Cilt 14: Bölüm 11-1

avatar
540 1

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 11-1


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Üç saat geçmişti. Ölü sayısı bin üç yüze ulaşmıştı sadece birkaç düzine asker yaralıydı. Ölümlerin çoğuna orman örümcekleri sebep olmuştu. Orman örümceklerinin ilk dalgasının icabına nükleer bombalarla bakılmıştı. Ancak sayıları gittikçe artarak gelmeye devam ediyorlardı, ordunun nükleer bomba atmayı durdurması lazımdı. Yirmi tane bomba en kritik anlar için saklanmıştı.

 

Ateş edildiğinde orman örümcekleri top şeklini alıyordu. Dış kabukları oldukça sertti ve onları ateşten koruyordu. Kurşunlar bir kıvılcım çıkartarak yere düşüyordu. Birkaç kez ağır kayıplar verilmesiyle ve Zheng'in yardımıyla askerler orman örümcekleriyle nasıl başa çıkacaklarını öğrenmişti.

 

En iyi seçenek, patlayıcı böcekleri uzaktan öldürmekti. Beş yüz metrelik mesafenin ilerisinde orman örümcekleri bir tehdit oluşturmuyordu. Eğer çok sayıda patlayıcı böcek bir anda gelirse askerlerin geri çekilmesi gerekecekti. Örümcek böceklerin indiği yerden en az otuz metre uzakta olmaları lazımdı. Tüfekleriyle örümcekleri paramparça edebiliyorlardı.

 

Bu taktik bin üç yüz insana mal olmuştu. Yerde kalın bir et, kan ve organ tabakası oluşmuştu. Ancak o sırada askerler yalnızca gelen emirleri uyguluyordu. Bedenleri ve zihinleri uyuşmuştu.

 

"Cephane sayısı nedir? Ne kadar kaldı?" Zheng biraz yorulmuş halde bir kayaya oturdu. WangXia'nın yardımıyla başka bir tanker böceği de öldürmüştü. Birkaç saattir süren savaş hem bedenini hemde zihnini yormuştu. Sonuçta üzerinde normal bir insanın ihtiyaç duyduğu enerjinin on katı enerji vardı.

 

"İki bin şarjör, on bir nükleer bomba ve dört yüz el bombası. Kurtarma gemisinin gelmesine bir buçuk saat var." Xuan sakince konuştu:

 

Zheng içini çekti. Dağın yamacın doğru baktı. Ölü böceklerin cesetleri yolu kaplamıştı. Gelen her böcek dalgasıyla birlikte bu cesetler, patlayıcı böceğin alev püskürtmesiyle ya da tanker böceğin adımıyla kenara doğru dağılıyordu. Önceki tanker böceğin saldırısından sonra bir duraklama dönemi oldu. Askerler bu fırsattan yararlanarak cephaneyi taşıdı ve en ön kısımla yer değiştirdi. Herkes bu kısa arada rahat bir nefes aldı. Zheng bir paket sigara çıkardı. Titreyen elleriyle sigarasını yaktı ve en önceki kayaya oturup aşağıya doğru baktı.

 

''Merak etme. Hayatta kalacağız. Hayatta kalmamız lazım. Geçmişte çok fazla şeye katlandık ve bir sürü şeyin üstesinden geldik. Canımız pahasına savaşsak bile hayatta kalacağız!"

 

Ruh bağlantısı aracılığıyla konuştu. Sol elinde yüzüğünden çıkardığı sigara izmaritini tutuyordu. Biraz baktıktan sonra geriye koydu. Daha sonra ayağa kalktı ve konuştu: "Askerleeer, savaşa hazırlanın! Bu böceklere hadlerini bildirin. Böcekler bizim ne kadar cesur olduğumuzu hatırlasınlar!"

 

Askerler bağırarak cevap verdi. Bu dünyada insanlık, kendi dünyalarınkinden farklıydı. Federasyonun öncelikleri askeriyenin kalitesinin azalmasına sebep oldu ancak toplu, daha huzurlu bir hal aldı. Uzaylılarla temasa geçilmesi de kanlarındaki ısıyı harekete geçirdi. İnsanlar böceklere kıyasla daha zalim ve saldırgan bir ırktı.

 

Zheng böcek sürüsüne baktı ve son saldırının başlayacağını anladı. Böceklerin korku hissi yoktu ve sayıları çok fazlaydı. Ancak savaştaki ölü sayıları beyin böceğin öfkelenmesine sebep oldu.

 

"Zheng, gizli alan yeryüzüne doğru ilerliyor. İkinci takım sonunda savaşa mı katılacak acaba?"

 

Zheng soğukkanlı bir şekilde konuştu: “Gelsinler bakalım. Şimdi ortaya çıkmazlarsa kurtarma gemisi birazdan gelecek. Muhtemelen zayıf olduğumuzu düşünüyorlar. Bakalım hem silahlarımızı hem de tüm gücümüzü kullanmadığımız zaman nasıl bir kaliteleri olacak? Xuan, cephaneyi dengede tutmak için bir savunma taktiği düşün."

 

Xuan'ın zihni de biraz rahatsız durumdaydı. Mırıldanmaya başladı: "Böceklerin hareketlerini çok önceden fark ettim. Bir önceki saldırıdan sonra oluşan duraksama dönemi çok uzun sürdü. Taramaya göre sıçrayan böcekler de saldırıya katılacak. Ancak ortamın koşulları sıçrayan böcekler için uygun değil. Kayıpları önemsemeden saldıracaklar mı acaba? O zaman her yüz sıçrayan böcekten bir tanesi dağın tepesine ulaşabilir. Girişi savunalım. Geri kalanları ben ayarlayacağım."

 

Zheng başını salladı: "Anladım. Herkes elinden gelenin en iyisini yapsın!"

 

İlk ateşin ardından askerler ateş etmeye başladı. Ön taraftaki böcekler düşmeye başladı ancak arkadan daha fazlası geliyordu. Çok sayıda böcek öldü. Ordunun ateş gücü aslında çok zayıf görünüyordu. Böcekler, önlerinde sayısız ceset olmasına rağmen ilerlemeye devam etti. Aradaki mesafe gittikçe kısalıyordu. Askerlerin yüreğindeki yük de artıyordu.

 

Birkaç dakika sonra ikinci grup savaşa katıldı. Ön kısımdaki binlerce asker, sonunda böcekleri bastırmayı başardı. O sırada patlayıcı böcek ortaya çıkmaya başladı.

 

Patlayıcı böcek attığı her adımda birkaç savaşçı böceği öldürüyordu ancak önündeki savaşçı böcekler sayesinde kurşunlardan kaçabiliyordu. Mesafe gittikçe kısalıyordu. Dört yüz metre, üç yüz metre. Patlayıcı böcek tümörleri en ön kısıma ateş etti. Kimse geri adım atmadı. O sırada ortaya çıkan on binlerce böcek, birkaç düzine orman örümceğinden daha tehlikeliydi. Ölüm yavaş yavaş kendilerine yaklaşırken askerler yerinde durup ateş etmeye devam etti.

 

Zheng bağırdı. "WangXia, nükleer bombaları kullan. Birini gökyüzüne birini yere at. Ön kısmı arkaya doğru it!"

 

Zheng bir orman örümceğinin bacağına doğru yöneldi ve koparttı. Ordunun bıçağından daha iyi olan ve o sırada kullanabileceği tek silah buydu.

 

WangXia nükleer bombayı gökyüzüne doğru ateşledi. O sırada Zheng, Lan'ın sesini duydu. "Uçurumlar sıçrayan böceklerle dolu! Binlerce sıçrayan böcek uçurumdan tırmanıyor. Rüzgar onları düşürse bile yeniden uçup tırmanmaya devam ediyorlar!"

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18381 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37593 Bölüm Sayısı


creator
manga tr