"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

The Black Scorpion - Bölüm 2: Şafak


Gürkan LeonGard'tan kalan eşyalara bakmak için elini uzattı. İlk önce sandığı açtı ve gördüklerine inanamadı.

 

'' Aman Tanrım! Şu silahlara ve zırhlara bak bir orduya yetecek kadar eşya var.''

 

Gürkan önündeki eşyaları denemek istedi ama bunları kullanabilecek miydi? Aklına LeonGard'ın söylediği bir söz aklına geldi. Eşyaları bedeninde depolayabilir miydi? Bunu nasıl yapacaktı? Gürkan düşünmeye başladı. 

 

'' Eğer eşyaları depolamak istiyorsam zihinsel gücümü kullanmam lazım.'' 

 

Gürkan elini sandığa koydu ve sandığın göğsüne doğru girdiğini düşündü. Sandık bir anda kaybolmuştu. Gürkan şaşırdı ama bir yandan da mutlu olmuştu. Yan taraftaki eşya yığınına baktı. Ne ararsan vardı; altınlar, parşömenler, iksire benzeyen sıvılar… Bunların da bedenine girdiğini hayal etti ve hepsi bir anda kayboldu. 

 

Gürkan tam dışarı çıkacaktı ki dışarıdan garip sesler duydu. Kapının önünde durdu ve etrafına bakındı. Romalı askerlerin kemiklerinin hareket ettiğini gördü ve bunların arasında boyları bir insan büyüklüğünde örümcekler geziyordu. Gürkan bir kaç adım geriledi ve odanın kapısını kapattı. Buradan nasıl çıkacaktı? Şuan dışarıya çıksa bile kesin ölecekti ama bilmediği bir şey vardı. İçinde yatan güçten tamamen habersizdi. 

 

'' İlk önce LoanGard'ın bana verdiği gücü anlamalıyım.'' 

 

Bunu dedikten sonra Gürkan oturdu ve düşündü. Düşünmeye başlar başlamaz zihninde büyük bir acı hissetti. Her şey, her bir bilgi, her türlü savaş tekniği, dövüş tekniği, büyüler ve sihirler. Her şeyi nasıl kullanacağını çok iyi biliyordu. Gürkan zihnindeki acıya dayanamadı ve bayıldı. 3 saat sonra yerinden kalktı ve yüzünde artık o eski çocuksu yüzü yoktu. Olgunlaşmıştı, yerinden kalktı ve söyledi: 

 

'' Bu hafızamdakiler çok derin hatıralar, bunları bir kenara bırakalım. Buradan savaşarak çıkmam lazım. Önce sandıktan kendim için bir şeyler alacağım.''

 

Gürkan hayal ettiği gibi sandık önüne geldi. Sandığı açan Gürkan gördükleri karşısında kararsız kaldı ama bunların arasında çok dikkat çekici bir set vardı. Kan kırmızısı, altın işlemeli bir zırh seti. Gürkan bu seti aldı ve giydi. Zırh büyük geldi ama bir zaman sonra zırh Gürkan'ın üstüne tam oturdu. Üstündeki altın işlemeli kan kırmızısı zırhla kaskını giyen Gürkan efsanelerdeki cennet savaşçılarına benziyordu. Silahların arasından 2 m boyunda kenarları ve ucu çok sivri ve sağlam bir mızrak seçti. Bu mızrak o kadar mistik görünüyordu ki gören kişide diz çökme isteği uyandırıyordu. Gürkan mızrağı eline alır almaz sanki yıllardır mızrak kullanıyormuş gibi hissetti, sanki bu mızrakla birdi. 

 

'' Efendi LeonGard çok yüce birisi olmalı. Bütün her şeyde ustalaşmış, bu dünyada hatta evrende ondan daha güçlüsü olduğunu zannetmiyorum. Ama bir gün onuda geçeceğim, en güçlü olacağım. Bir daha eziyet görmeyeceğim!''

 

Gürkan içindeki gücü hissedebiliyordu ama bu hissettiği güç, dünyanın en büyük çölündeki bir kum tanesi gibiydi. Bu LeonGard'ın bütün gücü değildi hissediyordu. 

 

'' Efendi LeonGard bana gücünü verdi ama güçlü olmak benim elimde!''

 

Bunları dedikten sonra Gürkan mızrağını salladı. Bir anda oda titremeye, hava donmaya başladı. Gürkan kanının kaynadığını hissediyordu. Kaskını çıkardı bir kere baktı ve tekrar içinde tarifsiz bir duygu vardı. LeonGard'ın anılarında milyonlarca askerden oluşan bir orduya önderlik ederken ki hali zihninde canlandı. O da üstündeki zırhı giyiyor ve elinde ki mızrağı tutuyordu. Gürkan gülümsedi, gözlerini kapattı ve kapıyı açtı. Odanın dışındaki romalı askerlerin iskeletleri ve dev örümcekler Gürkan'a doğru döndü. Gürkan bu sefer şaşırmadı çünkü önündekilerin ne olduğunu biliyordu. 

