“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

True Martial World - Bölüm 178: Rekoru Kırmak İsteyen


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

Yi Yun aslında ilk gün sadece birkaç bitki toplamayı planlamıştı. İlk günden yüzlerce bitki toplaması şaşırtıcı olurdu sonuçta. Fazla fazla bitki toplayıp diğer insanların şüphelerini üzerine çekmek istemiyordu.

 

Zhong Yi’nin rekoru, topladığı bitkilerin kalitesine değil, miktarına dayanıyordu.

 

Keskin bir sezi ve yüksek bir şansla kaliteli bitkiler bulmak çok da şaşırtıcı olmazdı. Bin runluk birkaç bitki toplayan biri on binlerce ejder rununu kolayca kazanabilirdi.

 

Mantıklı olan, rekoru bu yolla kırmaktı.

 

Bu yöntemi kullanmazsa on yirmi kat fazla bitki toplamak zorunda kalırdı, böyle yaparsa da bir şeylerin yanlış olduğu herkesçe anlaşılırdı.

 

Yi Yun, bu sebepten bitki miktarıyla değil de bitkilerin kalitesiyle rekoru kırmak istiyordu. Bundan dolayı da rekoru kırma sürecini kademe kademe ilerletmek zorundaydı.

 

Yi Yun bitkileri topladıktan sonra, zamanını hareket yeteneklerini geliştirmeye ayırdı.

 

Günün çoğunu eğitimine adadı. Hareket becerilerine çalışırken de orada burada bulduğu bitkileri toplamayı ihmal etmedi. Bu bitkileri bulduğunda biraz tereddüde düşse de en sonunda onları da sepetine attı.

 

Bulduklarından biri Sarı sınıf bir bitki olan Alacakaranlık Ağacı Meyvesi idi. Kutsal Şehir’de bu meyvenin ederi, elli ejder runuydu.

 

Alacakaranlık Ağacı Meyvesi, Sarı sınıf bitkiler arasında en iyilerden biriydi. Düşük kalite Mistik sınıf bitkilerden bile daha değerliydi.

 

Bugün topladıkları aşağı yukarı iki yüz ejder rununu bulmuştu. Bu da, sıradan bir yetişimcinin kazanabileceğinden yedi-sekiz kat fazlaydı!

 

Yi Yun burnuna dokunup cılız bir gülümseme yaptı. Kazara iki yüz ejder runundan fazla bitki toplamıştı. Sıradan bir acemi için, otuz kadar ejder runu, kirayı karşılamaya zar zor yetse de oldukça iyi sayılırdı.

 

Tecrübelerini yavaşça biriktiren biri, kırk-elli ejder runu değerinde bitki toplayabilirdi.

 

İlk gününden iki yüz ejder runu değerinde bitki toplamak oldukça abartılı bir durumdu.

 

Gerçi üstünde durulursa, on dokuz bin run ile rekoru kıran Zhong Yi’ye kıyasla daha azdı. Zhong Yi’nin ortalama günlük kazancı üç yüz ejder rununun üzerindeydi. Her gün...üç yüzün üzerinde!

 

Bu epey şaşırtıcı bir sayıydı!

 

Zhong Yi’nin bu kadar yüksek bir ortalamaya ulaşması yalnızca şansla açıklanabilecek bir durum değildi.

 

Elbette bitki toplamak için şans gerekiyordu. Şans sayesinde Cennet sınıfı bir bitki bulmak da şaşırtıcı değildi. Ama şans da sınırsız bir şey değildi. Bir iki gün şanslı olabilirdiniz, her gün değil!

 

“Kıdemli Zhong Yi’nin keskin bir sezisi veya başka türlü avantajları olsa gerek. Arkasında böyle bir rekor bırakması için özel yeteneklere sahip olmak zorunda…”

 

Bu dünyada, doğuştan keskin içgüdülere sahip insan sayısı çok azdı. Bazı insanlar çevresindeki her şeyi izleyip, bir çimin konumuna varana dek her detayı hatırlayabilirdi. Bu insanlar, alarm durumundaki hayvanlar gibiydiler. Onlara gizlice yaklaşmak çok zor bir şeydi.

 

Bu sezgiler çok büyük bir savaş gücü kazandırmasa da tehlikeli bir gizemli bölgeye girdiklerinde hayat kurtarıcı olurlardı.

 

Yi Yun, Zhong Yi’nin de böyle bir insan olduğunu düşünüyordu.

 

Ortada Zhong Yi’nin rekoru varken iki yüz ejder runluk bitki topladığı için çok fazla dikkat çekmeyecekti. İnsanlar onun şanslı olduğunu düşüneceklerdi sadece.

 

Akşamüstü, Yi Yun, kızıl güneşin batışını gördüğünde nefesini verdi ve meditasyon yapmak için oturdu.

 

Güneş tamamen battığında sepetindeki bitkileri düzenledi ve Tai Ah Kutsal Şehri’ne dönmek için ışınlanma düzenine gitti.

 

Yi Yun bitki topladığı tüm gün boyunca giydiği iki yüz bin lbs ağırlığındaki Akan Cıva Elbisesi’nin bedenini güçlendirdiğini hissedebiliyordu. Bedenini daha iyi duruma getirmesinin yanı sıra ilk türün enerjisini tamamen absorbe etmesini de sağlamıştı. Aynı zamanda bu büyük ağırlık ve kısıtlılık altında Zaman Farkındalığı’nın büyük başarı aşamasında daha derin bir anlayış kazanmış, gücü üzerindeki kontrolünü daha üst bir seviyeye çıkarmayı başarmıştı.

 

Bitki toplama bürosuna döndükten sonra topladıkları bitkileri teslim etmeye gelmiş bir grup kız gördü.

 

Bitki toplayıcı kızların tümü, kökenlerinden bağımsız olarak Tai Ah Kutsal Şehri’nin kaba elbiselerini giyiyor, süs eşyaları taşımıyorlardı; sıradan köy kızlarına benziyorlardı.

 

“Wang Abla, çok katı davranıyorsun! Yemek almaya bile gücüm yetmezken böyle yapmaya devam mı edeceksin!”

 

Küçük bir kız, alıngan ve hoş bir sesle konuştu.

 

Ama Wang onu görmezden geldi. Bir ayak uzunluğunda bir sopa, güvercin yumurtası büyüklüğünde bir ağırlık ve parlak bir plakayla bitkilerin ağırlığını ölçtü.

 

Kızın teslim ettiği bitkiler, tartılmadan önce Wang tarafından bir kurutma düzenine yerleştirildi. Wang, bitkilerin ağırlığını kontrol ettikten sonra kaydını tuttu, tuttuğu kayıtta ufak bir değişiklik yapması çok da sorun olmazdı ama dürüst bir kadın olduğundan kimseye iltimas geçmezdi.

 

“Sıradaki.”

 

Wang sabırsızca el salladı ve huysuz lolitayı görmezden geldi.

 

Lolita dilini çıkardıktan sonra yana çekildi. Onun arkasında Yi Yun’un daha önceden karşılaştığı birkaç kız vardı.

 

Bu kızların başı Zhao Qingcheng idi ve hepsi de Luohuo Birliği’ndendi.

 

Zhao Qingcheng, Yi Yun’u daha gelirken görmüştü ama ona selam vermemişti.

 

“Düşük kalite Sarı sınıf bitkiler, beş yüz kırk beş gram. Elli gramın katlarına göre yuvarladığımız için, beş yüz gram sayılacak. Toplamda yüz ejder runu!” Wang tartıyı ustaca kullandı. Çabuk çabuk bir sürü kelime sıraladı. Dikkatli dinlemedikçe söylediklerini anlamak imkansızdı.

 

Aslında Wang’ın yetişim seviyesi ve keskin algısıyla sadece elinde tutarak bile bitkinin tam ağırlığını söyleyebilirdi ama tartıyla uğraşırken yetişimcilerin çoğu heyecanlandığı için tartıyı kullanmaktan hoşlanıyordu.

 

“Doksan beş gram…”

 

Bu sayıyı duyduğunda şen şakrak Zhao Qingcheng’in yüzü asıldı.

 

Sadece orta kalite Sarı sınıf ve daha üzeri bitkiler tek tek hesaplanırdı. Düşük kalite Sarı sınıf bitkilerin çoğu düzen kullanılarak birlikte kurutulurdu ve her elli gramına on ejder runu verilirdi.

 

Kalan kırk beş gramın yuvarlanması Zaho Qingcheng’in kalbini sızlattı!

 

Sadece beş gram daha gerekiyordu!

 

Düşük kalite Sarı sınıf bitkiler değerli olmadıkları hâlde, bunlar bitki toplayıcı kızların temel gelir kaynaklarıydı. Yüksek kalite bitkileri bulmak çok zordu. Yi Yun’un bulduğu Göktaşı Çimi bir kayanın içinde saklanıyordu mesela. Sadece kayayı keserseniz onu görebilirdiniz. Hâl böyleyken kim böyle bir şeyi bulabilirdi ki?

 

Zhao Qingcheng’in küçük grubunda dört kız vardı. Tüm orta kalite ve daha kaliteli bitkilerle birlikte bir günlük kazançlarının toplamı yüz altmış altı ejder runu tutmuştu.

 

Yüz runluk kira çıkarıldığında, kalan altmış altı ejder runuydu ve o da kişi başı on beş-on altı ejder runu yapıyordu.

 

Bu gelir çok kötüydü…

 

“Ai, neden daha fazla bitki toplamadım ki. Beş gram dediğin birkaç yaprak sadece…”

 

Zhao Qingcheng üzgündü. Wang’a bakıp ikna etmeye çalıştı. “Wang Abla, beş yüz elli grama ulaşmam için sadece beş gram eksik. Lütfen görmezden gelin. Wang Abla, biliyor musun birkaç gün önce oldukça iyi bir iksir bulmuştuk. Fiyatı uygundu ve kullanmamız için mükemmeldi. Gemileri yakıp Kutsal Şehir bankasından iki yüz ejder runu kredi çektik ve kendi biriktirdiklerimizi de ekleyerek iksiri satın aldık. Kredinin %15 faizi var ve aynı zamanda bileşik faiz. Üç ay içinde geri ödemezsek kız kardeşlerimle birlikte sokakta yatmak zorunda kalacağız.”

 

“Ay neredeyse bitmek üzere...Ve hâlâ iki yüz ejder runumuz eksik. Yeterli runa sahip olursak ödeyebiliriz. Ödeyemezsek bir aylık faiz daha işleyecek. Ne yap…”

 

Zhao Qingcheng bunları söylerken Wang’a ıslak, masum, çekici ve sempatik bir şekilde bakarak kirpiklerini kırptı.

 

Wang tartıyı yere koymuş, değerli aynasını almak üzere elini uzatmıştı. Zhao Qingcheng’in söylediklerini işitse de başını bile kaldırmadı. Saçlarını düzeltti ve bir süre sonra, “Söylediğin tüm bu saçmalıkların benimle ne ilgisi var?” dedi.

 

Zhao Qingcheng’in gülümsemesi yüzünde dondu. Ama çok geçmeden dalkavukça bir gülümseme takınarak konuşmaya devam etti: “Wang Abla’nın aynası ne kadar güzel...Wang Abla da çok güzel. Wang Abla kadar güzel olsaydım ayna başından hiç ayrılmazdım.”

 

“Teşekkürler.”

 

Wang, Zhao Qingcheng’in övgülerini kabul etti ve ardından...elindeki küçük aynayla oyalanmaya devam etti.

 

Geçilmez bir duvardı!

 

Zhao Qingcheng çok bozuldu. Ne yaparsa yapsın bu miktarda ejder rununu ödeyebilmesinin yolu yoktu.

 

Bir başka ayın faizi de işlendiğinde kemerlerini iyice sıkmaları gerekecekti. Yine de borcu ödeyemezlerse sokaklarda uyumak zorunda kalacaklardı.

 

Erkek hayvanların gözleri önünde sokakta uyumak bu kızlar için tam bir kepazelikti!

 

Zhao Qingcheng ve Wang arasındaki konuşmayı Yi Yun da dinlemişti.

 

Tai Ah Kutsal Şehri’nde bir banka olduğunu ilk kez duymuştu. Bu, ejder runları eksiye düşen insanların, bu kredilere güvenerek saygın yaşamlarını korumalarını mümkün kılıyordu.

 

Ama…%15’lik bileşik faiz onu bir bankadan ziyade tefeci yapıyordu!

 

Yüz ejder runu borç alırsan, borcun bir ay sonra yüz on beş ejder runu olacaktı, ve sonraki ay da yüz otuz iki ejder runu!

 

Tefecilik bile bu kadar kötü değildi!

 

Zhao Qingcheng’in götünün bu kadar tutuşmasına şaşmamak gerekiyordu. Kısa bir süre içinde tefeciye borçlarını ödeyemezlerse, gelecekte bu borcu kapatmalarıi neredeyse imkansız olacaktı. Altı yıllık eğitim boyunca yüksek faizli bir borçla beraber yaşamayı kim isterdi ki? Ve faiz de işlemeye devam edecekti!

 

Elbette, bunun Yi Yun’la bir alakası yoktu. O sırada Wang aynasını indirdi ve Yi Yun’un bitkilerine bir göz attı.

 

“Hey, sen rekor kırmak isteyen değil misin? Ne diye orada dikiliyorsun, acele et ve bitkilerini teslim et!”

 

Wang çok sabırsız görünüyordu. İfadesi, “Çabuk bitkilerini teslim et ve bir kenara çekil, kıdemli ablanın değerli zamanını çalma.” diyordu.

 

Ç.N: Bileşik faiz, dönem sonundaki faizin anaparaya eklenerek söz konusu faiz üzerinden de faiz alınması.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15561 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr