Bölüm 12 Puan sistemi

avatar
173 0

Zoraki kahraman - Bölüm 12 Puan sistemi


Loncadan çıktıktan sonra dünkü manavdaki kız dikkatimi çekti Fionanın yanından ayrıldım ve manava yöneldim.

“Merhaba demircinin yerini sorabilir miyim acaba?”

“Yine mi sensin? Her neyse 3 zenit verirsen söylerim"

“Tanrı aşkına Eril! Yine mi aynı şey!”

Fionanın sesini duyunca Erilin gözleri büyüdü

“F-Fiona burada ne işin var!”

“Bunun ne önemi var! İnsanları soymaktan vazgeç artık!”

O sırada para transferi ile 10 zeniti elime aldım ve

“Tavşan sahasının yerini söyleyebilir misiniz? İste dün istediğiniz gibi 10 zenit.”

“Doğuya doğru git bir ara denk gelirsin!”

“Tanrı aşkına Eril! Hala akıllanmadın mı! İnsanlar senin yüzünden ölüyor!”

“Güçsüz olmaları benim suçum değil!”

“Senin yüzünden güçlenemeden ölüyorlar! Kaç kere hapse girdin iyi bir insan olmaya başla artık. Çocukluğunda hiç böyle değildin. Tanrım ah.. gidelim Falezur acıktım.”

Para transferi ile zenitleri keseme koydum. Erilin suratını gördüğüm için aşırı keyifliydim. 

“Senin yüzünden aç kaldık. Daha yemeğe yeni başlamışken çıkarttın bizi bardan.”

“Hepsi senin yüzünden! Madem biliyordun neden söylemedin ki! Hmph"

“Sen söylersin sanmıştım. Ayrıca o suratı yapma çirkin gözüküyorsun.”

“Yani normalde güzel miyim haha"

“tabiki güzelsin farkında değil misin yoksa”

“F-farkındayım! ( tanrım düşünmeden konuşuyor.) Ayrıca insanlar benimle evlenmek için dövüşüyorlar bile.”

“Nasıl yani?”

“Dövüşte beni yenebilen erkeği onaylayacağımı söyledim.”

“Leztier seni eminim yenmiştir.”

“Iyy Falezur. Leztier gibi biriyle asla evlenmem. Barbarın teki o.”

“Kazanamaz mı yani.”

“Hayır kazandı bile ama onayımı alması onunla evleneceğimi göstermez.”

“Belki ben de seninle dövüşmeliyimdir.”

“Hahaha benimle dövüşmek mi? Asla kazanamazsın.”

“Bugün de içlik giymedim.”

“N-NE DİYORSUN! (ÇOK PERVASIZ!)”

“Seni şaşırtmadan kazanmam imkansız olur Fiona haha. Maçın ortasında pantolonumu indirmeyi düşünüyorum.”

“Böyle bir şeyi yaparsan seni öldürürüm Falezur.”

“Ben ölümsüzüm Fiona.”

“O zaman sen ölene kadar seni öldürürüm.”

“Haha evet evet her neyse. Bara geldik bu sefer hesabı sen ödüyorsun. Düşündüğün kadar zengin bir adam değilim ben"

“Benim gibi güzel bir kadına hesap mı ödeteceksin Falezur. Tanrım ne kadar kabasın.”

“Az önce bu güzel kadın beni öldüreceğini söylüyordu hahaha. Ayrıca 15 zenit ödedin diye ölmezsin.”

“İyi bari bu seferlik benden olsun.”

Bara girdik ve sabah yediklerimizin aynısını söyledik. Yemeği yedikten sonra Fiona hesabı söyledi. Bana 15 zenite mal olan yemek fionaya 8 zenite mal olmuştu.  Biraz bira alıp barın balkonunda oturduk. Biralara da 4 zenit ödedi.

“Bundan sonra ne yapacağız?”

“Seviye atlamam gerekiyor loncaya gidip görev alalım.”

“Bugün tatil yapmak isterdim.”

“Başka bir gün yaparız. Bu arada senin rütben ney Fiona?”

“Benim rütbeme yükseldiğinde söylerim haha.”

“Hadi ama Fiona sana yapılan indirimlerden rütbenin yüksek olduğunu anladım zaten benden saklama.”

“7. Rütbedeyim.”

“Kaç rütbe var ki?”

“Rütbelerin bir sınırı yok.”

“Vay canına. En yüksek rütbedeki maceracının rütbesi ney peki biliyor musun?”

“Biliyorum. Güncel olarak 47. Rütbede.”

“Vay canına çok güçlü olmalı.”

“Evet En büyük kralın korumalığını yapıyor.”

“En büyük kral mı? Kaç kral var ki?”

“Güncel olarak 29 kral var. Sayısı artıp azalıyor. En yüksekteki 120. Rütbede.”

“Kralların da mı rütbesi var?”

“Evet. Rütbesi yüksek olanlar sahip olduğu topraklarında bulunan alt rütbeli krallardan vergi alabilir.”

“Büyük bir hiyerarşi olmalı.”

“Evet bu yüzden kralların sayısı artıp azalıyor zaten. Şehirlerin vergileri sayesinde kral olmaya devam edebiliyorlar. Çoğu kral, kral olduktan hemen sonra yüksek rütbeli kralların vergileri altında ezilip kral olmaktan vazgeçiyorlar ya da zorla kaybediyorlar.”

“Öldürülüyorlar mı yoksa?”

“Hayır puanları kral olma sınırının altına düşünce krallık ünvanları ellerinden alınıyor.”

“Ah anladım. Bir kral olmak için ne kadar puan gerekiyor ki?”

“Nereden bileyim Falezur? Oradan bir kral gibi mi gözüküyorum?”

“Ah kızma bana Fiona. Bilirsin sanıyordum.”

“Her neyse. Bildiğim kadarıyla çok fazla puan gerekiyor ve vergiler nedeniyle sürekli bir puan gelirine ihtiyacın var. Maceracılık rütbelendirmesinin 100 katı gibi düşünebilirsin. Ama ne kadar puana ihtiyacın olduğunu bilmiyorum.”

“Anlıyorum. Peki maceracıların rütbelendirmesi nasıl değişiyor?”

“Sen en düşük rütbede olduğun için 1 puan 2. Rütbeye geçmen için yeterli. 3. Rütbe için 5 puan. 4. Rütbe için 20 puan. 5. Rütbe için 100 puan 6. Rütbe için 200 ve 2ye katlanarak devam ediyor. Toplam puanının önceki sınırı geçtiği zaman rütben güncelleniyor.”

O halde Fionanın 7. Rütbesi için 400 puanı veya daha fazlası olması lazım.

“Nasıl güncelleniyor?”

“Kimliklerimize para transferi ile puanlarımızı aktarıyoruz ve istediğimiz zaman kimliklerimizden puanlarımızı alabiliyoruz. Senin envanteri kullanman gibi bir şey ama sadece puanlar için geçerli zenit veya başka bir şey orada tutulmuyor. Sanırım puanların yapıldığı büyülü kağıtla alakalı.”

“Anlıyorum. Bir nevi banka gibi. Bu sayede puanlar güvende kalıyor.”

“Hayır Falezur çok tehlikeli bir şey aksine. Sana bazı maceracıların insanları öldürdüğünü söylemiştim.”

“Ama yine de puanları alamadıkları için bir önemi olmamalı öyle değil mi?”

“Hayır öldürülen kişinin puanlarının bir kısmı onu öldüren kişiye, kalanı ise kraliyetin puan bankasına gidiyor. Canavarlar tarafından öldürülürsen bütün puanların kraliyet bankasına gidiyor.”

“Anlıyorum. Dikkatli olacağım. Peki en güçlü maceracının hakları neler? 47 maceracı rütbesi çok yüksek sonuçta.”

“Çok yüksek bir masrafı olmadığı sürece hepsi kraliyet tarafından karşılanıyor.”

“Kral gibi muamele görüyordur.”

“Hayır sert ve masraftan kaçınan bir adamdır. Asla büyük harcamalar yapmaz. Bir evi bile yok.”

“Bu maceracının adı ney?”

“Gender.”

“Bunca şeyi nasıl biliyorsun Fiona?”

“...”

“Ne oldu Fiona?”

Suratındaki hüznü görebiliyordum.

“O benim babam.”

“Ah.. üzgünüm. Bilmiyordum.”

“Önemi yok.”

“Peki 120. Rütbedeki kralın ismi ney?”

“Bruce Luferion"

“Ha? 2 ismi var? Bu normal mi?”

“Hayır 50. Rütbeye ulaşıldığı zaman 2. Bir isim seçme hakkına sahip oluruz. Tanrı gözünü kullanarak rütbemiz onaylanır ve 2. İsmimizi seçeriz.” 

