Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

The Last Boss Hunter - Bölüm 16 - Kai ile Edward


-Kai?!

Hepimiz arkamıza döndük. Arkamızda sadece bir kişi vardı. Edward'ın gözleri fal taşı gibi açılmış, titriyordu. Elindeki jopu yere düşürdü.

-Nasıl?

Karşımızda kaslı ve genç bir adam vardı. Sarı saçları, yüzünün kenarlarındaki kesikleri ile bize gülümsüyordu. Bir göz bandı takmıştı. Üstünde mavi benekleri olan yeşil bir üniforma vardı. Altında ise yeşil bir pantolon. Elinde hiçbir şey yoktu, neden öylece buraya kadar gelmişti? Bizden ne istiyordu?

-Hıh, kel adamın verdiği bilgi doğruydu demek. Hiç değişmemişsin Edward.

Edward o adamdan çok korkuyor gibiydi, ama neden? Edward kekeleyerek konuşmaya başladı.

-Kai, demek geldin. Kel adam burada olduğumuzu nereden biliyordu?

Bunu dedikten sonra Yuuna'ya aşağılayıcı bir bakış attı. Yuuna sinirle bağırdı.

-Ne bileyim ben gerizekalı! Bütün izleri silmiştim!

Edward bu adamla konuşurken aklıma bir şey geldi. Labarotuvarda Edward ile mavi sıvı hakkında konuşurken bana bir şey söylemişti. Ama ne demişti? Beynimi zorlamaya başladım. Düşün. Düşünsene lanet beyin!

"Kesik Rüzgar Darbesi"

Yanımdan göremediğim, şiddetini bile hissedemediğim bir rüzgar geçti. O anda yanağımda küçük bir yara açıldı. Bu yara düz bir çizgi gibi ilerliyordu, ama neden bunu hissedememiştim?

Yuuna benim yanıma koştu, çok endişeli bir yüzü ifadesi vardı.

-Sapık, sen iyi misin?!

Yanağımdaki kanı sildim, ama akmaya devam ediyordu. Yinede Yuuna'yı böyle küçük bir şey için oyalayamazdım.

-Ben iyiyim, sen kendine bak. Kai denen bu adam rüzgarı isteğine göre kullanabiliyor. Yani senin doğal
düşmanın.

Yuuna yutkunarak başını salladı, o sırada Kai denen adam Edward'ı işaret ederek "Gel" anlamına gelen işareti yaptı ve gülümsedi, ciddi bir ses tonuyla konuşmasına devam etti.

-Edward, seninle tekrar dövüşmek istiyorum. Aynı labarotuvardaki gibi. Eskiden seni hiç yenemezdim, ama artık bu değişecek.

Labarotuvar mı? Sonunda hatırladım! Edward bana ondan daha önce bahsetmişti!

"İlk oda arkadaşımın duyguları ve hafızası yok edildi, Kendisi şu an Origon'un en büyük ordusunu yöneten
bir savaş makinesi."

O sırada Edward siyah jopunu eline aldı, ayağa kalktı ve zorla gülümsedi. Yapmacık gülümsemesini buradan bile görebiliyordum. Jopunu ileriye doğru uzattı, ve korkusuzca bağırdı.

-Bakıyorum havalara girmişsin Kai! Orduyu yönetiyorsun diye götün mü kalktı? Hücrede şaplağımı yerdin ama!

Kai denen adam çok sinirlenmişti, dişlerini sıkıyordu. Sonunda dayanamadı,sağ yumruğunu ileriye sertçe uzattı.  Yumruğunun gücü o kadar kuvvetliydi ki, birden olduğumuz yer şiddetli bir şekilde esmeye başladı. Gözümüze toz kaçmasın diye ben ve Yuuna kollarımızla yüzümüzü kapamak zorunda kaldık. O anda, ikisininde dayanacak gücü kalmamıştı. Kai bir aslan gibi kükredi.

-Edward, seni piç! Gelde görelim gücünü!

İlk atağa geçen kişi artık sabrı kalmayan Kai olmuştu. Yüksek bir hızla Edward'ın üstüne koştu ve sağ
yumruğunu ileriye salladı. Edward yukarı sıçradı ama Kai'nin onu kaçırmaya niyeti yoktu. Yukarı zıpladı,
sol yumruğu ile Edward'a sert bir darbe indirdi. Edward jopuyla yumruğu zor bir şekilde engellemişti. Taş
zeminin üstüne sert bir düşüş yaptı. Aldığı hasarı refleksleri sayesinde en aza düşürmüştü. Ağzındaki kanı
koluyla sildi.

-Hiç değişmemişsin Kai, yine sert adamı oynamak istiyorsun.

Kai güldü, eli kıpkırmızı olmuştu ve silindir şeklinde bir iz vardı elinde.

-Paslanmışsın Edward. Ama reflekslerin hala çok iyi. Hücrede kas çalışmana izin verdiler mi?

-Komiksin Kai. Ama ben hala senden daha iyiyim.

Edward ayağa hızlıca kalktı. Jopunu yere attı ve ellerini birleştirdi. Bir şeyler mırıldanmaya başladı.
15 saniye boyunca mırıldanmaya devam etti. Bunu yaparken gözleri kapalı ve başı eğikti. Ben, Yuuna ve Kai
bunu sessizce izliyorduk. Kai ne yaptığını anlamamış gibi gözüküyordu. birkaç saniye sonra, gözlerini açtı.
Kaygısız bir şekilde gülümsüyordu.

-Tekrar görüşmek güzel, Kai.

Ben ve Yuuna şaşırmıştık. Ama Kai şaşırmamıştı, aksine gözleri ateş gibi yanıyordu. Çok heyecanlıydı.

-Edward'ın Şeytanı, ha? Sonunda kozunu çağırdı lanet olası. Bende seni bekliyordum!

Bu da kimdi? Edward'ın Şeytanı mı? Bu ne anlama geliyor? Ben bunları düşünüyordum, ama o sırada burada büyük bir savaş çıkacağını bilmiyordum.

Edward ileriye doğru adım attı. Ama o adımdan sonra gözden kayboldu. Bir anda Kai'nin arkasında belirdi. Kai tepki veremeden Edward ileriye doğru yumruk attı ve Kai bir elektrik direğine doğru fırlayarak çarptı.

-Hiç de fena değilsin, Kai. Çarpma etkisini hafifletmek için direğe elinle kuvvet uyguladın değil mi?

-Sen de fena değilsin Şeytan Bey. Görüyorum ki biraz gücün kalmış.

Kai ayağa kalktı. Tam tekrar dövüşmeye başlayacaklardı ki, bir adamın sesini duyduk.

-Efendim, savaşmanız için size emir verilmemişti!

Hepimiz sesin geldiği yöne döndük, arkamızda iki asker vardı. Üstlerinde koyu yeşil asker üniforması ve yine aynı şekilde koyu yeşil bir pantolon vardı. İkisininde yüzünü örten bir bandana vardı ve ikisindede kovboy şapkasını anımsatan koyu renkli şapkalar vardı. Arkalarından biraz uzakta olan üç tane araç buraya
geliyordu. Bu ordu muydu?

Kai ordunun geldiği tarafa baktı ve ardından bize döndü.

-Gidin.

Hepimiz şaşkındık, ne demek istiyordu? O dedikten sonra Edward yere düştü, galiba aşırı güç kullanımından bayılmıştı. Yuuna onu yanına gidip nabzını kontrol etti, sonra ise onu sırtına aldı. Kai yarım kalan konuşmasına devam etti.

-Sadece gidin, bunu Edward ile tekrar dövüşebilmek için yapıyorum. Ona buraya 2 ay sonra tekrar gelmesini söyleyin. Bu bizim son dövüşümüz olacak.

Başımızı salladık ve ordu olduğumuz yere gelmeden hızlıca oradan uzaklaştık.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1368

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1143

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 728

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 509

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 101

Site İstatistikleri

  • 19028 Üye Sayısı
  • 550 Seri Sayısı
  • 26684 Bölüm Sayısı


creator
manga tr