çıkması, çaresiz durumdaki Tai Ah Kutsal Krallığı için şüphesiz ki, bir umut kırıntısıydı!


“Hahaha, bu harika! Chu Eyalet Şehri’ne gitmemizin emredilmesinin sebebi, muhtemelen Shen Tu Aşireti'nin oraya gitmesi!” Genellikle ciddi olan bir yasa uygulayıcı heyecanlandı ve gülmeye başladı.


Ancak Shen Tu Aşireti’nin katılmasıyla bile, muazzam miktarda kan dökülecek olan bu savaşın seyrinin değişmesi zor olacaktı. Ama yine de varlıkları, savaşı kazanma umudu veriyordu.


Hava aracındaki Yi Yu rahat bir nefes aldı. Bulut Çölü’ne kaçmamış olmaları en iyisi olmuştu.


“Hava aracından inin!”


Yere indikten sonra, kimsenin Chu Eyalet Şehri’nin muhteşemliğini takdir edecek zamanı yoktu. Chu Kraliyet Evi’nin Ana Salonu'na gitmek için emir almıştılar.


Ve ayrıca, Shen Tu Aşireti’nden insanların buraya ulaştığına dair kesin bilgiler almıştılar. Hayvan sürüsüne karşı koymak için, Tai Ah Kutsal Krallığı’na yardım etmeyi planlıyorlardı.


“İnsan dünyasında bulunan herkes akrabadır. Bu vahşi dünyada, insan güçleri birleşmiş olmalı!” dedi bir yasa uygulayıcı içinden gelerek.


“Kim aksini iddia edebilir ki? Biz insanlar zayıf olduğumuzdan, başarı için birleşmek zorundayız. İşler yoluna girmeye başlıyor!”


Gruba liderlik eden yasa uygulayıcılar oldukça keyifliydi. Tai Ah Kutsal Krallığı elitlerini götürerek, Shen Tu Aşireti elçileriyle buluşturdular.


Ama herkes götürülmemişti. Sadece Yi Yun, Yao Dao, Yang Qian, Chu Xiaoran ve diğerleri götürülmüştü.


Diğerleri ise, Yi Yun’a ve diğerlerine yönelttikleri kıskanç bakışlarla arkada bırakılmıştı. Çok eski ama güçlü bir aşiretin elçileriyle buluşabilmek, oldukça olağanüstü bir konuydu.


Bakış açılarını genişletmenin yanında, sadece bu güçlü figürleri tanımak ve onların takdirlerini kazanmak bile kişinin dövüş sanatları yolunu pürüzsüzleştirebilirdi.


Beklenmeyen birçok fayda da getirebilirdi!


Elbette onları hor görmüyor, sadece kıskanıyorlardı. Sadece Yi Yun ve arkadaşları gibi insanlar Tai Ah Kutsal Krallığı’nı temsil etme hakkına sahip olabilirdi. Giden onlar olsaydı, o kadim aşiretin önünde kendilerini küçük düşürürlerdi muhtemelen.


“Canlan! Yetkililer, Shen Tu Aşireti’ne saygıda kusur etmemeni istediler, sana soru sorarlarsa ciddi bir şekilde cevap ver! Tai Ah Kutsal Krallığı’nı küçük düşürmemelisin!” Bir yasa uygulayıcı emirler verdi. Yetkililer komutayı ona devretmişti. Başta Yi Yun olmak üzere, onlar Tai Ah Kutsal Krallığı’nın en büyük yetenekleriydi.


Kadim bir aşiretten gelen elçiler üzerinde, iyi bir izlenim bırakmak zorundaydılar. Bu elçilere, Tai Ah Kutsal Krallığı’nın her nesilde güçlü savaşçılar çıkardığını göstermek zorundaydılar. Genç nesillerinin olağanüstü güçlü olduğunu göstererek, onları iş birliği yapmaya değecek olduklarını gösterebilirlerdi.


“Evet, anladım!”


Yi Yun başını salladı. Chu Eyalet Şehri’ndeki Shen Tu Aşireti ile Tai Ah Kutsal Krallığı arasındaki bu görüşmenin çok önemli olduğunun farkındaydı. Tai Ah Kutsal Krallığı’nın kaderi buna bağlıydı!


Tai Ah Kutsal Krallığı’nın bu savaştan sağ kurtulup kurtulamayacağı, büyük ölçüde Shen Tu Aşireti’nin tutumuna bağlıydı!

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1460

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15294 Üye Sayısı
    • 722 Seri Sayısı
    • 33486 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr