Korku dağları bekler. #Atasözü

The Heritage Of Dragon - 00.4 - Ornoth'un Köpekleri


'Savaşmanın nasıl bir his olduğunu merak ediyorum. İlk ciddi savaşım. Umarım batırmam.'

 

Wers mızrağını kavradı ve öne doğru tuttu. Mızrağı ucu Ornoth'un yanındakilere bakıyordu. Bu sırada Ornoth göğe yükseldi.

 

"Unutma! Ölürsen kaybedersin. Yaralarını ben iyileştireceğim. Ayrıca karşındaki varlıklar 'Zombi'. İnsanlar onlara Ornoth'un Köpekleri de der."

 

"Hmph! Köpeklerinin boynunu kesicem!!"

 

Wers hızla zombilere doğru atıldı. Hareketleri yavaştı ama güçleri çok fazlaydı. Yediği bir fiziksel hasar, ona çok büyük maliyet ile geri dönerdi.

 

Karşısında toplam 5 adet zombi vardı. Eğer onu ortalarına alırsalar ölürdü. Bu yüzden ilk olarak öldürmek yerine hareketlerini engellemeye karar verdi.

 

Teorik bilgilerini pratiğe dökmeye başladı!

 

Mızrağı ile ileriye doğru atıldı ve en sağ köşedeki zombiyi hedef aldı.

 

İleriye doğru uçarken sol ayağını bir anda yere bastı ve kendini hızla sağa doğru çevirdi.

 

Mızrağını sanki kafasına saplayacak gibi yukarı kaldırdı. Zombi de kendini buna karşı savunmak için kollarını kaldırdı. Böylece beli açıkta kalmıştı.

 

Aralarında çok az bir mesafe varken Wers mızrağını sağa doğru indirdi ve tüm gücü ile vurdu. Zombinin bedeni darbe ile ortadan ikiye ayrılmıştı.

 

Wers geriye doğru atladı. Zombiler ona doğru geliyordu ve tek tek alabileceği bir konumda değillerdi. Bu yüzden o konumu onun yaratması gerekliydi.

 

Zombiler düşük zekalı varlıklardı. Tek bildikleri kendinlerini korumak ve saldırmaktı.

 

Wers babasına içinden teşekkür etti. Varlıklar hakkında ona bolca şey öğretmişti.

 

Wers ileriye doğru yavaşça harekete geçti. Mızrağını elinde çevirmeye başladı. Daha sonrasında ise havada elleri arasında değiştirmeye başladı.

 

Bu azda olsa onların kafasını karıştırdı. Bu sırada Werste zigzag çizerek ilerlemeye başladı. Zombiler iyice salaklaşmıştı.

 

Bu durumdan faydalanan Wers kendini sağa doğru attı. Zombiler ona doğru döndükleri zaman ise tüm hızıyla sola geçti. En son olarak ileri atıldı ve artık zombilerin arkasındaydı.

 

(Biraz kafa karıştırıcı olabilir ama elleriniz ile olayı canlandırmaya çalışın. Yani kafamdan sallamadım olayı :D)

 

Zombiler ona dönmeden önce kısa bir süresi vardı. Bu yüzden mızrağını gelişi güzel şekilde sallamaya başladı.

 

Pat

 

Mızrak bir anda hareketini durdurdu. Ornoth mızrağın ucunu tutuyordu.

 

"Tebrikler kazandın."

 

'Ne?"

 

"Nasıl? Daha öldürmedim."

 

"Zaten öldürecektin uzatmanın gereği yok."

 

"Eğer onlar bana saldırsa onları da durduracak mıydın?"

 

"..."

 

'Piç'

 

"Tahmin ettiğim gibi."

 

Wers mızrağını sıkıca kavramayı bırakıp geriye doğru çekildi ve yere oturdu. Mızrağını da yanına koydu.

 

"Her neyse sonuç olarak yoldan geçebilirsin ve artık benim dostumsun."

 

"Güzel. Ancak sormak istediğim bir şey var."

 

Ornoth ortadan bölünmüş zombiyi birleştirmeye çalışırken Wers ile konuşmaya devam etti.

 

"Nedir?"

 

"Bu yol nereye çıkıyor?"

 

"Hahaha! Bilmediğin yola mı girdin? Puff! Bu yolu takip edersen Şeytani Varlıklar'ın yaşadığı yere çıkarsın."

 

"Aa! Demek bu yüzden kimse buraya gelmiyordu. Bende senin gibi bir Lich'in burada ne işi var diye düşünüyordum."

 

"Hoho. Demek türümü biliyorsun."

 

"Çoğu türü biliyorum. Ancak hiçbiri ile daha önce karşılaşmadım."

 

"Anlıyorum. Her neyse bu kadar çene çalmak yeter. Beni takip et. Seni bizim topraklardan geçirip İnsanlığa ulaştıracağım."

