Cilt 14: Bölüm 19-3

avatar
468 0

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 19-3


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Xuan ve Afrika takımı arasında oluşan anlaşmanın aksine amiral gemisinde savaş devam ediyordu. Her iki taraf da kendi yarattığı yeteneklerini kullandı. Dövüş yetenekleri normal insandan süper insan seviyesine ulaşmıştı.

 

Mithril yüzüğünün ortaya çıkması Zheng'in Patlama yeteneğini önemli bir ölçüde değiştirdi. Zaman limiti çok fazla genişlemişti ve acil durum esnasında Yıkım modunu kullanmak için enerjisinin bir parçasını koruyabilirdi. Rakibinin kendi yarattığı yeteneğin, kendi Patlama tekniğiyle aynı olduğunu fark eden Zheng kendi tekniğini kullandı.

 

Yan etkileri bir kenara, Berserker güç bakımından neredeyse kusursuz bir yetenekti. Richard'ın fiziksel değerleri Zheng'den birkaç kat daha düşüktü. Ancak bu yetenek sayesinde Patlama tekniğini kullanan Zheng'in gücünü biraz aşmıştı. Richard kilidi açılmış modun ikinci aşamasına girmişti. Sadece gücü ve hızı değil, tepkisi ve içgüdüsel teknikleri de ikinci aşamada bulunan Zheng ile eşitti.

 

Kaplan'ın Ruhu'yla saldırırken Zheng'in gözleri odağını yitirdi. Şu anda tek avantajı buydu. Silahı çok daha iyiydi. Qi'nin aktarılmasıyla ortaya çıkan ışıklı bıçak neredeyse Richard'a isabet edecekti. Ancak Richard her seferinde kıl payıyla kurtulmayı başarıyordu. Fakat bıçağın gücünden kurtulmak o kadar basit değildi. Bir süre sonra vücudunda yaralar birikmişti. Avcunun yarısı ve iki parmağı kesilmişti. Fışkıran kanlar her yeri sarmıştı.

 

Zheng'i şaşırtan durum, Richard'ın yaraları arttıkça gücünün daha da artmasıydı. Gücü ve hızı bu yaralar sonucunda artıyordu. Hareketleri son derece çevik ve düzgündü. Çift başlı baltası ile Zheng'in vücudunda birkaç yara bıraktı. Bir dakikadan daha kısa süren savaşın ardından her ikisinin de vücudu yara içerisinde kaldı.

 

Zheng bir saniyeliğine kan enerjisini dolaştırdı. Vücudunu ve Kaplan'ın Ruhu'nu saran buz eridi. Daha sonra havaya sıçradı ve Richard'a yatay bir şekilde bıçakla daldı. Bıçak yaklaşık on metre genişledi. İsabet etseydi Richard'ın vücuduyla birlikte koridoru da parçalayacaktı. Sonuçta bıçağın gücü durdurulamazdı.

 

Konferans salonunda savaştılar. Yeteneklerini kullandıkları esnada güçleri ve hızları o kadar kudretliydi ki on saniye içerisinde birkaç alaşımlı duvarı kırdılar. Koridorun ortasında savaştıkları için önlerindeki yolu da mahvettiler. Ayak izleri zeminin her yerini kapladı.

 

Richard bir kılıç darbesinin geldiğini gördüğünde kendinden emindi. Baltayı duvara geçirip kılıç darbesine maruz kalmadan önce baltadan destek alarak kendini kenara attı. Saldırıdan kaçınır kaçınmaz sert bir şekilde adım attı ve ilerledi. Baltasını kaldırıp Zheng'in başını hedef aldı.

 

Zheng de o sırada biraz aklını yitiriyordu. Baltanın karşısında Kaplan'ın Ruhu'nu geri çekti. Klank! İkisi de on metre geriye sürüklenip duvara çarptı. İkisi de bir ağız dolusu kan kustu. Richard hiç yaralanmamış gibi daha hızlı bir şekilde ayağa kalktı. Elleriyle çukurun kenarına tutunup ayağa kalktı. Bağırdıktan sonra Zheng'e doğru atlamak için arkasındaki duvarı kullandı.

 

Zheng hala Xuan'ın söylemiş olduğu tavsiyeyi hatırlıyordu. Onun gücü takımın geri kalanının çok üzerindeydi ve bu yüzden mümkünse düşmanları canlı ele geçirmeye çalışması gerekiyordu. Savaşta geri adım atmasının sebebi buydu. Diğer sebep ise Gando için endişelenmesiydi. Afrika takımı çok fazla ölümün bildirimini alırsa kalan üyeler paniğe kapılacak. Hiçbir şeyin garantisi yoktu ve bu yüzden düşmanları öldürmemeye çalışacaktı.

