Cilt 14: Bölüm 20-2

avatar
487 1

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 20-2


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Güney Amerika takımını yok edip edemeyecekleri hala soru işaretiydi. Ancak filonun etrafını saran uzay böceklerinin sayısı aynı gün öğleden sonra tekrardan arttı. Sonsuz sayıda uzay böceği devasa toptan çıkmaya devam ediyordu. Bu böcekler ayrıca kıç bölgelerinden plazma ile kendilerini itiyordu. Vücut şekilleri onlara iyi bir hız ve esneklik sağlıyordu. Bacaklarının olmaması ise onları uzayda süzülen solucanlar gibi gösteriyordu.

 

Böceklerin artan sayıları neticesinde filoda bulunan askerler endişelenmeye başladı. İki taraf arasında büyük bir mesafe vardı ancak bu mesafe uzayda aslında çok uzak değildi. Uzay savaşları farklıydı. Çünkü bu savaşlarda bireysel güçlerden ziyade stratejik katkılar daha önemliydi. Herkes kendi kaderini bir belirsizliğe sürüklemek zorundaydı ve bu durum onlara güçsüz bir his veriyordu.

 

Afrika takımının katledilmesinden sonra filonun içerisinde kalan en yüksek rütbeli yetkililer Zheng ve diğer üç takım arkadaşıydı. Tabii komutada Zheng olmasına rağmen asıl emirleri veren kişi Xuan'dı. Durumu yönetme ve yaklaşık yüz gemiden oluşan filoyu koordine etme yeteneği yalnızca onda vardı.

 

"Bu aslında bir şans. Böcekler bu alan etrafındaki sinyali kırmak için ne tür bir yöntem kullandı bilmiyorum. İlk isyan ve pusu sinyalinden sonra bizim sinyallerimiz Dünyaya geri ulaşamadı. Bu filo artık bizim silahımız." Xuan, fanatizm içerisinde soğuk bir gülümseme sergiledi. Bu durum herkesi ürküttü.

 

"Bekle. Bekle!” Zheng hemen dedi ki: "Korkunç bir şey planlamıyorsun değil mi? Hayır. Herkesin hayatını riske atmana izin vermeyeceğim. Zekanın ve planlama yeteneğinin güçlü olduğunu biliyorum ancak asla geri çekilmeyecekmiş gibi duruyorsun. Her zaman çok büyük riskler alıyorsun. Aynı şey Afrika takımına karşı olan savaşta da oldu. Kaybetseydik ya yok olacaktık ya da kontrol edilecektik. Ve kazanmak onların takımına da aynı şeyleri yaptıracaktı. Bu kumar türünü sevmedim!"

 

Xuan öfkelenmedi. Sakin bir şekilde cevap verdi: "Başarı oranı yüzde ellinin üzerine çıkarsa bu şey kumar olmaktan çıkar. Bu dünyada sigorta şirketleri olmadığı gibi burada hiçbir şey tamamen güvenli değil. Başarı ve kâr oranı en yükseğe çekildiği sürece denemeye değer olacaktır."

 

Zheng içini çekti. "Ne demek istediğini anlıyorum. Risk ve risk eşittir ödül kuralını en aza indirerek en yüksek kâra ulaşıyorsun. Anladım fakat sen filoyla birlikte bu devasa topa saldırmak istiyorsun. Bu fikir çok saçma. Bu top S kademe bonus görev olsa bile herkesin güvenliğini hiçe sayarak bunu yapmana izin vermeyeceğim. Kesinlikle imkansız!”

 

Zheng kazara Xuan'ın masasında hazırlanmış böcek dağlık haritalarını fark etti. Topun etrafındaki dağılımlara odaklanılma durumu vardı. Xuan böceklerle aralarındaki mesafe, filoda bulunan silahlar, planın başarı oranı, her iki tarafın hızı ve her iki tarafın kullanacağı olası format detaylarını bile yazmıştı.

 

Xuan ciddiyetle başını salladı: "Evet. Bunu dikkatle hesapladım. Eğer mecbur kalıp saldırırsak yalnızca yüzde yirmi başarı şansı var. Ancak başarı muhtemelen bir A ya da AA kademe ödül anlamına gelir. Bu olasılığı düşünmeyecek kadar dikkatsizdim. Gando'da bir Freedom ya da RX-78 olsa bu savaşta belirleyici faktör olacaktı. Yani Tanrı, uzay savaşını önceden ayarladı ve silahları sağlıyor."

 

Grubun geri kalanı birbirine baktı. Daha sonra Zheng, Xuan'ın omzuna dokundu. "Bence senin planın Tanrı'nın düzenlemelerine kıyasla daha saçma. Böyle bir plana kesinlikle karşıyım. Hemen başka bir plan bul."

 

Xuan kaşlarını çatarak gözlüğünü düzeltti. Birkaç saniye sonra konuştu: "O zaman böcek saldırısından önce P. Gezegeni'ne doğru gideceğiz. Tanrı'nın boyutuna dönmemize daha dört gün var. Tahminlerim doğruysa görev muhtemelen..." İnsan kalelerinin yerini gösteren P. Gezegeni haritasına doğru baktı. Ufak puanları görmezden gelin, burada toplamda elli bin askerle onlara kaynak sağlayabilecek yedi tane bu şekil bölge var. Bu bölgeler tek bir kıta üzerinde ve birbirlerinden çok uzak değiller. Filodaki askerleri bu büyük kaledekilerle toplarsak sayıları yüz elli bine çıkacak.

 

Sonunda Filo, Xuan'ın P. Gezegeni'ne doğru ilerleme emrini uyguladı. Sol arkada bulunan on tane ufak gemi böceklerin gecikmesini sağlıyordu. Filonun geri kalanı tam hızla hareket etti.

 

"Bu onların takımının tarzı değil. Tüm takımı etkileyebilen ve kontrol edebilen karizmatik bir lider. Lider genel kararı verirken stratejistler yalnızca plandan sorumlu kişilerdi. Ancak lider, diğer üyeler ile stratejistlere müdahale etmez. Richard, bu model bizde olana kıyasla daha mı iyi sence?" Aya yanındaki adama söyledi.

 

Pes ettikleri için Xuan, Afrika takımına müdahalede bulunmadı. Beyaz tenli adam ile siyahı adam Lan ve WangXia tarafından öldürüldü. Bu münakaşa sonucu alınan bir karardı. En önemli ruh gücü kullanıcısının daha fazla geliştirmeye ihtiyacı olurdu. Puanlar ve kademe ödülleri yalnızca ruh gücü yeteneğiyle değiştirilebilir. Bir sonraki önceliğimiz AOE patlayıcıları ya da yeteneği. Bu iş için WangXia uygundu.

 

Ölüm göz ardı edilebilir. İki üyeyi öldürmeleri dışında beklendiği gibi iki rün kelimesi taşını da elde ettiler. Bu şey kullanan kişinin puan kaybı yüzünden yok edilmesini engeller. Taşı ellerine alır almaz bildirimi aldılar. Bu taşların hiçbiri kullanılmamıştı ve hala işe yarar noktaları kalmıştı. Zheng kuralları doğrultusunda bu taşları sakladı. Gando dahil kimse herhangi bir hoşnutsuzluk sergilemedi.

 

Aya ve Richard bu sahneyi gördü. Richard içini çekti: "Evet. Bu şekilde takımı bir araya getiren bir lider. Üyeler arasında çatışma olsa bile Çin takımı lideri burada olduğu sürece son ana kadar birlikte savaşacak.. Bizim liderimiz de..."

 

Beyaz tenli lideri düşündüklerinde hepsi dişlerini sıktı ve daha sonra Neos'u düşünüp içlerini çektiler. Xuan'ın yalnızca biraz altındaydı ve kendi öfkesi yüzünden öldü. Onun tahammülsüzlüğü ve aşırı güveni, bu kayıbın en büyük nedeniydi.

 

Aya, Lan'ın kollarında olan Snow'a baktı. Lan onu şekerlerle besledi ve daha sonra gülerek konuşmaya başladılar. Aya konuştu: "Ne olursa olsun Neos'u canlandırmak zorundayız. Afrika takımına liderlik yapacak yeteneği olan tek kişi o. Ayrıca bu kayıptan sonra çok fazla şey öğrendiğine inanıyorum. Sen ne düşünüyorsun Richard?"

 

Richard sessizce başını salladı. Sakalını okşadı. "Sağ salim dönüp dönemeyeceğimiz hala soru işareti. Ancak birlikte çalışabilme amacımız olduğu için bu durum iyi. Peki o zaman. Hedefimiz Neos'u canlandırmak. Onu bu diyara sürükleyen insandan intikam almak istediğini söylemedi mi? Bu şekilde ilerlemek onun tarzı değil. Bu kadar. Mumya filmine gittiğimizde Neos'u canlandıracağız."

 

Her iki takımda hazırlıklarını bitirmişti. On saat geçti. P. Gezegeni'ne ulaşmaları için on saat daha vardı fakat böcekler saldırılarına başlamıştı. İlk hedef, en arkada bulunan on ufak yıldız gemisiydi. Aralarındaki mesafe hala oldukça uzak olmasına rağmen uzay böceklerinin göğüsleri parlıyordu. Karınlarının içerisinde floresan bir küre oluştu. Birkaç saniye sonra yaklaşık iki-üç metre çapında plazma topları attılar. Plazma topları ufak yıldız gemilerine doğru uçtu.

 

İlk saldırı sırasında plazma toplarının gücüne şahit olmuşlardı. Toplar oldukça güçlüydü ancak hızlarının son derece yavaş olması büyük bir zayıflık olarak göze batıyordu. Filoya sürpriz bir saldırı ile zarar da verebilirlerdi ancak bunun aksine uzayda büyük bir tehdit değillerdi. Ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar etkili olmaları için isabet etmeleri gerekirdi.

 

Ufak gemilerin avantajlı olduğu nokta hızlarıydı. Binlerce plazmadan oluşan beş dalgadan kolaylıkla kaçındılar. Birkaç gemi geriye doğru füzeleri ateşledi. Patlamalar ve ateş topları böcekleri yakıp küllerine ayırdı. Ancak çok sayıda uzay gemisi yeniden birbiri ardına plazma toplarını açığa çıkardı. Devasa topta ise ufak gemileri hedef alan geniş tüpler de açıldı. Tüpten on binlerce plazma topu ortaya çıktı. Yıldız gemisindeki çalışanlar kaçacakları bir yerin olmadığını düşündü. Gerçekten kaçacak hiçbir yerleri yoktu. Alan son derece genişti fakat plazma toplarının sayısı yüz binlerceye ulaşınca on ufak yıldız gemisinin kaderi çizilmişti.

 

Yok edildi. Geri çekilmeyi kapsayan tüm yıldız gemileri bir yaylım ateşi ile yok edilmiş. Pek şaşmamak lazım. Bilim adamları böceklerin meteorları Dünya'ya nasıl gönderdiğini anlayamadı. Bu güç meteorları itmek için yeterlidir." Zheng, Xuan, Kampa, WangXia ve kalan yüksek rütbeli yetkililer amiral gemisinin merkezinde komuta verilirken bir sonraki hamlelerinin ne olacağı konusunu tartışıyorlardı. Danışmanlardan birisi karşı karşıya kaldığı durumu anlattı.

 

Mevcut durumda böceklerin hızı filonun hızını aşıyordu. Böceklerin öncü kolu, P Gezegeni'ne filo ile aynı vakitte ulaşacaktı. Eğer gerçekten onları engellemek için bekleyen böcekler varsa filo her iki yönden saldırıya ve plazma toplarının gazabına uğrayabilirdi.

 

"Plazma toplarını genişlet daha sonra ateş sürecini yavaşlattır." Xuan bir an için düşündükten sonra danışmanlardan birine konuştu.

 

Danışman kafasını hemen kontrol paneline doğru çevirdi. Önlerindeki duvar saydam bir hal aldıktan sonra böcek saldırısının hemen ardından gelen sahneyi gösterdi. Danışman ateş eden böceklerden birini kilitlemek ve ağzını tamamen geliştirmek için ekranı kontrol etti.

 

Xuan bir süre sessizce ateş sürecini izledi. Gözlüğünü düzeltti ve konuştu: “Herhangi bir mukus ile kaplı değil. Filoya şu emri yay; tüm yıldız gemileri aynı anda P. Gezegeni'ne inecek. X3'ten X7'ye giden gemiler filonun altında hareket etsin. Saldırı menziline giren herhangi bir böceğe füzeleri gönderin."

 

Xuan birkaç emir verdi ve her geminin pozisyonunu ayarladı. Zheng merakla sordu: “Neden iniyoruz? Böcekler yalnızca bize uzaydan plazma topu göndermek zorunda kalacak. Yerde olursak kaçamayacağız. Bu şekilde ölüme gitmez miyiz?"

 

Xuan sessizce cevap verdi. "Bu sorun değil. Plazma topları atmosferdeki sürtünme yoluyla hızla yok olacak. Yerde plazma topu tüküren başka tür böcek var. Böcekler plazmayı mukus ile kavrıyor ve bu durum atmosfer tabakasının içinde saldırımalarına olanak sağlıyor. Uzayın sıcaklığı plazma topları üzerinde mukus kullanımına olanak vermiyor. Bu mukus olmadan plazma topları atmosfere giremiyor. Yani indiğimizde düşmanlarımız yalnızca yerdeki böceklerle Güney Amerika takımı olacak."

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18428 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37656 Bölüm Sayısı


creator
manga tr