Korku dağları bekler. #Atasözü

True Martial World - Bölüm 273: Yuehua'nın Davetiyesi


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 

 

“Kardeş Yuefeng, sakinleş Kardeş Yuefeng!”

 

Chu Kraliyet Evi’ne katılmış yetişimcilerden bazılar Yang Yuefeng’i durdurmak için koştular.

 

Yang Yuefeng’in duruşu, onu durduramazlarsa sıralama listesini parçalayacakmış gibi görünüyordu.

 

Yang Yuefeng’in etrafındaki acemi Metruk Gök Ustaları’nın çoğu da inançsızlık içinde bu tuhaf listeye bakıyordu.

 

Yi Yun’un Büyük Usta Yuehua’nın sınıfında aptalca boş boş duruşunu hâlâ hatırlıyorlardı. Basit bir kemik kalıntısını bile arıtmayı bilmiyordu. Peki nasıl Luo Huo’er’i aşmıştı?

 

Gerçekten bir hata mı yapılmıştı?

 

“Büyük Usta Yuehua’yı görmek istiyorum!” Yang Yuefeng diğerleri tarafından geri çekildi ama bir yandan da çığlık atmayı sürdürdü.

 

Yang Yuefeng’i böyle bir durumda gören acemi Metruk Gök Ustaları’nın çoğu ona sempati ile ve biraz da zevk alarak baktı.

 

Durum çok açıktı. Listede bir hata da olsa, liste gerçek de olsa bir şey vardı ki, Büyük Usta Yuehua’nın Yang Yuefeng’i öğrenci olarak kabul etme niyeti yoktu.

 

Yang Yuefeng sadece 360 puan almıştı. Bu puan, Li Daohong’dan bile çok da yüksek değilken Yang Yuefeng nasıl olur da Büyük Usta Yuehua’nın gözüne girebilirdi?

 

Ama yeteneklerini zaten ispatlamış Luo Huo’er’in aldığı 494 puan ve Yi Yun’un aldığı şüpheli 515 puan Büyük Usta Yuehua için yeterli olabilirdi.

 

Şimdiyse kanatlanıp yükselen Yang Yuefeng bir o kadar da hızlı düşmüştü!

 

Yang Yuefeng umutlarını o kadar yükseltmeseydi ve herkesin içinde o sözleri söylemeseydi umutlarını kaybettiğinde böyle bir hâle düşmezdi.

 

“Büyük Usta Yuehua ile görüşmek mi istiyorsun?” Sonuçları açıklamakla görevli yasa uygulayıcıları Yang Yuefeng’e bir geri zekalıya bakıyormuş gibi bakıyordu. “Büyük Usta Yuehua, istediğin zaman görüşebileceğin biri değildir!”

 

Sonuçları o ikisi de daha önce görmemişti ama bu sonuçlar bizzat Büyük Usta Yuehua tarafından onlara verilmişti. Büyük Usta Yuehua’nın güçleriyle bu mührü geç, on binlerce metruk kemik kalıntısı gerektirecek mühürler bile yapabilirdi. Nasıl olur da böyle basit bir hata yapabilirdi?

 

Görünüşe göre Yi Yun gerçekten de birinci sırayı aldı…

 

Yasa uygulayıcılar, acemi Metruk Gök Ustaları’nı bir şaşkınlık hâli içinde bırakarak oradan ayrıldı. Bugünkü sıralama çok şok ediciydi. Şimdiye kadar bildikleri, kabul ettikleri her şey, tepetaklak olmuştu.

 

Ama orada en şaşkın olan kişi, kalabalığın içindeki Dong’er idi.

 

“Hanımım birinci olamadı… Hanımım birinci değil mi?” Küçük hizmetçi tekrar tekrar bu cümleyi mırıldandı. Duvara yapıştırılmış sonuç listesine büyük, ıslak gözleriyle bakakalmıştı.

 

Ama ne kadar bakarsa baksın büyük kelimelerle yazılmış “Yi Yun, 515 puan!” sözleri değişmiyordu.

 

Gerçekten hata yoktu.

 

“Hanımım’a söylemem gerek…” Dong’er kısa bacaklarıyla Merkezi İlahi Kule’ye koşarken kendi kendine söylendi.

 

Hızla Merkezi İlahi Kule’nin altmış dokuzuncu katına vardı.

 

“Peng!”

 

Dong’er eğitim alanının kapısını iterek açtı. Luo Huo’er hâlâ ailesinin tekniğini uyguluyordu. Dong’er’in aceleci girişini görünce Luo Huo’er bağırdı: “Kahrolası, bu acelen ne?”

 

Luo Huo’er tekniğine çalışırken sakinliğe ihtiyaç duyuyordu. Dong’er’in sık sık girip çıkması eğitimini etkiliyordu.

 

Dong’er, Luo Huo’er’in haşlamasını göz ardı etti ve haykırdı: “Hanımım, Hanımım… Sınav… Sınav…”

 

Dong’er çok tedirgin olduğundan kekeledi.

