Cilt 11: Bölüm 4-2

avatar
1361 0

Terror Infinite - Cilt 11: Bölüm 4-2


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Zheng, ne yapacağını bilmiyordu. Duvarı kırarsa akrepler üstlerine çullanacaktı. Hepsini aynı anda geriye püskürtemezdi. Ayrıca büyüklükleri nedeniyle zehirleri de öyle basit bir şey olamazdı. İğneleri vücutta koca bir delik açabilirdi.

Aynı zamanda tünelin diğer tarafından gelen ayak sesleri Anubis'in savaşçılarının geldiği sinyalini verdi. Görünüşe göre mezardaki tüm savaşçılar onlara doğru geliyordu. Herhangi bir gecikme olursa kendilerini yaratık sürüsünün ortasında sıkışmış bulabilirlerdi. Tabi kalan dört dakikalık süre biterse bu yaratıklara da ihtiyaç kalmayacaktı.

''Kahretsin! O zaman bir kumar oynayalım.'' Zheng, bağırdı. Bir el bombası çıkardı ve pimini çekti.

''Kumar mı? Kumar da ne?'' Jonathan, büyük akrepleri görünce şok oldu.

''Mezarın yeterince sağlam olup olmadığını görmek için.''

Zheng, el bombasını fırlattı ve herkesi sarıp yere doğru eğdi. Şiddetli bir patlama meydana geldi. Çok sayıda kaya parçası Zheng'in sırtına çarptı ve mezarlık sallandı. Herkes nefesini tuttu. Neyse ki bu sallantı kısa bir süre sonra sona erdi. Sadece ufak taş parçaları üstten düştü. Sonra Zheng'in elinde başka bir el bombası gördüler.

''Hayır,  hayır, hayır. Bunu yapamazsın! Burayı yok etmek gibi bir planımız yok. Sakinleş, bileziği alacağız.'' Jonathan, tehlikeye karşı en hassas kişiydi. Zheng'i tuttu ve bağırdı.

Zheng, Jonathan'ın güldüğünü mü yoksa ağladığını mı çözemedi: ''Sakin ol. İçeride bir çıkış yolu var. Arkamızdaki yaratıkların bizi yakalamasını engellemeliyiz. Bileziği aldığında onların beni görmesini istemiyorum. Mezarın bunlar yüzünden çökeceğini sanmıyorum.''

Jonathan'ın açtıkları yere girmekten başka şansı yoktu. Girdikleri oda simsiyahtı ve darmadağınıktı. Yanan bir iskelet haricinde tüm akrepler gitmişti. Düşünmek için vakitleri yoktu. Duvara yakın bir yerde durdular ve gözlerini kapattılar.

Başka bir şiddetli patlama ile mezarlık tekrardan sarsılmaya başladı. Sonrasında bu sallantılar hafifleşti ve mezarlık sakin bir hal aldı. Rahat bir nefes vererek gözlerini açtılar. Evelyn, geçtikleri deliğe baktı ve tünelin çöktüğünü gördü.

Jonathan, Zheng'e döndü: ''Lütfen bize yalan söyleme. Bankada hala bir sürü altınım var. Ölmeden önce kızları sahile götürmem gerek.''

Zheng, güldü: ''Oh, su ister misin? Biraz su alabilirsin.''

Jonathan titredi ve şaşkınlıkla O'Connell'e sordu: ''Ne demek istedi? Sahilden bahsettiğimde neden su dedi?''

O'Connell, omzunu silkti: ''Kim bilir. Ama sahiller suyun kenarında olur.''

Zheng, duvara doğru yürüdü. Evelyn orayı işaret etti ve konuştu: ''Doğru, burada bir düğme gibi bir şey olmalı. Ona basınca duvar yükselecek. Ama patlama nedeniyle bu düğme paramparça olmuş olabilir.''

Zheng, panikledi. Baltayı kaldırdı ve duvara doğru savurdu. Clank! Bu duvar granitten yapılmıştı. Balta yalnızca hafif bir iz bırakabilmişti. Evelyn, bağırdı: ''Sadece bir dakika kaldı, Zheng!''

Zheng, geri bağırdı: ''Biliyorum. Herkes uzak dursun!'' Qi'sini ve kan enerjisini baltaya aktardı. Baltanın bu kadar fazla enerjiyi tutabileceğini düşünecek vakti yoktu. Sonrasında baltayı yine duvara doğru savurdu.

Büyük bir granit parçasını paramparça etti. Qi ve kan enerjisinin birleşimiyle oluşan altın enerji, graniti hızla aşındırmıştı. On vuruş sonra duvarda büyük bir delik açtı ve Zheng, nefes nefese kaldı. Herkesin ona baktığını görmek için arkasını döndü.

''Neyi bekliyorsunuz hala? Sizi taşımamı ister misiniz? Hadi acele edin! Ne kadar vaktimiz kaldı?''

Evelyn, saatine baktı ve suratı bembeyaz oldu: ''Bir dakikadan daha az süre kaldı.''

Zheng, tüm hızıyla koştu. Kısa bir süre sonra antik Mısır kilidiyle mühürlenen bir kapının önüne geldi. Evelyn, buraya girer girmez şok oldu. Sonra etrafına baktı.

Zheng, bağırdı: ''Evelyn, çabuk bana bunu nasıl açacağımı söyle. Ya da sen aç. Vaktimiz kalmadı.''

Ancak Evelyn, onu duymadı ve meşale tutarak dans etmeye başladı. O'Connell onun vücudunu salladı ve konuştu: ''Ne oldu? Evelyn, iyi misin?''

Zheng, gittikçe daha da tedirgin oluyordu. Evelyn'in kendine gelip kilidi açmasını bekleyecek vakti yoktu. Hiç düşünmeden Osiris'in Mızrağı'nı çıkardı.

Dişlerini sıktı ve enerjisini mızrağa aktarmaya başladı. Duyduğu endişe her geçen saniye artıyordu. Mızrağın üzerinde altın bir parıltı oluştuğunda gözleri odak noktasını kaybetti. Mızrağı kapıya doğru fırlattı.

Altın ışık iyice parıldadı ve kolayca kapıya nüfuz etti. Bir patlama ya da bir sarsıntı olmadı. Mızrak, kapıda büyük bir delik açtı ve sonra yere düştü.

Zheng, hemen deliğin içerisine girdi. Bir eliyle mızrağı ve diğer eliyle masanın üzerindeki sandığı tuttu. Hemen sandığı açtı ve altın bir bilezik buldu. Bileziği eline alır almaz Tanrı'nın sesi ortaya çıktı.

''Önceki senaryonun bonus görevi tamamlandı. Anubis'in Bileziği elde edildi. Bu bilezik, Akrep Kral'ı öldürdükten sonra kullanan kişinin Anubis'in Ordusu’nu çağırmasını sağlar. Savaşçıların sayısı, kullanıcıların çağırabileceği mumya sayısından elli kat daha fazladır. Eğer Akrep Kral altı gün içerisinde öldürülemezse, bu eşyanın sahibi silinecektir. 4000 puan ve iki tane C kademe ödül elde edildi.''

Zheng, bilezikle birlikte deliğin dışına çıktı ve acı bir şekilde konuştu: ''Görev tamamlandı. Şimdilik güvendeyiz."

"Şimdilik mi güvendeyiz?" Jonathan, ağır ağır nefes alıyordu. Herkesten daha hızlı koşmuştu ve bu yüzden herkesten daha fazla yorulmuştu. Güvendeyiz lafını duyduktan sonra neredeyse kendini yere bırakacaktı.

Zheng, bileziği yüzüğüne koydu ve sonra sandığı Evelyn'e verdi: ''Ne yazdığını bir okur musun.''

Evelyn, sandığın üzerindeki anlaşılması zor yazıları okudu: ''Bu sandığı her kim açarsa Nil Nehri’nden içecek.''

Zheng, acı bir şekilde gülümseyerek başını salladı: ''Bu bir tuzak. Bileziği alır almaz diğer tarafta bir kapı açıldı. Görünüşe göre bu kapının dışında Nil Nehri var.''

Herkesin kafası karıştı. Jonathan, bağırdı: "Senden nefret ediyorum Zheng!"

"Benden değil, Tanrı’dan nefret et." Zheng, tünelin diğer ucundan gelen suya doğru baktı.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18108 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37373 Bölüm Sayısı


creator
manga tr