“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

THEODEN - BÖLÜM 14- Akademiye varış


Müdire Hana zaten mevki sahibi kişilerin neredeyse tamamıyla tanışıklığı bulunduğundan daha fazla kurcalamak istemedi. Arabacının yönlendirmesiyle bir araca bindiler iki atın çektiği bir arabaydı. İçine girdiklerind eoldukça konforlu olduğunu fark ettiler. Oturdukları yerler yünden yapılmış gibi sağlam ama yumuşaktı sırtlarını dayadıkları yerde de hasırdan yastıklar mevcuttu. Bu şekilde saatlerce sürecek olan yolculuklarına başladılar.

Müdire hanım bir tarafta Turgan ve Ducia ise diğer tarafta oturuyordu. Bir kaç saat sonra şehirin girişi gözüktü kocaman bir şekilde “ Huzurlu Darum şehrine hoş geldiniz “ yazıyordu. Müdire Hana’ nın anlattıklarından çokta huzurlu bir şehir ve okul ortamı beklemiyordu gerçi bizimkiler.

Şehrin kapısından girerlerken kapı muhafızları arabayı durdurdu ve kayıtlarını almak istedi. Müdire hana arabanın camını açtı ve kimliğini gösterince , muhafızlar saygıyla eğildiler ve geçişlerine izin verdiler. Bu şehirde oldukça popüler birisi olmalı diye düşündü Ducia. Araç şehrin kapısından girerken Müdire Hana’ nın camı kapattığını gören Turgan söze girdi.

“ Sahi Hana nine teyze benim kitabımla ilgili bir şeyler konuşacaktık. Ducia ‘ dan bir şey saklamam ben şimdi anlatabilirsiniz. “

“ Anlatacak bir şey yok “

“ Nasıl yok ama çok özel demiştiniz inceledim demiştiniz. “

“ İşin aslı şu. Ben kitabı gerçekten oradaki şartlarda inceleyebileceğim kadar inceledim ancak hiç bir şey anlamadım hiç ipucu da bulamadım. “

“ O zaman neden özel konuşalım dediniz ki o kadar zaman meraktan çatladım ben. “

“ Kasabalıların beklentisi o kadar yüksekken ben bu kitaptan hiç bi halt anlamadım demeye dilim varmadı”

Ducia söze girdi.

“ Umarım söylediğiniz başka yalanlarla da yüzleşmek zorunda kalmayız müdire hanım. “

Hana hiç bozuntuya vermedi ve oldukça samimi bir şekilde tekrar açıkladı.

“ Kasabalılar muhtemelen bu kadar yüksek mevkideki birisiyle hiç karşılaşmadılar hem onları hayal kırıklığına uğratmak istemedim hem de eğer bilmiyorum bu kitabın ne olduğunu deseydim sizi eğitecek kurumun başında olmam sorun olabilirdi. Yani alacağınız eğitimden şüphelenip özellikle Ducia ‘ nın annesinin son anda bir karar değişikliğine gitmesinden çekindim. Ayrıca merak etmeyin bu bölgedeki Yaft kitaplarından en iyi anlayan adamdan yardım alacağım eminim onunla beraber bir şeyler bulabiliriz. Ama şimdilik kitabın sende kalsın Turgan. “

Şehire girdikten sonra arabayla iki saatten fazla ilerlediler yerleşimin iyice azaldığı bir bölgeden bir dağa doğru döndüler ve yarım saat kadar da öyle ilerlediler sonunda Siyah Gül akademisinin önüne kadar gelmişlerdi. Okul ilk bakışta birazcık korkutucu görünüyordu. Olması gerektiği kadar büyük ama oldukça eski görünen taş bir bina, ortasında ve kenarlarında olmak üzere de üç adet kulesi vardı.

Onun biraz ilerisindeyse yatakhane olduğunu tahmin ettikleri sonradan yapıldığı çok belli olan bir bina gözüküyor. Taş renkli okul binasının yanında oldukça cafcaflı mavi bir renge sahip olan bu bina biraz komik duruyordu.

Arabadan indiler arabacının kırbaçladığı atların geriye dönerken git gide azalan nal sesleriyle okulun kapısına yöneldiler. Siyah demir kapı aralandı muhtemelen hizmetli olarak çalışan bir görevli karşılarına çıktı oldukça mutlu gözükerek..

“ Hoş geldiniz müdirem bu kez ki biraz uzun sürdü. Yanınızda yeni gençler gelmiş umarım sizden bu kadar mahrum kaldığımıza değecek gençler bulmuşsunuzdur. “

“ Hoş buldum. Üzgünüm ama güzel temennilerini karşılayacak kimseyi bulamadım her zamanki gibi yavan birkaç festival izleyip geri döndüm. Bu kez yanımda kız kardeşimin çocuklarını getirdim akademiye katılacak yaşa gelmişler bile şanslılar ki eğitim yarın başlıyor bugün dinlenebilecekler. “

“ Size kan bağları varsa eminim özeldir bu çocuklar müdirem. Baksana nasılda akıllı akıllı bakıyorlar. “

Kendilerinden güçsüz gibi bahsedilmesi Turganı rahatsız etti dişlerini sıktı biraz homurdandıktan sonra dayanamadı ve atladı.

“ Ne demek güçlü birini bulamadım ben 6. Seviye yaftımla aydakar avladığım zaman görürsünüz hıngh hıngh “

“ Ney dakar avlayacan sen yeğenim “

Hana : “ Gördüğün gibi oldukça aptal bir ikili ama yeğenim olduklarından elden bir şey gelmiyor varlığı bile kesin olmayan bir yaratıktan bahsediyor bir de altıncı seviye yaft kullandığından ha ha “

“ Çok da üstlerine gitmeyin müdirem sonuçta kan bağınız var bacınız gücenir sonra “

“ Bana işimi öğretme Pablosky efendi. Çocukların eşyalarını taşımalarına yardım et. Mezun olanlardan boşalan 27 numaralı odaya yerleşecekler. Kardeş olduklarından beraber kalacaklar. “

“ Nasıl buyurursanız müdirem “

Pablosky efendi yerde duran bavullardan birazını yüklenerek önden yolu göstere göstere ilerledi. Turgan ve Ducia ise kalan eşyalarla beraber onu izlemeye koyuldular. Müdire Hana arkalarından seslendi

“ Benim aksattığım işlerle ilgilenmem lazım. Yarın sabah 01-G yazan sınıfı bulun ve 08.30 da yerinizi almış olun. Zaten iki adet birinci sınıf var herkesin ilk yılı olduğundan çoğu kişi birbirini tanımıyor siz beraber olduğunuzdan şanslı bile sayılırsınız. Birde pablo efendi dedikoduyu fazlasıyla sever neyi nerede konuştuğunuza dikkat edin “

Odalarına girdiler. Pablosky efendi çıkarken ne isterlerse çekinmeden kendisine iletebileceklerini söyledikten sonra ayrıldı. Odanın anahtarını Turgan ‘ a vermişti Turganın elindeki anahtarı Ducia hemen aldı.

“ Sen bunu kesin kaybedersin aptal üstadı saif sonra yaft kullanarak çoğaltırlar ve banyo yaparken bizi izleyebilirler. ”

“ Neden banyo yapan birisini izlemek istesinler ki ? Bana diyorsun ama kabul et bu söylediğin oldukça aptalcaydı Ducia “

Ducia kızardı. Turgan ‘ ın bu saflığı çok hoşuna gidiyordu üzerinde durmak istemedi. Cevap vermeden odayı incelemeye koyuldu. Bir Yurt odasından ziyade iki kişinin hayati ihtiyaçlarını karşılayaibleceği bir yaşam ünitesini andırıyordu. Küçük bir tuvaletli banyo , tek gözlü bir ocak , iki tane yatak ve bir de bulaşık yıkayabilecekleri kadar küçük tezgahlı bir lavabo bulunuyordu.

Bunların tamamı o kadar minyatür ve idareli bir şekilde odaya sığdırılmıştı ki oldukça sevimli görünüyordu. Çoktan akşam üzeri olmuştu  ve henüz uykuları yoktu bundan sonraki bir kaç yılını Turgan ile aynı odada geçirecek olması düşüncesi Ducia ‘ yı biraz utandırıp suskunlaşmasına sebep olmuştu. Sessizliği bozan Turgan oldu.

“ Hangi yatakta yatacaksın “

“ Sağdakinde “

Bunu duyunca Turgan diğer yatağa zıpladı ve üzerinde yuvarlanmaya başladı yuvarlanırken de etrafına mutluluk saçıyordu.

“ Haha süpermiş bu yumuşacık hem de zıplatmalı “




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16588 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22360 Bölüm Sayısı


creator
manga tr