 

“Sonuçlar açıklandı mı? Peki… Puanım ne?” Luo Huo’er çalışmasına devam ederken heyecanlanmadan sordu. Sonuçların açıklanması, onun için çok önemli değilmiş gibiydi.

 

Dong’er nasıl söyleyeceğini bilemediğinden tereddüt etti.

 

“Hanımım 494 puan aldı…” dedi yavaşça.

 

“494 puan mı? Tam puan ne? İkinci sıradaki kaç puan aldı?” diye sordu Luo Huo’er rahatça. Puanlama sistemini bilmiyordu ama 494 puanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu.

 

“Tam puan… 700.” Dong’er bir bardak su içti ve endişeyle dedi ki: “Ve… Hanımım, siz ikinci oldunuz. Başka biri birinci oldu ve puanı 515 idi.”

 

Oh?

 

Luo Huo’er tekniğin son hareketlerini de bitirmek üzereyken Dong’er bunları söyleyince donup kaldı; öyle ki, neredeyse yere düşecekti.

 

“Ne dedin? Birisi 515 puan alıp beni geçti mi?” Luo Huo’er’in gözleri fal taşı gibi açıldı. Eğitimden kazandıkları tek bir nefeslik sürede kaybolmuştu.

 

Dong’er’in korkudan yüreği ağzına geldi ama gayretli bir şekilde başını sallamayı sürdürdü.

 

Luo Huo’er afallamış bir ifadeyle Dong’er’e baktı. Dong’er’in şaka yapmayan bir avel olduğunu biliyordu.

 

Nasıl olur da biri ondan daha yüksek puan alabilirdi?

 

Yang Yuefeng ya da başka biri miydi?

 

Yang Yuefeng’in o kurbağamsı yüzü gözlerinin önüne gelen Luo Huo’er bunun imkansız olduğunu düşündü. O kurbağayı bile geçemiyorsa ölse daha iyiydi.

 

“Benden yüksek puan alan kim?” Luo Huo’er emekleyerek Dong’er’in yanına gitti ve omuzlarını tuttu. Dong’er’den çok daha uzundu ve şimdi korkutucu ifadesiyle Dong’er’i korkutuyordu.

 

“O… Onun adı, Yi Yun…”

 

Dong’er, Luo Huo’er ile Yi Yun‘un arasında geçenleri bilmiyordu. Elbette bu iki kelimenin Luo Huo’er üzerindeki etkisini de bilmiyordu…

 

“Kim?”

 

Luo Huo’er bu ismi duyduktan sonra yıldırım çarpmışa dönmüştü. Tamamen afallamıştı!

 

O… O serseri mi? Beni nasıl geçebilir?

 

Luo Huo’er gözlerini belerterek Dong’er’e baktı; ağzı o kadar açıktı ki, bir bıldırcın yumurtası bile sığabilirdi.

 

Yi Yun’dan bahsedilmesi, birkaç gün önce söylediği kendini beğenmişçe cümleleri hatırlamasına sebep oldu. Bu puşt, gerçekten de onu geçmiş miydi?

 

*Knock* *Knock* *Knock*!

 

Luo Huo’er bunu hiçbir zaman kabul edemeyecekmiş gibiyken kapının çaldığını duydu.

 

Dong’er kapıya koştu ve kapının önünde yirmili yaşlarında görünen, beyazlar içinde bir kızın durduğunu gördü.

 

“Küçük hanımefendi, nasılsınız?” Beyazlar içindeki kız tatlı tatlı gülümsedi.

 

“İyi…” diyerek selam verdi Dong’er şaşkınlıkla.

 

“Bayan Luo Huo’er burada mı?” Nazikçe sordu beyazlar içindeki kız.

 

Luo Huo’er kapıya doğru yürüdü. “Sen…”

 

“Ben Büyük Usta Yuehua’nın kişisel öğrencisiyim. Bana Kıdemli Kız Kardeş Liang diyebilirsin. Ustam, Luo Hanım’ı davet ediyor.” Beyazlar içindeki kızın gülümsemesi onu rahatlattı. Luo Huo’er de Büyük Usta Yuehua ile görüşmeye gitmek üzereydi. Sonuç listesini kendi gözleriyle görmek istiyordu. O sinir bozucu serserinin onu nasıl geçtiğini öğrenmek istiyordu.

 

“Hadi gidelim.” Luo Huo’er çabucak elbiselerini değiştirdi ve beyazlı kızı Yuehua’nın odasına kadar izledi.

 

Beyazlar içindeki kız, Luo Huo’er’i Merkezi İlahi Kule’nin doksan sekizinci katına götürdü. Kapıyı iterek onu geniş bir salona soktu.

 

Salonun ortasında bir sandalyede oturan zarif görünüşlü bir kadın vardı. O, Yuehua’dan başkası değildi.

 

Yuehua’nın yanında yirmilerinde görünen başka bir kız daha vardı. Bu kız da bir genci buraya getirmişti. Bu genç, Luo Huo’er’in onunla nasıl başa çıkacağına dair bir fikri olmadığı Yi Yun idi.

 

Başlangıçta Yi Yun ondan önce rekoru kırmayı başardığı için biraz sinirlenmişti. Daha sonra eğitim alanında yaşadıkları garip durum, onu susturmak için Yi Yun’u ortadan kaldırmak istemesine sebep olmuştu. Ve sonra da bu sınav geliyordu. Yi Yun 515 puan alarak onu ezip geçmişti.

 

Nasıl biriydi bu Yi Yun? Neden onunla her karşılaştığında kendini kötü bir durumda buluyordu?

 

Yi Yun ona bakarken o da Yi Yun’a baktı. Onunla karşılıklı bakışmak bile Luo Huo’er’i rahatsız etti. Göğsündeki o sıkıntıyı tekrar hissetti.

 

“Öğrenci Luo Huo’er, Öğretmen Yuehua’yı selamlıyor!” Luo Huo’er saygılı bir şekilde selam verdi.

 

“Hmm…” Yuehua gülümseyerek başını salladı. “Huo’er… Artık sana böyle sesleneceğim! Sorun olur mu?”

 

Yuehua’nın sesi samimiydi. Luo Huo’er’in yerinde kim olursa olsun, böyle bir şeyle karşılaştığında bunu tuhaf bulurdu.

 

'Metruk Gök Tekniği’ni bile bilmeyen bir çocuk, bir grup eliti mağlup etmişti. Böyle bir şey nasıl olabilmişti?

 

“Tamam!” Luo Huo’er başını salladı. Ardından öfkeyle dedi ki: “Öğretmenim, bu kişinin 'Metruk Gök Tekniği’ni bilmediğini düşünüyorum. Benden daha yüksek bir puan alabileceğine inanmıyorum! Sınav… Sınav kağıdına bakabilir miyim?”

 

Luo Huo’er, Yi Yun’un sınav kağıdının kendisininkinden farklı olduğunu düşünüyordu.

 

Yuehua kibarca gülümseyerek konuştu: “İstiyorsan gösteririm elbet! Ama ben de merak ediyorum, Yi Yun nasıl senden daha yüksek bir puan alabildi? Yi Yun da daha yeni geldiğinden henüz ona soramamıştım…”

 

Yuehua bunları söylerken bakışlarını Yi Yun’a çevirdi. Gözleri Yi Yun’un içini görebiliyormuş gibiydi.

 

Yi Yun nefesini tuttu. Bir açıklama zamanının daha geldiğinin farkındaydı.

 

Yetenek bir şeydi elbet, ama bu durumu açıklamak için sadece yeteneği kullanmak yetersizdi!

 

“Yi Yun… Enerji kontrolünde tam puan aldın. 182 ince run yolunu mükemmel bir şekilde doldurdun. Bunu nasıl yaptın?”

 

Yi Yun, Yuehua’nın sorusunu cevaplamadan önce Luo Huo’er şaşkınlıkla eliyle ağzını kapattı.

 

Ne? Tam puan mı?

 

“Öğretmenim! Gerçekten de onunla aynı sınavı mı olduk?” diye sordu Luo Huo’er.

 

Girdiği sınavın ne kadar zor olduğunu biliyordu. On beş dakika daha zamanı olsa bile 182 ince run yolunu mükemmel bir şekilde doldurabileceğinden emin değildi.

 

“Elbette, herkes aynı sınava girdi!” Yuehua ciddi bir şekilde Yi Yun’a baktı. Gözleri, geceyi aydınlatan yıldızlar kadar parlaktı.

 

Luo Huo’er, Yuehua’nın tasdiğini aldıktan sonra durumu saçma buldu. Çocukluğundan beri 'Metruk Gök Tekniği’ne çalışmaktaydı ama yine de tek bir derse girmiş bir çaylağa yenilmişti!

 

Yi Yun, Luo Huo’er’in bu tepkisini fark etti. Burnuna dokunup dedi ki: “Luo Huo’er Hanım enerji kontrolünden kaç puan aldı?”

 

Yi Yun ilk kez böyle bir sınava girmişti. Mor Kristal’i olmayan diğer acemi Metruk Gök Ustaları’nın nasıl sonuçlar elde edeceğini bilmiyordu. Son derece gururlu bir kız olan Luo Huo’er’in onun tam puan aldığında sakinliğini kaybettiğini gördüğünde ne kadar büyük bir soruna neden olduğunu anladı.

 

Ama büyük bir soruna neden olmuş olsa bile, sebebini açıklayabildiği sürece enerji kontrolündeki avantajını saklamaya gerek duymadı.

 

Enerji dolumu ise, bir temel gerektiriyordu. Eğitimsiz Yi Yun bu bakımdan şok edici bir şey yaparsa, işte o zaman şüphe çekerdi.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1302

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1110

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 918

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 616

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 535

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 75

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16689 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 22426 Bölüm Sayısı


creator
manga tr