Cilt 13: Bölüm 8-1

avatar
1200 1

Terror Infinite - Cilt 13: Bölüm 8-1


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Tekrardan Mumya filmi dünyasına, Kahire'ye girdiler. Birkaç saat içinde bir dünyaya geri dönmek, çok garip bir histi. Ancak zaten bu ışınlanma olayına alışmışlardı. Burası oldukça güvenli bir yer olduğu için çok fazla somurtkan değillerdi.

 

Xuan, takımdakilere yüksek dirençli plastik ve kuvvetlendirilmiş metal telleri birleştirmeye başlamalarını söyledi. Daha uygun oldukları için sadece Sky Stick'e bağlı olan ipleri kullanmışlardı ancak bu durum onları uzun mesafe uçuşlarda yoruyordu.

 

Zheng, cihaz gibi bir sepet bağlamayı önerdi. Kullanılan malzeme oldukça hafifti ve bir kilogramdan daha az ağırlık ekledi. Üstte bir kişi Sky Stick'i kontrol edebilir, sepet ise iki kişiyi daha taşıyabilirdi. Bu sayede hepsi New York'a uçabilirdi.

 

Daha sonra Zheng, ufak yer bulma cihazını çıkardı ve New York'un koordinatlarını girdi. Kırmızı bir ok, batıyı işaret etti.

 

Xuan'a döndü: "Ben Lan ve Zero'yu taşıyacağım. Sen Kampa ve WangXia'yı taşı. Yer bulma cihazını kurdun mu?"

 

Xuan, cebine cihaz gibi bir alet koydu. ''Sorun yok. New York'ta buluşup film karakterlerini ararız. Onlardan vampir maske hakkında bilgi almamız lazım." Konuşmasını bitirdikten sonra Sky Stick'e bindi ve havalandı.

 

Sepet yaklaşık üç metre çapındaydı. Lan ve Zero çoktan içine binmişti. Zheng, onlara bakıp gülümsedi ve Sky Stick'e bindi. Daha sonra Xuan'ı takip etti. Kahire'den çıktıktan sonra Sky Stick'i otomatik pilota aldı ve oturdu. Kaotik Birlik Qi'sinin yönüne göre Qi'sini dolaştırmaya başladı.

 

Zheng'in asıl Qi'si aşındırıcıydı ve konsantrasyon sağlayarak bu dolaşımı kontrol etmesi gerekiyordu. Yeni Qi'si saf enerjiye benzerdi ve vücudunun bir parçası olmuş gibi hissettiriyordu. Beyninde bu düşünceler dolaşıyordu. Henüz ofansif gücünü denememişti ama aşındırıcı Qi'yi aşması lazımdı.

 

Tüm Qi'sini yeni türe dönüştürmesi, hesaplarına göre yaklaşık otuz gün alacaktı. Bu noktada hem kalitede hem de miktarda, üç ya da beş kat artış olacaktı. Ayrıca yeni dolaşım, Qi'nin iyileştirme hızını iki katına çıkaracaktı. A kademe ile B kademe arasındaki fark ise gece ile gündüz gibiydi.

 

Ancak Xuan haklıydı. B kademe ve altındaki geliştirmeler, alındığı anda etkilerini gösterirlerdi. Fakat A kademe ve üzeri geliştirmelere uyum sağlamak zaman alırdı. Şu anda yeni Qi'nin saflığı dışında herhangi bir farklılık hissetmiyordu.

 

Qi'sini dolaştırırken bu düşünceler, Zheng'in zihninden geçti. Çok geçmeden aracı durumuna girdi. Uyandığında yüzüne çarpan serin ve taze bir deniz havası hissetti.

 

Sky Stick'in altında uçsuz bucaksız bir okyanus vardı. Bu gördüğü manzaranın eşi benzeri yoktu ve güzelliği unutulmazdı. Aniden Lan'ın aşağıdan gelen sesini duydu. Hafifçe bir şarkı mırıldanıyordu. Bu şarkı çok güzeldi ama uzak diyarları hatırlatıyordu. Gökyüzü ve denizin birleştiği o ufuk çizgisi hissini veriyordu.

 

Zheng önce diğer Sky Stick'e sonra kendisininkine baktı. Atlasa herhangi bir sorun olmazdı. Zero kenarda gözleri kapalı bir şekilde dinleniyordu. Lan çığlık attı ve Zero'nun eli hemen silahına gitti. Zheng olduğunu fark edince rahat bir nefes aldı ancak sonra Zheng düşecekmiş gibi olduğunda neredeyse ağlayacaktı.

 

Zheng, onların yüz ifadesini görünce güldü. Yıkım'a girdi ve yoğun havaya birkaç kez basarak sepetin içine atladı. Lan ve Zero'nun hala ağzı açıktı.

 

Zheng, ikisine bakıp gülümsedi ancak Lan, çoktan Zheng'in kolunu tutup gözleri yaşlı bir şekilde kolunu ısırmıştı. Zero, tekrardan rahat bir nefes aldı. Gözlerini kapattı ve kafasını başka yöne çevirip uzandı.

 

Zheng acı bir şekilde gülümsedi. Kanlı ısırık izleri çıktığında kolunu tuttu. Ama iyileşmesi yaklaşık on saniye sürecekti. Lan ağlamayı kesmişti.

 

"Yetmez mi? Kolum bir adana dürüm değil tabii. İstediğin kadar ısır. Fakat dişlerin acımadı mı?"

 

Lan, dişlerini çekmişti ancak elleriyle hala onun kolunu tutuyordu. "Senin derin kauçuktan mı yapılmış? Neden tam ısıramadım?"

 

"Aptal! Benim değerlerim sizinkilerin ötesinde. Eğer cildimi ısırabilirseniz bir metali de ısırabilirsiniz."

 

Lan kızardı. "Çeliği ısırmak isteyen kişi sensin. Neden bunu yaptın? Hareket tekniğinin ya da başka bir şeyinin olup olmaması umurumda değil. Bunun bizi endişelendireceğini bilmiyor musun?"

 

Zheng gülümsedi ancak daha sonra Xuan'ın kendi kafasına silah doğrulttuğu anı hatırladı. Xuan bunu denedikten sonra yapsa bile o olay Zheng'i çıldırtmıştı. Aynı şekilde o da Geppo'suna güveniyordu ancak bu olay dostlarının endişelenmesine sebep olmuştu. Xuan'ın yaptığı şeyi yapmıştı.

 

Zheng sessizce başını salladı: "Özür dilerim. Benim hatam. Risk almak zorunda kalmadıkça bunun tekrar olmayacağına söz veriyorum. Birazdan Sky Stick'e geri döneceğim. Tamam mı, kız?"

 

Lan yine kızardı. Başını eğerek kısık sesle mırıldandı: "Kim bana kız dedi? Benim adım Lan. Bana ismimle hitap edebilirsiniz."

 

Zheng güldü: ''Hayır! Bu daha iyi gibi hissediyorum. Haha! Hangi şarkıyı mırıldanıyordun? Sesi çok uzaktan geliyor. Şarkıyı devam ettirebilir misin?"

 

Lan ona bakıp güldü. "Bu şarkının adı Gökyüzü. Ben de bu konuda aynı şeyleri hissediyorum. Güzel. Yine söyleyeceğim."

 

Gözlerini kapattı ve mırıldandı. Zheng de gözlerini kapatıp şarkıyı dinledi. Diğer üçü de gözlerini kapatmıştı. Şarkı hepsinin kulaklarında yankılandı.

  

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18413 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37633 Bölüm Sayısı


creator
manga tr