Cilt 6: Bölüm 1-2

avatar
2251 1

Terror Infinite - Cilt 6: Bölüm 1-2


 

Çeviren: HasıRwara

Düzenleyen: Ratel

 

Şuan herkes şok içindeydi ve olanlar hakkında soru soracak zaman değildi. O'Connell Zheng'i duyar duymaz vadinin daha derinlerine doğru ilerledi. Evelyn, Jonathan ve müze müdürü hemen arkalarından takip ettiler.

 

Zheng mumya kalıntılarını ve kumu çıkarıp tekrar Ölüler Kitabını açtı ve Tengyi'nin ölümünden önce söylediği büyüleri söylemeye başladı.

 

Kan enerjisi kitaba kanalize edildiğinde, karışım büyüdü ve sonunda birkaç mumya muhafızı ortaya çıktı. Zheng elini salladıktan sonra muhafızlar vadiye doğru ilerledi.

 

Lan sordu."Arkamızda ne gibi bir tehlike var... Bizi yakalabilirler mi?"

 

Zheng başını salladı." Emin değilim fakat arkamızdan gelen tehlikeyi hissedebiliyorum. Umarım bu mumya muhafızları onları biraz geciktirebilir. Evet..."

 

Onun bu sözlerini duyunca herkes hızlı bir şekilde O'Connell peşine takılıp evleri ve vadileri geçti. İki sivil evin üzerinden atladıktan sonra, Evelyn sordu. "O'Connell, kısa yoldan kastettiğin şey bu muydu? İnsanların evlerinden geçmek mi? Sen gerçekten İngiliz beyfendisi misin ? Bunun kötü bir davranış olduğunu bilmiyor musun?"

 

"Ben İngiliz'im..." Diye koşarken yanıtladı. "Ama bir beyefendi değilim. En azından bir beyfendi gibi seni sadece öpmeyeceğim. Hahaha."

 

Evelyn'in yüzü kırmızıya döndü. Çok kısık sesle küfretti, ama yine de onu hemen arkasından takip etti. Onların şakalaşmalarını gören diğer insanlar gülüştüler. Kaçarken onları neşelendiren tek olay buydu. Sonra onlardan çok uzakta bulunmayan bir evin çöküş seslerini duydular.

 

"Buradalar ..." Zheng oraya doğru bakarken mırıldandı. Bıçağını o kadar sıkı tutuyor ki parmaklarının biraz rengi atmıştı.

 

Yılanın başları tekrardan iyileşmiş görünüyordu ve mumya muhafızları yapmak, onun yaklaşmasını engellemiyordu. Yılan, muhafızlardan ikisini ısırdı ve bir duvara doğru fırlattı, evin tamamı çarpmanın etkisiyle aniden parçalara ayrıldı. Fakat kalan iki muhafız korkusuz bir biçimde keşişin üstüne doğru atladı.

 

Yinede yılan çok hızlı hareket etti,  keşişe doğru atlayan iki muhafızı da yakaladı, ve sonra bir ısırıkta ikisini birden yok etti.

 

"Shainaia ... Konumları!" Keşiş havadayken konuştu.

 

Bu sözleri söyler söylemez, zihninde alanın bir haritası belirdi. Zheng'in grubu bu haritada koşuyordu.Gittikçe uzaklaşıyorlardı fakat yavaşlıyorlarmış gibi görünüyordu.

 

"Üslerine mi ulaştılar? İyi, bir kerede hepsini yok edebiliriz!" Keşiş soğukça bir kahkaha attı. Yılan başlarından birini aşağıya doğru indirdi ve onun üzerine çıktı. Sonra yılan görünmez oldu, bunu yapmak keşişi havada süzülüyor gibi göstermişti. Zheng'e doğru düz bir çizgide yolundaki bütün evleri ezerek ilerlemeye devam etti.

 

Zihnindeki görüntülere göre Zheng'in grubu tamamen durmuştu. Binaların olmadığı boş bir alanda bekliyorlardı. Belki de Hindistan takımı ile herşeylerini kullanarak savaşma niyetindelerdi.

 

"Haha, herşeyinizi kullanarak bizimle savaşmayı mı planlıyorsunuz? Size yılanın gizli gücünü göstereceğim."

 

Bir an bile durmadan, keşiş boş alana doğru ilerledi. Sonra bir yıldırım çubuğu Zheng'in bulunduğu yere doğru ateşlendi ve alandaki büyük bir kaya toz haline dönüştü. Fakat orada kimse yoktu, bu sadece normal boş bir alan gibi görünüyordu!

 

Fakat kafasındaki harita, Zheng'i hala tam altında gösteriyordu. Onlar hemen orada hareketsiz bir biçimde duruyorlardı. Yılanın üstünden aşağı inmesine rağmen onlardan hiçbir iz yoktu... Gözden kaybolmuşlardı.

 

"Shainaia! Sorun ne? Neredeler?" Diye bağırdı keşiş.

 

Biraz gecikmeden sonra, bir ses zihninde yankılandı."Lider, biri benim zihinsel ağımı engelledi. Onların yerlerini sezemiyorum..."

 

Keşiş sakinleşti ve dedi. " Ya Lamu? Ve keskin nişancı?"

 

"….Kaçtı. Bir şey daha, lider... Minima az önce nefes almayı bıraktı. Arot da insan formuna geri döndü. Hızlıca geri dönün, onun da başaramayacağından korkuyorum."

 

Keşiş derin bir nefes aldı ve böğürdü. Yüzü çarpık bir hal almıştı, tıpkı cehennemden gelen Asura gibi görünüyordu. Gözlerinde kalan tek şey çılgınlık ve öfke idi.

 

Zheng'in grubu aslında çok hızlı ilerlemiyordu. Neyse ki, Lan’dan gelen hızlanma ve dayanıklılık güçlendirmelerine sahiplerdi. Aksi takdirde Evelyn gibi normal bir kız bu kadar fazla koşuşturmayı başaramazdı. O'Connell bu şehrin içini dışını biliyordu.  Meydanın merkezine gittikçe yaklaşıyorlardı. Tam o sırada, Zheng rahat bir nefes aldı.

 

Lan endişe içinde sordu. "Sorun ne? Yaklaşıyorlar mı?"

 

Zheng gülümsedi."Hayır, tehlike geçti. Neden bilmiyorum fakat tehlike hissi kayboldu. Görünen o ki bizi artık takip etmiyorlar. Huu~ Herkes rahat bir nefes alabilir."

 

Saat kulesi görüş alanlarına girmişti ve  am önlerinde Jie kuleye doğru koşarken Zero'yu taşıyordu...

 

Göğsünün bir kısmı kan ile kaplanmıştı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18427 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37655 Bölüm Sayısı


creator
manga tr