“120. Rütbede olduğuna göre çok zengin olmalı..”

“Bütün kraliyet toprakları onundur. Her yıl krallardan himayesinde bulunan krallara göre vergi alır. 2 çocuğu var ve Kraliçe de dahil olmak üzere 50. Rütbedeler. Kraliyet toprakları en yüksek rütbeli kralın 2. İsmine göre isim değiştirir ve çocukları doğar doğmaz 50. Rütbeye yükselir ve 2. İsme sahip olurlar. Kralın puanları her çocuk doğduğunda azalır ama bunun krala pek bir zararı olmaz tabiki.”

“Yani o kadar puanım olsa bana da zararı olmaz.”

“Evet bir nevi öyle. Her rütbe diğerinin 2 katı. Yani 50. Rütbe ile 120 arasında dağlar kadar fark var. 120. Rütbenin içinde 120 tane çocuğu 50. Rütbe yapacak kadar puan vardır herhalde.”

“Ah anladım. Kraliçenin adı ne peki?”

“Roselia Luferion.”

“Çok gösterişli duruyorlar.”

“Kral Bruceun bir maceracı olduğunu biliyor muydun”

“N-nasıl yani?”

“Önceden bu topraklar Bryor Krallığı olarak geçiyordu. Kral Bruce ailesini genç yaşta kaybetmiş ve kilise tarafından büyütülmüş. Kendisi maceracı olarak başlamış ve kiliseye büyük destekte bulunduktan sonra kilisenin şövalyesi olmuş. Daha sonra yeteri kadar puan biriktirip şehir lordu olmaya karar vermiş. Önceden bir maceracı olduğu için çok fazla tanıdığı varmış ve kilisenin de desteğini alarak krallığını kurmuş. Babam onu çocukluğundan beri hayranı olarak takip etmiş. Bana çocukluğumda kral Bruce'un maceralarını anlatırdı. Kendisi Kral Bruce bir maceracıyken onun Eşyalarını taşırmış... Her neyse maceracı olarak başladığı ve şehir lordu olarak atandığı şehri satın alıp resmi olarak kral olmuş. Eskiden bir sınır şehri olan şu anki başkenti yüceltmiş ve geliştirmiş. Kendi temellerini atmış ve güvenilir adamlara sahipmiş. Diğer krallarla diplomatik ilişkilerde bulunmuş ordusu canavarları avlayarak kraliyet şehrinin topraklarını genişletmiş. Kuzeye, güneye ve doğuya doğru olabildiğince temizlemiş. Yaşlanmaya başlayınca gelişmeyi durdurmuş ve savaşlardan çekilip babamı koruması olarak yanında bulundurmuş. Canavarları temizleyip topraklarını genişlettiği için. Kendi krallığını kendisi kazıyarak elde etmiş. Babam her zaman ona hayran olduğunu söylerdi.” Yine hüzünlendi.

“Çok etkileyici bir hikaye Fiona.”

“Evet.. Babam çocukluğumda sürekli anlatırdı. Bir zamanlar başkentte yaşamıştım. Babam beni kişisel olarak eğitti. Kendi ayaklarım üzerinde durup onun gibi bir maceracı olduktan sonra gelecek kralı desteklemek istediğimi söylediğimde çok gururlandı ve birkaç puan ve ekipman verip bu şehre gelmeme öncülük etti. Bana yükselmemi ve kendisi 2. Bir isim aldıktan sonra onu gururla taşımamı istedi. Başkentte ismimin duyulduğu anı sabırsızlıkla beklediğini söyledi ve beni uğurladı. Şimdiden birkaç yıl oldu bile ama daha 7. Rütbeye yeni yükseldim. Sanırım hala daha zaman gerekiyor haha..”

“Pekala Fiona. Artık yapmam gerekene karar verdim.”

Kalan birayı da kafama bir seferde diktim. 

“Ne yapman gerekiyormuş?”

“Babandan önce seni  50. Rütbeye yükselteceğim. sonra da ben Kral olacağım ve seni Kraliçem olarak alacağım.”

“Hahahaha çok komiksin Falezur. Daha dün küvette ağlıyordun.”

“B-ben kabus görmüştüm! Bir anda duygulandım!”

“Evet evet ama ağlıyordun sonuçta.”

“Sen de dün benim yatağımda uyudun!”

“B-bunun konumuzla ne alakası var!”

“Hahaha hiç alakası yok ama tek utanan ben olmak istemiyorum.”

“Çok kötüsün..”

“Hadi neşelen Fiona. Daha gidip kral ve kraliçe olacağız.”

“Evet evet eminim oluruz” (hem kim senin kraliçen olacağımı söyledi ki.. salak benim fikrimi sormadı bile)

“O zaman hadi loncaya gidip biraz puan kazanalım.”

“Önce senin seviyeni yükseltmeliyiz Falezur. 7. Seviyede bir kral olursan herkes seninle dalga geçer.”

“Bunu puan kazanırken yapabiliriz.”

“Peki peki gidelim"

Daha sonra yolda hiç konuşmadık ve birkaç dakika sonra loncadaydık.

“Hoşgeldiniz efendi Falezur.”

“Hoşbuldum Manires"

“Bana niye selam vermiyorsun Manires!”

“Efendi Falezurun yanında sen bir hiçsin de ondan!”

“Sakin olun sakin olun haha birbirinizi görür görmez kavgaya tutuşmanıza gerek yok. Fiona en yüksek puanı veren görevi seçelim.”

“Bu tehlikeli olabilir efendi falezur. Daha yeni maceracı oldunuz.”

“En hızlı şekilde kral olmalıyım manires haha"

“Seviyeni kolayca atlatabileceğimiz bir görev seçeceğim.”

“Fiona ben ölümsüzüm senin seviyendeki görevleri yapabilirim.”

“Umurumda değil ölümsüzsün diye ölmene gerek yok.”

“Üf her neyse.”

“Efendi falezur. Bu arada istediğiniz haritayı hazırladım.”

“Ah teşekkür ederim Manires.”

“Ne haritası o Falezur.” 

Maniresin gözleri açıldı ve paniklemeye başladı.

“Şehrin bir haritası olur da kaybolursam diye.” 

“Ben yanındayken haritaya ihtiyacın yok Falezur. Şehrin her yerini biliyorum.”

“Yanımda bulunması zarar vermez sonuçta. Envanter.”

(Çok bilmiş.)

Haritayı yerleştirdikten sonra para kesesini yerleştirdim.

[Mevcut bakiye 340 zenit]

“Envanter. Ah bu arada bu puanları kimliğine aktar Fiona.”

“Hayır gerek yok sen kimliğine aktar.”

“Ben düşük rütbeli bir süper kahraman olmak istiyorum daha sonra senden hepsini birden alırım sende kalsın o yüzden.”

“Üf peki.” Dedikten sonra puanları Fionaya verdim o da kimliğine koydu.

“Görevi seçtin mi?”

“Hayır düşünüyorum.”

“Her zaman yaptığını yapmalısın goblin sikici"

“OROSPU CADI!”

“Niye birbirinize bu şekilde sesleniyorsunuz?”

“Fiona buraya ilk geldiğinde sadece goblinleri öldürüyordu. 1 yıl boyunca sadece goblinleri öldürdükten sonra üstüne bu isim yapıştı hahaha"

“Bunu sadece sen söylüyorsun orospu cadı!”

“Bunun bir önemi yok hangi manyak her gün goblin öldürür ki?”

“S-sen de orospuluk yapıyordun!”

“ONLAR GERÇEK DEĞİLDİ BEN HALA BAKİREYİM"

“Kimin umurunda bütün erkekler seni siktiğinden eminler hahahaha"

“RÜYA GÖRÜYORLARDI!”

“HAHAHAHA”

“Bunun da bir hikayesi var mı peki?”

“Gül..hahaha gülmemi hahaha durdurabilirsem huh..huh.. ahhh... gözlerim yaşardı.”

“Şerefsiz.”

“Neyse Neyse. Manires maceracı olmadan önce kerhanede çalışıyormuş. Gelen müşterilerle ilişkiye girmemek için de onları büyüyle uyutup rüya gördürüyormuş. Bütün şehirde ünü yayıldı. Her gün müşterisi kesilmiyormuş. Daha sonra o kadar çok para biriktirmiş ki maceracı olabilmiş. Güçlü bir büyücü olduğu için de kolayca rütbesini yükseltip maceracı loncasının resepsiyonisti olup emekliye ayrılmış.”

“Tanrı aşkına Fiona! Bütün kirli çamaşırlarımı döktün ortaya. Daha 15 yaşındaydım! Köle olarak satıldım ben oraya.”

“çok güçlü olmalısın Manires. Senin yerinde olsaydım ben özgürlüğümü aramayı aklımdan geçirmezdim bile.”

“E-efendi Falezur.. t-teşekkür ederim.. gurur duymadığım bir geçmiş.”

“Yine de bundan kurtulmayı başarmışsın. Nasıl bu kadar güçlü bir büyücü olabildin ki?”

“Doğuştan gelen bir yetenekmiş. Büyü statım çok yüksekti. Becerilerim de çok nadir bulunanlardandı. Yetim olarak büyüdükten sonra kaçırıldım ve zorla üzerime köle büyüsü yapıldı. Daha sonra kerhaneye satıldım. Sahibime kendi özgürlüğümü satın aldıramayacağım için 800 zeniti gizli gizli biriktirdim ve gördüğü rüyanın iğrenç olmadığı birini bulmak için sabırla bekledim. Yıllar sonra arkadaşları tarafından zorla getirilen Peterle tanıştım. Peterin karşısında soyunduktan hemen sonra beni durdurdu ve sadece konuşmak istediğini söyledi. Gece uyuduktan sonra yine de onun üzerimde büyümü kullandım ve yeşil ovada mavi gökyüzü altında benimle sohbet ederken onu görünce gözyaşlarımı tutamadım. Daha sonra Peteri uyandırıp başımdan geçenleri anlattım. Durumumu anlayıp benim özgürlüğümü satın alacağını söyledi. Dediği gibi de yaptı. Onun peşinden maceracı oldum. Beni maceracı olarak kayıt ettirip ücretini ödeyen kişi de oydu. Aylar sonra beni 800 zenit değil de 2 puan karşılığında aldığını öğrenince onun ekibine katıldım ve yükselip ona borcumu ödedim. Buna gerek olmadığını söylemesine rağmen zorla kabul ettirdim. Ertesi gün bana bir yüzükle geldi ve evlenme teklifi etti. Hayatımın sonuna kadar onu takip edeceğime söz verdim ve öyle de yaptım. Peter resepsiyonist olmaya hak kazandığını söyleyince ben de o hakkı kazanmak için çabaladım ve en sonunda başardım. Peter bunca zaman boyunca evli olmamıza rağmen bana dokunmadı. Gerçi bu sizi ilgilendirmez gidin biraz goblin öldürün 10 zenit onay ücreti alayım.”

“Konuyu ne kadar saçma bir şekilde değiştirdin orospu cadı.”

“Ona bu şekilde seslenme Fiona. Başından çok kötü şeyler geçmiş.”

“İlk o bana goblin sikici demeye başladı ben sadece intikam alıyorum!”

“Hahahahaha. Bana nasıl seslendiğin umurumda değil goblin sikici. Hadi gidin artık sizi şerefsizler ve ah yani haha efendi Falezur haha.”

“Bana herkese davrandığın gibi davran Manires. Öbür türlüsü çok garip hisdettiriyor.”

“Peki peki gidin artık.”

“Para transferi 10 zenit.”

“Para transferi 3 zenit.”

“3 zenit mi!”

“Haha.”

“Bu haksızlık.”

“Kimin umurunda. Hala puanlarını bana vermek istediğinden emin misin.”

“Her şeyi sana ödeticem Fiona"

“Böyle bir şey mümkün değil.”

“İstersen yapabilirsin niye inat ediyorsun.”

“Hayır salak istesem de yapamam.”

“Neden ki?”

“..”

Yüzü kızardı 

“Rütbe paylaşabilmek için evli olmanız gerekiyor.”

“Evlenelim o zaman.”

“S-S-Saçmalama senin gibi güçsüz bir adamla sanki evlenirim de!”

“O zaman goblinleri avlamaya gidelim sonra da evlenelim.”

“Evlenmeyeceğim!”

“Sadece rütbe paylaşımı için hahahaha.”

“AĞHHHHHHK! EVLENMEYECEĞİM SENİNLE DEDİM!”

“Tanrı aşkına bağırma Fiona ahahahah.”

“Gidin artık çok gürültü yapıyorsunuz.”

“Peki peki görüşürüz manires.”

“Görüşürüz.” (Şu Fiona bana kendimi hatırlatıyor hahaha)

Bu sırada terlemeye başlamıştım.







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18419 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37643 Bölüm Sayısı


creator
manga tr