 

Bu düşünceler bir anda aklından geçti. Richard'ın yaklaştığını gördü. Kaplan'ın Ruhu ile onu engellemekten başka seçeneği yoktu. Bıçak ile balta birbirine çarptığında Kaplan'ın Ruhu'nun kenarına tekme attı. Tekmenin de etkisiyle Richard birkaç metre geriye sürüklendi. Böyle büyük bir fırsatın kaçmasına izin veremezdi. Hareket tekniğini harekete geçirdi ve Richard baltasını çeviremeden önce ona doğru yüklendi.

 

Zheng, yumruk ve tekme atma konusunda büyük silah kullanmaktan daha becerikliydi. Kaplan'ın Ruhu'nu takas etmeden önce çok fazla değişik silah kullanmıştı ve çoğunlukla yumruğunu kullanıyordu. Richard ona bir yumruk salladığında, o da kendi yumruğuyla karşılık verdi. Ancak çok fazla güç kullanmadı. İki yumruk birbiriyle çarpışacakken Zheng'in diğer kolu aşağıdan fırladı. Yumruğunu pençe ile değiştirdi ve Richard'ın kolunu tuttu. Diğer dirseğini kullanarak Richard'ın kolunun göğsüyle bağlandığı yere vurdu.

 

Bir kişi ne kadar güçlü olursa olsun eklem bölgeleri daime en zayıf yeri olurdu. Patlama tekniği de gücünü birkaç kat arttırmıştı. Bu yüzden bu dirsek, Richard'ın kolunun ters yöne hareket etmesine neden oldu. Ancak Zheng hareketine devam etmeden önce Richard diziyle göğsüne vurdu ve onu birkaç metre öteye gönderdi.

 

Her iki tarafta yaralanmıştı. Ancak Zheng'in aldığı yara daha hafifti. Eklemine aldığı darbe Richard'ın kolunu kırmıştı. Zheng'in artık sadece dikkatli olması gerekiyordu. Mücadele artık sonuca varmış gibiydi. Richard on saniye daha devam edemezdi.

 

Zheng saldırmadan önce Richard'ın bağırdığını gördü. Richard kolunu tuttu ve bir güç uygulayarak eski haline döndürdü. Kaslarda görülen anormal bükülme, kemiklere ek olarak kasların da yara aldığını gösteriyordu. Richard, yara almasına ve acı çekmesine rağmen hiçbir şeyi yokmuş gibi davranmaya devam etti. Daha yoğun bir şekilde nefes alıp verdi. Gözlerindeki kırmızılık daha koyu bir hal aldı. Gücü ve hızı daha da artıyordu.

 

Zheng, kenara yuvarlandı ve baltadan kaçtı. Balta az önce durduğu yerdeki bir metrelik çukura sıkıştı. Richard'ın gücü yaralara rağmen onun gücünü tamamen aşmıştı. Nefes alıp verişi daha da ağırlaşıyordu. Gözlerinden ve burnundan yavaş yavaş kan akmaya başladı. Zheng, sonunda Yıkım modunu kullanmaya karar verdi. Richard her an ölü bir adam haline gelebilirdi. Zheng, Richard'ı bayıltıp bayıltamayacağını test etmek istedi. Başarılı olursa Richard'ı yakalayacaktı; aksi takdirde onu öldürecekti.

 

Sonra...

 

Elektrik ile sarılı olan bir adam, Zheng Yıkım modunu etkinleştiremeden köşeden gülerek çıktı. Adamın saçları diken dikendi ve adım attığı her yere yanık izi bırakıyordu. Yıldırımın vücut bulmuş hali gibi görünüyordu.

 

Beyaz tenli adam güldü. "Çin Takımının Lideri, ben..."

 

"S*ktir git!" Zheng'in boşa harcayacak vakti yoktu. Kaplan'ın Ruhu'nu kaldırdı ve adama savurdu. Ne olup bittiğini anlamadan Hawfor'un vücudu ikiye ayrıldı ve yere düştü. Bir şey söyleyemeden önce suratına bir yumruk yedi. Bir anda nakavt olmuştu.

 

Zheng arkasını döndü ve karşıdan bir balta geldiğini gördü. Hemen kenara yuvarlandı. Kan enerjisi ve Qi'si şiddetle çarpıştı.

 

Yıkım!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr