Bölüm 7 Tavşan Kral

avatar
172 0

Zoraki kahraman - Bölüm 7 Tavşan Kral


Siktiğimin kanı bir türlü çıkmak bilmedi. Elime tükürüp suratımı silmeye çalışıyorum saatlerdir. Kazıyıp çıkarsam daha kolay olur.

Ben bütün kanı çıkarana kadar araba durmuştu bile. 

Arabacı bir asker değildi

“Teşekkürler bayım size ne kadar ödemem gerekiyor”

“Ödemeniz yapıldı. Bu arada kurumuş kanı temizlemek istiyorsanız sağlam bir duş almanızı öneririm hahaha"

Lan olum bu şehirde herkes mi manyak

“ahaha sağolun. Yol ücretleri hakkında bir şeyler öğrenebilir miyim acaba?

“at arabasıyla şehrin bir ucundan diğer ucuna 100 zenit tutuyor mesafeye göre fiyatı biz belirliyoruz. Eğer at kiralayıp kendiniz gitmek isterseniz günlük 75 zenit oluyor. Eğer paranız varsa 3 puana bir beygir almanızı öneririm. Kiralanan atlar genelde yaşlı ve yavaş olur.”

“Teşekkür ederim. İyi günler”

El sallayarak birbirimizi uğurladık.

Şimdiiiiiii sırada yapılacaklar var.

Öncelikle yanımda sürekli yemek torbasıyla gezemem şunu bir envantere koyalım. Ah önce haritayı koyayım birbirine girmesinler.

“Envanter kullanımı"

Şu kullanımı da gerekli mi çok abes duruyor. 

Lan lan lan lan. Gerçekten gereksiz. Nasıl bir aptalım ben. O bana öneride bulunmuştu. Bu arada ona bir isim lazım. Belki ilerleyen zamanlarda konuşabiliriz.

“Envanter”

“Envanter”

Ehehe aç kapa aç kapa neyse oyun oynamayı bırakayım

“Envanter"

Şu haritayı koyalım. Her seferinde çok garip hisettiriyor hehe.

Para kesesini de koyayım. 

*Tring*

Ha? O ses de neydi?

Keseyi envanterden geri aldım. Paralar kesede yoktu!

“LAN PARAMI GERİ VER DAHA LONCAYA KAYIT OLMADIM!”

Sağ alt köşede bir yazı dikkatimi çekti 

[Mevcut miktar: 579 zenit]

“...”

“...”

“...”

BENİMLE TAŞŞAK MI GEÇİYORSUN RYUJIN

Sinirden delirmek üzereyim 200 zenitim varmış zaten. O kadar şeyi boşuna mı yaşadım ben! Orospu Ryujin kahpe tohumu ruhunu ezicem senin köpeklere yediricem seni ağhhhhhğhhg

“Huf..”

Hay sikeyim ya. 

Ama bir yandan da iyi oldu. Bu kıyafetleri aldım. Ceket çok ağır gerçi ama olsun. Neyse seni bu seferlik affediyorum Ryujin. Eğer başka birini bir dünyaya yollayacaksan önce temel şeyleri anlat amına koyim. 

Neyse neyse. 

Yemek torbasını envantere koydum

*Tring*

Yemekler paraya mı dönüştü lan yoksa. 

[Mevcut miktar: 579 zenit]

Yo bir şey değişmemiş.

Elim hala içerdeyken sesi duyduğum için emin değildim ama torbayı dışarı çekince içindekilerin envantere aktarıldığını anladım. Böylesi daha kolaydı ama eğer bir envanter sınırı varsa işim çok kötü olurdu. Her neyse. Envanterden bizim ihtiyar berserkin kılıcını çıkardım 

“Analiz”

[Eski ustanın antrenman kılıcı]

Bu kılıç nesillerdir güçlü şövalyelere aktarılır. Şövalyeliğin onurunu ve tükenmeyen iradesini temsil eder

Güç +2


Taşaklı adamsın Rayter. Gereksinimi bile yok. Muhtemelen statlarımı fark etmiştir. Bir kere daha borçlandım. Sanırım hikayenin sonuna kadar bu kılıcı yanımda tutucam. 

Ahhhh omuzlarım ağrıyor. Şu ceketi çıkarmak istiyorum of. Level falan atlayıp dayanıklılığı yükselticem direkt.

“Kukuku”

O Ne lan

“Kukukoğhhhhh”

2 Tane kulak gördüm. Ama bu kulaklar kocamandı. Bu nasıl tavşan amına koyayım

“KOOOIOOĞHHHHHHHH" 

Orospu çocuğu direkt üstüme atladı. Ve etraf 3 saniyeliğine karardı. Galiba kafamı yedi. Midesinde miyim şu an? Gözlerimi açtım. Ağzındaki kafamı görebiliyordum. Baya baya çiğniyordu orospu çocuğu. Ama dikkatini dağıtmıştı bu. Bu tarafa bakmıyordu. Fırsat bu fırsat lan. 

“HAAAAAAAAĞHHHHHHHH" Heyecanlandım amına koyim. Deli gibi koşmaya başladım ne olduğunu anlayamadan dibine gelmiştim. Tavşan buraya baktığında kılıcı bütün gücümle beynine sapladım.

“Hah.. hah.. hah.. hah..” nefes nefese kaldım lan

 Kafam ağzından yere düştü. Hemen ardından 2 metrelik tavşan yere yığıldı. Hay sikiyim. Yine her tarafım kanla kaplandı. İyi yanından bakacak olursak artık suratımdaki kanı düşünmek zorunda değildim. Yeni kafa çıkınca  tertemiz oldu haha.

Gözümün sol alt köşesinde yazılar akıyordu.

[Tavşan kral öldürüldü 250 deneyim puanı kazanıldı]

[Tavşan kral öldürüldü 150 zenit kazanıldı]

[Seviye atladınız]

[Seviye atladınız]

[Seviye atladınız]

[Seviye atladınız]

[Seviye atladınız]

[Seviye atladınız]

[Sonraki seviye 40/70]

[Mevcut bakiye 729 zenit]

Tavşan kral mı?

Bütün tavşanlar bu boyda değil miymiş yani. Orospu Ryujin beni mi sınıyorsun lan

Ayrıca 6 seviye birden atladım o ney amk 

Başka tavşan öldürmeme gerek kalmadı. Maceracı loncasına gideyim bari. Acaba bu şeyi envantere koyabilir miyim?

“Envanter” 

Ben bunu nasıl taşıyacağım ki? İttirerek sokabilir miyim acaba? Iğhhhhhhkkkkk gitmiyor. Ah ne yapıcam. 

“Envanter şunu direkt içine alsan olmaz mı. Beni de yormamış olursun?”

[Ganimet toplanıyor]

Woaaa konuştu. Oha tavşan ışınlandı resmen. Kılıcımı da aldı giderken. 

“Şey Kılıcımı geri alabilir miyim?”

..

..

Şimdi niye cevap vermiyorsun?

“Lütfen?”

“Elimi direkt içine soksam verir misin kılıcımı? Şövalye onuru falan var o kılıçta?”

Niye cevap vermiyor bu 

“Naz mı yapıyorsun amına koyduğum" 

Elimi envantere soktum ve kılıcın kabzasını tuttum. Direkt geri çektim. Galiba çok hızlı çektiğim için dengemi kaybettim. Kılıç da biraz ağırlamıştı. Biraz inceledikten sonra bunun amatörün kılıcı olduğunu fark ettim

“Lan bunu istemiyorum tavşanın kafasındaki kılıcı ver.”

Elimi tekrar soktum. Tavşanın kafasını hissedebiliyordum. Iyyy dişlerine dokundum. Biraz daha aşağıdaydı. Acaba kafamı soksam mı. Kafam girer herhalde. AHHHHHHĞGHHHHKKKKKKKK 

KAFAM NEDEN GİRMİYOR!!!!

“İZİN VER DE BAKAYIM HİÇBİR ŞEY GÖRMEDEN ALMAK ÇOK ZOR!”

Ah tuttum. Direkt çektim ve kılıç tamamen kanla kaplanmıştı. Oh rahatladım. Amatörün kılıcını da envantere geri koydum. Bu neydi şimdi? Acayip yoruldum amk. 

“Hey iyi misin! Buradan bağırış sesi duydum!”

Of yine kim geldi amk 

“Evet iyiyim bir şeyim yok.”

“Aman Tanrım bütün kıyafetlerin kan olmuş ne ile savaştın sen böyle?”

Uf yeter artık bu tatlı kız ayakları bana sökmez 

“Tavşan kralla”

“Tavşan kralı yaraladın mı sen?”

“Öldürdüm.”

“Hahaha hiç güleceğim yoktu. Tavşan kralın bebeği falan olmasın o?”

“Bebekleri de mi 2 buçuk metre? Bu nasıl yaratık böyle?”

Tabiki bebeğin 2 buçuk metre olmadığını biliyorum. Ama 20 yaşındayım ve yakışıklıyım. Yani birazcık salağa yatmaktan bir şey olmaz hehe.

“2 buçuk metre mi? O tavşan kral. Gerçekten de tavşan kralı öldürdün mü?”

“Evet cesedi envanterimde"

“Envanter mi? Orası neresi?”

“Şu havada uçan şey işte görmüyor musun?”

Kafasını kaldırdı ama gökyüzüne bakıyordu.

“Benimle dalga mı geçiyorsun hani nerede?”

Bak burda diyip sağ tarafını işaret ettim

“Salak mısın sen? Niye oyalıyorsun beni? Ben senden büyüğüm bilmiyor musun? Niye dalga geçiyorsun benimle?”

Büyük mü? En fazla 21 yaşında falansındır. Konuşma tarzın bile ben yetişkin oldum bana bakın der gibi

“Bekle sana kanıtlayayım"

Dedikten sonra tavşan kral yazan kutucuğa parmağımla bastırıp ittirdikten sonra bütün elimi soktum. Elimin kaybolduğunu görünce şaşkınlıktan gözleri açıldı. Tavşanın kafasına dokunduktan sonra diğer elimi de soktum ve bütün gücümle çektim. Tavşanın kafası envanterden gözüktü.

“Huh yoruldum. İşte bak gördün mü. Çok ağır olduğu için daha fazla çekemiyorum. Bıraktığım gibi de içeri gidicek. Şimdi bana inandın mı?”

“...”

“Heeey?”

“E-evet.”

“Ne oldu?”

“K-kafa çıktı.. elin .. kayboldu ve kafa çıktı?”

“Envanterimde dedim ya. Envanter bu işte. Benim özel büyüm sanırım. Sen göremiyorsun"

“A-anladım.”

Üf ne anlatıyorum buna aq. Loncaya gidip kayıt olmam lazım.

“Peki öyleyse. Görüşürüz.”

“Nereye gidiyorsun?”

“Maceracılar loncasına kayıt olmaya.”

“Sen maceracı değil misin!”

“Henüz değilim tavşan avlayıp satmak için buraya gelmiştim. Şimdi gidip kayıt olucam.”

“Senin için ödememe izin ver!”

“Ha? Niye yapasın ki böyle bir şeyi?”

Ryujin yapma ne olur. Harem kurmak istemiyorum. Nolur beni rahat bıraksın bu kız. Peşimden ayrılsın lütfen.

“K-kar-karşılığında ekibime katıl!”

Al işte belliydi böyle olacağı sikeyim ya.

“Ben yalnız bir kurtum. İnsanlarla çok iyi anlaşamam. Çok üzgünüm güzel bayan. Şimdi gidiyorum. Belki kader bizi tekrar bir araya getirir.”

Hahahaha gözleri büyüdü mala döndü resmen. Havalı konuşma berbat insanlara asla yakışmaz. Ne diyor bu salak diyordur şimdi.

“P-pe..ki" (çok havalı)

Oh çok şükür. 

Şimdi şehre geri döneyim. Yürüme yürüme yürüme.

“Orası şehir yolu değil ki?”

Sikeyim yön duygumun çok kötü olduğunu unutmuşum.

“Buraya ilk defa geliyorum hehe. Beni şehre götürebilir misiniz acaba hehe" batırdım. 

“..” (çok tatlı)

Bu arada bütün kıyafetlerim kanla kaplıydı







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18419 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37643 Bölüm Sayısı


creator
manga tr