 

Bunlar kötücül enerjiden evrimleşen yaratıklardı ve Gürkan sanki 13 yaşında bir çocuk değil, yıllarca savaş alanında bulunmuş bir general gibi yaratıklara doğru yürüyordu. 

 

'' Gelin! Sizler benim hedeflerimin önümdeki ilk engellersiniz. Hepinizi ortadan kaldıracağım!''

 

Bunu dedikten sonra Gürkan mızrağını salladı ve yaratıkların arasına daldı. Mızrağını her savuruşunda onlarca yaratık ölüyordu. Çeyrek saat bile olmadan etrafta sadece kırılmış kemikler ve örümceklerin cesetleri vardı. Gürkan mor kana bulanmıştı. Bunlar örümceklerin zehirli kanıydı ama Gürkan'a hiç bir etkide bulunmuyordu. Gürkan mızrağını avuç içine depoladı, yukarıdaki düştüğü yere baktı ve bir anda zıpladı. Onlarca metreyi bir anda kat etti ve tünelin tam önünde durdu. Tünelin içine doğru yürümeye devam etti. Karşısına dev örümcekler ve romalı askerlerin iskeletleri çıkmaya devam ediyordu. Gürkan önüne gelen her şeyi yok ediyordu. Azrail'in sülietini almıştı sanki ve karşısındaki her şey ölüyordu. Gürkan romalı askerlerin iskeletlerine bakarak söyledi: 

 

'' Romalılar buraya girmeye çalışırken bu örümcekler tarafından öldürülmüş olmalılar. Çok çetin bir savaş geçmiş, Romalılar kayıp verse de ilerlemeyi başarmışlar.'' 

 

Bunları söyledikten sonra Gürkan bir anda durdu, yeni edindiği algıları büyük bir tehlikenin varlığını haberdar ediyordu. Tam karşısına boyu 2 insan boyunda, sivri dişleri olan kan kırmızısı gözlü bir yaratık çıktı. Uzun pençelerinden kanlar akıyordu ve sırtında birkaç örümcek cesedi vardı. Gürkan yaratığa bakarken sakindi ama tehlikede olduğunu biliyordu. Yaratık da Gürkan'a baktı ve ikisi de bir santim hareket etmedi ama garip bir şey oldu. Yaratık konuşmaya başladı: 

 

'' İnsan, sen benim 1000 yıldır gördüğüm ilk insansın. Üstündeki zırha ve elindeki mızrağa bakarsak şanlı bir savaşçısın.''

 

Gürkan bunları duyunca çok şaşırdı. Yaratık değişik bir dilde konuşuyordu ama Gürkan onu anlıyordu. Gürkan LeonGard'ın tecrübelerinden bu yaratığın savaşma gibi bir isteğinin olmadığını anladı, mızrağını geri çekti ve devam etti: 

 

''Seninle savaşmaya niyetim yok. Sadece bu karışık tünellerden çıkmak istiyorum ve sana gelince sen de baya güçlü ve hünerli bir savaşçı olmalısın.''

 

Gürkan LeonGard'ın kurnazlığını kapmıştı. Önündeki yaratığı överek biraz faydalar sağlamak istiyordu ve öyle de oldu. 

 

'' Ha ha! İnsan gözlerin gerçekten iyi. Ben Mortorhsen ve binlerce yıldır bu tünellerde yaşıyorum. Irkım kadim şeytanların soyundan gelmekte.''

 

Bunun üzerine Gürkan da kendini tanıttı ve asıl meseleye devam etti: 

 

'' Ben Gürkan, geçmişe ilgim çok büyük. Seninle sohbet etmek isterdim ama gitmem lazım. Kıdemli savaşçı Mortorhsen, bana çıkış yolunu tarif edebilir misin?''

 

Bunun üzerine yaratık belindeki çantadan eski bir harita çıkardı. Harita o kadar hassastı ki her an yırtılabilirdi. 

 

'' Ben Mortorhsen. İnsan sana yardım edeceğim, karşılığında öldürdüğün örümcekleri alacağım.''

 

Bunun üzerine Gürkan düşünmeden kabul etti. 

 

'' Pekala Mortorhsen kabul ediyorum.''

 

Gürkan haritayı eline aldı, canavarla biraz konuştuktan sonra ayrıldı ve çıkışa doğru yürümeye başladı. Karşısına ufak engeller çıksa da hepsini öldürdü. Gürkan, tünelin çıkışına varıncaya kadar 3 saat boyunca yürüdü. Çıkışa varınca bir kaç gün önceki sefil hayatı aklına geldi ama o günler geride kalmıştı. Artık eski Gürkan yoktu. O sırada güneş yeni doğuyordu, şafakla beraber Gürkan dışarı çıktı ve doğan güneşi izledi...




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 862

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 699

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 678

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 451

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 94

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17479 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23528 Bölüm Sayısı


creator
manga tr