Cilt 13: Bölüm 3-1

avatar
1181 0

Terror Infinite - Cilt 13: Bölüm 3-1


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

İki taraf anlaşmaya vardıktan sonra Zheng askeri bir helikoptere bindi. Yaşlı generalin de bir grup askerle birlikte gelmesi onu şaşırttı. Askerlerin bu mayını kazıp çıkardığını kendi gözleriyle görmek istediğini söyledi.

 

Zheng bu konuyu pek takmadı. Kazı işini yapmak gibi bir planı yoktu sonuçta. Bu riski almasına gerek yoktu. Kazandığı şeyleri saymaya başladı. Bir tane A kademe, iki tane C kademe ve bir tane D kademe ödül kazanmıştı. Ayrıca puan hanesine 7000 puan daha eklenmişti ve filmi bitirdikten sonra 1000 puan daha gelecekti. Şimdi varlıklı birisiydi. Elinde bulunan tüm puanları kullanmadan önce D kademe değerinde bir mayın için riske girmek istemiyordu.

 

Ödüllerin dışında vücudundaki değişimleri de merak ediyordu. Genel gücü ciddi bir gelişim sağlamıştı. Qi'si ve kan enerjisi iki kattan fazla artmıştı. Gücü de iki katına çıkmıştı. Diğer fiziksel özellikleri kontrol etmesine gerek yoktu ama onlarda da büyük bir artış olmuş olmalıydı. En çok merak ettiği özelliklerden birisi iyileşme hızıydı.

 

Ejderha hücrelerinin iyileşme hızını duyduktan sonra, bunu kendi gözleriyle görmek için parmağına ufak bir kesik attı. Kanama birkaç saniyede durdu ve hemen kabuk bağladı. Ağrı ile birlikte bir kaşıntı hissetti. Sonra kabuğu soydu ve hafif kanlı yeni bir deri ortaya çıktı. Toplamda üç veya dört dakika geçmişti.

 

Zheng parmaklarını kavradı. Bu geliştirmenin oluşturacağı etki hakkında düşünüyordu. Artık kilidi açık modda olmasa bile normal insanlar onun için herhangi bir tehlike oluşturmayacaktı. Ancak kilidi açık modda değilken reaksiyon hızı, gücü ve süratiyle eş değerde değildi. Qi ve kan enerjisindeki artış onu daha da heyecanlandırdı çünkü yetenekleri daha da güçlenmişti. Hareket tekniği daha hızlı olacaktı ve Anubis'in Ordusuyla altı yüz tane asker çağırabilecekti. Ayrıca Patlama ve Yıkım tekniği daha uzun sürecekti. Bu iki yeteneği sürdürebilecek güçlü vücudu olacaktı. Patlama tekniği otuz saniyeye çıkabilirken Yıkım tekniği on saniyeye çıkabilirdi.

 

Zheng bir ejderhayı, on saniyelik Yıkım tekniği süresinde öldürebileceği konusunda kendinden emindi.

 

Ama ne yazık ki şu an helikopterde oldukları için bunları test etme şansı yoktu. Ayrıca risk almak da istemiyordu.

 

Hem Zheng hem de askerler, yolculuk süresince sessiz kaldı. Daha sonra helikopter Isla Nublar'a ulaştı. Bir grup denizci hızla toplandı. Daha sonra onar kişilik gruplar halinde adaya girdiler.

 

"Ah! Burada. Kanyonun ortasında. Mayın oldukça net bir şekilde gözüküyor. Ejderhanın bunu fark etmeyeceğini düşündük ama bir şeylerin yanlış gittiğini fark edebileceğini kim düşünebilirdi ki. Merak etme. Mayının tetik ağırlığını çok yükseğe kurduk. Bu yüzden insanlar bir sıkıntı yaşamadan mayına basabilir. Ancak onu çıkardıktan sonra olacaklardan sorumlu değilim." Zheng haritada bir yere işaret etti ve askeri yetkiliyle konuştu. Daha sonra bir dahili telefon çıkardı ve ormana girdi.

 

Yetkili sordu: "Nereye gidiyorsun? Adada dinazorlar dolaşıyor."

 

Zheng güldü: ''Dinazorlar beni korkutmuyor." Hareket tekniğini kullanarak bir ağaca zıpladı. Birkaç dal yardımıyla ağacın en tepesine çıktı ve ağaçtan ağaca atladı. Yetkili adam şaşırdı.

 

Sky Stick'i olmasa bile Zheng, adadaki araziyi hatırladı ve Osiris'in Mızrağı'nın olduğu yere doğru yöneldi. Bu mızrak onun en güçlü silahıydı. EMP Tüfeği ile eşit güçteydi ve bazı durumlarda ondan bile güçlüydü. Bu yüzden önce onu bulmak zorundaydı.

 

Qi'si ikiye katlandıktan sonra hareket tekniği sadece yüzde yirmi hızlanmıştı. Ancak ağaçların tepesinde koştuğu için hala oldukça süratliydi. Havada hiçbir engel yoktu. Aldığı dahili telefon sayesinde askerlerle iletişim kurabiliyordu. Bu yüzden askerler T-Rex yuvası bulduklarında haberi olacaktı. Mesafe çok uzak olursa Patlama tekniğini de test etmek istiyordu.

 

Kısa süre sonra Zheng, siyah bir yanık izi görmüştü ve savaşın başladığı yere geldiğinin farkındaydı. Savaş aklına geldikçe hala o baskıyı hissedebiliyordu. Tıpkı cehennemin kenarında yürümek gibiydi. O boyutta bir ejderha, üfleyerek onları yok edebilirdi. Ama Zheng, bir şekilde ejderhanın ağzına girebilecek cesareti kendisinde bulmuştu.

 

O zaman ejderha ile birlikte ölmeye hazırdı. En azından dostlarını kurtarmış olacaktı. Tüm umudu onlardı. Bu sayede yeniden canlanma şansını bulabilirdi. Eskisinden daha güçlü bir şekilde hayatta kalacağını asla düşünmemişti. Bu durum onun daha zinde hissetmesine sebep olmuştu.

 

Zheng bunları düşünürken hızını hiç kesmedi. Mızrağın olabileceği yere doğru koştu. Mızrağı fırlattığı zaman denizden uzaktalardı. Yani mızrağın denize gitme imkanı yoktu.

 

Birkaç dakika sonra, uzaktaki ağacın üzerinde bir yansıma gördü. Hemen oraya doğru atladı ve mızrak oradaydı. Ağacın gövdesinde asılı kalmıştı. Muhtemelen buraya uçtuktan sonra tüm enerjisini kaybetmişti ve ağacın sadece yarısını delmişti.

 

Zheng hemen mızrağı çıkardı. Yansıyan güneş ışığı, mızrağın efsanevi bir silah gibi görünmesine sebep oldu. Bu mızrağı etkili kullanabildiği sürece bir ejderhayla bile savaşabilirdi.

 

''T-Rex yuvası bulduk. İçinde iki tane T-Rex var. Yerimiz..."

 

Dahili telefondan bir ses geldi. Zheng hemen bu sözlere kulak kesildi. Bakmış olduğu askeri haritada bu ada üç bölgeye ayrılmıştı. Bu bölgeleri ezberlemişti. Mızrağını yüzüğüne koydu ve ileriye doğru sıçramaya başladı. Ancak birkaç dakika sonra yönünü aniden ejderhanın uyuduğu yere doğru çevirdi. Orada bir yığın yaprak ve dal vardı.

 

Efsanevi ejderhalar hazineleri severdi ve mağara ya da zindan gibi yerlerde yaşardı. Ancak bu ejderha farklıydı. Yaprakların ve dalların üzerinde uyumayı seviyordu. Bir ejderhaya ait yaşam stili değildi.

 

Zheng hızlandı ve bir süre sonra dallardan ve yapraklardan yapılmış yuvayı gördü. Aynı zamanda bir köpeğin havlama sesini de duydu.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr