Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Tembel Hükümdar - Bölüm 12-Boşver





Kısık ve yorgun görünen gözleriyle Shun, diz çökmüş yer kertenkelesine bakmaya devam ediyordu. Fakat, yer kertenkelesine göre hissettiği baskı dehşetin tam karşılığıydı!


Çoktan bu garip ve güçlü varlığa karşı despot ve kibirli davrandığı için pişman olmuştu, fakat son pişmanlık fayda etmiyordu. Şimdi ne yapsam diye düşünürken üzerindeki baskı kalktı. Şaşkınlıkla kafasını kaldırdı ve Shun'a baktı.


Shun arkasına döndü ve saraya doğru yürürken tembelce konuştu,''Git. Bu kadar kibirli olman için ne tür bir hayatın olduğunu düşünebiliyorum, bu yüzden, boşver.''


Sadece yer kertenkelesi değil, diğer 4 yarı tanrı ve etraftaki diğer kişilerde şaşkınlıkla kalmışlardı! 


Ne demek,'Bu yüzden, boşver'?!


Olayı başlatırken bu kadar sert ve baskın davranırken olayların nasıl bu kadar yumuşak bir şekilde bittiğine hala anlam verememişlerdi! Sanki taş duvara tüm gücüyle yumruk atmışlarda o taş duvar birden süngere dönüşmüş gibi hissediyorlardı...


Yer kertenkelesi üzerindeki baskı yok olmasına rağmen tek dizi üzerinde durmaya devam ediyordu. 4 yarı tanrı artık şaşırmaktan sıkılmaya başlamışlardı, çünkü tekrar şaşkınlıklarına göre yer kertenkelesi hafifçe titriyordu.


Yer kertenkelesinin içinde şu anda dehşet verici bir korku ve bir miktar minnettarlık vardı. Neden mi? Çünkü güçlülerin dünyasında olsaydı, ki karşısındaki adam dedesini bile tek tokatla yok edebilecek bir varlık, muhtemelen buradan bir kolu eksik giderdi veya manyak birine denk gelirse hiç ayrılmayabilirdi bile! Bu, güçlülerin otoritelerini göstermelerinin bir yoluydu! Yoksa, her gelen ve ona kibirli davranan kişileri affedeceklerse, kendilerine sadakat yemini etmiş kişilerin veya diğler insanların önlerinde zayıf karakterli biri olarak görülürdü. Bilinmelidir ki, güçlülerin bir yerden sonra tek derdi sadece itibar olur! 


İtibarını yok etmek yerine birilerini öldürmek onlar için çok çok daha basittir... Fakat karşısındaki adam, itibarını önemsemeden onu affetmişti!


Bir süre daha aynı şekilde kaldıktan sonra ayağa kalktı ve ''Gidelim.'' dedikten sonra parlayıp anında gökyüzüne doğru kayboldu. Kalabalık daha şaşkınlıklarından kurtulmamışken diğer 4 yarı tanrı, 2 loli ve 2 kızıl adam da aynı şekilde siyahlının peşinden parlayıp yok oldular.


Bir an önce geri dönüp üst mertebelere buradaki olanlarla ilgili rapor vermeleri gerekiyordu. Yenidoğan bir yarı tanrı değil, gerçek bir tanrı!


Kalabalık bugün yaşadığı ardı ardına olaylardan sonra yorulmaya başlamıştı. Bu kadar güçlü varlıkların ve bir güçlü varlığın doğumuna şahitlik ettikten sonra hepsi doğal olarak yorulmuştu ve teker teker farklı yönlere doğru ayrıldılar. Fakat bazı insanlar hala Shun'u merak ettikleri için krallık şehrinde kalmaya devam etti.


...............



Shun, Sily yanındayken saraya doğru yürümeye devam ediyordu. Dürüst olmak gerekirse Shun'un o yer kertenkelesini öldürmemesinin sebebi sadece üşenmesiydi. İtibar veya başka birşey onun umurunda değildi. İtibara neden ihtiyacı olsun ki? Gücüyle rahatlıkla tüm evrenleri ele geçirebilir zaten...


Sily, Esna, Kraliçe, cariyeler, Prensler ve prensesler, hepsi Shun'a hayranlıkla bakıyorlardı. Güçlü olana gösterilmesi gereken normal bir hürmet, fakat Shun gözlerin üzerinde olmasından pek hoşlanmamıştı.


Saraya dönene kadar bu bakışlara katlandıktan sonra döndü ve krala söyledi,''Bize her hangi bir odayı versen yeterli, yemek hazır olunca çağırın.''


Kral, Shun'un laubali konuşması karşısında çaresizdi, fakat kendi rütbesinin bu adam önünde osuruktan başka birşey olmadığınında bir o kadar farkındaydı. O yüzden kafasını onaylama anlamında salladı ve geri dönmekte olan hizmetçilerden birine seslendi,''Derhal efendi Shun'a kral odalarımızdan birine eşlik edin.''


Seslenilen hizmetçi gergin bir şekilde Shun'a kral odasına kadar eşlik etti. Şu anda ne tür bir tanrıya eşlik ettiğinin tam olarak farkındaydı, çünkü doğuşunda hissettiği ağır enerji basıncı yüzünden neredeyse bayılanlardan biriydi! Üstelik dışarıya çıkınca tüm olanlarında görmüştü... nasıl gergin olmasın?


Shun, hizmetçinin gerginliğinin farkındaydı fakat birşey demeden Sily ile birlikte hizmetçiyi takip ettiler. Sonunda odaya vardılar ve hizmetçi saygıyla kapıyı açtı,''Efendim, en geniş ve lüks kral odamız burasıdır, lütfen rahat edin.'' 


Shun ve Sily içeriye girdikten sonra hizmetçi sessizce kapıyı kapattı ve gergin kalbini yatıştırmaya çalışarak geri döndü.


Sily odaya girince etrafa biraz şaşkınlıkla bakmaya yardımcı olamadı. Oda ve ortasında bulunan geniş yatak o kadar büyüktü ki ondan 10 tane bile olsa rahat bir şekilde uyuyabilirlerdi! 


Shun rahatça yatağa geçti ve uzandı. Sily ne yapacağını bilmeden bir an yerinde durdu ve sonra yavaşça sağdaki koltuğa doğru yürümeye başladı. Fakat Shun'un sesi duyulunca ayakları durdu,''Nereye gidiyorsun? Gelsene.''


Sily şaşkınlıkla arkasına döndü ve Shun'un yanını işaret ettiğini fark etti. Gerginlikten ne yapacağını bilemeden yerinde duruyordu. Shun dayanamadı ve konuştu,''İstemiyorsan kalkabilirim...''


''Hayır,hayır!'' Aceleyle reddeti ve devam etti,''Sadece... Bu, iyi mi? Senin için...''


Shun gülümsedi ve yorgun sesiyle konuştu,''Neden bahsediyorsun, gel.'' Elini kaldırdı ve Sily şaşkınlıkla bağırırken hafifçe uçarak tam sağ tarafına geldi.


Şu anda Shun'un tam yanındaydı ve vücudu ona doğru yaslanıyordu, bu yüzden kalbinin taramalı tüfek gibi atmasına engel olamıyordu! Özellikle az önce geçirdi büyük değişimden sonra yaydığı aura nedeniyle ona özellikle daha fazla hayran kalmıştı ve şu anda yüzü kıpkırmızı olmuştu.


Shun elini kaldırdı ve hafifçe saçlarını okşadı. Sanki bir sihir yapılmış gibi Sily'nin çılgınca atan kalbi yavaşça durgunlaştı ve normal haline dönüştü. Sonunda sakinleşen Sily rahat bir şekilde Shun'a yaslandı.


Sakinleştiğikten sonra Shun sordu,''İyi misin?''


Sily yorgun bir şekilde,''İyiyim... Sadece, biraz, uykum var...'' Rahatlamış olan sily çoktan uykuya dalmıştı bile. 


Normaldi. Sadece bir kaç saat için yaşadığı olaylar onun gibi zayıf bir kız için yorucu olmasa asıl şaşırtıcı olurdu. 


Shun ise Sily uyuyunca hafifçe gülümsedi ve gözlerini kapatıp ruhunun ve vücudunun potansiyel güç sınırlarını kontrol etmeye başladı...




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17072 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22918 Bölüm Sayısı


creator
manga tr