 

"Cidden mi?"

 

"Evet."

 

Wers hızla yerinden kalktı. Ornoth ise birleştiremediği zombiyi olduğu yerde bırakıp yürümeye başladı. Ancak iki dakika öncesinden daha ciddi bir ifade vardı yüzünde.

 

"Benimde sana bir şey sormama izin ver…"

 

"Hm?"

 

Ornoth durdu ve Wers'e döndü. Wers onu ilk defa bu kadar yakından görüyordu.

 

Gözleri mosmordu ve derisi açık griydi. Siyah uzun saçları sol gözünü azıcık kapatıyordu. Omuzları genişti ve kolları ise yapılıydı. Ona bakmak bile insanı geriyordu. Ve bu yaratık Wers'in dostu muydu? Wers buna inanmakta güçlük çekiyordu. İşin altında başka bir şey olduğunu düşünüyordu.

 

"Seni buraya getiren şey nedir?"

 

'Sonunda savaşıcaz ha.'

 

"Nasıl yani?"

 

"Dostun olduğumu söylememe rağmen bana hâlâ inanmadın değil mi?"

 

"...Açık konuşmak gerekirse evet."

 

"Bende senin normal bir yabancı olmadığına inanmadım… Gül Ejderi'nin Varisi."

 

'NE??!!'

 

"Sen! Nasıl?!!"

 

Wers hızla geri çekildi ve mızrağını kavradı.

 

"Sakin ol. Seninle savaşmak gibi bir niyetim yok. Ayrıca seni cidden dostum yapmak istiyorum. Bana yararı olur. Tobb Ormanında dolandığından beri seni izliyorum ve yaptığın her hareketi takip ettim."

 

"..."

 

"Ve… Seni bilen yalnızca ben değilim. Kardeşlerim çoktan Tobb Ormanında seni aramaya başladı bile. Görevimiz normalde seni öldürmekti. Ancak ben müttefik almanın daha yararlı olacağı kanaatine vardım ve seni takip ettim. Ayrıca düşündüğümden daha hızlı şekilde ayrıldın ormandan."

 

"... Hiçbir şey anlamıyorum! Kardeşlerin neden beni avlamak istiyor?"

 

"Ailemizin soyu Dashen Savaşına kadar dayanır. Gül Ejderi de Lashtos'un Ejderi'nin bilinen en yakın torunu. Onun öldüğü haberi ailemize ulaştığı zaman senin olduğunu bilmiyorduk. Ormanda avlanan hayvan haberleri elimize ulaştı ve bizde bir arama ekibi gönderdik. Onlarda seni çalıların içinde yatarken buldular. Yani kısacası seni öldürerek Lashtos'un Ejderi'nin yaptıklarının intikamını almak istiyorlar."

 

'Demek o avcılar…'

 

"...Peki ya sen istemiyor musun?"

 

"...Aslında… istemiyorum. Çünkü onları rahatsız eden bizdik ve kaybeden gene biz olduk. Aptal intikam denemelerinde gözüm yok. Benim amacım kendimi güvene almak."

 

"Eğer beni insanlığa ulaştırırsan nerede olursam olayım yardım istediğin zaman yanında olacağım."

 

Wers elini kaldırdı ve Ornoth'a uzattı. Ornoth biraz durdu ve sonra Wers'in elini sıktı.

 

"Seni insanlığa ulaştıracağım ve bu da dostluğumuzun kanıtı olacak."

 

"Umu. Aynen öyle."

 

İkili riskli ve uzun bir yola girdiklerinin farkındaydı. Eğer Lich soyu bu dostluğu öğrenirse, hem Ornoth hem de Wers öldürüldü. Eğer insanlık bu dostluğu öğrenirse gene aynı şey olurdu.

 

İkisininde birbirini koruması gerekliydi. Belki farkında değillerdi ama bu birbirlerini koruma duygusu ileride sıkı bir dostluğa temel atacaktı.

 

**

 

Uzun süre boyunca yolda yürümeye devam ettiler. Hava aydınlık mı karanlık mı fazla anlaşılmıyordu. Çünkü hava her zaman akşamüstü gibiydi.

 

Ornoth yavaşladı ve durdu. Hemen ardından da Wers durdu.

 

"Sınır kapısı hemen önümüzde. Buradan sonrasını bana bırak ve tek bir kelime bile etme. İnsanlar ile kurduğun diyaloglar burada işe yaramaz."

 

"Pekala. Sana emanetim."

 

İkili uzakta görünen büyük şatoya doğru yürümeye başladı. Asıl tehlikeli kısım buradan sonrasıydı...

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1335

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 945

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 576

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17734 Üye Sayısı
  • 481 Seri Sayısı
  • 23937 Bölüm Sayısı


creator
manga tr