Cilt 14: Bölüm 1-1

avatar
1247 0

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 1-1


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

 

Bir sonraki filmi şimdi öğrendikleri için ve geç girdikleri için herkesin suratında kelimelerle anlatılamayacak garip bir his vardı.

 

 

 

Bu diyara girdiklerinden beri cehennemin sınırında mücadele ediyorlardı. Birkaç kez neredeyse yok oluyorlardı. Bu durum hiç değişmedi. Zorluk seviyesinin Jie yüzünden olduğunu fark etmelerine rağmen bu his daha sonra da devam etti. Çin takımı, her iki takım savaşında da filme giren ilk takımdı. Sonra diğer takımlar onları kovalardı. Ancak bu sefer durum değişmişti.

 

 

 

"Karmakarışık hissediyorum. Ne hissediğimi tam olarak açıklayamıyorum. Sanki bir köylü, durumu aniden tersine çevirmiş gibi. Bunun sadece Tanrı'nın gücü belirleme yöntemi olduğunu bilmeme rağmen ah s*keyim. Gerçekten harika hissettiriyor." Zheng konuşurken biraz ağzını bozdu.

 

 

 

Daha sonraki günlerde Xuan, herkese büyülü eşyalar hazırlamak için tüm gününü odasında geçirdi. Diğer beş kişi, eğitim için Zheng'in bodrumunda toplandı. Dört gün bu şekilde geçti. Her eğitimden sonra birlikte yemek yiyorlardı, her seferinde aynı mevzuyu konuşuyorlardı. Çin takımı sonunda iki takımdan daha güçlüydü.

 

 

 

"Bu mutlu olmak için yeterli bir şey değil." Zheng konuştu. "Diğer takımın daha zayıf olduğundan emin olsak bile orası savaş alanı, orada her saniye durumlar değişir. Neler olacağını kimse bilemez, özellikle askeri bilim kurgu dünyasında. Yıldız Gemisi Askerleri böceklerle dolu bir gezegende yer alıyor. Yani milyonlarca böcek bize saldırabilir. Birkaç tür son derece zarar verici. Bu bir ölüm ve yaşam testi!"

 

 

 

"Bir şey söylüyorsun ancak gözlerinin içi gülümsüyor." Lan güldü ve Zheng'in gözlerini işaret etti.

 

 

 

Zheng öksürdü ve Lan'a dedi ki: "Xuan'a bağlan. Onu beklediğimizi söyle. Kendi başına bir şeyleri yapmayı sürdürmek iyi bir şey değil. Hala puanlarımızı ve ödüllerimizi kullanmadık. O geldikten sonra bu durumu konuşalım. Bir sonraki film, bir savaş filmi ve takım savaşı var. Xuan'da takımın stratejisti; mühendisi değil. Şimdiden dört gün geçti."

 

 

 

Lan elini salladı. "Daha önce denedim. Ruh taraması birbirimizin odasını tarayamıyor. Tanrı odalarımıza yüksek derece gizlilik verdi. Bu yüzden ruh bağı işe yaramıyor."

 

 

 

''Sorun yok. Geldim. Konuşmaya başlayabiliriz."

 

 

 

Zheng içini çekti ve tam konuşmaya başlayacakken Xuan'ın sesi arkadan geldi. Bir çift karanlık halka ile yürüdü ve iki tane gümüş yüzüğü öylece fırlattı.

 

 

 

"Bu enerji depolama mithril yüzüğü. Bunun üzerinde 846 tane enerji depolama kuralı var. Qi ya da birkaç kez kan enerjisi doldurman için yeterli. Bunların işçiliği karmakarışık. Bir tanesinin maliyeti yaklaşık 1000 puan. Çok sayıda mithril bozuldu. Onları yeniden kullanmak için eritsen bile başka bir eşya setine ihtiyaç oluyor. Hazırlama süresi de çok uzun sürüyor, her biri için yaklaşık iki gün. Süreci başarıyla tamamlasam bile taş çatlasın bir buçuk gün sürer. Bu yüzden bir sonraki film başlamadan önce daha yapmayacağm." Xuan sandalyeye oturdu ve bir elma aldı.

 

 

 

Yüzükleri alan Zheng heyecanlıydı. Qi'sini yüzüğe aktarmaya devam etti ancak orası dipsiz bir uçurum gibi görünüyordu. Tüm Qi'sini harcadıktan sonra nihayet yüzüğün dolduğu hissini tattı. Daha sonra zihninde düşündüğünde Qi'si tekrardan vücuduna geri döndü. Hiçbir enerji kaybı ve rahatsızlık yoktu. Başka bir deyişle yüzüğü dolu tuttuğu sürece sürekli ikinci bir Qi rezervi olacaktı. Aynı şey kan enerjisi için de geçerliydi hatta belki de o daha da iyiydi.

 

 

 

"Harika!" Zheng heyecanla ayağa kalktı ve yüksek sesle konuştu: "Bir böcek sürüsüyle nasıl başa çıkacağımızı düşünüyordum. Anubis'in bileziğini hatırlıyor musunuz? Ekstra kan enerjim varsa Anubis'in ordusunu çağırıp savaşmaya devam edebilirim. Kan enerjim 800 kişilik bir ordu çağırmaya yeterli. Ve hala Patlama ve Yıkım tekniğini kullanabiliyorum!"

 

 

 

Xuan birkaç ısırıkta elmasını bitirdi. Gözlerini ovuşturdu ve sakin bir şekilde konuştu: ''Evet! Bu iki yüzüğü yapmakta aceleci olmamın sebebi bu. Bu yüzükler büyülü eşya türüne ait. Büyülü eşyaların bilimin bir dalı olduğuna dair tahminlerim doğru. Eğer Yıkım modun on saniye sürüyorsa bu yüzükler sayesinde yirmi saniyeye çıkartabilir misin acaba? Vücudun bunu halledebilir mi?"

 

 

 

Zheng yüzükleri iki eline de taktı. Sol elindeki Qi ile doluydu ve sağ elindeki ise Kan Enerjisi'yle doluydu. Acı bir şekilde gülümseyerek konuştu: "Patlamayı bir dakika ya da biraz daha uzun süre yapabilirim. Şu an Qi'den daha az Kan Enerjim var. Yüzükteki miktarları eklersek bile. Patlama yaklaşık bir dakika on saniye ile bir dakika yirmi saniye arası sürer. Ancak Yıkım modunda işe yaramaz. Vücudum bu zorlamaya dayanamaz. Sınırım on saniye. Bu süreyi geçtiğim an vücudum çökmeye başlıyor ve bu iki enerjinin kontrolünü kaybediyor. Daha sonra esnekliğim kayboluyor. Bir sonraki dünyada daha fazla Yıkım modu kullanacağımı mı düşünüyorsun?"

 

 

 

"Her ihtimale karşı. Bu durumu daha sonra iyice düşünürüz. WangXia, şu zaman ayarlı bombayı test et." İki parmak büyüklüğündeki bombayı WangXia'ya fırlattı.

 

 

 

WangXia bir bakışta bombanın ayalarını anladı ancak bombanın çekirdeğinde barut yerine siyah taş olması onu şaşırtmıştı. Bu taşın üzerine harfler ve semboller kazınmıştı. Hemen yanında tırnak büyüklüğünde gümüş metal vardı.

 

 

 

Xuan konuştu: "Zheng, bombaya biraz Qi ver. Eğer yüzüğün tüm Qi'yi depolarsa bu bomba onda birini alabilir. Enerjiyi elektriğe çeviren madde obsidyan, çok pahalı bir şey değil. Ancak depolama maddesi için mithril gerekiyor, bu da çok pahalı. Bu yüzden sadece bir bomba ile test edeceğiz. Eğer etkisi güçlü ise birkaç tane daha yapacağım. Aksi halde bunları yer çekimi mayınlarıyla takas edeceğiz."

 

 

 

Zheng bombayı aldı ve dikkatli bir şekilde hareket etti. Bu şey Çin takımının ilerideki ana patlayıcısı olabilirdi. Qi'sini Mithril'e aktardı ve beyaz bir ışık çıktı. Tam da Xuan'ın tahmin ettiği gibi mithril Qi'nin onda birini emmişti. Daha sonra WangXia ciddi bir surat ifadesiyle bombayı aldı.

 

 

 

Patlama bölgesi bin metre ilerideki ilaç kutusuydu. WangXia bombayı üç dakikaya ayarladı ve geriye koştu. Yer çekimi mayınıyla yaşadıkları kötü tecrübe onlara bilim-kurgu silahlarıyla şaka olmayacağını öğretmişti.

 

 

 

WangXia grubun yanına koştuktan sonra herkes pür dikkat bombanın olduğu yere baktı. Üç dakika geçti ve daha sonra sarı bir ışık parıldadı. Birkaç saniyeliğine başka hiçbir şey olmadı. Herkes içini çekti ancak kimse Xuan'ı suçlamadı. Bir büyülü eşyanın başarısız olması gayet olabilecek bir şeydi. Xuan tanrı değildi sonuçta.

 

 

 

Tam gidecekleri esnada kulaklarını sağır eden ve baş dönmesi etkisi yaratan birkaç patlama daha meydana geldi. Patlamanın olduğu yerden düzinelerce mavi renkli küre fırladı. Bu kürelerin temasa geçtiği her şey, hemen eridi ve buharlaştı. Alaşım zemin bile bundan nasibini almıştı. Bu çılgınlık yaklaşık on saniye sürdü. Takım birkaç dakika şaşkınlıkla olan bitene baktı. Xuan'ın bile suratında aynı şaşkınlık vardı.

 

 

 

Gözlüğünü düzeltti ve konuştu: "Plazma baya korkutucu. Ufacık Qi'nin böyle güçlü bir elektrik akımına dönüşeceğini beklemiyordum. Efsanelerde sözü geçen Ölümsüzler'in dünyaya binlerce gök gürültüsüyle saldırması bile bu kadar güçlü değildi."

 

 

 

"Bu iki yüzüğün dışında kalan günlerde üç tane eşya daha yapmayı planlıyorum. Sky Stick'e koymak için bir anti-yer çekimi cihazı, Sky Stick için enerji deposu. Bir de Gando'yu canlandıracağız. Robotlar hakkında fikri olan şu ergen. Daha sonra ona C kademe bir elbise şeklinde ayı almak için aramızda para toplayacağız. Bunu düzenleyip bir elektrik saldırısı ve yüksek yoğunlukla enerji rezervi ekleyebilirim. Eğer gerçekten böyle bir robota layık ise savaş gücü Kampa ve Zero kadar yüksek olacak."

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr