Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

THEODEN - BÖLÜM 62 - Destek Kuvvetleri


Genç başı bozuk hayal kırıklığına uğramış olsa da yine de durumdan memnundu. Attila’ nın savaş alanına gittikten sonra duruma kayıtsız kalmayacağını umut ederek savaşın lehlerine döndürülebileceğini düşünüyordu. Avina yükseldi ve yarım saat civarı sürmesi beklenen hızlı yolculuk başladı.

 

                                                                                  Heraklia'da Durum

Savaş alanında her şey iyi başlamıştı tüm sayılar bekledikleri gibiydi ve hesaplanan stratejiyle savaşa başlamışlardı başı bozuklar. Ön saflarda Mirlivaların ve diğer güçlü komutanların yer alması sayesinde kayıp dahi vermeden savaşı kazanmaya adım adım gidiyorlardı. Heraklia’ nın sadece dört büyük komutanı görünüyordu ve başı bozuk tarafındaki Karim, Sophia , Yavuz ve Nebuna bir an önce onlara rakip olmak için karşılarına çıktılar.

Yavuz ve Sophia beklenmeyecek kadar hızlı bir şekilde rakiplerini alt ettiler. Nebuna da biraz zorlanarak da olsa rakibinin başını almayı başardı ve kesik başı elinde havaya kaldırarak arka saflara dönüp haykırdı.

                “ Son bir tane kaldı. Karim elini çabuk tutarsa bir sonraki kesilen baş Heraklia kralının olacak. “

Başı bozuklar galeyana gelip nidalar atmaya başladılar ancak toplamda beklenilenden az sayıda da olsalar 19.000 kişilik Heraklia ordusu arka saflara sorun yaşatıyorlardı. Eğer Nyu destek olmasaydı başı bozuk askerlerinin çoğu çoktan ölmüş olurlardı. Nyu işinde o kadar ustaydı ki; etkisiz kalacak bir başı bozuk saldırısını dahi ön görüp o anda saldırıyı yapan kişinin gücünü arttırarak bir rakibi  daha eksiltmesini sağlayabiliyordu.

Elfy savaştan keyif alıyor gibi görünüyordu ve kalabalık gördüğü düşman gruplarına alan etkili su saldırıları gönderip duruyordu. Elfy’ nin saldırıları beklenmedik şekilde etkileyiciydi. Artık tek seferde 20 su mermisini farklı hedeflere gönderebiliyor ve iyi sayılabilecek isabet oranıyla tek bir saldırıda ondan fazla düşmanın ölümünü ya da savaş dışı kalmasını sağlıyordu. Sophia’nın , düşman ülkenin en iyi komutanlarından birisini birkaç dakika içinde mağlup etmesi iyice gaza gelmesini sağladığından su mermilerini ardı ardına yolluyor ve yorgunluk belirtisi bile göstermiyordu.

Düşmanın tek bir büyük komutanının farkında olan Yavuz ev Sophia onu da Nebuna ve Kasim ikilisine bırakıp arka saflara yardım etmek için döndüler. Arka taraflarda başa baş gittiği söylenebilecek savaşın seyri bu anda değişti. Şehrin giriş kapısının önünde Nebuna ve Kasim ikilisi son komutanla savaşırlarken. Diğer grup kapıdan birkaç yüz metre uzakta genişçe bir alanda savaşıyorlardı. En arkadaysa Nyu, Ducia ve onlara siper olmaları için yerleştirilmiş savunma yaftları kullanabilen başı bozuklar bulunuyorlardı.

Şehir surlarından uzun menzilli yaftların hedefinde de işte bu en arkadaki grup vardı. Üzerlerine yağmur gibi ok, ateş topları ve keskin buz parçaları gelip duruyordu. Nebuna son komutanın da yenilmek üzere olduğunu fark edip surlardan gönderilen saldırıları kesmek amacıyla oraya doğru uzun bir sıçrama gerçekleştirdi.

                “ Gerisini sana bırakıyorum Kasim. Ben azrak birliğini rahat bırakmayan şu sinekleri halledeceğim. “

Normalde harekatın sorumlusu olan Yavuz’a haber vermeden böyle bir şeye kalkışmaması gerekitdi ancak bu kez insiyatif kullandı. İlk sıçrayışında sur duvarındaki pencerelerden birisini hedefledi ve oraya basıp güç alarak tekrar sıçradı. Nebula bu kez daha güçlü bir sıçrayış gerçekleştirmişti ve yüksek surların tepesine ulaşmayı başardı.

Oraya ulaştıktan kısa süre sonra da azrakların üzerine gelen atış yağmuru git gide hızını kaybetti ve bir dakika kadar sonra çiseleyen bir yağmur gibi seyrek ve yavaş görünüyordu. Nebula işini iyi yapmış olmalıydı. Savaş kazanılmak üzereydi geriye kalan tek şey savunmasız kalacak şehirden içeri gelip kralı bulmak olacaktı.

Herşey iyi gidiyorken artık mağlubiyeti kabullenmiş olan Heraklia askerleri savaş meydanından kaçmaya başlamışlarken surlardan gelen çığlık tüm savaşın gürültüsünü bastırdı. Ardından Kasim’ in haykırışı duyuldu. Pozisyonundan dolayı ilk fark eden Kasim olmuştu gözleriyle Yavuz’ u aradı ve görüşünde olmasa da olduğunu tahmin ettiği yöne doğru solmuş bir sesle bağırdı.

                “ Bahsedilen adamlar geldi. Bir Sargut generali sanırım Nebula’ yı öldürdü. “

Bunu söyler söylemez de öfkeyle yerinden sıçradı ve Nebula’ nın cansız bedenini yakından görüp intikamını almak istedi. Mirliva Yavuz arkasından bağırmış olsa da sesini duyurması zor görünüyordu. Mesafeyi çok açmışlardı ve bu stratejik bir hataya dönüşmüştü Yavuz’ un Neebula ve Kasim ile ileitşimi tamamen kopmuştu.

Kasim surun üzerine çıktığında tiksindirici bir manzara onu bekliyordu. Nebula’nın kafa tası parçalanmıştı ve cansız bedeni hala Generalin elinde duruyordu. Daha ürkütücüsüyse general yalnız değildi. Apoletlerine baktığında karşısında 5 rütbeli subay görebiliyordu bunlardan birisi albay ikisi binbaşı kalan ikisiyse general rütbesinde olmalılardı. Birkaç tane de yüzbaşı olduğunu tahmin ettiği geride duran kişi mevcuttu.

Karşısında Kasim’ ı gören general Nebula’ nın hala elinde tuttuğu başı parçalanmış bedenini bir çöp poşetiymiş gibi surlardan aşağıya bıraktı. Kasim bu muameleyi kabul etmeyen bir çığlık atmış olsa da sonuç değişmedi. Nebula’ yı öldüren general ve Kasim arasında bir diyalog başladı.

                “ Burada bi parti olduğunu bize söylememişlerdi. Ne kadar şanslıyız ki binlerce başı bozuğu öldürme şansıyla lütüflandırıldık. “

                “ Nebula’ yı öldürdünüz adi köpekler. En azından cesedine saygı göstermeliydiniz. “

                “ Bir böceği ezdiğinde ona cenaze töreni falan yapman gerekmez. Ancak madem takıntılısın sana özel muamele yapıp seni henüz canlıyken insan etiyle beslenen hayvanlarıma yedireceğim. Ortada bir ceset kalmayacağından sorun da olmaz ha ha…”

Kasim öfkeyle dolmuştu. Başı bozuklarda generaller ile aşık atabilecek rütbe Ferik olarak görülmesine rağmen Kasim içinde bulunduğu şartları düşünmeden Silahını kavradı. Silah elinde iyice soğudu. Rengi git gide parladı. Silahının kabzası donmuş görünüyorken Kasim haykırdı.

                “ Buzul istilası “

Bunu söylediğinde kılıcının ucundan minicik bir su damlasına benzeyen bir şey çıktı ancak bir saniye içinde onlarca sivri uçlu sarkıt görünümlü buzullar generalin üzerine doğru hızla yol aldılar. General seri bir hamle ile kılıcını çıkardı ve tamamını hızlı hareketlerle adeta havuç dilimleyen bir aşçı ustalığında kesmeyi başardı.

                “ Demek ciddi ciddi savaşmaya çalışıyorsun. Siz başıbozuklar komik insanlarsınız. Peki madem seni ismimle onurlandıracağım. Ben Sargut krallığının on generalinden Galen. Bu kadar rütbeliyi bir arada görmene rağmen destek dahi beklemeden saldırdıysan bu kadarını hak etmişsin demektir. “

                “ Ben de Onurlu başıbozukların bir neferi olan Mirliva Kasim . Sargut köpekleriyle tanışmak memnuniyet vermese de kendini tanıtan bir adama karşı kabalık etmeyeceğim. “

Galen’ in yüzünde alaycı bir ifade vardı. Özgüvenli general alaycılığını sesine dahi yansıtıyordu. Kılıcını yüzüne doğru götürdü ve diliyle baştan sona kadar yaladı.

                “ Madem buz yaftı kullanıyorsun ben de aynısını yapacağım. Ama esas ustalaştığım yaftın buz olmadığını bilmelisin. Yani kaybedersem bahanem hazır ha ha ha. “

                “ Demek benimle dalga geçiyorsun seni şerefsiz gövdenden buzdan bir sarkıt geçirdiğimde de bakalım aynısını yapabilecek misin? Buzul istilası- Devasal Sarkıtlar “

Kasim muhtemelen açabileceği son kapıyı açmıştı bir kez daha kılıcı parladı ve ucundan öncekinden daha büyük bir su damlası damlar gibi oldu. Ancak geçen seferden daha çabuk büyüyerek daha hızlı şekilde tek bir dev boyutlu buzdan sarkıt havada belirdi ve Galen’i hedefleyerek ışıkla yarışır bir hızda süzüldü.

Tam Galen’e isabet edecekken Galen’ in dudaklarının arasından kelimeler döküldü.

                “ Ateşin Hükümdarlığı- 2. Kapı “

 

Not:  Malum sitedeki hatadan dolayı çoğu seriye toplu bölüm atılacak ben de üç bölüm yükleyeyim dedim umarım beğenirsiniz.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16642 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr